close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Necm Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
‘Allemehu şedîdu-lkuvâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ona öğretti kuvvetleri çok çetin.
"Çetin ve kuvvetli biri", Cebrail'dir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ona (bu Kur’an’ı ve Onun yorum ve uygulamalarını) müthiş (akli-manevi) kuvvetleri olan (ve üstün meziyetlerle donatılan Hz. Cebrail) öğretmiş (bulunmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Son derece kuvvetli birinin O'na öğrettiği bir vahiy,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kur'ân'ı ve Kur'ân'a vukufu, üstün yaratılışlı, yüksek akıl ve anlayışa, vahyi iletme ve Allah'ın emirlerini icra etme gücüne sahip Cebrâil Muhammed'e öğretti.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 81/19-21.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu çetin kuvvetleri olan (Cibril) öğretti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ona (bu Kur'an'ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O'na, kuvvetleri pek çok olan (Cebrâil) öğretti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ona, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
5,6,7,8,9,10. Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.[590]
[590] Vahyi getiren melek Cebrâîl hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ XVIII, 358-360.  
Besim Atalay
swap_vert close
Onu, ona çok kuvvetli birisi öğretmiştir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bu vahyi ona melekeleri çok güçlü olan (Cebrail) öğretti.
Cemil Said
swap_vert close
’İlmi âna getüren şedîd ve kavî olan (Cibrîl)dir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
5,6,7. Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
5-7. Onu, çok güçlü, üstün niteliklerle donatılmış biri (Cebrâil) öğretti. O, ufkun en yüce noktasındayken asıl şekliyle göründü.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
5, 6, 7. Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu, büyük güce sahip olan öğretmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ta'lim etti ona kuvveleri şiddetli
Emrah Demiryent
swap_vert close
5-6-7-8-9. Ona (bu Kur’ân’ı, emrimiz üzere, maddî ve manevi) müthiş kuvvetlere sahip, üstün yaratılışlı olan (vazifeli meleğimiz Cebrâîl) öğretti. (Cebrâîl, gökle yerin birleştiği) ufkun en yüksek noktasında (bulunuyorken,) doğruldu (ve resûlümüz Muhammed’e, kendisini aslî sûreti ile gösterdi). Sonra (Cebrâîl, resûlümüz Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ona Üstün Güç Sahibi ve Kudretli Olan öğretti.¹
1- Rahman Suresi'nin 1. ve 2. ayetlerinde, Kur'an'ı öğretenin “Cebrail” değil, Allah olduğu bildirilmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onu müdhiş kuvvetlere mâlik olan öğretdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
5,6. Kendisine (o vahyi), kuvveleri şiddetli, mükemmel bir akla sâhib olan (Cebrâîl)öğretti. Bunun üzerine (göğe) doğruldu.
İhsan Aktaş
swap_vert close
5,6, 7. Ona (o vahyi, gönderdiğimiz Kur’an’ı arkadaşınız olan Muhammed’e) çok güçlü, muhteşem görünümlü biri (vahiy meleği) öğretti. Ve o (vahiy meleği Mekke’ye göre) en yüksek ufukta iken (Hira dağında bulunan Muhammed’e) doğruldu. *
(*) Not: Bu ayetteki ‘’âllemehu’’ yani ‘’ona öğretti’’ ifadesi de kesin ve net olarak gösteriyor ki, 3. ayette vurgusu yapılan vahidir, Kur’an’dır, Hz. peygamberin sözleri ve hadisleri asla değildir. Yoksa vahiy meleği ona hadisleri de mi öğretecek? Yani onun o nutuk ettiği/okuduğu şey Kur’an’dır. Zaten müşrikler Hz. Peygamberin hadislerini değil, Kur’an’dan nutuk ettiği/okuduğu Kur’an ayetlerini inkâr ediyorlardı. İşte bu ayetler bunun üzerine inmiştir. Ayrıca Hz. Peygamber yerde /Hira dağında/ iken vahiy meleği Cebrail’in ufuktan kendisine doğrulduğunu görüyor. Bu nedenle 7. ayetteki (هو) ‘’huve’’zamiri Cebrail’e gider ve bunun İsra ve Mi’rac ile hiçbir alakası da yoktur. Ayrıca bu ayet aynı zamanda, “bu Kur’an’ı ona bir beşer öğretti” diyen müşriklere de net bir cevaptır. Çünkü burada ona (Kur’an’ı) çok güçlü olan (vahiy meleği) öğretti deniliyor. (ذو مرة) ذو منظر حسن (التفسير الميسر) { ذو مرة } أي ذو هيئة حسنة فاستوى أي كمل بهذه الهيئة الحسنة.(تفسير ابن عثيمين): إنما قيل له: «الأعلى» لأنه فوق جانب المَغْرب في صعيد الأرض لا في الهواء.( زاد المسير في علم التفسير) والأفق الجهة من السماء فرآه النبي ص وكان بحراء قد سد الافق (هميان الزاد إلى دار المعاد) الرؤية الأولى : كانت في الأرض في بداية الوحي ، ونزلت عليه بعدها سورة المدثر . وهذه الرؤية هي التي قال الله سبحانه وتعالى فيها : (وَلَقَدْ رَآهُ بِالأفُقِ الْمُبِينِ) التكوير/23 . وهي الرؤية الأولى التي كانت بالبطحاء (موضع بمكة) وهي المذكورة في قوله : (عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَى ذُو مِرَّةٍ فَاسْتَوَى وَهُوَ بِالأفُقِ الأعْلَى الخ) النجم/5 –10 ، كما تقدم تفسيرُ ذلك وتقريره ، والدليلُ أن المرادَ بذلك جبريل : والظاهر- والله أعلم - أن هذه السورة – يعني سورة التكوير - نزلت قبل ليلة الإسراء ؛ لأنه لم يذكر فيها إلا هذه الرؤية ، وهي الأولى . (رؤية النبي لجبريل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O vahyi o’na, çok güçlü olan (vahiy meleği) öğretmiştir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunu ona bildiren, gücü pek Cebrail’dir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
5, 7. Ona pek kuvvetli, pek heybetli [⁴] biri [⁵] öğretti de göğün en yüksek bir kenarında olduğu halde doğruldu [⁶].
[4] Veya pek yakışıklı veya ilmi çok veya dirayette ve amelde pek kuvvetli. [5] Allah veya melek. Diğer naziri olan zamirlerde de böyledir.[6] Veya melek işinde müstakimdir veya o, en yüksek bir ufuktadır, peygamberden yüksek bir yerde bulunmuştur  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onu ona çok güçlü olan öğretti.²
2 Burada Cebrail kastedilmektedir. Zaten Cebrail kelimesindeki “cebr” Sami dillerinde “güç, kuvvet” anlamındadır. “il” de Rab demektir. Dolayısıyle “Cebrail” Rabbin, yani “Allah’ın gücü” anlamındadır. Krş. Tekvîr, 81/19-20  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ona (bu Kur'an'ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ona bu sözleri, olağanüstü güçlere sahip olan vahiy meleği Cebrail öğretmiştir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ona öğretti Kuvveler’in şiddetlisi,
Mehmet Çakır
swap_vert close
4,5. Söyledikleri kendisine iletilen bir vahiydir. // Onu getiren, çok görkemli bir melektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Vahiylerimiz Muhammed’e hiçbir gücün zarar veremeyeceği şekilde güçlendirilmiş koruma altına alınmış görevlimizle iletildi. O vahiylerdeki bütün gerçekleri ona öğretti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
5,6,7. Çünkü o (Kur’an’ı) müthiş kuvvetleri olan, donanımlı (Cebrail) öğretmiştir. (Cebrail) en yüksek ufuktayken belirmişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
O (Peygambere, Kur’an’ı) melekeleri çok güçlü olan (Cebrail,) ¹ öğretti.
1 Bazı müfessirler, Efendimize Kur’an’ı öğretenin Allah’ın kendisi olduğunu ifâde etmişlerdir. (Kurtubî) Esasen Kur’an’ı öğretenin (Rahman: 1-2)’ye göre Allah olduğunda şüphe yok ise de, (Bakara: 97, Nahl: 102 ve Şuara: 193) de beyan olunduğu üzere Allah’ın izniyle Kur’an’ı Muhammed (s.a.v)’e indiren Rasul’ün, Ruh’ul-Kudüs olan Cebrail olduğu da muhakkaktır. Bir de Hz. Aişe’nin, “Cebrail olduğunu” ifâde etmesinden dolayı bu daha kesindir ve tercüme de buna uygun olarak yapılmıştır. Bu ayet aynı zamanda, “bu Kur’an’ı ona bir beşer öğretti” diyenlerin sözüne de bir cevaptır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
son derece kudretli birinin ³ ona öğrettiği (bir vahiy):
3 Yani, Vahiy Meleği, Cebrâil.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu vahyi ona Allah katındaki konumu çok güçlü olan öğretti. 81/19...28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onu, melekeleri son derece güçlü biri öğretmiştir;
Orhan Kuntman
swap_vert close
5,6,7. Çünkü ona Kur'an’ı (Allah katında itibarlı) müthiş kuvvet sahibi (Cebrail, Rabbinin izniyle) öğretti. O (Cebrail a.s.) en yüksek ufukta iken doğruldu. (Gerçek hüviyetiyle beliriverdi)
Osman Fırat
swap_vert close
O’na onu, mühtiş kuvvetleri olan biri öğretti;
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onu kuvvetleri pek şiddetli olan öğretmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
5, 6, 7. Onu kendisine pek güçlü ve kuvvetli, o üstün akıl ve kemal sahibi olan (melek Cebrail) öğretti. [81, 19-21]Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu, mühtiş kuvvetleri olan biri öğretti;
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O vahy olunan şey ona pek kuvvetli (Cibrîl) teblîğ itdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları ona, çok güçlü olan (Cebrail) öğretti.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bunu ona çok güçlü biri öğretti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendisine onu muazzam kuvvetlerin sahibi(2) öğretti.
(2) Cebrail.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kuvvetleri çok müthiş olan belletip öğretti onu ona.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
5-6. ögretdi aña ķatı ķuvvetlü ya'nį cebreyil ķuvvet issi pes ŧoġru oldı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ögretdi özine muḥkem ḳuvvetlü Cebrā’īl.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onu (Muhəmməd əleyhissəlama) çox qüvvətli olan (Cəbrail) öyrətdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Which one of mighty powers hath taught him,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He was taught by one(5087) Mighty in Power,
5087 This is referred by the Commentators to the angel Gabriel, through whom the inspiration came. Cf. 81:20.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
عَلَّمَهُ
ona öğretti
شَد۪يدُ
şiddetli
الْقُوٰىۙ
kuvvet (sahibi)
(Bu âyetleri) Ona, üstün bir güç sahibi (olan Allah) öğretti.
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
قُوَّة
İsim
ق و ي
Kuvvet, güç, sağlamlık