close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 99. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnehu leyse lehu sultânun ‘alâ-lleżîne âmenû ve’alâ rabbihim yetevekkelûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki inanan ve Rablerine dayanan kimselere karşı gücükuvveti yoktur, hükmü yürümez onun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı gücü yoktur (bunu unutmayın ve gaflete kapılmayın).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçekte o şeytanın iman eden ve Rablerine güvenip dayananlar üzerinde, hiçbir yaptırıcı otoritesi yoktur, hükmü yürümez onun.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şüphesiz, iman edenler ve Rablerine dayanıp güvenenler, işlerini Rablerine havale edenler üzerinde onun hiçbir nüfûzu, yetkisi, gücü yoktur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onun iman eden ve Rablerine güvenenlerin üzerinde herhangi bir gücü yoktur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı-gücü yoktur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu şu ki, iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerine o Şeytan'ın bir hâkimiyyeti yoktur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İman edip Allah’a tevekkül edenlere karşı, onun hiçbir etkisi yoktur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rabblerine güvenip dayananlar üzerinde şeytanın bir hakimiyeti yoktur.
Besim Atalay
swap_vert close
Allaha inanarak, ona dayananlara, şeytanın gücü yetmez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ama) gerçek şu ki: İnanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde (şeytanın) hiçbir etkisi yoktur.
Cemil Said
swap_vert close
Îmân idenlere ve Allâh’a tevekkül iyleyenlere şeytânın hükmi yokdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu şeytanın, inananlar ve yalnız Rablerine güvenenler üzerinde bir nüfuzu yoktur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçek şu ki o şeytanın, iman etmiş olanlar ve rablerine dayanıp güvenenler üzerinde bir hâkimiyeti olamaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanıp Rab'lerine güvenenlere onun bir gücü yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz ki iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde o şeytanın hiçbir nüfuzu yoktur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakikat bu ki iyman edip de Rablarına tevekkül edenler üzerine onun sultası yoktur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Gerçek şu ki:) Îmân edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde, onun (şeytanın) bir hâkimiyeti yoktur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz, iman etmiş ve Rabb'lerine tevekkül¹ eden kimseler üzerinde, onun bir sultanlığı² yoktur.
1- Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma. 2- Yaptırım gücü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat şudur ki îman edenler ve Rablerine güvenib dayananlar üzerinde onun hiç bir haakimiyyeti yokdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şu şübhesiz ki îmân edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun(şeytanın) bir hâkimiyeti yoktur!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz, (gerçekten) iman etmiş olanlar ve (üzerine düşeni yaptıktan sonra) Rablerine dayanıp güvenenler (işlerini Rablerine havale edenler) üzerinde onun (şeytanın) hiçbir nüfûzu (yetkisi, gücü), yoktur.*
(*) Allah’a güvenme, tevekkül etme ve O’na dayanma; her türlü çabayı gösterip üzerine düşeni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakmaktır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şeytanın, inananlar ve Allah’a güvenip dayananlar üzerinde hiçbir etkisi yoktur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü Şeytan’ın inananlar, çalaplarına dayananlar üzerinde hiçbir baskısı olamaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Çünkü O/nun iman edip Rablerine güvenenlere tasallûtu yoktur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şüphesiz, inananlara ve yalnız Allah’a güvenip dayananlara karşı onun bir gücü/hâkimiyeti [sultân] yoktur.³⁷
37 Krş. İbrâhim, 14/22  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz iman edenler ve rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı gücü yoktur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki, şeytanın, iman edip Rablerine güvenen kimseler üzerinde herhangi bir zorlayıcı gücü. otoritesi yoktur.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şu bir gerçektir ki; iman etmiş ve sadece rabb’lerine tevekkül eden kimseler üzerinde onun bir sültanı / etkileme gücü yoktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çünkü, şeytanın, inananlara ve de Rab'lerine güvenenlere herhangi bir baskısı söz konusu olamaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gerçek şu ki: İman edip yalnız Rabbine güvenenler üzerinde şeytan hâkimiyet kuramaz. Şeytan Allah’a kesin olarak güvenmeyenlere musallat olur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gerçek şu ki iman edip yalnız Rablerine güvenenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir hâkimiyeti yoktur.
Mehmet Türk
swap_vert close
Kesinlikle o (şeytan)ın, (Allah’ın istediği gibi) îman edenler ve Rablerine hakkıyla tevekkül edenler üzerinde, hiç bir hâkimiyeti yoktur.¹
1 Yani; şeytan diye, olağanüstü güçlerle donatılmış, kendisinde tanrısal bir güç bulunan ve mü’minleri hâkimiyeti altına alabilecek bir varlık, yoktur. Bazı tasavvuf ekollerinin bahsettikleri şeytan ise; mecusilikteki “ehrimen” (kötülük tanrısı)ndan mülhem tamamen uydurma bir şeydir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçekte, onun, imana erişenlerin ve Rablerine güven bağlamış olanların üzerinde bir nüfûzu/etkisi yoktur:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçek şu ki, iman edenler ve yalnızca Rabblerine dayanıp güvenenler üzerinde, şeytanın hiçbir yaptırım gücü yoktur. 15/39...42, 17/64-65, 14/22, 59/16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat şunu da unutma ki, (şeytanın) imanda sebat gösterenlerin ve Rablerine güvenip dayananların üzerinde yaptırım gücü yoktur;[²¹⁸⁸]
[2188] Bu gerçeğin şeytan tarafından itirafı için bkz: 14:22 (Krş: 15:42; 17:65).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçek şu ki, iman edip de yalnız Rablerine güvenip dayanan (ve O'na sığınan)lar üzerinde o şeytanın hiçbir hakimiyeti yoktur.
Osman Fırat
swap_vert close
Muhakkak ki O’nun (şeytanın), iman edenlerin ve Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir gücü yoktur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki, imân etmiş olanların ve Rablerine tevekkülde bulunanların üzerine O- nun için bir hakimiyet yoktur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Aslında iman edip Rab'lerine güvenen ve dayananlar üzerinde onun bir nüfuzu yoktur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çünkü inananlara ve Rablerine dayananlara o(şeyta)nın bir gücü yoktur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onun, îmân idenlerin ve rablerine tevekkül iyleyenlerin üzerine tasallutı yokdur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şeytanın, inanıp güvenen ve Rablerine dayananlar üzerinde bir üstünlüğü (gücü,yetkisi)[*] olmaz.
[*] Bkz. İbrahim 14/22, Hicr 15/42  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz ki, onun iman edenler ve Rabbine güvenenler üzerinde hiçbir gücü yoktur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman eden ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun hiçbir gücü yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu bir gerçek ki şeytanın elinde, iman edip yalnız Rablerine dayananlar aleyhine hiçbir sulta/hiçbir kanıt yoktur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ ol, olmadı anuñ güç yitmeġi, anlaruñ üzere kim įmān getürdiler, daħı çalabı’ları üzere tevekkül eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ güci yitişmez īmān getürenlere, daḫı Çalaplarına ṣıġınanlara.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, iman gətirib yalnız öz Rəbbinə təvəkkül edənlərin üzərində Şeytanın heç bir hökmü yoxdur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! he hath no power over those who believe and put trust in their Lord.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
No authority has he over those who believe and put their trust in their Lord.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّهُ
şüphe- siz ki
لَيْسَ
yoktur
لَهُ
onun için
سُلْطَانٌ
bir hakimiyet
عَلَى
üze- rinde
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَعَلٰى رَبِّهِمْ
ve Rabblerine
يَتَوَكَّلُونَ
tevekkül ederler
Aslında iman edip yalnız Rabblerine tevekkül edenler üzerinde o (şeytan)ın hiçbir hakimiyeti yoktur.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
سُلْطَان
İsim
س ل ط
Delil, yetki, güç, hakimiyet, kuvvet, hüccet, sultan, saltanat
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
تَوَكَّلَ
Fiil-V
و ك ل
Tevekkül etti