close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veaksemû bi(A)llâhi cehde eymânihim(ﻻ) lâ yeb’aśu(A)llâhu men yemût(u)(c) belâ va’den ‘aleyhi hakkan velâkinne ekśera-nnâsi lâ ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, Allah'a kesin olarak ant içtiler de Allah dediler, ölen kişiyi tekrar diriltmez. Evet, diriltecek, bir vaittir bu ki gerçektir ve yerine getirecektir onu, fakat insanların çoğu bilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar, en güçlü yeminleriyle: "Öleni Allah (yeniden) diriltmez" diye yemin ettiler. Hayır; bu (hesaba çekmek üzere diriltme işi), O’nun üzerinde hak olan bir vaiddir (Allah kesin söz vermiştir), ancak insanların çoğu (bunu) bilmezler. (Onlar cahiller ve gafillerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Üstelik bunlar Allah'a kesin olarak and içtiler de “Allah ölen bir kimseyi asla diriltmez” dediler. Hayır, diriltecektir. Bu O'nun gerçekleşmesini kendi üzerine aldığı bir sözüdür; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Allah ölen bir kimseyi diriltmez” diye, peşpeşe Allah'a büyük yeminler ettiler. Elbette diriltecek. Bu Allah'ın kesinkes gerçekleştireceği vadidir. Fakat insanların çoğu diriltileceklerini bilmiyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
En kuvvetli yeminleriyle: "Allah öleni diriltmez" diye Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu O'nun üzerine gerçek bir vaaddir. Ancak insanların çoğu bilmezler.
38.İbnu Cerir ve İbnu Ebi Hatim`in Ebu`l-Aliye`den rivayet ettiklerine göre Müslümanlardan birinin müşriklerden birinde alacağı vardı. Müslüman ondan alacağını istemeye gitti ve ölümden sonrasını hatırlatarak bundan korkmasını ve borcunu ödemesini istedi. Müşrik ise: "Sen ölümden sonra dirileceğini mi sanıyorsun?" dedi ve kuvvetli bir şekilde Allah`a yemin ederek Allah`ın asla öleni bir daha diriltmeyeceğini ileri sürdü. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Olanca yeminleriyle: 'Öleni Allah diriltmez' diye yemin ettiler. Hayır; bu, O'nun üzerinde hak olan bir vaidtir, ancak insanların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar: “- Allah, ölen kimseyi diriltmez.” diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu ölüleri diriltmek, Allah üzerine gerçekleşen bir vaaddir; fakat insanların çoğu bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bütün var güçleriyle Allah’a yemin ettiler ki, Allah, ölenleri diriltmeyecektir. Hayır! Allah, bu dirilmeyi gerçek olarak vaadetmiştir. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ölen kimseyi Allah'ın diriltemeyeceği” üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, Allah buna gerçekten söz vermiştir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Besim Atalay
swap_vert close
«Allah ölen bir kimseyi diriltmez!» diyerekten bütün güçleriyle, Allaha ant içtiler, bu olacaktır; insanların pek çoğuysa bilmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar: “Ölen kimseyi Allah tekrar diriltmez” diyerek olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hâlbuki bu ölüleri diriltmek, Allah'ın kendi üzerine aldığı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
Ayette; disiplinli, düzenli ve güvenli bir dünya için ahirete imanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ölen kimsenin tekrar dirilmeyeceği konusunda ısrar edenler, olanca güçleriyle Allah’a yemin ederek ısrarlarında haklı olduklarını göstermeye çalışıyorlar. Oysa ahiretin varlığına imanın olmadığı bir yerde insanların iradelerini zapturapt altına almak mümkün olmaz. Yapılan onca haksızlığın, hırsızlığın, zulmün, aldatmanın, gıybetin, iffetsizliğin, yalanın, talanın, adam öldürmenin hesabının sorulacağı Allah’ın nihai yargısı olmayacaksa insanlar ne ile kontrol altına alınacaklar? Evet, insanın fıtratına üflenen “ruh”, ondaki olması gereken bütün güzel hasletleri ihtiva ediyor ancak aynı insan şer dürtüleri de bünyesinde barındıran bir varlıktır. Dolaysıyla fıtrat bozulması yaşandığı ve şer dürtülerin baskın çıktığı bir zamanda insanı kontrol altına alacak ve aslına döndürecek bir kuvvet olmalı ki bu da “din” dir. Dinin temel özelliği; insan eğitimine Allah’a ve Ahirete imanla başlamasıdır. Allah’a inanmak ne kadar önemliyse ahiretin varlığına yani insanların dünyada yaşadıklarına yaptıklarına karşılık olarak başka bir âlemde yeniden dirilerek hayatlarına devam edeceğine inanmak da bir o kadar önemlidir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın ölüyü diriltmeyeceğine dâir Allâh’ın huzûrunda büyük yemînler idiyorlar. Hayır, Allâh’ın va’di hakdır, yalnız insânların ekserîsi bilmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
38,39. Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, “Allah, ölen bir kimseyi diriltmez” diye var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah’ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar, Allah’ın ölen birini diriltmeyeceğine dair en büyük yeminleri ettiler. Aksine bu, Allah’ın bizzat üstlendiği gerçek bir vaadidir, fakat insanların çoğu bilmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar: «Allah ölen bir kimseyi diriltmez» diye olanca güçleriyle Allah'a and içtiler. Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karşı gerçek bir vâdidir. Fakat insanların çoğu bilmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
"ALLAH ölmüş olanı diriltmez diye tüm güçleriyle ALLAH'a yemin ederler. Hayır, O'nun verdiği gerçek bir sözdür o. Ancak insanların çoğu bunu bilmiyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kâfirler, "Allah ölen kimseyi diriltmez." diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu ölüleri diriltmek, Allah'ın kendisine karşı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah ölen kimseyi ba'setmez diye olanca yeminleriyle Allaha kasem hak bir va'd, ve lâkin nâsın ekserisi bilmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kâfirler,) “Allah ölen kimseyi diriltmez” diye en kuvvetli yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. Hayır! (Bilakis ölüleri diriltmek) O’nun verdiği hak bir vaattir, ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Allah, ölen bir kimseyi diriltmez.” diye olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır! Allah'ın ölüleri diriltmesi kesin bir sözdür. Ancak insanların çoğu bu gerçeği kavramazlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar: «Ölecek kimseyi Allah diriltmez» diye olanca yemînleriyle Allaha andetdiler. Hayır, bu Onun üzerinde hak bir vad'dir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki (onlar): “Allah, ölen kimseyi diriltmez!” diye bütün güçleriyle Allah'a yemîn ettiler. Hayır! (Onlar diriltileceklerdir! Bu,) O'nun üzerine hak bir va'ddir;(1) fakat insanların çoğu bilmezler.
(1)“Hiç mümkün müdür ki: Alîm-i Mutlak, Kadîr-i Mutlak (sonsuz ilim ve kudret sâhibi) olan şu masnûâtın Sâni‘i (san‘atlı varlıkları yapan san‘atkârı), bütün enbiyânın (peygamberlerin) tevâtürle(doğruluğu kesin olan bir çoklukla) haber verdikleri ve bütün sıddîkīn (kemâlâtta ileri giden sâdıkların) ve evliyânın icmâ‘ (fikir birliği) ile şehâdet ettikleri mükerrer (tekrarlı) va‘d ve vaîd-i İlâhîsini (Cenneti va‘d ve Cehennemle tehdîd etmesini) yerine getirmeyip, hâşâ acz ve cehlini göstersin? Hâlbûki va‘d ve vaîdinde bulunduğu emirler, kudretine hiç ağır gelmez. Pek hafif ve pek kolay. Geçmiş baharın hesabsız mevcûdâtını (varlıklarını), gelecek baharda kısmen aynen, kısmen mislen (benzeriyle) iâdesi kadar kolaydır.Îfâ-yı va‘d (sözün yerine getirilmesi) ise, hem bize, hem herşeye, hem kendisine, hem saltanat-ı rubûbiyetine pek çok lâzımdır. Hulfü’l-va‘d (sözünde durmamak) ise, hem izzet-i iktidârına zıddır, hem ihâta-i ilmiyesine münâfîdir (ilminin kuşatıcılığına terstir). Zîrâ hulfü’l-va‘d, ya cehilden, ya acizden gelir. Ey münkir (inkârcı)! Bilir misin ki: Küfür ve inkârın ile ne kadar ahmakça bir cinâyet işliyorsun ki, kendi yalancı vehmini, hezeyancı (saçmalayıcı) aklını, aldatıcı nefsini tasdîk edip, hiçbir vecihle hulf ve hilâfa(sözünden dönmeye) mecbûriyeti olmayan ve hiçbir vecihle hilâf, O’nun izzetine ve haysiyetine yakışmayan ve bütün görünen şeyler ve işler, sıdkına (doğruluğuna) ve hakkāniyetine (hak olduğuna)şehâdet eden bir Zât’ı tekzîb ediyorsun (yalanlıyorsun)! Nihayetsiz küçüklük içinde, nihâyetsiz büyük cinâyet işliyorsun! Elbette, ebedî büyük cezâya müstehak olursun.” (Zülfikār, 10. Söz, 32)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar: “Ölen kimseyi Allah tekrar diriltmez” diyerek olanca güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Tam tersine bu (ölüleri diriltmek), Allah’ın kendi üzerine aldığı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
(*) Ayette; disiplinli, düzenli ve güvenli bir dünya için ahirete imanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ölen kimsenin tekrar dirilmeyeceği konusunda ısrar edenler, olanca güçleriyle Allah’a yemin ederek ısrarlarında haklı olduklarını göstermeye çalışıyorlar. Oysa ahiretin varlığına imanın olmadığı bir yerde insanların iradelerini zapturapt altına almak mümkün olmaz. Yapılan onca haksızlığın, hırsızlığın, zulmün, aldatmanın, gıybetin, iffetsizliğin, yalanın, talanın, adam öldürmenin hesabının sorulacağı Allah’ın nihai yargısı olmayacaksa insanlar ne ile kontrol altına alınacaklar? Evet, insanın fıtratına üflenen “ruh”, ondaki olması gereken bütün güzel hasletleri ihtiva ediyor ancak aynı insan şer dürtüleri de bünyesinde barındıran bir varlıktır. Dolaysıyla fıtrat bozulması yaşandığı ve şer dürtülerin baskın çıktığı bir zamanda insanı kontrol altına alacak ve aslına döndürecek bir kuvvet olmalı ki bu da “din”dir. Dinin temel özelliği; insan eğitimine Allah’a ve Ahirete imanla başlamasıdır. Allah’a inanmak ne kadar önemliyse ahiretin varlığına yani insanların dünyada yaptıklarına karşılık olarak başka bir âlemde yeniden dirilerek hayatlarına devam edeceğine inanmak da bir o kadar önemlidir. (C. Külünkoğlu Meali 38. Ayet Açıklaması) لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ الَّذِينَ كَفَرُواْ أَنَّهُمْ كَانُواْ كَاذِبِينَ ﴿٣٩﴾  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Birde, Allah’ın ölenleri yeniden diriltmeyeceğine dair, Allah adına yemin edip duruyorlar. Tam tersine, Allah’ın yeniden diriltme sözü, mutlak gerçekleşecektir. Ama insanların pek çoğu bunu bilmiyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar: "Allah öleni diriltemez" diye büyük bir ant içtiler. Yok, Allah’ın verdiği söz doğrudur, ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Müşrikler olanca yeminleriyle Allah/a yemin ettiler ki Allah ölen kimseyi diriltmeyecektir. Evet Allah onları diriltecektir. Ettiği vaadinden asla caymak yoktur. Fakat pek çok nâs bunu bilmez.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, “Allah ölen kimseyi diriltmez” diye var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Bilakis, bu, Allah’ın üzerine hak olan bir vaattir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Olanca yeminleriyle, “Öleni Allah diriltmez” diye yemin ettiler. Hayır! Bu, O'nun üzerinde hak olan bir sözdür, ancak insanların çoğu bilmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnkârcılar, “Ölüp giden bir kimseyi, Allah bir daha asla diriltmeyecektir!” diye olanca güçleriyle yemin ediyorlar. Hayır, elbette diriltecek! Çünkü bu, yerine getirmeyi bizzat kendisinin üstlendiği gerçek bir sözdür; ne var ki insanların çoğu bunu bilmez.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Var güçleri ile Allah adına yemin ettiler: -“Allah ölen kimseyi yeniden diriltmez!”. Evet! Onun aleyhine gerçek bir vaad olmak üzere (yeniden diriltir); ama İnsanlar’ın en çoğu bilmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Var güçleriyle yeminler ediyorlar: " Allah öleni bir daha diriltmez " diyorlar. Hiç olur mu? Allah'ın dediği kesinkes olacaktır. Ne varki çoğu insan, bu olayı tam olarak kavrayamaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar; “Allah ölen bir kimseyi diriltmez” diye olanca güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hâlbuki ölenlerin diriltilip hesaba çekilmeleri, inkâr edenlerin cezalandırılması, inanıp yasalarına uyanların mükâfatlandırılması, Allah’ın kendine verdiği sözdür. Fakat insanların çoğu bilmez. Onun için Rabbiniz kendine verdiği sözü yerine getirirken kimsenin nazına hatırına bakmaz. Söz veren öncelikle kendine verdiği sözleri tutacağına söz vermelidir. Bu Allah’ın metodudur! İnsanlara da aynı şeyi tavsiye eder. Her kim bir şeye söz veriyorsa; öncelikle verdiği sözü tutacağına söz vermelidir. Kendine verdiği sözü yerine getirmeyen kişi başkasına verdiği sözü nasıl yerine getirir?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, Allah’ın ölen kişiyi dirilt(e)meyeceğine dair güçlü bir şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Aksine bu (diriltme), O’nun bizzat kendisine ait kesin bir vaadidir. Fakat insanların çoğu bilmez.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Kâfirler) olanca güçleriyle: “Allah, öleni asla diriltmez.” diye yemin edip duruyorlar. Hayır! (Bilakis ölüleri diriltmek) Onun verdiği gerçek bir sözdür, ancak insanların birçoğu bunu bilmezler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Üstelik, ³⁸ bunlar en ciddî yeminlerle, Allah’ın ismini anarak, “Allah ölüyü asla diriltmeyecektir!” ³⁹ diye and içiyorlar. Hayır, gerçekten bu O’nun, gerçekleşmesini kendi üzerine aldığı bir vaaddir; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
38 Lafzen, “ve” -ama, bu bağlaç, açıkça görüldüğü gibi, önceki ifadeyi, kendisine bir yönde açıklama getiren bir başka cümleye bağladığı için, çeviride daha uygun olacağı düşüncesiyle “üstelik” sözcüğüyle aktarıldı.39 Kıyamet’in böylece kesin bir biçimde inkarı -ki bu iyi ve kötü eylemler hakkında Allah’ın nihaî yargısının da inkarı anlamına gelir- insanın aktüel ya da potansiyel gözlemleriyle bilinenin dışında başka herhangi bir realitenin var olabileceğini reddeden belli bir zihniyetin karakteristik yanıdır. Bu zihnî tutum, hayata kopkoyu maddeci bir gözle bakmanın ve yukarıda 22-23. ayetlerde işaret edilen “büyüklenme” tavrının bir sonucu olduğundan, Allah’ın varlığına dair -hiçbir sonuca götürmediği için- belli belirsiz, bulanık bir inanç içerse bile, kelimenin en derin anlamıyla dinsizliğe ya da din-düşmanlığına delalet eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir de onlar “Allah, ölen bir kimseyi asla diriltemeyecek” diye Allah’ın adına var güçleriyle yemin ediyorlar. Hayır, bu Allah’ın gerçekleştirmeyi kendine borç bildiği bir vaadidir. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar. 2/28-259, 6/29-30, 17/49...51, 30/19-50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dahası, bunlar var güçleriyle Allah adına yeminler ediyorlar: “Allah ölen kimseyi diriltmez!” Ne münasebet! Bu O’nun gerçekleştirmeyi üstlendiği bir sözdür; ve fakat insanların çoğu bunu bilmez.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Çünkü) Onlar "Allah, ölen bir kimseyi asla diriltmez" diye olanca güçleriyle yemin ettiler. Oysa bunun aksine bu (ahirette tekrar diriltme) O'nun hak olan (muhakkak gerçekleşecek olan) bir va'didir. Fakat insanların çoğu bundan gafildirler! (Ahiretteki dirilmeye, hesaba cennet ile cehenneme iman etmezler)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Bilakis bu, yerine getirilmesini Allah’ın üzerine aldığı bir vaad’dir. Lakin insanların çoğu bilmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah'a olanca yeminleriyle yemin ettiler ki: «Allah ölecek bir kimseyi (diriltmeyecektir). Hayır. Bu (diriltmek) O'nun üzerine hak olan bir vaaddir. Velâkin nâsın ekserisi bilmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar var güçleriyle yemin ederek: “Allah, ölen kimseyi diriltmez! ” dediler. Hayır, diriltecek! Bu O'nun verdiği kesin bir sözdür, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Onlar), yeminlerinin bütün şiddetiyle: "Allah ölen kimseyi diriltmez!" diye Allah'a yemin ettiler. Hayır diriltecektir, bu, O'nun gerçek olarak verdiği sözdür. Ama insanların çoğu bilmezler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar: "Allâh ölüyi ba's itmez" diye kuvvetle yemîn iderler. Evet ba's ider. Bu onun üzerine hakk-ı va'addir. Ve lâkin nâsın ekserîsi bunı bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Allah ölen kimseyi tekrar diriltmez” diye bütün güçleriyle yemin ettiler. Hayır! Bu Allah’ın verdiği gerçek sözdür ama bunu insanların çoğu bilmezler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın ölen bir kimseyi yeniden diriltmeyeceğine tüm güçleri ile Allah adına yemin ettiler. Hayır, verilmiş bir söz olarak o gerçektir. Fakat, insanların çoğu bilmiyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de “Öleni Allah diriltmez” diye, var güçleriyle Allah adına yemin ettiler. Elbette diriltir. Onun vaadi haktır; lâkin insanların çoğu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeminlerinin tüm gücüyle, "Allah ölen kimseyi diriltmez!" diye Allah'a yemin ettiler. Hayır, öyle değil! Öleni diriltmek O'nun üzerinde hak bir vaattır, fakat insanların çokları bilmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı and içerler Tañrı’ya andlarınuñ güci yittügin kim “dururmaya Tañrı anı kim ölür”. evet va'de eylemek anuñ üzere girçekdür velįkin ādemįlerün eyregi bil- mezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı and içdiler Tañrı Ta‘ālā adı‐y‐la güçleri yitişdügince ki Tañrı Ta‘ālādiriltmez ölenleri, didiler. Evet, dirildür. Va‘dedür Tañrı Ta‘ālā girçek va‘de.Lākin çoḳ kişiler anı bilmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “Allah, ölən bir kimsəni diriltməyəcəkdir!” – deyə Allaha möhkəm and içdilər. Xeyr! (Allah qiyamət günü ölüləri qəbirlərindən çıxarıb dirildəcəyi haqda) doğru və’d etmişdir. Lakin insanların əksəriyyəti (bunu) bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they swear by Allah their most binding oaths (that) Allah will not raise up him who dieth. Nay, but it is a promise (binding) upon Him in truth, but most of mankind know not,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They swear their strongest oaths(2063) by Allah, that Allah will not raise up those who die:(2064) Nay, but it is a promise (binding) on Him in truth: but most among mankind realise it not.
2063 The strongest oath of the Pagan Arabs would be by the Supreme Allah: less strong oaths would be by their subordinate deities, or their ancestors, or other things they valued or held sacred. 2064 The usual Pagan creed is: "If there is a God, it does not follow that He will raise us up: why should He?" The answer is twofold: (1) Allah has promised it, and Allah's promise is true, (2) He must finally manifest the Truth to them, convict them of their falsehood, and enforce their personal responsibility (16:39).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَقْسَمُوا
ve yemin ettiler
بِاللّٰهِ
Allah'a
جَهْدَ
şiddet- lisiyle
اَيْمَانِهِمْۙ
yeminlerinin
لَا يَبْعَثُ
diriltmez
اللّٰهُ
Allah
مَنْ
o kim- seyi ki
يَمُوتُۜ
ölür
بَلٰى
bilakis
وَعْداً
bir vaaddir
عَلَيْهِ
O'nun üzerine
حَقاًّ
hak olarak
وَلٰكِنَّ
fakat
اَكْثَرَ
çoğu
النَّاسِ
insanların
لَا يَعْلَمُونَۙ
bilmezler
(Çünkü o kâfirler), "Allah ölen bir kimseyi diriltmez" diye bütün çaba ve gayretleriyle Allah'a yemin ettiler. Bilakis (Allah onları diriltecektir ve bu, Allah'ın) üzerine aldığı hak bir vaaddir; fakat insanların çoğu (bunu) bil(ip idrak et)mezler.
اَقْسَمَ
Fiil-IV
ق س م
Yemin etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَهْد
İsim fiil
ج ه د
En güçlü, şiddetli
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
بَعَثَ
Fiil-I
ب ع ث
Diriltti, gönderdi, ulaştırdı, kaldırdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
بَلٰى
Edat
بَلٰى
Bilakis, tabi ki, evet, hayır (inandım)
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi