close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vecedtuhâ vekavmehâ yescudûne lişşemsi min dûni(A)llâhi vezeyyene lehumu-şşeytânu a’mâlehum fesaddehum ‘ani-ssebîli fehum lâ yehtedûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp güneşe secde eder buldum ve Şeytan, yaptıklarını bezemiş de yoldan çıkarmış onları ve onlar, doğru yolu bulamıyorlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Onu ve kavmini, Allah’ı bırakıp da Güneş’e secde ederlerken buldum; şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir, böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulamıyorlar. (Hakk yolu bilmiyorlar.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ne var ki O'nu da, halkını da, Allah'ı bırakıp güneşe tapındıklarını gördüm. Şeytan onlara, bu yaptıklarını güzel ve iyi gösterip, kendilerini Allah'ın yolundan çevirmiş ve onlar da bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onun ve kavminin Allah'ı bırakıp, yarattıkları içinden güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara amellerini süsleyip güzel göstermiş, onları doğru yoldan, İslâmî bir hayat tarzı yaşamaktan alıkoymuş. Hak dini tercih etmiyorlar.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Onun ve kavminin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan yaptıklarını onlara süslemiş de kendilerini yoldan alıkoymuş. Dolayısıyla doğru yola girmiyorlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp da güneşe secde etmektelerken buldum, şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir, böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onu ve kavmini, Allah'a değil, güneşe tapıyorlar buldum. Şeytan onlara amellerini süslü göstermiş, böylece kendilerini hak yoldan sapıtmış da doğru yola giremiyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
24, 25. Onun ve kavminin, Allah’ın dışında güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan, onların yaptıklarını onlara güzel göstermiş, doğru yolun önünde onlara engel olmuştur. Artık onlar, göklerdeki ve yerdeki gizlilikleri çıkaran,(*) gizlediklerini ve açıkladıklarını bilen Allah’a secde etmeye yol bulamaz olmuşlar.(**)
(*) Hüdhüd kuşu, yerin içinde gizli olan suyu çıkardığı için, Allah’a bu sıfatı yakıştırmıştır. (*) Nesefi.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Onu ve toplumunu, Allah'ı bırakıp güneşe secde eder buldum. Şeytan onlara, yapıp ettiklerini süslü gösterip onları yoldan saptırmış. Artık doğruyu bulamazlar.”
Besim Atalay
swap_vert close
Hem kendisi, hem de ulusu Allahı bırakarak, güneşe tapınırlar, şeytan da onların yaptıkları şeyleri hoş göstererek, yoldan çıkarmış, onlar doğru yola gitmezler!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Onu da halkını da Allah'ı bırakıp güneşe tapındıklarını gördüm. Anlaşılan, şeytan onlara bu yaptıklarını güzel gösterip kendilerini yoldan çıkarmış. Onlar da bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.”
Cemil Said
swap_vert close
24, 25, 26. "Gördüm ki o ve kavmi Allâh’ın yerine güneşe tapıyorlar. Şeytân kendileri nazarında a’mâllerini tezyîn iylemiş, ânları hak yolundan çıkarmış, tarîk-i hidâyete gitmiyorlar; Semâvât ve arzın esrârını tezâhür itdiren ve sizin gerek sakladığınızı ve gerek ’alenen izhâr iylediğinizi bilen Allâh’a, ’arş-ı ’azîm sâhibi yegâne Allâh’a secde itmiyorlar" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
22,23,24,25,26. Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman'a: "Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe'den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah'a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Onun ve kavminin, Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak onun ve halkının Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını da gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş, böylece onları yoldan alıkoymuş; bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan, kendilerine yaptıklarını süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş. Bunun için doğru yolu bulamıyorlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onu ve halkını ALLAH'ın dışında güneşe secde eder buldum. Şeytan onların işlerini kendilerine süslemiş ve onları yoldan çıkarmış ve bu yüzden doğruyu görmüyorlar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan, kendilerine yaptıklarını süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş. Bunun için hidayete giremiyorlar."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onu ve kavmini buldum ki Allaha değil, Güneşe secde ediyorlar, Şeytan onlara amellerini yaldızlamış, bu suretle kendilerini yoldan sapıtmış da doğru gidemiyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ancak) onu (Sebe melikesini) ve kavmini, Allah’a itaat etmek yerine, güneşe secde ederlerken gördüm. Şeytan, kendilerine yaptıklarını (bâtıl inançlarını) süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş. (Bu yüzden) onlar doğru yolu bulamıyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Kendisini de toplumunu da Allah'ın yanı sıra Güneş'e secde¹ ederken buldum. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstererek onları doğru yoldan alıkoymuş, bundan dolayı da doğru yolu bulamıyorlar.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«(Gerek )onu, (gerek) kavmini Allâhı bırakıb güneşe secde ediyorlarken buldum (gördüm). Şeytan onların yapdıklarını süslemiş de kendilerini yoldan alıkoymuş (sapdırmış). Onun için onlar doğru yola giremiyorlar».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp güneşe secde ediyorlar buldum; hem şeytan onlara amellerini süslemiş de onları (doğru) yoldan men' etmiş; bu yüzden onlar doğru yolu bulamıyorlar.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Kendisini de toplumunu da Allah’ın yanı sıra Güneş’e secde (ibadet) ederken buldum. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstererek onları doğru yoldan alıkoymuş, bundan dolayı da doğru yolu bulamıyorlar.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“O kadını ve halkını Allah’dan başka, güneşe secde ederken buldum. Şeytan onlara yaptıklarını süsleyip güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmış. Sonra onlar doğru yol üzere de değiller.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onu da, ulusunu da, Allah’ı bırakıp güneşe tapar buldum. Şeytan yaptıkları kötülükleri onlara güzel göstermiş, onları doğru yoldan çıkarmış. Artık onlar doğru yolu tutamazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Gerek kendisini, gerek kavmini, Allah/ı bırakarak güneşe secde ediyorlar buldum. Şeytan onlara kötü amellerini göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Onlar doğru yola eremiyorlar».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Onun ve kavminin, Allah’ı bırakıp Güneş’e secde ettiklerini gördüm [vecedtu]. Şeytan onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış, bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar.”⁹
9 Bu ayet secde ayetidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp da güneşe secde ederlerken buldum. Onlara şeytan yapmakta olduklarını süslemiş ve böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur. Bundan dolayı da onlar hidayete eremiyorlar.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ve yine gördüm ki, kendisi de, halkı da, Allah’ı bırakıp Güneş’e secde ediyorlar. Demek ki şeytan, yaptıkları bu çirkin işleri kendilerine güzelve çekici göstererek onları yoldan çıkarmış; bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu da, kavmini de, Allah’ı bırakıp Güneş’e secde ediyorlar buldum. Şeytan, onlara amellerini güzel göstermiş; onları Yol’dan çıkarmış / alıkoymuş; onlar hidayete ermezler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dahası onun ve halkının, Allah yerine güneşe secde ettiklerini de gözledim. Şeytan onların yaptıklarını öylesine allayıp pullamış ve onları öylesine baştan çıkarmış ki yola gelecek gibi değiller.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"O’nun ve kavminin Allah’ı bırakıp güneşi yücelttiklerini, güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan onlara işlerini süslemiş! Onları doğru yoldan çevirmiş! Bu yüzden yola gelmiyorlar!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu ve kavmini, Allah’ın peşi sıra güneşe secde eder buldum. Şeytan, yaptıkları işleri kendilerine süslü göstermiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Onlar doğru yolu bulamıyorlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Şeytanın, kendilerine yaptıklarını süslü göstererek (Allah’ın) yolundan alıkoyduğu için hak yolu bulamamaları sebebiyle onu ve kavmini, Allah’ı bırakıp güneşe secde eder bir halde buldum.”
Muhammed Esed
swap_vert close
(Ne var ki,) onu da, halkını da, Allah’ı bırakıp güneşe tapındıklarını gördüm; Şeytan onlara bu yaptıklarını güzel ve iyi gösterip kendilerini Allah’ın yolundan çevirmiş ve onlar da bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yalnız ben onun ve halkının Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onlar da yoldan sapmış ve bir daha doğru yolu bulamamışlar. 16/63
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne ki onu ve kavmini Allah’ı bırakıp da güneşe tapar buldum. Öyle (anlaşılıyor) ki şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş. Onlar da yoldan sapmışlar ve bir daha da doğru yolu bulamamışlar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Ayrıca; onun ve kavminin, Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm ki, şeytan onlara; yaptıklarını güzel göstermiş ve onları doğru yoldan saptırmıştır; bu yüzden onlar doğru yolu bulamıyorlar."
Osman Fırat
swap_vert close
Onun ve kavminin, Allâh’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytân onlara işlerini süsleyip onları doğru yoldan çevirmiş, bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Onu ve kavmini Allah'tan başka güneşe secde ederler buldum, ve şeytan onlara amellerini süslemiş. Artık onları yoldan sapıttırmış. Binaen-aleyh onlar hidâyete eremezler.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ne var ki onun da halkının da Allah'ı bırakıp güneşe ibadet ettiklerini gördüm. Anlaşılan, şeytan yaptıkları bu kötü işleri kendilerine güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmış, bu yüzden de hak yolu bulamıyorlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan onlara işlerini süsleyip onları doğru yoldan çevirmiş, bu yüzden yola gelmiyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Onı ve kavmini Allâh'dan başka güneşe secde iderler buldum. Onlara şeytân 'amellerini tezyîn itmiş ve Allâh yolundan onları men' iylemişdir. Bunun içün onlar tarîk-i hidâyete gitmezler."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Baktım ki, hem o kadın, hem de halkı Allah ile aralarına Güneşi koymuş, ona secde ediyorlar. Şeytan yaptıklarını güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmış. Doğru şeyler yapmıyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu ve kavmini Allah'ı bırakıp, güneşe tapar buldum. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmış, bu yüzden onlar doğru yolu göremiyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Onu ve kavmini, Allah'ı bırakmış da güneşe secde ediyor halde buldum. Şeytan bu işi onlara böyle süsleyerek onları yoldan çıkarmış; bir daha da yollarını doğrultamıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Onu ve toplumunu, Allah'ı bırakıp Güneş'e secde eder buldum. Şeytan onlara, yapıp ettiklerini süslü gösterip onları yoldan saptırmış. Artık doğruyu bulamazlar."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“buldum anı daħı ķavumını secde eylerler güne Tañrı’dan ayruķ. daħı bezedi anlara şeyŧān 'amellerini pes girü döndürdi anları yoldan. pes anlar ŧoġru yol dutmazlar
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṭapdum anı ḳavmi‐y‐le güneşe ṭaparlar Tañrı Ta‘ālādan özge. Daḫı bezedianlara şeyṭān ‘amellerini, pes azdurup çıḳardı anları doġru yoldan. Pes an‐lar hidāyet bulmazlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mən onun və tayfasının Allahı qoyub günəşə sitayiş etdiklərini gördüm. Şeytan (çirkin) əməllərini onlara gözəl göstərmiş, onları (doğru) yoldan sapdırmışdır. Buna görə də haqq yolunu tapa bilmirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
I found her and her people worshipping the sun instead of Allah; and Satan maketh their works fair seeming unto them, and debarreth them from the way (of Truth), so that they go not aright:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"I found her and her people worshipping the sun besides Allah:(3266) Satan has made their deeds seem pleasing in their eyes, and has kept them away from the Path,- so they receive no guidance,-
3266 The ancient religions of the people of Saba ' (the Himyar or Sabaeans) consisted in the worship of the heavenly bodies, the sun, the planets, and the stars. Possibly the cult was connected with that of Chaldea , the homeland of Abraham: see 6:75-79 and notes thereon. Yemen had easy access to Mesopotamia and the Persian Gulf by way of the sea, as well as with Abyssinia . That accounts for the Christians of Najran and the Jewish dynasty of kings (e.g., Dhu Nuwas, d. 525 A.C.) who persecuted them in the century before Islam-also for the Christian Abyssinian Governor Abrahah and his discomfiture in the year of the Prophet's birth (S. 105), say 570 AC. Jewish-Christian influences were powerful in Arabia in the sixth century of the Christian era. The religion of these Sabaeans (written in Arabic with a Sin) should not be confounded with that of the Sabians (with a Sad), as to whom see n. 76 to 2:62.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَدْتُهَا
ve onu buldum
وَقَوْمَهَا
ve kavmini
يَسْجُدُونَ
secde ediyorlar
لِلشَّمْسِ
Güneş'e
مِنْ دُونِ
bırakıp
اللّٰهِ
Allah'ı
وَزَيَّنَ
ve süs-lemiş
لَهُمُ
onlara
الشَّيْطَانُ
şeytan
اَعْمَالَهُمْ
amellerini
فَصَدَّهُمْ
ve onları alıkoymuş
عَنِ السَّب۪يلِ
yoldan
فَهُمْ
bu yüz-den onlar
لَا يَهْتَدُونَۙ
hidâyeti bulamıyorlar
"Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp Güneş'e secde ediyor (bir vaziyette) buldum. şeytan onlara amellerini süslemiş ve onları (hak) yoldan alıkoymuş, bu yüzden onlar hidâyeti de bulamıyorlar."
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
سَجَدَ
Fiil-I
س ج د
Secde etti
شَمْس
İsim
ش م س
Güneş
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
زَيَّنَ
Fiil-II
ز ي ن
Süsledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
صَدَّ
Fiil-I
ص د د
Alıkoydu, yüz çevirdi, men etti, şamata etti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu