close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Necm Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ zâġa-lbasaru vemâ taġâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gözü, ne kaydı, ne haddini aştı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Yani artık kesinlikle biliniz ve iman ediniz ki, Hz. Muhammed’deki) Göz (asla) kayıp-şaşmadı ve (sınırı da) aşmadı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Dikkat edin! O peygamberin gözü ne kaydı, ne de başka yöne çevrildi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Melekler âlemini görürken, aklı ve gözü sorumluluğunun ötesine kaymadı ve edep sınırını aşmadı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Göz kaymadı ve (sınırı) aşmadı da.
Ali Bulaç
swap_vert close
Göz kayıp-şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Hz. Peygamber Aleyhisselâm gördüğü ahvali tam gördü de) göz ne kaydı, ne de aştı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Göz (Muhammed’in gözü,) ne kaydı ne de yanlış gördü.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
11,12,13,14,15,16,17,18. Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Besim Atalay
swap_vert close
Göz ne şaştı, ne de taştı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Peygamberin) gözü (gördüğünden) kayıp şaşmadı ve (söylenenin dışına) sapmadı.
Cemil Said
swap_vert close
Muhammed gözi gördiği şeyden bir an inhirâf itmedi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.[510]
Âyette Hz. Peygamber’in Cebrail’i gördüğü anda bakışlarının onda sabitleştiği, başka bir şeye bakamadığı anlatılmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göz ne kaydı ne de hedefinden şaştı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göz şaşmadı, sınırı da aşmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Göz, ne şaştı ne aştı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onun (resûlümüz Muhammed’in) gözü (kendisine gösterilen hayret verici şeyleri görmekten başka bir tarafa doğru) kaymadı ve (bakması emredilen şeylerin dışına da) sapmadı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Göz şaşmadı ve haddi aşmadı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Peygamberin) göz (ü, gördüğünden) ağmadı, (onu) aşmadı da.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O haşmetli makamda Muhammed'in) göz(ü) ne kaydı, ne de haddini aştı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bundan dolayı gözü aldanmamış ve gördüğüne isyan etmemişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gözü hiçbir yana kaymadı, sağa sola da dönmedi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygamberin gözü bir tarafa kaymadı, sağa ve sola dönmedi [¹³].
[13] Ne gördüyse hakikat üzere gördü.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onun gözü ne kaydı ne de şaştı [tağâ].
Kadri Çelik
swap_vert close
Gözü kayıp şaşmadı ve taşkınlık etmedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve bu, kesinlikle bir yanılsama, bir hayal değildi; Muhammed bu olayı yaşarken, gözleri ne yanıldı, ne de sınırı aştı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Görme Duyusu (Göz) şaşmadı; sınırı da aşmadı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
resul, onları seyretmekten kendini alamadı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O zaman da arkadaşınızın gözü şaşmamış ve azmamıştı. O zaman da size vahyettiklerimizi bildirmişti. O zaman bu şekilde tepki göstererek itiraz etmemiştiniz. Niçin?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Peygamber’in) gözü ne (sağa sola) kaymış ne de sınırı aşmıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Peygamberin) gözü, görme sınırını aşmadı, ¹o da (gördüklerinden dolayı) sarsılmadı.
1 Onun gözü görme sınırını aşıp Allah’ı görmedi, Allah’ın kendisine göstermek istediği ayetlerini gördü. Bu ayetleri görünce de şaşmadı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Dikkat edin,] göz ne kaydı, ne de (başka yöne) çevrildi:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gözü hiçbir tarafa kaymadı ve sapmadı. 72/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Gönül gözü ne şaştı ve kamaştı ne de haddi aştı:[⁴⁷⁸¹]
[4781] Yani: görmesi gerekeni gördü, görmemesi gerekeni görmeye yeltenmedi. Burada Hz. Mûsa’nın “bana kendini göster” talebine kinaye yollu bir îmâ var gibidir (Krş: 7:143).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Buna rağmen Muhammed s.a.s.'in) Gözü (başka yöne) kaymadı ve (haddini de) aşmadı.
(Akılların şaşacağı, gözlerin kamaşacağı hayret verici şeyleri görmekle beraber, onlara dönüp bakmadı, sadece Rabbini tesbih edip, nur halinde inen tecellileri müşahedeye daldı.)  
Osman Fırat
swap_vert close
(Muhammed’in) Görüşü kaymadı ve normalin ötesine de gitmedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Göz ne çevrildi ve ne de tecavüz etti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Peygamberin gözü kaymadı, şaşmadı, aşmadı da.
Hz. Peygamber (a.s.) Rabbine o kadar yönelmişti ki gök melekûtunda temaşa ettiği sayısız güzellikler onu meşgul etmedi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Muhammed'in) Göz(ü) şaşmadı ve azmadı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onun (Muhammed'in) gözi bir tarafa kaymadı, sağa ve sola meyl itmedi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gözü bir yere kaymadı, söylenenin dışına da çıkmadı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göz, ne şaştı; ne aştı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göz ne şaştı, ne haddinden aştı.(5)
(5) Yukarıdan beri tasvir edilen hadiseler içinde, Peygamberimizin gördüğü şeyin Allah olduğu yönünde de, Cebrail olduğu yönünde de rivayet ve yorumlar vardır. Âyetlerin lâfızları ise her iki ihtimale de elverişli bulunmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Göz ne kayıp şaştı ne azıp haddi aştı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
egilmedi göz ya'nį muḥammed gözi daħı geçmedi gördüginden. cebrayil sūret ile gördi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Meyl itmedi meyl Muḥammed ‘aleyhi’s‐selām gördigi şeyden ṣaġa ve ṣola meyl vetecāvüz itmedi. Azışmadı, daḫı ẟābit oldı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göz nə (sağa-sola) yayındı, nə də uzağa getdi (hər şeyi olduğu kimi gördü).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The eye turned not aside nor yet was overbold.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(His) sight never swerved, nor did it go wrong!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَا زَاغَ
kaymadı
الْبَصَرُ
göz
وَمَا طَغٰى
ve haddini aşmadı
(Önceden gördüğünden dolayı resulümüzün) Göz(ü) ne kaydı ne de haddini aştı.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
زَاغَ
Fiil-I
ز ي غ
Eğrildi, kaydı, saptı
بَصَر
İsim
ب ص ر
Göz, basiret
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
طَغٰى
Fiil-I
ط غ ي
Haddi aştı, azdı, aşırı gitti, azgınlık etti