close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 75. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Daraba(A)llâhu meśelen ‘abden memlûken lâ yakdiru ‘alâ şey-in vemen razeknâhu minnâ rizkan hasenen fehuve yunfiku minhu sirran vecehrâ(an)(s) hel yestevûn(e)(c)-lhamdu li(A)llâh(i)(c) bel ekśeruhum lâ ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah bir örnek getirmiştir: Bir köle olsa ve hiçbir şeye gücü yetmese ve bir de güzel bir surette rızıklandırdığımız birisi bulunsa da rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını, gizli, açık yoksullara harcasa, onları geçindirse bunlar eşit ve denk olur mu hiç? Hamd Allah'a, eşit değildir bunlar, fakat çoğu bilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah (düşünesiniz diye şöyle) misal getirdi; gücü hiçbir şeye yeterli-başarılı olamayan ve başkalarının mülkünde (ve güdümünde) bulunan (birisi) ile; kendisine tarafımızdan güzel bir rızık (çeşitli ve etkili nimet ve fazilet) verdiğimiz, böylece ondan gizli ve açık infak eden (toplum kendisinden fayda gören) kimseyi (karşılaştırın diye) örnek gösterdi; (şimdi) bunlar hiç eşit olur (ve aynı tutulur) mu? (Oysa Allah Adildir ve herkese hak ettiğini verecektir.) Hamd (övgü ve teşekkür) Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bunu bilmez (cahillerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte Allah, size iki insan örneği veriyor. Bir köle olsa ve hiç birşeye gücü yetmese ve bir de, güzel bir şekilde rızıklandırdığımız birisi bulunsa da, rızıklandırdığımız şeylerden bir kısmını gizli, açık doğru yolda harcasa, bu hür kimse ile köle, eşit ve denk olur mu? Eksiksiz tüm övgüler Allah'a mahsustur, ne varki insanların çoğu bilmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine tarafımızdan güzel rızık ve servet verilen ve ondan gizli ve aşikâre, karşılık beklemeden, gönüllü harcayan hür bir insanı misal veriyor. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün övgüler Allah'a yakışır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkiyeti altında olan köleyle kendisine güzel bir rızık verdiğimiz ve ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak vermektedir. Bunlar eşit olurlar mı? Hamd yalnız Allah'adır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, (kendisine ortak koştuğunuz ilahlar konusunda) hiç bir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan ile, tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verdiğimiz, böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'ındır; fakat onların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, şunu temsil buyurdu: Hiç bir tasarrufa gücü yetmiyen halis bir köle, bir de tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verilip de ondan gizli ve aşikâr harcayan kimse... Hiç bunlar müsavi olur mu? (O halde putları Allah'a nasıl eş tutuyorlar?). Bütün hamd Allah'a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu (Bu hakikatleri) bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile hazinelerimizden kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. İşte bunlar hiç eşit olurlar mı?. (Durum bu iken, siz hiçbir özelliği olmayanları, her şeyi yaratan Allah’a eşit tutuyorsunuz. Allah’ı da öyle anlıyorsunuz.) Hâlbuki bütün hamd ve şükre sebep olan şeyler Allah’ındır. Fakat çokları bunu bilmiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine katımızdan verdiğimiz güzel rızıktan gizlice ve açıkça veren kimseyi örnek veriyor. Bunlar hiç eşit olur mu? Övgü Allah'a aittir; fakat çoğu bunu bilmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah size, hiçbir şeye gücü yetmeyen bir köleyle, kendisine güzel azık verilerek, gizli, açık onu harcayanı örnek veriyor; bunlar bir midir? Allaha öğüş, onlarınsa birçokları bilmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Doğrusu bütün övgüler Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh size mesel darb itdi. Hiç bir şeyi olmıyan bir köle ile tarafımızdan ’inâyâta, mebzûl rızka nâil olub da bir kısmını hafiyyen veyâ ’alenen sadaka viren bir âdemi mukâyese idiyor. Bu iki âdem müsâvî midirler? Hamd Allâh’a mahsûsdur lâkin ekserîsi bilmiyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel nimetlerden gizlice ve açıkça sarfeden kimseyi misal gösterir: Hiç bunlar eşit olur mu? Övülmeğe layık olan Allah'tır, fakat çoğu bilmezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah size, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının mülkü konumundaki köle ile katımızdan kendisini güzel bir şekilde rızıklandırdığımız ve bundan gizli-açık başkalarını da yararlandıran kişiyi örnek veriyor: Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur ama onların çoğu bilmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Doğrusu hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.  
 Allah Teâlâ bu âyette bir benzetme yapmıştır. Hürriyetine sahip olmayan köleler ile güzel bir rızık ile rızıklandırıldıktan sonra, onu fakir ve yoksullara harcayan hür ve zengin kimseler eşit olur mu? Elbette bunlar eşit olmazlar. İşte bunun gibi, Allah’tan başkasına tapanlar da taptıkları şeylerin köleleri durumundadırlar.Yalnızca Allah’a ibadet eden müminler ise hür kimselerdir. Onlar Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmezler. Elbette ki bu iki gurup da eşit değildir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH, hiçbir şeye gücü yetmeyen, sahiplenilmiş bir köle ile kendi tarafımızdan güzelce rızıklandırdığımız, o rızıktan gizli ve açık yardım için harcayan kişiyi örnek olarak verir. Bu ikisi hiç bir olur mu? Övgü ALLAH'adır, ancak çokları bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine güzel bir rızık verilen ve o rızıkdan gizli ve açık olarak harcayan hür bir insanı misal verdi. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün hamd Allah'a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu bilmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah şunu temsil getirdi: bir abdi memlûk, hiç bir şey'e kudreti yok, bir de o zat ki kendisine tarafımızdan güzel bir rızık nasîb etmişiz de o ondan gizli, açık infak edip duruyor, hiç bunlar müsavi olurlar mı? Bütün hamd Allahındır amma çokları bilmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, (hakkı düşünüp anlayasınız diye) size, başkasının malı olup, hiçbir şeye muktedir olmayan bir köle ile tarafımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıklardan gizli ve açık olarak infak eden (hür ve zengin bir) kimseyi misal olarak verir. (Şimdi bir düşünün bakalım!) Bunlar hiç denk olurlar mı? Hamd Allah’a mahsustur. Fakat (insanların) çoğu (bu hakikati) bilmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir abd¹ ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiçbir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.
1- “Abd”, kul demektir. Kul olma, boyun eğme, alçalma, kendisini aşağı tutma gibi anlamlara gelmektedir. Bu kulluğun; Allah'a özgü olanı, ibadet ve hizmetle olanının yanı sıra bir de köle anlamında insan için zorla yaptırılan kulluk vardır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah şöyle bir mesel irâd etdi: Hiç bir şey'e gücü yetmeyen memlûk bir kul, bir de (hür) bir zât ki kendisine tarafımızdan güzel bir rızk nasıyb etmişizde o, bundan gizli ve aşikâr harcayıp duruyor. Bunlar hiç müsâvî olurlar mı? (Bütün) hamd Allahındır. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah şöyle bir misâl getirdi: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının mülkü olmuş bir köle ile; bir de kendisini tarafımızdan güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız (ve) böylece bundan gizli ve açık olarak sarf eden kimse, hiç bir olurlar mı (ki âciz putları, herşeye kadir olan Allah ile bir tutuyorsunuz)? Hamd, Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, (kendisine kul olup başka her türlü kulluktan kurtulan gerçek hürlerle, Kendisine kulluğu bırakıp bir ma’bud, bir efendi edinen ve böylece hürriyetlerini başkalara teslim edenler arasındaki farkı açıklamak için) bir misal veriyor: Bir şeye gücü yetmeyen memlük bir kul (başkasının boyunduruğu altında ve güdümünde kalmaya kendini mahkûm etmiş) olan, bir de (çalışıp çabalayarak kazanmayı hak ettiğinden ötürü) tarafımızdan kendisini rızıklandırdığımız o kimse ki; ondan gizlice ve açıkça (yoksul, düşkün, fakir, muhtaç ve iş bulamayan işsizlere) harcama yapar! Şimdi (insanlara faydalı olma açısından) bunlar (yani toplumun yoksul, fakir, işsiz ve muhtaçlarına harcama yapabilenler ile bunlara harcama yapamayanlar, başkasının esaret ve boyunduruğu altına girenler ile bunları reddedenler, insanlara her türlü faydası olanlar ile faydası olmayanlar) aynı olabilir mi? Doğrusu hamd Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler! *
(*) Ayetin verdiği mesajın özeti: Şimdi düşünün, hiçbir şey yaratamayan birtakım âciz varlıkları ilâh edinerek onların kulu, kölesi olan inkârcılarla, göklerin ve yerin mutlak hâkimi olan Allah’a kulluk ederek gerçek onur ve özgürlüğü elde eden ve insanlara yararı dokunan müminler hiç aynı olabilirler mi? Elbette hayır!.. O halde, sahte ilâhların, bâtıl inanç ve hurâfelerin, boyunduruğunda yaşamak ya da bunlardan kurtularak, her şeye kadir olan sadece Allah’a kul olmak ve böylece, özgürlük ve onuru yeniden kazanmak! Kur’an’ın gösterdiği apaydınlık yolda yürüyerek, mutluluğun egemen olduğu bir dünya kurmak! Allah’ın ve elçilerinin çağrısına uyarak, sonsuz cennet nimetleri içinde ebedî bir hayat yaşamak! İşte iki tip insan... Ayrıca, 1-Nahl-75.ayette köle veya esir değil, kölelik ve esaret durumu yerilmektedir.2-Bu ayette kölelik ve esaret, insan onuruna yakışmayan bir durum olduğuna vurgu yapılmıştır. 3- Bu ayette insanların köle ve esir olmayı değil, özgür olması özendirilip teşvik edilmektedir. Yani yüce Allah bu ayette özgürlüğün insan için ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah size hiçbir şeyi kendisi için planlamaya gücü yetmeyen sahipli bir köle insanla, kendisine güzel bir rızık verdiğimiz ve bu rızıklardan gizli ve açık ihtiyaç sahiplerine veren iki insanı misal veriyor. Şimdi bu ikisi gibi olanlar eşit midir? Hamd (övgü) bütünüyle Allah’a aittir. Ama onların çoğu bunu bilmiyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah size şunu örnek veriyor. Hiç bir işe eli erip gücü yetmiyen, başkasının da malı olan bir köle ile bizim güzel bir azıkla azıklandırdığımız, bu azığın bir kısmıyla gizlice olsun, açıkça olsun başkalarını doyuran bir kimse bir olur mu? Allah’a övgü olsun ki bir olmaz. Ancak, pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah misal getirmiştir: hiçbir şeye kaadir olmayan memlûk bir kul ile tarafımızdan güzel bir rızka, geniş bir servete nail olarak gizli ve aşikâr surette harceden bir hür ile biri memlûk kul bir midir? [¹] Allah/a hamdolsun. Hayır, onların pek çoğu Allah/ın hamde lâyık olduğunu bilmezler.
[1] Bir köle ile hür, bir olmadığı halde nasıl olur da cemat makulesi olan putlar, Allah ile bir olur?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının boyunduruğunda olan bir köle [abden memlûken] ile tarafımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Her türlü övgü Allah’a aittir fakat onların çoğu bilmezler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, hiç bir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi örnek olarak gösterir; bunlar hiç eşit olur mu? Bütün övgüler Allah'a özgüdür; fakat onların çoğu bilmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, şu iki adamı size örnek olarak anlatıyor: Bunlardan birisi, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köledir; diğeri ise, kendisine katımızdan güzel nîmetler bahşettiğimiz hür ve zengin bir insandır ki, bu nîmetlerden gizli. açık Allah yolunda infak edip, harcıyor. Şimdi düşünün, hiçbir şey yaratamayan birtakım âciz varlıkları ilâh edinerek onların kulu, kölesi olan inkârcılarla, göklerin ve yerin mutlak Efendisi olan Allah’a kulluk ederek gerçek onur ve özgürlüğü elde eden müminler hiç aynı olabilirler mi? Elbette hayır!.. O hâlde, sahte ilâhların, bâtıl inanç ve hurâfelerin, boyunduruğunda yaşamak ya da bunlardan kurtularak, her şeye kadir olan Allah’a kul köle olmak ve böylece, özgürlük ve onuru yeniden kazanmak! Kur’an’ın gösterdiği apaydınlık yolda yürüyerek, mutluluğun egemen olduğu bir dünya kurmak! Allah’ın ve elçilerinin çağrısına uyarak, sonsuz cennet nîmetleri içinde ebedî bir hayat yaşamak! İşte iki tip insan... Ama unutmayın ki, göklerin ve yerin hazineleri Allah’ın katındadır ve madem ki bütün nîmetler O’nundur, o hâlde bütün teşekkür ve övgüler de yalnızca Allah’ayöneltilmeli, sadece O’na kulluk ve ibâdet edilmelidir! Ne var ki, onların çoğu bunu bilmezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah bir şeye güç yetiremeyen köle bir kulu misâl verdi. Tarafımızdan güzel bir rızık ile rızıklandırdığımız, böylece gizli ve açık olarak bundan infâk eden / harcayan kimseyi de (misâl verdi). Eşit olurlar mı? Allah’a Hamd olsun! Aksine, onların çoğu bilmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, bir iş yapma yetkisi olmayan eli kolu bağlı bir tutsak köleyi örnek vererek der ki: Şimdi böyle bir tutsak, malını gizli veya açık istediği gibi tasadduk edebilen itibarlı bir zengin ile bir tutulur mu ? Yani asıl teşekkürü hak eden Allah'tır. Ama çoğu insan bunun bilincinde değil.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbiniz hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli açık olarak harcayan hür bir kimseyi misal verir. Bunlar eşit olur mu? Doğrusu övgülerin hepsi Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasına ait bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi örnek vermektedir. Bunlar hiç eşit olurlar mı! [Hamd] (övgü) Allah içindir. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler. [*]
Yüce Allah bu ayette özgürlüğün insan için ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah (bir de size); hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının kölesi olan kimse ile Bizim kendisine verdiğimiz güzel rızıklardan, gizli ve açık infak eden kimsenin eşit olmadıklarını,¹ örnek verdi.² Hamd Allah’adır fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.
1 (هَلْ يَسْتَوُونَ) Sorusu inkari olduğu için, (يَسْتَوُونَ) fiili olumsuz olarak tercüme edilmiştir. Burada (يَسْتَوُونَ) fiilinin ikil değil de çoğul kullanılması; bu mukayesenin, yalnız iki kişi arasında değil, iki sınıf arasında olduğuna işarettir. Yani, “köleler sınıfı ile hürler sınıfı hiç eşit olurlar mı? Elbette olmazlar” demektir. 2 Buradaki benzetmeye göre; Allah putları hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının kölesi olan kimselere benzetmiştir. Bununla da putların veya putlaştırılanların kendilerine değil, arkalarındaki “derin güçlere” dikkat çekilmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah [işte size iki insan] örneği veriyor: [biri] hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasına bağımlı bir köle; [diğeri de] kendisine katımızdan [bir armağan olarak] güzel bir rızık bahşettiğimiz [özgür] bir insan ki, o rızıktan gizli-açık [gönlünce, doğru yolda] harcamalar yapıyor. İmdi, (düşünün), bu iki insan hiç bir tutulabilir mi? ⁸⁵ Bütün övgüler Allah’a yakışır: ama onların çoğu bunu bilmezler.
85 Buna verilecek cevabın “hayır” olduğu açıktır. Bu kıyaslamanın taşıdığı anlam da açıktır: misaldeki bu iki tür insan bir tutulamazsa, peki öyleyse, her haliyle diğer yaratıklara -ya da insan aklıyla kavranabilen yahut tasavvur edilebilen tabiat güçlerine- bütünüyle bağımlı bir yaratık, var olan her şeyin mutlak yaratıcısı, sınırsız ve kavranmaz kudret sahibi Allah’la nasıl bir tutulabilir; kudret ve nüfuzca O’nunla nasıl kıyaslanabilir? (Bu istidlal tarzı sonraki meselde de devam ettirilip geliştirilecektir.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bakın Allah, size şöyle bir misal veriyor: Başkasının boyunduruğu altında olan ve hiçbir şeye gücü yetmeyen biri ile kendisine bolca rızık verdiğimiz ve ondan gizli veya açık dilediği gibi harcayan biri eşit olur mu? Övgülerin tümü her nimeti veren Allah’a aittir fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar. 6/99, 9/60, 13/3...5, 30/39, 34/39
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(İşte, örnek olarak) Allah size şu misali verir: Başkasının boyunduruğu altındaki köle sınıfına[²¹⁶⁵] mensup birini (düşünün; bir de) kendisine tarafımızdan güzel bir rızık verdiğimiz ve ondan açık ve gizli hayırda bulunan (hür) birini… Şimdi bunlar bir tutulabilir mi?[²¹⁶⁶] Övgülerin en mükemmeline yalnız (iradeyi yaratan) Allah lâyıktır: fakat onların çoğu (bunun dahi) farkında değiller![²¹⁶⁷]
[2165] İkil form kullanılmayıp da çoğul form olan hel yestevûne şeklinde kullanılması, sadece iki bireyin değil, bunların mensup olduğu iki sınıfın kıyaslandığının delilidir (Elmalılı). “Köle sınıfı” şeklindeki çevirimizin gerekçesi budur. ‘Abd kelimesi Kur’an’da tekil olarak 27 yerde kullanılır. Bunlardan sadece üçü “köle” anlamında, gerisi “kul, Allah’a kullukla mükellef insan” anlamındadır. Üç kullanımdan birisi bu âyette, diğer ikisi Bakara 178 ve 221’dedir. ‘Abd’in “köle” mânası bu âyette zahir olmuştur. Zira ‘abden memlûken şeklinde bir sıfatla gelmiştir. Yukarıdaki sayım-döküm’ün bize gösterdiği şey ‘abd kelimesinin Kur’an’da galibiyetle “kul olan insan” anlamında kullanıldığıdır. Cahiliyye döneminde bu anlamda kullanıldığı bilinmemektedir. Bu durumda kelime, anlamı Kur’an tarafından boşaltılıp yeniden doldurulmuş/tanımlanmış kelimeler grubuna dahil olmuş olur. ‘Abdin çoğul kullanımında iki form göze çarpmaktadır: ‘abîd ve ‘ıbâd. Kur’an’da yalnızca 5 kez geçen ‘abîd, her seferinde Allah’ın kullarına zulmetmekten beri olduğunu ifade bağlamında geçer, ‘ıbâd çoğulu ise 97 kez gelir. Bu durumda ‘abîdin iman etmemiş kullar için ‘ıbâdın mümin kullar için kullanıldığı sonucuna ulaşırız. [2166] Cevap belli: Bir tutulamaz? Şu hâlde: Eğer aynı türe ait olduğu hâlde bu ikisi dahi bir olmazsa, yaratan (Hâlik) ile yaratılan (mahluk) arasında nasıl bir benzetme yapılabilir? [2167] Yani “özgürlüğün Allah’ın en büyük ihsanı olduğunun dahi…” Burada karşılaştırılan iki sınıfın, hürler ve köleler, iradeliler ve iradesizler olduğu açık. Buradaki hamd de, Allah’ın insana verdiği özgür iradenin hamdi olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah, (sizi bu konuda uyarmak ve birliğine bir delil olmak üzere) şöyle bir örnek verir: Başkasının malı olan ve hiçbir şeye gücü yetmeyen (aciz bir durumda olan) bir köle ile katımızdan güzel bir rızka nâil olup, ondan gizli veya açık istediği gibi harcayan hür bir kimse hiç birbirine eşit olur mu? (Elbette olmaz. O halde köle durumunda olan o yaratık putlar, nasıl olur da herşeye kâdir olan ve dilediği herşeyi yapabilen Allah Teala'ya denk tutulabilir) Hamd, Allah'a mahsustur; fakat insanların çoğu bunu bilmezler. (de Rablerinden gayrı nesnelerden ve kimselerden yardım umarlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Övülmek Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah Teâlâ bir mesel irad etti: «Bir memduh kul ki, hiçbir şey üzerinde kâdir değil ve bir kimse ki, onu tarafımızdan güzel bir rızk ile merzûk etmişizdir de o ondan gizli ve aleni olarak infak etmektedir. Ya hiç bunlar müsavî olurlar mı?» Hamd Allah'a mahsustur fakat onların çokları bilmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah size bir temsil getiriyor: Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam, öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor. Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi? Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile; kendisine güzel rızık verdiğimiz, o rızıktan gizli ve açık harcayan kimseyi misal olarak anlattı. Hiç bunlar bir olurlar mı? Hamd Allah'a mahsustur, fakat çokları bilmezler.
Allah'tan başkasına tapan kimse, başkasının malı olan, hürriyetten yoksun, âciz köle durumundadır. Çünkü o, irâdesini bir yaratığın eline vermiş, köleleşmiştir. Allah'a kul olan ise, yaratıklara kölelikten kurtulmuş, tam özgürlüğe kavuşmuştur. Zira o, herşeyi yalnız Allah'tan beklediğinden, menfaat için kimseye boyun eğmez. İşte böylesi de elindeki malı, istediği gibi sarf edebilen hür insan durumundadır. Elbette bu iki tip insan bir olmaz. Âyetteki misâl ile, bu gerçek anlatılıyor.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh bir mesel darb ider: Hiç bir şeye kâdir olmayan 'abd-i memlûk ile kendisine tarafımızdan eyi bir rızık virilmiş ve bundan gizli ve âşikâr infâk itmekde bulunmuş olan kimse müsâvî olur mı? Hamdin cümlesi Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur, belki ekserîsi bunı bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah size bir benzetme yapıyor; hâkimiyet altında olup hiçbir şeye gücü yetmeyen bir esir, bir de kendine güzel rızık verdiğimiz ve onu gizli-açık hayra harcayan kişi. Hiç bunlar bir olur mu[*]? Allah ne yaparsa güzel yapar ama onların çoğu bunu bilmezler.
[*] Bunlar bir olmazsa Allah ile uydurduğunuz ilahlar nasıl bir olur.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, size, başkasının mülkiyetinde olan ve hiç bir şeye gücü yetmeyen bir köle ile tarafımızdan güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız ve kendisi de ondan gizli ve açıktan infak eden kimseyi örnek gösteriyor. Hiç bunlar eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur. Fakat, onların çoğu bilmiyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah, başkalarının sahipliği altında bulunan ve elinden hiçbir şey gelmeyen bir köle ile, tarafımızdan güzel bir rızıkla nasiplendirdiğimiz ve bu rızıktan gizli ve açık bağışta bulunan kimseyi misal olarak verdi. Bunlar bir olur mu hiç? Hamd Allah'a mahsustur. Lâkin onların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah şöyle bir örnekleme yaptı: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının eşyası durumunda bir kul/köle ile bizden bir güzel rızıkla rızıklandırdığımız ve ondan gizli-açık dağıtan bir kişi. Bunlar aynı olur mu?! Bütün övgüler Allah'adır ama onların çokları bilmiyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
urdı ya'nį beyan ķıldı Tañrı bir meŝel ya'nį beñdeş ķul kim milk olınmışdur güci yitmez nesene üzere daħı ol kim rūzį virdük aña bizden rūzį görklü pes ol ħarc eyler andan gizleyü daħı eşkere berāber olurlar mı? ögmek Tañrı’nuñdur belki eyreġi anlaruñ bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Vurdı Tañrı Ta‘ālā, meẟel eyitdi: Bir ḳul ki mülk içinde ola, güciyitişmeye bir nesneye. Ol kimse bile ki rızḳ virdük bizden özine yaḫşı rızḳ,ol ḫarc ider andan gizlü ve āşikāre. İkisi berāber olur mı? Olmazlar. ŞükrTañrıya, bel ki anlar çoġı bilmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah belə bir məsəl çəkdi: “Heç bir şeyə gücü çatmayan və başqasının malı olan bir qul özünə verdiyimiz gözəl ruzidən (Allah yolunda) gizli və aşkar sərf edən birisi ilə (azad bir insanla) eyni ola bilərmi?! Həmd (hər cür tə’rif və şükür) yalnız Allaha məxsusdur, lakin (müşriklərin) əksəriyyəti (bunu) bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah coineth a similitude: (on the one hand) a (mere) chattel slave, who hath control of nothing, and (on the other hand) one on whom We have bestowed a fair provision from Us, and he spendeth thereof secretly and openly. Are they equal? Praise be to Allah! But most of them know not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah sets forth the Parable (of two men: one) a slave under the dominion of another;(2107) He has no power of any sort; and (the other) a man on whom We have bestowed goodly favours from Ourselves, and he spends thereof (freely), privately and publicly: are the two equal? (By no means;) praise be to Allah. But most of them understand not.
2107 The first parable is of two men, one of whom is a slave completely under the dominion of another, with no powers of any sort, and another a free man, who is gifted in every way, and is most generous in bestowing out of his opulent wealth (material as well as intangible), privately and publicly, without let or hindrance; for he is his own master and owes no account to anyone. The first is like the imaginary gods which men set up—whether powers of nature, which have no independent existence but are manifestations of Allah, or deified heroes or men, who can do nothing of their own authority but are subject to the Will and Power of Allah; the second describes in a faint way the position of Allah, the Self- Subsistent, to Whom belongs the dominion of all that is in heaven and earth, and Who bestows freely of His gifts on all His creatures.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ضَرَبَ
misal verdi
اللّٰهُ
Allah
مَثَلاً
bir misal olarak
عَبْداً
bir köleyi ki
مَمْلُوكاً
mülk edinilmiş
لَا يَقْدِرُ
güç yeti- remiyor
عَلٰى شَيْءٍ
bir şeye
وَمَنْ
ve o kim- seyi ki
رَزَقْنَاهُ
onu rızık- landırdık
مِنَّا
bizden
رِزْقاً
bir rızıkla
حَسَناً
güzel
فَهُوَ
böyle- ce o
يُنْفِقُ
infak ediyor
مِنْهُ
ondan
سِراًّ
gizlice
وَجَهْراًۜ
ve açıkça
هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ
bir eşit olurlar mı
اَلْحَمْدُ
hamd
لِلّٰهِۜ
Allah'
adır
بَلْ
bila- kis
اَكْثَرُهُمْ
onların çoğu
لَا يَعْلَمُونَ
bilmezler
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Hamd Allah'a mahsustur; fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
مَمْلُوك
Edilgen fiil
م ل ك
Mülk edinilmiş
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَدَرَ
Fiil-I
ق د ر
Güç yetirdi, takdir etti, daralttı, sıkıntıya soktu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
حَسَن
İsim
ح س ن
Güzel
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سِرّ
İsim
س ر ر
Gizlilik, sır
جَهْر
İsim
ج ه ر
Açıkça, yüksek, açık olan, bağırma
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
اِسْتَوَى
Fiil-VIII
س و ي
Yöneldi, eşit oldu, hükümran oldu, yerleşti, istiva etti, olgunlaştı, kuruldu, dikildi
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi