Sonra Kıyamet Günü’nde [Allah], “Hani nerede, o uğruna [doğru yoldan] ayrı düştüğünüz ²² düzmece tanrılarınız!” ²³ diyerek onları[n hepsini] rüsvây edecektir. ²⁴ Kendilerine [dünya hayatında] bilgi verilmiş olanlar: ²⁵ “Bugün” diyecekler, “rüsvâylık da, bedbahtlık da hakkı inkar edenler içindir;
22 Yahut: “uğruna çekiştiğiniz”. Bu konuda bkz. 8. sure, 16. not.23 Lafzen, “Bana ortak koştuğunuz şeyler”. Şerîk (çoğulu şürekâ’) teriminin, inançla ilgili olarak Kur’an dilinde ifade ettiği anlam hk. bkz. 6. sure, 15. not.24 Yani, netice olarak ve her bakımdan -çünkü, “ancak Kıyamet Günü, yaptıklarınızın karşılığı tam olarak ödenecektir” (3:185). Hum (onları) zamiri sadece ara-sözle işaret edilen gelmiş geçmiş günahkarları değil, fakat 22-25. ayetlerde söz edilenleri de îma ettiğinden, çeviride “hepsini” sözcüğüyle açıklayıcı bir ilave yapma gereğini duyduk.25 Yani: Allah’ın peygamberler aracılığıyla insanlığa teklif ettiği doğru yol bilgisinden yararlanmış olanlar.