close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nâziât Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekâle enâ rabbukumu-l-a’lâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ben, sizin en yüce Rabbinizim demişti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Firavun kibir ve cehaletle:) "Sizin en yüce rabbiniz benim! (Hayat sisteminizi tanzim ve sizi dilediğim gibi terbiye ediciyim)" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Ben sizin en büyük Rabbiniz değil miyim?” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ben emri sözü dinlenilecek tek, en yüce rabbinizim, efendinizim.” dedi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/127; 26/29.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Dedi ki: "Sizin en yüce Rabbiniz benim."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Sizin en yüce Rabbiniz benim' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
“-Ben, en yüksek Rabbinizim.” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“En üstün sahibiniz ve ilahınız benim” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
23,24. Derhal adamlarını topladı ve onlara şöyle seslendi: “Ben sizin en yüce rabbinizim!”
Besim Atalay
swap_vert close
«Ben sizlerin en büyük Tanrınız değil miyim!» diyerekten bağırdı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ben, sizin en yüce Efendinizim!”
Cemil Said
swap_vert close
"Ben sizin rabbinizim" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Ben sizin en yüce rabbinizim!” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ben sizin en yüce rabbinizim," dedi.
Köle sahipleri Arapça'da efendi anlamına gelen "rab" kelimesiyle ifade edilir (12:41). Firavunlar köleleştirdikleri insanlar üzerinde efendilik "rablık" iddiasındaydı. İnsanları köleleştirmek yoluyla efendilik (rablık) iddia etmek, kendini Tanrı'ya ortak koşmaktır. Bak 12:39-42; 90:13; 4:25.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ben sizin en yüce Rabbinizim" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Benim en yüksek rabbınız, dedi
Emrah Demiryent
swap_vert close
23-24. (Firavun) hemen (halkını) toplayıp, haykırarak, “Ben, sizin en yüce Rabbinizim (efendinizim)” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ben sizin yüce Rabb'inizim.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«İşte ben sizin en yüce Rabbinizim»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (onlara): “Ben sizin en yüce rabbinizim!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
23, 24. Hemen (adamlarını) topladı ve onlara (şöyle) seslendi: “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” *
(*) …Firavun kendisini teoride hükmettiği insanların siyasî anlamda rabbi (hâkimi, efendisi) olarak görüyor ve hükümranlığını kendisinin Güneş Tanrısının insan şeklindeki sûreti olduğu iddiasına dayandırıyordu. Dikkat edilirse “Ben âlemlerin tek rabbiyim, benden başka rab yok.” demiyor. “Ben sizin yani sizden sorumlu olanların en üstüyüm.”demektedir. Buradaki rabbin; efendi, sahip manasında alınması bağlama daha uygundur. Zira Kurân’da da bu anlamda kullanıldığı yerler vardır. “Bir de bunlardan, kurtulacağını zannettiğine, Rabbinin yanında beni an dedi, ona da Şeytan, Rabbine onu anmayı unutturdu da senelerce zindanda kaldı.” (Yusuf:42) Mısır literatüründe rabb, efendi sahip manasındadır. Firavun’un, apis öküzüne, ineğe, taşa tapması onun kendi inancıdır. Dinde zorlama ve dayatma olmaz. Kurân düşünce ve inanç özgürlüğünü savunur. Burada Hz. Mûsa’nın gönderilme sebebi Firavun’un halkı kendi malı ve Mısır’ı da kendi mülkiyetinde görme hastalığıdır. Kur’ân dünya sevgisini, âhiret anlatımı ile sürekli törpüler ve doğru inancı anlatır ki insanlar rant ve iktidar elde etmek için başkalarının inanç ve hassasiyetlerini suistimal edip kul edinmesin ve kul olmasın. Allah’ın hür olarak yarattığı insanlar, kendilerini birinin malı, kölesi gibi görmeleri zulüm doğurur. Firavun halka ‘’Ben sizin efendinizim!’’ derken kendi yakın kurmaylarının övgüleri sonucu ilah olduğunu bile zannetmeye başlamıştır. ‘’Firavun ise dedi ki: Ey ileri gelenler, ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum...” (Kassas:38) (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ben sizin en yüce rabbinizim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"İşte ben sizin ulu çalabınızım."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Ben sizin yüce Rabbinizim» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki ben sizin en büyük Rabbinizim” dedi.⁴
4 Krş. Şuarâ, 26/37; Kasas, 28/38  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Sizin en yüce Rabbiniz benim” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve Allah’ın mesajına karşı küstahça başkaldırarak, “Sizin emir ve otoritesine boyun eğmeniz gereken en yüce efendiniz, rabbiniz benim!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ben En Yüce rabbinizim!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Sizin en büyük tanrınız benim " dedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ben sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
23,24. (Yandaşlarını) toplamış, onlara seslenmiş ve demişti ki: “Ben sizin yüce rabbinizim.”
Mehmet Türk
swap_vert close
23,24. Sonra (halkını) toplayıp, haykırarak; “ben, sizin en yüce Rabbinizim.”¹ dedi.
1 Yani kendisinin dışındaki “başka rableri” kendi altında görerek kendisinin “en üstün rab, rablerin rabbi” olduğunu iddia etmek derecesinde azıttı ve kendisine o nam ile taptırmak istedi. Ama bu arada kendisinden başka rablerin bulunduğunu, ima etmekle beraber onların kendinden yüksek olmadığını iddia edecek derecede kibir ve büyüklük taslamaya kalkıştı. Böylece başka rablerin de bulunduğunu kabul ederek, şirkini perçinledi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onlara “Ben sizin en yüce rabbinizim!” dedi. ¹⁰
10 Karş. 28:38 ve ilgili not 36. Firavun’un ilahî bir statü iddiasında bulunması, onun “hak ve adalet sınırlarını ihlal etmesi” (yukarıdaki 17. ayet) günahının en büyüğüdür.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
23-24. Adamlarını topladı ve “Sizin en yüce Rabbiniz benim” diye bağırdı. 26/29, 28/39
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
üstelik (bir de) “Ben sizin en büyük rabbinizim!” dedi.[⁵⁵⁵⁵]
[5555] A‘lâ, sebeb-i na‘t/sebeb-i sıfat olarak anlaşılmalıdır. Zira gökleri ve yeri yaratmadığını Firavun’un kendisi de bilmektedir. Hiksoslar Mısır’dan çıkarıldıktan sonra, Mısır’ın yönetimini ele alan Kamosa Hanedanı’na mensup firavunlar kendilerini “yaşayan tanrı” ilan ettiler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
21-24. Fakat o (inanmadı) yalan saydı ve (Rabbine) isyan etti. (Musa'nın hak davetini önlemek için) Koşarak gidip kavmini topladı ve "Ben sizin en yüce rabbinizim " dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ben sizin en yüce Rabbinizim! dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ben sizin en yüksek Rabbinizim,» dedi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
23, 24. Adamlarını topladı ve onlara: “Sizin en yüce rabbiniz benim! ” dedi. [26, 29; 7, 127]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ben sizin en yüce Rabbinizim! dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve: "Ben sizin 'âlî ve büyük rabbinizim" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Sizin en yüce efendiniz[*] benim” dedi.
[*] Efendi diye tercüme edilen kelime "Rab"dir. Biz kölenin sahibine efendi deriz, Araplar rab derler. Firavun halkını kendine köle yaptığı için "Bizim gibi iki insana mı inanacağız? Kavimleri zaten bizim kölelerimizdir." (Müminûn 23/47) diyerek Musa ve Harun Peygamberlere karşı çıkıyorlardı. Onların, insanları Allah'tan başkasına köle olmamaya çağırması, Firavun'un düzenini temelden sarstığı için böyle bir girişimde bulunmuştu.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Sizin en yüce Rabbi'niz/kralınız benim, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yüce Rabbiniz benim” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dedi ki: "Ben sizin en yüce rabbinizim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eyitti “ben çalabuñuzvan yücerek.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve eyitdi ki: Ben‐ven sizüñ ulu Tañrıñuz, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
“Həqiqətən, mən sizin ən uca Rəbbinizəm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And proclaimed: "I (Pharaoh) am your Lord the Highest."
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Saying, "I am your Lord, Most High".
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَقَالَ
ve dedi
اَنَا۬
ben
رَبُّكُمُ
sizin rabbinizim
الْاَعْلٰىۘ
e'âla olan
(Onlara) "Ben, sizin e'âla (en yüce) olan rabbinizim!" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَعْلٰى
İsim
ع ل و
E'Âlâ (Allah'ın ismi, esmasıdır. Yüceliği anlaşılamayacak kadar büyük olan demektir), üstün, yüce, e'âla olan