Öyle ise Allah'ın sizi rızıklandırdığı helâl ve temiz şeylerden yiyin; eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız, Allah'ın ni'met(ler)ine şükredin!(2)
(2)“Ni‘metler, Mün‘im-i Kerîm’in (çok ni‘met verici ve ikrâm edici olan Allah’ın) taahhüdü (va‘di)altındadır. Senin işin, O’nun sofra-i ihsânından yiyip içmekle şükretmektir. Şükürde bir zahmet yoktur. Bil‘akis, şükür ni‘metin lezzetini arttırır. Çünki şükür, ni‘mette in‘âmı (ni‘met verme işini) görmek demektir. İn‘âmı görmek, ni‘metin zevâlinden (bitmesinden) hâsıl olan (ortaya çıkan) elemi def‘ eder. Zîrâ ni‘met zâil olduğunda (bittiğinde), Mün‘im-i Hakīkī (hakīkī ni‘met verici olan Allah) onun yerini boş bırakmaz, misliyle doldurur. Sen de teceddüdünden (yenilenmesinden) lezzet alırsın.” (Mesnevî-i Nûriye, Habbe, 107-108)