Allah şahittir ki, senden önceki toplumlara da nice elçiler göndermişizdir: fakat şeytan onlara eylemlerini güzel göstermiştir.[²¹⁴³] Bakın işte o bugün onların kılavuzudur,[²¹⁴⁴] fakat (yarın) onlar elem verici bir cezaya müstehak olacaklar.[²¹⁴⁵]
[2143] “Eylemlerini güzel göstermek”, insan eyleminin ana rahmi olan tasavvura bir atıftır. İnsanın çirkin ve güzel, iyi ve kötü tasavvurunu şeytanın inşâ etmesinden söz edilmektedir. Vahiy, istikamet açısı sapmış olan bu yanlış inşâyı imha ederek, insan tasavvurunda yeni bir inşâ gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.
[2144] Veli, sözlükte (birine) “yakın oldu, yaklaştı” anlamına gelir (Mekâyîs). Kur’an’da “arkadaş, dost, efendi, himayeci, âmir, patron, sahip, akıldâne, kılavuz” gibi farklı anlamlarda kullanılmıştır. Burada bağlama en uygun anlamı “kılavuz”dur. Bu ve aşağıda gelecek olan 100. âyet, birbirini açıklamaktadır.
[2145] “Yarın” açıklaması, Kur’an’ın, muhatabın ahlâkî meyveler devşirmesi için naklettiği her olay örgüsünde sık sık başvurduğu çift kutuplu zaman anlayışını yansıtmaktadır.