close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Necm Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekâne kâbe kavseyni ev ednâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Öyle ki "Gabe Kavseyn" iki yay (parçasının) çakışması veya daha yakın (vaziyette aralarında iletişim ‘bilgi teması’) başladı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına kadar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İlâhî planın gerçekleşmesi için, Allah'ın Rasulü Muhammed'le söz ve işbirliği yapan Cibril, eşit iki makamda olandan biri veya (bazı konularda) bir ast rütbeli elçisidir.
bk. Hak Dini, Kur’an Dili, 7/294; et-Tefsîru’l-Kebir, 28/286-287. (Allah’ın Rasulü Herhangi birinizin cennetteki statüsü veya amellerinin değerine denk makamı, dünyadan ve dünyadakilerden hayırlıdır, buyurdu). Buhari, 3/1029, Hadis no. 2640; Müsned-i Ahmed, 2/482, 3/157; Beyhakî, Şuabü’l-iman, 6/31; Tergib ve Terhib, 4/314; Fethu’l-Bârî, 4/100. Bu hadisteki kabe kavs de anlayışımızı teyit etmektedir.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece (aradaki mesafe) iki yay boyu veya daha yakın oldu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Böylece Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahud daha az oldu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İki yay kadar veya daha yakın oldu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
5,6,7,8,9,10. Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.[590]
[590] Vahyi getiren melek Cebrâîl hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ XVIII, 358-360.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra da yaklaştırılan iki yay gibi oldu, daha da yakın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Öyle ki, (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay mesafesi kadar, hatta daha da yakın oldu.
Cemil Said
swap_vert close
(Muhammed’e) iki kavs kadar ve hattâ daha yakın geldi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Öyle ki, iki yay kadar hatta daha yakın oldu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
8, 9. Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Mesafe iki yay kadar veya daha yakın oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
«kabe kavseyni ev edna» oldu da
Emrah Demiryent
swap_vert close
5-6-7-8-9. Ona (bu Kur’ân’ı, emrimiz üzere, maddî ve manevi) müthiş kuvvetlere sahip, üstün yaratılışlı olan (vazifeli meleğimiz Cebrâîl) öğretti. (Cebrâîl, gökle yerin birleştiği) ufkun en yüksek noktasında (bulunuyorken,) doğruldu (ve resûlümüz Muhammed’e, kendisini aslî sûreti ile gösterdi). Sonra (Cebrâîl, resûlümüz Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece iki yay aralığı kadar, hatta daha yakın oldu.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bu suretle o, peygamberlere) iki yay kadar, yahud daha yakın oldu da,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
8,9. Sonra (çok perdeler geçerek Rabbine) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki, kab-ı kavseyn (iki yay) kadar veya daha da yakın oldu!
İhsan Aktaş
swap_vert close
8,9,10. Sonra (o vahiy meleği ona) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. Böylece iki zira’ (arşın) mesafesi kadar, hatta daha da yakın oldu. İşte (Allah vahiy meleği aracılığıyla kendi) kuluna (kulunun zihnine, bilincine ve belleğine) vahyettiğini böylece iletmiş oldu. *
(*) Kavs, yay anlamına geldiği gibi, zira’ yani arşın anlamına da gelir. Mesafe ölçü biriminin yay değil de arşın olduğu için tercihimiz de bu yönde olmuştur. Arapça bilenler aşağıdaki lügat ve tefsir metinlerine bakabilirler. أوحى الله بواسطة جبريل إلى عبده محمد ص ما أوحى أي: الذي أوحاه إليه من الشرع العظيم، والنبأ المستقيم (تفسير السعدي) (فأوحى إلى عبده ما أوحى﴾ أي فأوحى الله على لسان جبرائيل إلى محمد (ص) ما أوحى (المكتبة المقروءة » مجمع البيان في تفسير القرآن) وفي تلك النزلة كان جبريل في الافق الاعلى، ثم دنى وتدلى ، فكان قاب قوسين أو أدنى (حقائق خفية في القرآن والتاريخ) ولعل الأقرب والأوفق، فى هذا المقام، أن يجىء جبريل إلى النبي فى أول لقاء له معه، فى صورة بشرية، أو أقرب إلى البشرية.. فهكذا يقتضى المنهج الحكيم، فى التربية والتعليم، وذلك بالتدرج من السهل إلى الصعب. وهكذا جاءت ملائكة السماء إلى إبراهيم كما يقول سبحانه: «هَلْ أَتاكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْراهِيمَ الْمُكْرَمِينَ» فقد جاءوا إليه فى صورة بشرية كاملة.. كما جاءوا إلى لوط فى تلك الصورة البشرية نفسها، (التفسير القرآني للقرآن) الرابع: قدر ذراعين، قاله السدي، فيكون القاب عبارة عن القدر، والقوس عبارة عن الذراع (النكت والعيون - الماوردي) .قاب قوسين فيه اقوال القَوْسُ :الذراع لأنّه يقاس به المذروع (تعريف و معنى قوس في معجم المعاني الجامع - معجم عربي عربي) المعنى: فكان البعد قدر قوسين أو قدر ذراعين أو أقرب من ذلك (الميزان في تفسير القرآن) ويقال: فكان قاب قوسين يعني: قدر ذراعين ( بحر العلوم - السمرقندي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Elçiye) İki yay uzaklığı kadar, hatta daha da yakınlaştı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Araları iki yay kadar, daha bile az kalmıştı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Araları iki yay [⁷] kadar veya daha az kaldı,
[7] Nazm-ı kerim Arap âdeti üzere vârit olmuştur. Büyükler barışıp muahede yaparlarsa yaylarını çıkarırlar, birbirlerine yaklaştırırladı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Öyle ki, (aralarında) iki yay aralığı, hatta daha az kaldı.⁴
4 Araplarda eskiden beri gelen bir geleneğe göre, savaşan iki kabilenin reisi, savaşa son vermek istediklerinde ikisi bir araya gelir ve yaylarını üst üste koyarak birlikte iki yayı gererler ve bir tek ok atarlar. Böylece aralarında bir ittifakın oluştuğunu ilan ederler. Bu savaşın bittiği; dostluğun, birlik ve beraberliğin başladığı anlamına gelir. İşte Kur’an, Hz. Peygamber’le Cebrail arasındaki vahiy olayını ve Cebrail’in Hz. Peygamber’e yakınlığını ifade için Arapların bu çok eski geleneğini temsilen kullanıyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Nitekim (ikisi arasında uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyle ki, aralarındaki mesafe iki yay kadar, hattâ daha da yakın olmuştu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Araları iki yay kadar veya çok daha yakın idi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
8,9. derken yaklaştı ve inişe geçti, // iki ok atımı mesafesinde idi hattâ daha da yakındı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O’na iki yay ucunun arası kadar yakınlaştı veya daha da yakındı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İki yay arası kadar, hatta [*]daha da yakın olmuştu.
Ayetteki [ev] edatına “veya” anlamı verilmemelidir. Çünkü ifade Allah’a aittir; mesafeden bahsedilirken O’nun seçenekli bir ifade kullanması değil, o mesafenin daha yakın olduğu mesajı kastedilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
8,9. Sonra (yanına) geldi ve (ona) yayın iki ucu kadar ¹hattâ daha da fazla yaklaştı.²
1 Araplar, bir konuda anlaşacakları zaman iki yayı birbirinin üzerine koyarak uçlarını birleştirir, sonra ikisini beraber çekip bir ok atarlardı. Bu onların her konuda ahitleştiklerini ifâde ederdi. Bu manevi bir yakınlığı ifâde ettiğinden, temsili olarak düşünülürse âyet, “…ve (onunla) her konuda mükemmel bir şekilde anlaştı.” şeklinde de anlaşılabilir.2 Delv ismi, “kova” demek olduğu gibi “delv” mastarı da, “kovayı sarkıtmak veya çekmek” manalarına geldiği için “tedellî” de “her hangi bir şeyin yukarıdan aşağı sarkması veya aşağıdan yukarı çekilmesi” manalarına gelir. Onun için birçok müfessir bunu, Cebrail’in fiili olmak üzere “sarkmak” manasıyla tefsir etmişlerdir. Yani “Cebrail ufuk-ı a’lâ’da göründükten sonra yaklaştı, birdenbire Peygambere doğru sarktı” demişlerdir. Bu “tedellî”yi, Peygamberin vasfı olmak üzere anlarsak, yukarıdan aşağıya sarkmak değil, aşağıdan yukarıya çekilip çıkmak manasına gelir ki, bununla da tamamen mi’rac’a işaret buyurulmuş olur. Bu da: “Peygamber, Cebrail’in talimi üzerine ufuk-ı a’lâda istivâ ile de kalmadı, o istivâdan sonra, Allah’a doğru manen yaklaştı” anlamına gelir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına. ⁵
5 Eski Arapça’nın ifade şekline dayanan, meleğin yaklaşmasının bu görsel-temsîlî (graphic) “tanımlama”sı, Vahiy Meleği’nin açıkça hissedilebilir, hatta neredeyse dokunulabilir bir şekilde göründüğü düşüncesini yansıtmak içindir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyle ki aralarındaki mesafe üst üste gerilen iki yay mesafesi kadar hatta bundan daha yakın idi. 2/97, 26/192.197
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Öyle ki, iki yay aralığı, hatta daha az bir mesafe kaldı:[⁴⁷⁷⁵]
[4775] Bu bir deyimdir. İki taraf arasındaki yakınlığı ifade eder. İki yayı birleştirip onlarla tek bir ok atmak güç birliğini simgelerdi. Bu deyim Türkçe’de “aralarından su sızmıyordu” ile karşılanır. Dostluğa ve yakınlığa delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Peygamberle arası) İki yay kadar, hatta daha yakın oldu da,
Osman Fırat
swap_vert close
(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar yahut daha az kaldı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Derken iki yay kadar veya daha yakın oluverdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
8, 9. Sonra yaklaştı ve iyice sarktı. Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onunla rasûlün arası iki yay kadar veyâ daha yakın idi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Muhammed ile) İki yayın tek kirişi gibi oldular; hatta daha da yakınlaştılar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Araları iki yay kadar veya daha yakın idi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İki yay kadar oldu,(3) hattâ daha da yakın.
(3) Aynı oku atmak üzere üst üste konmuş iki yay kadar. Veya yayın iki ucu kadar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes oldı iki ya ķadar yā yaķınıraķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
iki yay ḳadarınca, yā andan yaḳınraḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Onların arasındakı məsafə) iki yay uzunluğunda, bəlkə, ondan da yaxın oldu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Till he was (distant) two bows length or even nearer,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And was at a distance of but two bow-lengths(5089) or (even) nearer;
5089 Two bow-shots (counting 100 to 150 yards to a bow-shot) would be a clearly visible distance. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَكَانَ
sonra oldu
قَابَ
kadar
قَوْسَيْنِ
iki kavis
اَوْ
veya
اَدْنٰىۚ
daha yakın
Sonra (ikisi arasındaki uzaklık) kâbe kavseyn (bir yayın iki ucu kadar) hatta daha yakın oldu.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَاب
İsim
ق و ب
Kadar, miktar
قَوْسَيْن
İsim
ق و س
İki kavis
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَدْنٰى
İsim
د ن و
Daha yakın, aşağılık, daha az