Allah’ın huzurunda yere kapanmaktan kaçınmaları gerek[tiğine inanıyorlar]; ²⁰ (oysa, fark etmiş olmaları gerekirdi ki) göklerde ve yerde saklı olan ne varsa ortaya çıkaran; ²¹ gizli tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da bütün gerçeğiyle bilen O’dur;
20 Yani, onların kendi kötü, ahlak dışı dürtüleri (ki, bu anlam örgüsü içinde şeytân teriminin anlamı budur), insanın tanım olarak, “algı ve tasavvur alanının ötesinde” olan Üstün/Müte‘âl bir Varlığa karşı sorumlu olduğu fikrine katılmamak yahut bu fikre karşı kapalı kalmak, fakat bunun yerine onları gözle görülebilir belli, tabii güçlere ya da varlıklara tapınmak yönüne yönlendirmişti.21 Bütün eski Samî kavimler gibi Sebeliler’in de tapındıkları güneş yahut öteki göksel varlıkların görünüp kaybolmalarına ilişkin bir atıf. (Karş. Hz. İbrahim’in Allah’ı arama kıssası, 6:74 vd.)