close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nâziât Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-nnâşitâti neştâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve neşeli neşeli yürüyenlere.
Gaziler, kâfirlerin canlarını alan melekler, inananların canlarını neşeyle alan melekler gibi anlamlara yorulmuştur.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Mü’min ve müttakilerin ruhlarını ise) Yumuşacık çekip alan (meleklere),
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
mü'minlerin ruhlarını kolayca rahatklıkla alan meleklere,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, faal varlıklara, neşe ile bedenden ayrılan ruhlara, nazikçe, kolaylıkla ruhları çekip alan kuvvetlere, düzenli bir şekilde akıp giden yıldızlara!
Ahmet Varol
swap_vert close
Yumuşakça çekip alanlara,
Ali Bulaç
swap_vert close
Yumuşacık çekip alanlara,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Müminlerin canlarını) o usulcacık çekenlere,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kolayca (ruhları) çekenlere,(*)
(*) Müminlerin ruhlarını.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5. Andolsun doğup batan yıldızlara, yörüngelerinden çıkmadan hareket edenlere, uzayda sakin sakin yüzenlere, hayırda yarışanlara, işini mükemmel yapanlara. [713][714]
Besim Atalay
swap_vert close
Ağrıtanlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İnananların ruhlarını) kolaylıkla alanlara,
Cemil Said
swap_vert close
1,2. Kâfirlerin canını şiddetle, mü’minlerin canını mülâyemetle kabz iden,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Canları kolaylıkla alanlara and olsun,
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun (mü’minlerin ruhlarını) kolaylıkla alanlara,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sâkin ve düzenli hareket edenlere;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5. Söküp çıkaranlara, yavaşça çekenlere, yüzdükçe yüzenlere, yarıştıkça yarışanlara, iş düzenleyenlere andolsun;
Edip Yüksel
swap_vert close
Rahatça çekenlere,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Usulcacık çekenlere,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve usulcacık çekenlere
Emrah Demiryent
swap_vert close
1-2-3-4-5. (Kâfirlerin rûhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara, (mü’minlerin rûhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara, (Allah’ın emirlerini yerine getirmek üzere ufuklarda denizde) yüzer gibi süratlice hareket edenlere, (mü’minlerin rûhlarını cennete, kâfirlerinkini cehenneme götürmekte) yarışırcasına götürenlere, (Allah’ın kendilerine emrettiği hususlarda, varlıklara ait) işleri idare edip düzenleyen (vazifeli melek) lere kasem olsun ki, (hiç şüphesiz, kıyamet günü haktır).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun kolayca çekip alanlara.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(mü'minlerin canını ise) rıfk ile çıkaran (ölüm melek) lerine,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
1,2,3,4,5. (Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara (nâziât'a), (Mü'minlerin ruhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara,(1) (emrolundukları şeye sür'atle) yüzüp gidenlere, sonra yarışıp geçenlere, sonra işleri düzenleyenlere (bütün bu vazîfeleri yapan meleklere) yemîn olsun (ki, öldükten sonra mutlaka diriltileceksiniz!)
(1)“Her ölünün rûhunu, Hazret-i Azrâîl Aleyhisselâm mı bizzât kabzediyor (alıyor)? Yoksa avaneleri mi(yardımcıları mı) kabzediyorlar? Bu hususta üç meslek (îzah yolu) var: Birinci meslek: Azrâîl Aleyhisselâm, herkesin rûhunu kabzeder. Bir iş bir işe mâni‘ olmaz, çünki nûrânîdir. (...) İkinci meslek odur ki: Hazret-i Cebrâîl, Mikâîl, Azrâîl gibi melâike-i izâm (büyük melekler), birer nâzır-ı umûmî (umûmî vekil) hükmünde, kendi nev‘lerinden ve kendilerine benzer küçük tarzda avaneleri vardır. Ve o muâvinler (yardımcılar), envâ‘-ı mahlûkāta (varlıkların çeşitlerine) göre ayrı ayrıdırlar. Sulehânın ervâhını (sâlihlerin ruhlarını) kabzeden başkadır; ehl-i şekāvetin (Cehennemliklerin) ervâhını kabzeden yine başkadır. Nasıl ki: وَالنِّازِعاَتِ غَرْقاً[(Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara] وَالنِّاشِطاَتِ نَشْطاً [(Mü’minlerin ruhlarını yavaş yavaş)kolaylıkla çekip alanlara] âyeti işâret ediyor ki, kabz-ı ervâh eden, tâife tâifedir. (...) Üçüncü meslek: (...) Bazı melâikeler var ki, kırk bin başı var. Her başında, kırk bin dili var. Demek, seksen bin gözü dahi var. (...) İşte bu mesleğe binâen, Hazret-i Azrâîl Aleyhisselâm’ın her ferde müteveccih (yönelen) bir yüzü ve bakar bir gözü vardır.” (Mektûbât, 28. Mektûb, 200-202)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. (Mükemmel bir sistem içinde) doğup batanlara (uzaydaki gök cisimlerine), sapmadan (yörüngelerinde) hareket edenlere, (uzayda) sakin sakin yüzenlere, hızla hareket edip (uzayda) ilerleyenlere ve derken (yaratılış gereği kendilerine verilmiş bulunan) işleri (en uygun şekilde) yerine getirenlere (yaratılış yasasına boyun eğmek suretiyle uzayda hareket edip kendi fonksiyonlarını icra eden bütün semavi cisimlere kasem ederim ki yeniden diriltilip hesabe çekileceksiniz). Ki o gün (yerkabuğunda meydana gelecek büyük volkanik patlamalar neticesinde) sarsılacak olan (yer gezegeni şiddetle) sarsılacaktır. *
(*) Not: Farklı yorumlar olsa da en doğrusu, ‘’ e-nnâzi’ât, e-nnâşitât, e-ssâbihât, e-ssâbikât ve el- müdebbirat’’ kelimelerinden kasıt mealde de belirtildiği gök cisimleri ve çeşitli hareketleridir. Böyle söyleyenlerin görüşlerine aşağıdaki tefsir metinlerinde de yer verilmiştir. Ayrıca buraya kadar olan beş âyette Allah yemin etmektedir. Yüce Allah’ın bazı şeylere yemin etmesinin sebebi, söyleyeceğini insanlara inandırmak için değil, sadece yaratıcının kudretini gösteren bu semavi cisimlerin önemine vurgu yapmak ve insanların dikkatini bu semavi cisimlere çekip bunlar üzerinde bilimsel gözlem ve araştırma yapmak içindir. ويقال والنازعات غرقاً والناشطات نشطاً والسابحات سبحاً فالسابقات سبقاً كل هؤلاء النجوم (تفسير القرآن - الفيروزابادي (الناشطات) هي النجوم تَنْشِط من أفق إلى أفق. ذكر من قال ذلك: -وقال آخرون: (السابحات) هي النجوم تَسْبح في فلكها. ذكر من قال ذلك: - وقال آخرون (السابقات) بل هي النجوم يَسبق بعضها بعضاً في السير (جامع البيان في تفسير القرآن) : قال الحسن وقتادة : هي النجوم تنزع من أفق إلى أفق (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) وأقول: يرجع حاصل هذا الكلام إلى أن قوله: {وَالنَّازِعاتِ غَرْقاً} إشارة إلى حركتها اليومية، {وَالنَّاشِطاتِ نَشْطاً} إشارة إلى انتقالها من برج إلى برج، وهو حركتها المخصوصة بها في أفلاكها الخاصة، قال قتادة والحسن: هي النجوم تسبح في أفلاكها، وكذا الشمس والقمر؛ قال الله { كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ } }. [الأنبياء: 33] وأما قوله: {فَالسَّابِقاتِ سَبْقاً} فقال الحسن وأبو عبيدة: وقتادة هي النجوم يسبق بعضها بعضا في السير، بسبب كون بعضها أسرع حركة من البعض، أو بسبب رجوعها أو استقامتها.... (موقع الرسمي ليوسف الفرضا وي - الطبري) الثّاني: تعلق القسم بالنجوم التي تغرب من اُفق لتنتقل إلى اُفق آخر وبحركة دائبة لا تعرف السكون. فبعض منها تمشي الهوينا، والبعض الآخر واسعة الخطوات. وتراها سابحة في السماء. وتتسابق فيما بينها وأخيراً، تشترك في تدبير اُمور الكون، بما لها من تأثيرات، (كضياء الشمس ونورالقمر بالنسبة إلى الأرض).( تفسير الأمثل في كتاب الله المنزل) أما قوله تعالى: {فَٱلْمُدَبّرٰتِ أَمْراً } ففيه وجهان أحدهما: أن بسبب سيرها وحركتها يتميز بعض الأوقات عن بعض، فتظهر أوقات العبادات ولأن بسبب حركة الشمس تختلف الفصول الأربعة، ويخلف بسبب اختلافها أحوال الناس في المعاش، فلا جرم أضيفت إليها هذه التدبيرات... لكنا نقول: أن الله سبحانه وتعالى أجرى عادته بأن جعل كل واحد من أحوالها المخصوصة سبباً لحدوث حادث مخصوص في هذا العالم، كما جعل الأكل سبباً للشبع، والشرب سبباً للري، ومماسة النار سبباً للاحتراق، فالقول بهذا المذهب لا يضر الإسلام ألبتة بوجه من الوجوه، والله أعلم بحقيقة الحال.( (مفاتيح الغيب )، وقيل هؤلاء الآيات فى الشمس والنجوم السيارة التى تنزع أى تسير من المشرق إِلى المغرب غرقاً : فتدبر أمراً علق بها كالفصول والأَزمنة ومواقيت العبادة والمعاملة المؤجلة وإِسناد التدبير إِلى هؤلاء النيرات مجاز (تيسير التفسير - اطفيش) ويقول بعض المفسّرين إن النازعات والناشطات والسابحات والسابقات والمدبّرات هي الكواكب. (تيسير التفسير - القطان) (فَالْمُدَبِّراتِ أَمْراً» هى أيضا نفس هذه الكواكب، السابحات سبحا، والسابقات سبقا » فَالْمُدَبِّراتِ أَمْراً» ..إنها فى تعاملنا معها، تضبط الزمن، ساعات، وأياما، وشهورا.. «.وتدبير هذه الكواكب لأمورنا، هو فيما يظهر من آثارها فى حياتنا، من حرّ وبرد، ومن هبوب رياح، ونزول أمطار، وإنضاج ثمار،الخ ( التفسير القرآني للقرآن - [عبد الكريم يونس الخطيب])  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kolaylıkla hareket edenlere,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
canları tatlılıkla alanlar hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minlerin canlarını gayet kolaylıkla alanlar hakkı için,
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşini ustaca/sağlam yapanlara,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve (Müminlerin ruhunu kuyudan su çeker gibi) usulcacık çekip alanlara.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yumuşacık çekip alanlara; müminlerin ruhlarını usulcacık çekip alan rahmet meleklerine, yörüngelerinde istikrarlı şekilde hareket eden gökcisimlerine; ezilen, sömürülen mazlumlara şefkat kanadını geren âdil yöneticilere; oklarını, mermilerini hedefe fırlatan ve attığını vuran mücahitlere, tatlılıkla gönülleri fethedip kendilerine çeken İslâm dâvetçilerine andolsun!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kolayca Çekip Çıkaranlar’a!
Mehmet Çakır
swap_vert close
2,3. Güle oynaya çalışanlara! // yüzer gibi koşanlara!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Her türlü yalanın içinden gerçekleri çekip alanlara,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kolayca çekenlere,
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2,3,4,5. (Kâfirlerin rûhlarını) boğarak şiddetle söküp çıkaran, (Müslümanların rûhlarını) kolaylıkla alan,¹ (Allah’ın emirlerini) sür’atle yerine getiren, (bunun) için hemen harekete geçen ve (Allah’ın emriyle) kâinatı idare eden (melek)lere yemin olsun ki! ²
1 Buraya kadar olan iki grup; “ölürken bedenlerinden azap ile çıkan kâfir rûhlar ve bedenlerinden neşeyle çıkan Müslüman rûhlar” şeklinde de anlaşılabilir.2 Yukarıdaki beş âyette sayılan sıfatların, mevsufları zikredilmediği için bunların ne olduğunu tam bilmek mümkün değildir. Ancak tercümede; bunların, “melek” olduğu hakkındaki, Hz. Ali, İbnu Mes’ud, Mücahid, Hasan Basrî ve Süddî gibi şahsiyetlerin kanaatleri dikkate alınmıştır. Bazıları da bunların yıldız isimleri olduğunu söylemişlerdir. Kimileri de seleften gelen rivayetlere itiraz etmeyi alışkanlık haline getirdiklerinden, ne olduğunu ifade edemeseler bile kendilerince bir şeyler uydurmaya çalışmışlardır. Her şeyin en doğrusunu ancak Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [yörüngelerinde] istikrarlı şekilde hareket eden, ²
2 Yani, bir burçtan öbürüne geçerek (Zemahşerî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnananların yüreğine ümidi usulca bırakan müjde ayetlerine. 3/193, 9/124
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve (mü’min gönüllere) müjde dolu bir umudu usulca getirip bırakan (rahmet âyetleri)!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kolayca çıkaranlara, (müminlerin canlarını zahmet vermeden alan rahmet meleklerine)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve kolayca çekip alanlara,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kolaylıkla çıkarıp alanlara.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Neş'e ve şevkle yürüyenler,
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hemen çekip alanlara,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mülâyemetle kabz-ır ûh iyleyen (mü'minlerden)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşini sağlam yapanlara,
Şaban Piriş
swap_vert close
Kolayca çekip çıkaranlara..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve yavaşça çekenlere,(2)
(2) Mü’minin ruhunu yavaşça alanlar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, rahatça, incitmeden çekenlere/düğümü hünerle çözenlere/bir yerden bir yere gidenlere/coşkuyla iç çekenlere,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anıl-ıla şeşiciler ḥaķķı-çun ya'nį mü’minler canın anıl-ıla şeşmek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol melā’ikeler ḥaḳḳı‐çun ki mü’minler cānın geñezlig‐ile alurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun (mö’minlərin canını) rahatlıqla alanlara;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
By the meteors rushing,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By those who gently draw out (the souls of the blessed);(5918)
5918 The second point is that in contrast with the wicked, the souls of the blessed will be drawn out gently to their new life. They will be ready for it. In fact death for them will be a release from the grosser incidents of bodily sense. To them the approach of Judgement will be welcome.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالنَّاشِطَاتِ
ve çekip alanlara
نَشْطاًۙ
kolaylıkla
Kolaylıkla (Allah sevgisi ve muhabbetini gönüllere) bırakanlara,
نَاشِطَات
Etken fiil
ن ش ط
Çekip alanlar
نَشْط
İsim
ن ش ط
Kolaylıkla çekip almak