close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nâziât Sûresi 21. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekeżżebe ve ’asâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Oysa yalanlamıştı, karşı gelmişti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Fakat o, (yine) yalanlamış ve isyan etmişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Firavun O'nu yalanladı ve karşı geldi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Fakat Firavun Mûsâ'yı yalanladı ve ona karşı geldi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Fakat o yalanladı ve karşı geldi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Fakat o, yalanladı ve isyan etti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat o, (Mûsa'yı) yalanladı ve isyan etti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O ise yalanladı ve karşı geldi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O ise hemen yalanladı ve isyan etti.
Besim Atalay
swap_vert close
O hemen yalanladı!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Fakat o, (Musa'yı ve dinini) yalanladı ve isyan etti.
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn ânı yalancı telâkkî itdi ve ’isyân iyledi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fakat o, Mûsâ’yı yalanladı ve isyan etti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O ise hemen yalanladı ve karşı çıktı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.
Edip Yüksel
swap_vert close
Fakat o yalanladı ve karşı geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat Firavun yalanladı, karşı geldi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat o tekzîb etti, ısyan etti
Emrah Demiryent
swap_vert close
Fakat (Firavun, hakkı) yalanladı da (Allah’a) isyan (etmeye devam) etti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fakat yalanladı ve karşı çıktı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat (Fir'avn Musâyı) yalanladı, (Allaha) ısyânetdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat (o, Mûsâ'yı) yalanladı ve (Allah'a) isyân etti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Fakat o yalanladı (inkâr etti) ve karşı geldi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak o, yalanladı ve isyan etti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak Firavun Musa’yı yalancı saydı, ona karşı geldi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O ise yalan saydı, karşı geldi,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Fakat o yalanladı ve karşı geldi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Fakat o, yalanladı ve isyan etti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama o, apaçık hakîkati yalanladı ve emrime karşı geldi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Derken yalanladı, isyan etti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
20,21. ona büyük mucizesini gösterdi ise de // Firavun kabul etmedi, karşı geldi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onun için hemen Mûsâ’yı yalanladı ve Allah’a isyan etti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Ancak Firavun, gerçeği) yalanlamış ve isyan etmişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Fakat o, (hemen) yalanladı ve şiddetle reddetti.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama [Firavun] o’nu yalanladı ve [hidayeti] şiddetle reddetti,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat yalanladı ve ona karşı çıktı. 40/23...46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
fakat o yalanladı ve sert çıktı;[⁵⁵⁵⁴]
[5554] Veya: “Dikleşti”. ‘Asânın “değnek/kazık gibi oldu” anlamına istinaden.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
21-24. Fakat o (inanmadı) yalan saydı ve (Rabbine) isyan etti. (Musa'nın hak davetini önlemek için) Koşarak gidip kavmini topladı ve "Ben sizin en yüce rabbinizim " dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Fakat o yalanladı ve karşı geldi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O ise yalanladı ve isyan etti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat o buna “yalan” dedi ve isyan etti.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat o yalanladı, karşı geldi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fir'avn bunı tekzîb ile 'âsî oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama Firavun yalana sarıldı ve isyan etti.
Şaban Piriş
swap_vert close
Fakat o yalanladı ve isyan etti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat o yalanladı ve karşı geldi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ama o yalanladı, isyan etti.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yalan duttı, daħı 'āsį oldı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes yalanladı ve Mūsāya uymadı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin (Fir’on Musanı) təkzib edib (ona) asi oldu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But be denied and disobeyed,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But (Pharaoh) rejected it and disobeyed (guidance);
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَـكَذَّبَ
hemen yalanladı
وَعَصٰىۘ
ve isyan etti
(O ise Mûsâ'yı) Hemen yalanladı ve isyan etti.
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
عَصَا
Fiil-I
ع ص ي
İsyan etti, asi oldu, karşı geldi