close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Necm Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ennehu huve emâte ve ahyâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki odur öldüren ve dirilten.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Herkesi ve her şeyi) Hiç kuşkusuz, öldüren ve dirilten O’dur.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öldüren de O'dur, yaşatan da.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eceller gelince ölümü gerçekleştiren de, hayat veren, yaşatan da O'dur.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/124; 9/105; 16/123; 35/18; 36/12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve öldüren de O'dur dirilten de.
Ali Bulaç
swap_vert close
Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Öldüren de muhakkak O'dur, dirilten de...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve şüphesiz öldüren ve dirilten O’dur. (O, bütün zıtların yaratanı ve sahibidir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Öldürecek ve diriltecek olan da O'dur.
Besim Atalay
swap_vert close
O diriltir, O öldürür!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yine (yaşatıp) öldüren de (öldükten) sonra dirilten de O'dur.
Cemil Said
swap_vert close
Hem öldirir ve hem diriltir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Öldüren de O’dur, yaşatan da.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Öldüren de dirilten de O'dur.
Edip Yüksel
swap_vert close
O'dur öldüren ve dirilten.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Öldüren de dirilten de O'dur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakıkat odur öldüren, dirilten
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve şüphesiz ki (takdir ettiği ecel vaktiniz gelince sizi) öldüren ve (âhiret hayatı için sizi tekrar) dirilten de O’dur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Öldüren de dirilten de O'dur.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat şu: (Dünyâda) öldüren de, (âhiretde) dirilten de Odur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yine şübhesiz ki öldüren ve dirilten ancak O'dur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve hiç kuşkusuz, ölümü gerçekleştiren (sebeplerini yaratan) ve hayatı veren (sebeplerini yaratan da) O’dur.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Öldürende O, hayat verende O dur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte öldüren de Odur, dirilten de O.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Öldüren O/dur, dirilten O/dur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki öldüren de hayat veren de O’dur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu öldüren ve dirilten de O'dur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öldüren de O’dur, yaşatan da O!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şu da bir gerçektir ki; öldüren de O’dur, dirilten de!
Mehmet Çakır
swap_vert close
42,43. son sefer Rabb’ine olacaktır, // güldüren de odur, ağlatan da odur, // canı alan da odur, veren de odur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü suçlu çıkanlar ölümlerini isteyecekler. Ölüp de cezadan kurtulmak isteyecekler. Çünkü onlara verilecek ceza yüreklerine oturur. Korkularından bir an önce ölsek de kurtulsak diyecekler. O gün ölümü kurtuluş olarak görecekler. Bilsinler ki; öldürecek olan da diriltecek olan da Rabbindir. Andolsun suçluların cezadan kurtuluşları yoktur. Onlar cezalarını mutlaka çekecektir. Onlar cezalarını çekerken ölerek kurtulamayacaklardır. Takdir edilen ceza mutlaka gerçekleşecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Öldüren de yalnızca O’dur, dirilten de.
Mehmet Türk
swap_vert close
Öldüren de dirilten de Odur.
Muhammed Esed
swap_vert close
ölümü getiren ve hayatı bağışlayan yalnız O’dur;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öldürecek olan da O’dur, diriltecek olan da! 23/80
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dahası elbette öldüren de O’dur, hayat veren de O.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Öldürende, dirilten de O'dur.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve şüphe yok O'dur, O'dur ki, öldürdü ve hayata erdirdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44. Yoksa o Mûsâ'nın ve o çok vefalı İbrâhim'in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O'dur güldüren ve ağlatan; O'dur öldüren ve yaşatan. [2, 124; 16, 123; 35, 18; 36, 12; 9, 105]
Hz. İbrâhim (a.s.)’ın “sahifelerin”den, Kur’ân dışındaki mevcut kutsal kitaplarda bahis yoktur. 38. âyetten şu kaide çıkar: Herkes kendi yaptıklarından sorumludur. Hiç kimse bir başkasının cezasını çekmeyi kabullenemez. 39. âyetten çıkan bazı kaideler: a-Her kişi, çalışmasının karşılığını görecektir. b-Hiç kimse yapmadığı işin karşılığını alamaz. Bazıları bu âyetleri anlamada aşırılığa saparak hata etmişlerdir. Başkasına bedel hac, sevap bağışlama, başkası için dua etmenin faydasız olduğunu iddia bu kabildendir. Ehl-i sünnet başkası için duanın fayda vereceğinde ittifak etmiş olup, sevap bağışlama, vekâletle yapılan işin sevabı hususunda da prensipte mutabık olup ayrıntılarda farklıdırlar. Mesela: İmam Malik ile Şâfiî’ye göre malî ibadetlerin (sadaka gibi) keza malî-bedenî ibadetlerin sevabı bağışlanabilir, ancak bedenî ibadetlerin (namaz, Kur’ân kıraatı) sevabı başkasına bağışlanamaz. Hanefîlere göre mezkûr her çeşit amelin sevabı başka bir mümine bağışlanabilir. Buna dair birçok hadis vardır. Allah, rûhuna bağışlanan kişiyi bu amellerden faydalandırdığı gibi, bu fazileti gösteren, bağışlayana da mükafat verir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Öldüren de O'dur, yaşatan da O'dur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
43,44. Kullarını güldiren ve ağladan, öldiren ve dirilden O'dur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O’dur öldürecek ve diriltecek olan.
Şaban Piriş
swap_vert close
Öldüren O'dur, dirilten de!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Öldüren de Odur, dirilten de.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç kuşkusuz, öldüren de O'dur, dirilten de...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ ol öldür-di daħı diriltti.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
daḫı oldur öldüren ve dirilden
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Öldürən də, dirildən də Odur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And that He it is Who giveth death and giveth life;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That it is He Who granteth Death and Life;
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنَّهُ
ve şüp-hesiz O
هُوَ
O'dur
اَمَاتَ
öldüren
وَاَحْيَاۙ
ve dirilten
Yine şüphesiz ki öldüren de dirilten de O'dur.
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اَمَاتَ
Fiil-IV
م و ت
Öldürdü
اَحْيَا
Fiil-IV
ح ي ي
Hayat verdi, diriltti, yaşattı