close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nâziât Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fehaşera fenâdâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken halkı toplamıştı da bağırmıştı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonunda (yardımcı güçlerini) toplamış (onlara şöyle) seslenmişti;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken ileri gelenlerini ve halkını topladı ve bağırdı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Adamlarını topladı ve bağırdı.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Adamlarını) topladı ve seslendi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonunda (yardımcı güçlerini) topladı, seslendi;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet (sihirbazlarını, yahud ordusunu) topladı da çağırdı:
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Milleti topladı, onlara seslendi:
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
23,24. Derhal adamlarını topladı ve onlara şöyle seslendi: “Ben sizin en yüce rabbinizim!”
Besim Atalay
swap_vert close
Er topladı, çağırdı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara (şöyle) seslendi:
Cemil Said
swap_vert close
Adamlarını cem’ idüb emirler virdi
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Adamlarını toplayıp seslendi:
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Derhal adamlarını toplayıp seslendi:
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:
Edip Yüksel
swap_vert close
Toplayıp, ilan etti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken adamlarını topladı da bağırdı:
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken mahşerini topladı da bağırdı:
Emrah Demiryent
swap_vert close
23-24. (Firavun) hemen (halkını) toplayıp, haykırarak, “Ben, sizin en yüce Rabbinizim (efendinizim)” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Adamlarını toplayarak seslendi:
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nihayet (sihirbazlarını, yahud ordusunu) topladı da bağırdı:
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken (sihirbazlarını ve ordusunu) toplayıp (onlara) seslendi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
23, 24. Hemen (adamlarını) topladı ve onlara (şöyle) seslendi: “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” *
(*) …Firavun kendisini teoride hükmettiği insanların siyasî anlamda rabbi (hâkimi, efendisi) olarak görüyor ve hükümranlığını kendisinin Güneş Tanrısının insan şeklindeki sûreti olduğu iddiasına dayandırıyordu. Dikkat edilirse “Ben âlemlerin tek rabbiyim, benden başka rab yok.” demiyor. “Ben sizin yani sizden sorumlu olanların en üstüyüm.”demektedir. Buradaki rabbin; efendi, sahip manasında alınması bağlama daha uygundur. Zira Kurân’da da bu anlamda kullanıldığı yerler vardır. “Bir de bunlardan, kurtulacağını zannettiğine, Rabbinin yanında beni an dedi, ona da Şeytan, Rabbine onu anmayı unutturdu da senelerce zindanda kaldı.” (Yusuf:42) Mısır literatüründe rabb, efendi sahip manasındadır. Firavun’un, apis öküzüne, ineğe, taşa tapması onun kendi inancıdır. Dinde zorlama ve dayatma olmaz. Kurân düşünce ve inanç özgürlüğünü savunur. Burada Hz. Mûsa’nın gönderilme sebebi Firavun’un halkı kendi malı ve Mısır’ı da kendi mülkiyetinde görme hastalığıdır. Kur’ân dünya sevgisini, âhiret anlatımı ile sürekli törpüler ve doğru inancı anlatır ki insanlar rant ve iktidar elde etmek için başkalarının inanç ve hassasiyetlerini suistimal edip kul edinmesin ve kul olmasın. Allah’ın hür olarak yarattığı insanlar, kendilerini birinin malı, kölesi gibi görmeleri zulüm doğurur. Firavun halka ‘’Ben sizin efendinizim!’’ derken kendi yakın kurmaylarının övgüleri sonucu ilah olduğunu bile zannetmeye başlamıştır. ‘’Firavun ise dedi ki: Ey ileri gelenler, ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum...” (Kassas:38) (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra (danışmanlarını) topladı ve onlara seslendi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonunda onları topladı da şöyle ünledi:
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Adamlar topladı, nida etti,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hemen (kavmini) topladı ve onlara hitap etti:
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonunda (sihirbazları) topladı da seslendi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kumandanlarını, danışmanlarını, yardımcılarını topladı ve müminlere karşı amansız bir mücâdele başlattığını ilan etti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Toparlandı; derken seslendi:
Mehmet Çakır
swap_vert close
22,23. Harekete geçmek üzere gidip // halkını topladı şöyle hitap etti:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Adamlarını toplayarak bir konuşma yaptı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
23,24. (Yandaşlarını) toplamış, onlara seslenmiş ve demişti ki: “Ben sizin yüce rabbinizim.”
Mehmet Türk
swap_vert close
23,24. Sonra (halkını) toplayıp, haykırarak; “ben, sizin en yüce Rabbinizim.”¹ dedi.
1 Yani kendisinin dışındaki “başka rableri” kendi altında görerek kendisinin “en üstün rab, rablerin rabbi” olduğunu iddia etmek derecesinde azıttı ve kendisine o nam ile taptırmak istedi. Ama bu arada kendisinden başka rablerin bulunduğunu, ima etmekle beraber onların kendinden yüksek olmadığını iddia edecek derecede kibir ve büyüklük taslamaya kalkıştı. Böylece başka rablerin de bulunduğunu kabul ederek, şirkini perçinledi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
daha sonra [ileri gelen adamlarını] topladı ve [halkını] çağırdı,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
23-24. Adamlarını topladı ve “Sizin en yüce Rabbiniz benim” diye bağırdı. 26/29, 28/38
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
derken (adamlarını) topladı ve bağırıp çağırdı;
Orhan Kuntman
swap_vert close
21-24. Fakat o (inanmadı) yalan saydı ve (Rabbine) isyan etti. (Musa'nın hak davetini önlemek için) Koşarak gidip kavmini topladı ve "Ben sizin en yüce rabbinizim " dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık topladı da nidâ etti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
23, 24. Adamlarını topladı ve onlara: “Sizin en yüce rabbiniz benim! ” dedi. [26, 29; 7, 127]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Adamlarını) Topladı, (onlara) bağırdı:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kavmini toplayub onlara bağırdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Herkesi topladı ve haykırdı:
Şaban Piriş
swap_vert close
Toplantı yapıp, şöyle seslendi:
Ümit Şimşek
swap_vert close
Halkı topladı ve seslendi:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Derken, bir araya toplayıp bağırdı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes dirdi ya'nį cādūları pes ķıġırdı
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḫalḳı bir yire dirüp ḳıġırdı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və (ə’yan-əşrafını, bütün təbəələrini) toplayıb (onlara) belə xitab etdi:
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then gathered he and summoned
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then he collected (his men) and made a proclamation,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَحَشَرَ
derken topladı
فَنَادٰىۘ
ve seslendi
Derken (kavmini) topladı ve (onlara) seslendi.
حَشَرَ
Fiil-I
ح ش ر
Topladı, haşrettti, bir araya getirdi
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti