close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 112. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vedaraba(A)llâhu meśelen karyeten kânet âmineten mutme-inneten ye/tîhâ rizkuhâ raġaden min kulli mekânin fekeferat bi-en’umi(A)llâhi feeżâkaha(A)llâhu libâse-lcû’i velḣavfi bimâ kânû yasne’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah bir örnek getirir, bir şehir var mesela ahalisi, emniyet içinde yaşamada, gönülleri rahat, rızıkları, her yandan bol bol gelmede; derken Allah'ın nimetlerine nankörlük ederler de Allah onları açlık ve korku elbisesine bürür, onlara açlığı ve korkuyu tattırır işledikleri işler yüzünden.
Mekke'deki kıtlığa işarettir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah (ibret ve ders almanız için) bir şehri örnek verdi ki: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük etmelerine karşılık, Allah da ’(kılıfına uydurarak) yaptıkları (kötülükler)’ nedeniyle onlara açlık ve korku elbisesini (bela ve musibetini) tattırdı.
[Not: Ayetin sonundaki yesneun=bir işi sanatlı ve ustalıklı yapmak, yani kötülükleri iyilik kılıfına sarmak anlamındadır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah size bir örnek veriyor: Bir şehir düşünün, halkı emniyet içerisinde yaşamada, gönülleri rahat, rızıkları herbir taraftan bol bol gelmekte, derken Allah'ın tüm nimetlerine karşı, nankörlük ettiler de, Allah onlara işledikleri yüzünden, açlık ve korku felaketini tattırdı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah ibret için bir memleketi örnek vererek anlatıyor. Bu memleket güvenli, huzurlu idi. Servet ve gıda her yandan bol bol akardı. Sonra Allah'ın nimetlerini, dinini, şeriatını inkâr ettiler, nankörlük ettiler. Allah da onlara, yapmaya devam ettikleri düzenbazlıklardan dolayı açlık ve korku gömleği giydirdi, huzursuz ve mutsuz hale getirdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah şöyle bir kenti örnek verir: Güven ve huzur içindeydi. Rızkı her yerden bolca geliyordu. Ancak Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etti. Allah da ona yaptıklarına karşılık açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah bir şehri misal (ibret örneği) yapıyor ki, o şehir emniyet ve huzur içinde bulunuyordu; oraya her yerden bol bol rızkı geliyordu. Nihayet o şehir (halkı) Allah'ın nimetlerine nankörlük etti. Allah da o şehir halkına, yaptıkları işler yüzünden açlık ve korku elbisesini taddırdı (açlık ve korkuyu hissettiler).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah bir şehri misal veriyor: “O şehir imanlı idi, huzur içinde idi, onların rızıkları her taraftan onlara rahat bir şekilde gelirdi. Bunun üzerine onlar, Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük etmeye başladılar. Allah da yaptıkları sanatlarından dolayı, açlık ve korku libasını onlara tattırdı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah şöyle bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar, Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara yaptıklarından dolayı açlık sıkıntısını ve korkuyu tattırdı.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah, size bir kenti örnek göstermektedir, emniyetteydi, rahat idi, her bir yönden azıkları bol gelirdi, unuttular Allahın nimetlerini; imdi Allah oraya —yaptıkları yüzünden— açlık, korku, sıkıntı gibi şeyler tattırdı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, (ibret için) şöyle bir şehri misal verir: (Bir şehir vardı) O (şehir halkı) güven ve huzur içindeydi. Oraya her taraftan bolca rızık akıyordu. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler de Allah kendilerine, yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı.
“Allah kendilerine, yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı” ifadesi açlığı ve korkuyu somutlaştırarak giysi şeklinde tasvir ediyor. Yani korku ve açlık onları bütünüyle kuşattı ne yiyecek bir şey bulabildiler ne de korkudan emin olabildiler. Bu temsil, Allah’ın insana bahşettiği sınırsız nimetlere karşı bilinçli ya da kasıtlı nankörlüğün, bir başka deyişle Allah’ın direktiflerine bilerek karşı çıkmanın, O’na meydan okumanın insanların başına sadece ahirette değil, bu dünyada da büyük felaketler getireceğini gösteriyor. Tefsir otoritelerinin çoğu bu şehrin Mekke olduğunu söylemektedir. Çünkü Mekke halkı Hz. Peygamberi yalanladılar, Allah’ın verdiği nimetlere nankörlük ettiler. Hz. Peygamberin ve inananların Medine’ye hicretinden sonra uzun zaman kıtlık yaşadılar.    
Cemil Said
swap_vert close
Allâh size misâl olarak emniyet ve sükûn içinde bir karye zikr idiyor. Allâh ânlara bol erzâk virmişdi. Fakat Allâh’ın ni’metine karşu küfür itdiler Allâh da ânların yapdıklarına mukâbil açlık ve kalblerine havf virdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah size güven ve huzur içinde olan bir kasabayı misal verir: Her taraftan oraya bolca rızık geliyordu. Ama Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden Allah onlara yaptıklarına karşılık açlık ve korku belasını tattırdı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah şöyle bir şehri örnek veriyor: Bu şehir güvenlikli ve huzurluydu; her yerden oraya bol rızık geliyordu. Derken ahalisi Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük etti, Allah da onlara yapıp ettikleri yüzünden genel bir açlık ve korku felâketini tattırdı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıklarından ötürü açlık ve korku sıkıntısını tattırdı.  
 Bu ülkeden maksat Mekke’dir. Zira Mekkeliler Allah Resûlü’nü yalanladılar ve nâil oldukları bunca refaha karşı nankörlük ettiler de arkasından yedi yıl korkunç kıtlığa uğradılar.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH güven içinde başarılı bir topluluğu örnek olarak verir: O topluluğun rızkı kendilerine her taraftan bol miktarda ulaşırdı. Ancak daha sonra, ALLAH'ın nimetlerine karşı nankör davranınca ALLAH onlara açlık ve korku belasını tattırdı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah bir şehri misal olarak verdi: Bu şehir güvenli, huzurlu idi, Oraya her yerden rızkı bol bol geliyordu. Ne var ki onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıkları işler yüzünden açlık ve korku elbisesini (felâketini) tattırdı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de Allah bir şehri mesel yaptı ki emniyyet ve asayiş içinde idi, ona her yerden rızkı bol bol geliyordu, derken Allahın nı'metlerine nankörlük etti, Allah da ona o yaptıkları san'atla açlık ve korku libâsını tattırıverdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, (ibret almanız için) size güven ve huzur içinde olan bir beldeyi misal verir; Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat (o belde halkı, Allah’ın kendilerine vermiş olduğu nimetleri, ilâh edindikleri putlara nispet etmekle) Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler, bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara (yedi yıl süren) açlık/kıtlık ve korku musibetini tattırdı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, güvenli ve her yönden tatmin olmuş bir kenti örnek verdi. Oraya, her yerden bol bol rızık geliyordu. Ne var ki, Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine Allah da onlara kaypaklıkları nedeniyle açlık ve korku elbisesini tattırdı.¹
1- Açlık ve korku onları her taraftan kuşattı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah o memleketi (size) bir (ibret) örneği olarak îrâd etdi ki o, korkudan emîn ve sakindi. Rızkı da kendisine her bir yandan bol bol geliyordu. Fakat o, Allahın ni'metlerine nankörlük etdi de Allah da ona (halkının) işlemekde ısrar etdikleri (kötülükler) yüzünden açlık ve korku libâsını (giydirib olanca acıları) tatdırdı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, bir şehri (Mekke'yi size) misâl getirdi. (Bu şehir) emniyet ve huzûr içinde idi, ona rızkı her taraftan bol bol geliyordu. Fakat (halkı) Allah'ın ni'metlerine nankörlük etti; Allah da onlara, (özene bezene) yapmakta oldukları şeyler sebebiyle açlık ve korku elbisesini tattırdı!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah size (ibret için) bir ülkeyi örnek vermektedir; (o ülke halkı) güvenlik ve huzur içindeydi ve rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi. Derken Allah’ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona (o nankör halka) açlık ve korku elbisesini tattırdı.*
(*) Lafzen, “giysi/elbise” (libâs) -İnsanı bir elbise gibi her yandan kuşatan felaketi ifade için klasik Arapça’da kullanılan deyimsel bir ifade (Tâcu’l-‘Arûs, yukarıdaki ayete özel bir atıfta bulunarak). Bu örnek ya da mesel, Allah’ın insana bahşettiği hesapsız rızık ve nimetlere karşı bilinçli ya da kasıtlı nankörlüğün, bir başka deyişle Allah’ın doğru yolu gösteren mesajına bilerek karşı çıkmanın, uzun vadede ve bir bütün olarak toplumsal hayatın karmaşık dokusu içinde dönüp dolaşıp eninde sonunda insanların başına sadece ahirette değil, bu dünyada da vahim sonuçlar, büyük felaketler açacağını gösteriyor (M. Esed Meali 112.Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah size bir kasabanın misalini verir. Herkes güven içinde ve bulundukları durumdan memnun, rızıkları her yerden bolca gelirken, sonra onlar Allah’ın nimetlerini inkâra kalkıştılar. Allah da onlara yaptıklarının karşılığında, açlık ve korku azabını tattırmıştı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah şu kenti örnek verir. Bu kent güvenlik, esenlik içinde idi. Ona her yerden bol bol azık gelmekte idi. Ancak, bu kentin insanları Allah’ın bu iyiliklerini tanımaz oldular. Allah da bu işlediklerine karşı onları açlıkla, korkuyla kuşattı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah Mekke kasabasını misal getirir. O kasaba emniyetliydi, sükûn ve itminan içindeydi. Onun rızkı her yerden bol bol gelirdi. Fakat ahalisi Allah/ın nimetlerine karşı nankörlükte bulundular [¹]. Allah da onlara işlediklerine mukabil açlık ve korku libası giydirip azabını tattırdı [²].
[1] Kâfir oldular.[2] Kıtlığa müptelâ etti, üzerlerine de asker sevk ettirdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah şöyle bir beldeyi misal veriyor: Halkı güvenlik ve huzur içindeydi. Oraya her taraftan bolca rızıklar geliyordu. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler, bu yüzden de yaptıkları şeylere karşılık Allah onlara (bütün benliklerini) kaplayan açlık ve korkuyu tattırdı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah size (bakın) bir ülkeyi örnek vermektedir; (bu ülke halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi ve rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi. Derken Allah'ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah size, her çağda benzerlerini görebileceğiniz bir örnek veriyor: Bir memleket vardı, halkı güven ve huzur içinde yaşıyordu. Rızıkları da dört bir yandan bol bol geliyordu. Derken bunlar, Allah’ın emirlerine başkaldırarak, O’nun nîmetlerine karşı nankörlük ettiler. Bunun üzerine Allah, bir kıtlık, bir deprem, bir iç savaş, bir ekonomik kriz gönderdi ve işledikleri günahlar yüzünden, tüm ülkeyi kasıp kavuranaçlık ve korkuyu onlara tattırdı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah bir şehri misâl verdi. Huzurlu ve güvenli olarak onun rızkı oraya her yerden bolca geliyordu. Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler. Allah da, özenerek yapıyor oldukları sebebiyle onları Korku ve Açlık elbisesine bürüdü / sarmaladı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, bir kenti tasvir ederken bakın ne söylüyor: Gayet güvenli ve huzurlu olan bu kente her yandan adeta nimetler yağardı Ama kent halkı, Allah'ın bu nimetlerine nankörlük etti. Allah da, bu hataları sebebiyle kendilerine açlık ve korku acısını tattırdı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah size bir ülkeyi örnek veriyor. Bu ülke güvenli, huzurlu idi. Ülkeye rızık her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara yaptıklarından ötürü açlık ve korku tattırdı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah güvenli, huzurlu olan, rızkı her yerden bol bol gelen bir şehir (halkını) örnek vermektedir. [*] (Sonra) onlar, Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük etmişler, Allah da onlara, yaptıkları yüzünden açlık ve korku sıkıntısını tattırmıştı. [*]
Âlimlerimiz bu şehrin veya ülkenin Mekke veya Medine olduğu kanaatindedirler. Burada sözü edilen belde Mekke olarak kabul edilirse, Mekke’nin güvenli olması konusunda Hz. İbrahim’ın duası hatırlanabilir. Dahası Kasas 28:57, ‘Ankebût 29:67, Tîn 95:3 ve Kureyş 106:4’te verilen bilgiler Mekke’nin güvenilir bir şehir kılındığını göstermektedir. Bu yoruma ilave olarak ayette şehir adı verilmeyip mesaj genel tutulduğu için maksadı herhangi özel bir şehir olarak yorumlamamak daha evrensel bir yaklaşımdır.,Nankörlük ve inkâr “sebep”, azap ise “sonuç”tur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah güvenli, huzurlu ve rızkı her taraftan bol bol gelirken, Allah’ın nîmetlerine nankörlük eden, Allah’ın da yaptıklarına karşılık, kendilerine açlık¹ ve korku² elbisesini giydirdiği bir şehri,³ (belki ibret alırsınız diye size) örnek verir.
1 Yedi yıl süren kıtlık.2 Efendimizin seriyyelerinin verdiği korku.3 İbnu Abbas ve Katade’ye göre bu şehir Mekke’dir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İŞTE, ALLAH [size] bir örnek veriyor: güvenlik ve refah içinde bir şehir [düşünün ki] oraya [ahalisinin] rızkı her yandan bolca akıp duruyordu; ama ahalisi tutup Allah’ın nimetine karşı yakışmaz bir biçimde nankörlük etti ve bunun üzerine Allah da onlara, inatla yapageldikleri [kötülüklerden] ötürü kuşatıcı bir açlık ve korku felaketi ¹³⁷ tattırdı. ¹³⁸
137 Lafzen, “giysi/elbise” (libâs) -İnsanı bir elbise gibi her yandan kuşatan felaketi ifade için klasik Arapça’da kullanılan deyimsel bir ifade (Tâcu’l-‘Arûs, yukarıdaki ayete özel bir atıfta bulunarak).138 Bu örnek ya da mesel, Allah’ın insana bahşettiği hesapsız rızık ve nimetlere karşı bilinçli ya da kasıtlı nankörlüğün, bir başka deyişle Allah’ın doğru yolu gösteren mesajına bilerek karşı çıkmanın, uzun vadede ve bir bütün olarak toplumsal hayatın karmaşık dokusu içinde dönüp dolaşıp eninde sonunda insanların başına sadece ahirette değil, bu dünyada da vahim sonuçlar, büyük felaketler açacağını gösteriyor. Bu dünyada, hiçbir toplum, köklerini, insanın (2. sure 19. notta açıklandığı üzere) “Allah’la olan bağlantısı” ya da “sözleşmesi” kavramında içkin bulunan ahlakî ve toplumsal ölçülere dayandırmadıkça, güvenlik ve refah içinde yaşamayı umamaz.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, halkı güven ve refah içinde yaşayan bir şehri örnek olarak veriyor. Onlara rızıkları her bir taraftan bolca gelirken, onlar Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine de Allah yaptıklarından dolayı onlara, açlık ve korku belasını tattırdı. 2/172, 7/10, 16/14, 23/78, 31/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ALLAH (size) bir örnek daha verir: Güvenli ve (sakinlerini) her açıdan tatmin eden bir belde (düşünün ki), oranın ihtiyaç duyduğu rızık her yerden oraya akıyor. Buna karşın o (belde) Allah’ın nimetlerine nankörlük etti. Derken, yaptıkları sebebiyle Allah o beldeye açlık ve korku elbisesi giymenin (acısını) tattırdı.[²²⁰⁴]
[2204] Buradaki libasın (elbise) mecazî bir kullanım olduğu ve öznesini boydan boya sarıp kuşattığı için böyle denildiği açık (Zemahşerî). Ahlâkî çözülmenin ekonomik ve ona bağlı olarak güvenlik problemlerini davet edeceğini ifade eden bu evrensel uyarı, hükmünü ilk defa Mekke’de icra etti. Refah içinde yüzen Mekke, Hicretten önce başlayıp yıllarca süren açlık tehdidi ve buna bağlı olarak oluşan gelecek endişesine maruz kaldı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah (size ibret için) bir beldeyi örnek gösterir ki, o belde güvenli ve huzurlu idi, o belde halkının rızkı her yerden bol boy gelirdi. Fakat sonra onlar Allah'ın nimetlerine nankörlükte bulundular. Allah da onlara kötü amellerinden ötürü açlık ve korku libasını tattırdı. (Mekkeliler yedi yıl kıtlığa uğradılar, çünkü)
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh şöyle bir kenti misal olarak vurguladı: Güvenli, huzûrlu idi; O’na her yerden rızkı bol bol geliyordu. Fakat Allâh’ın ni’metlerine nankörlük ettiler, bunun üzerine, yaptıklarından ötürü Allâh onlara korku elbisesi giydirdi ve açlığı tattırdı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah bir beldeyi bir örnek irâd eder ki, emin ve sükunet içinde idi, ona rızkı da her yerden bol bol gelirdi. Sonra Allah'ın nîmetlerine nankörlükte bulundular. Artık Allah da onlara işledikleri şeylerden dolayı açlık ve korku libasını tattırdı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah şöyle bir temsil getirir: Bir şehir halkı vardı: Güvenlik ve huzur içinde idi, rızıkları her yandan bol bol, rahatça geliyordu. Derken Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler, Allah da halkının işlediği suçlar sebebiyle o şehre açlığı ve korkuyu tattırdı, (açlık ve korku elbise gibi kaplayıverdi bütün vücutlarını).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah şöyle bir kenti misal olarak anlattı: Güven, huzur içinde idi; her yerden rızkı bol bol kendisine geliyordu. Fakat Allah'ın ni'metlerine nankörlük etti, bunun üzerine (halkının) yaptıklarından ötürü Allah ona açlık ve korku elbisesi taddırdı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ, emniyetde ve rahatda olub her tarafdan bol bol rızkı geldiği halde Allâh'ın ni'metlerine küfr iylediklerinden dolayı Allâh'ın açlık ve korku libâsını giydirdiği karye ile mesel darb ider. [²]
[2] Ehl-i Mekke Kur'ân'ı ve Muhammed 'aleyhisselâmı tekzîb ve inkâr iyledikleri üzerine yedi yıl kahtla mübtelâ oldılar. Gidüb Rasûl-ü Ekrem'den niyâz iylediklerinde Fahr-i kâinât'ın du'âsı bereketiyle her tarafdan Mekke'ye yiyecek ve içecek getirilmeğe başladı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, rızkı her yerden bol miktarda gelen, güven ve tatmin içindeki bir kenti örnek verir. Derken orası, Allah’ın nimetlerine nankörlük etmeye başlar. Allah da işlerini bozmalarına karşılık onları, açlık ve korku içine sokar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah bir şehri örnek veriyor. Güven ve huzur içindeydi. Rızkı her yerden kendilerine bol bol geliyordu. Sonra Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Allah da onlara yaptıklarının bedeli olarak açlık ve korku giysisi giydirdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah huzur ve güven içinde olan ve rızkı her taraftan gelen bir beldeyi de misal olarak verdi. O belde halkı Allah'ın nimetlerine nankörlük edince, Allah da onlara, işleyip durdukları şeyler yüzünden, bütün benliklerini kaplayan bir açlık ve korkuyu tattırdı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, şu ülkeyi/medeniyeti de örnek vermiştir: Güvenli, mutlu-huzurlu idi; rızkı her yandan bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler de Allah kendilerine, sanayi olarak ürettikleri şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/birlikteliğini/karmaşasını tattırdı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı urdı ya'nī beyān eyledi Tañrı, meŝel: bir köy ya'nī mekke, oldı īmin, dölenmiş; gelür aña rūzįsi, çoķ ni'met lü olmaķ iken, her yirden. pes nā-sıpāslıķ eyledi Tañrı ni'met lerine ya'nį peyġamber’i yalan, duttılar; pes dadurdı aña Tañrı, açlıķ donını ya’nî bildürdi anlara, açlıķ ķorķu nişānını; ya'nî yidi yıl ķızlıķ oldı, daħı ķorķınuñ ya'nī peyġamberden, daħı süyinden ķorķdılar; andan ötürü kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā meẟel eyitdi bir şehri ki imin‐idi, ḳorḳu yoġ‐ıdı ḫalḳına. Ge‐lürdi rızḳ anlara her ṭarafdan. Pes kāfir oldılar Tañrı Ta‘ālānuñni‘metlerine, pes daddurdı anlara Tañrı Ta‘ālā açlıḳ libāsını, ḳorḳuyı daḫı‘amelleri sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah bir şəhəri (Məkkəni) misal gətirir. O şəhər əmin-amanlıq və arxayınlıq içində idi. Lakin (əhalisi) Allahın ne’mətini inkar etdi, Allah da həmin şəhərə (sakinlərinin) etdikləri əməllərə görə (yeddi il) aclıq və qorxu bəlası daddırdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah coineth a similitude: a township that dwelt secure and well content, its provision coming to it in abundance from every side, but it disbelieved in Allah's favours, so Allah made it experience the garb of dearth and fear because of what they used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah sets forth a Parable: a city enjoying security(2149) and quiet, abundantly supplied with sustenance from every place: Yet was it ungrateful for the favours of Allah. so Allah made it taste of hunger and terror (in extremes) (closing in on it) like a garment(2150) (from every side), because of the (evil) which (its people) wrought.
2149 The reference may be to any of the cities or populations in ancient or modern times, which were favoured with security and other blessings from Allah, but which rebelled from Allah's Law and tasted the inevitable penalty, even in the midst of their iniquities. Some commentators see here a reference to the city of Makkah under Pagan control. See next note. 2150 There is a double metaphor: (1) the tasting of hunger and terror after the abundant supplies and the full security which it had enjoyed; and (2) the complete enfolding of the city as with a garment, by these two scourges, hunger and a state of subjective alarm. If the reference is to Makkah shortly before its fall to the Muslims, the "hunger" was the seven years' severe famine which afflicted it, and the alarm was the constant fear in the minds of the Pagans that their day was done. Peace and prosperity were restored after the re-entry of the Prophet.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَضَرَبَ
ve misal verir
اللّٰهُ
Allah
مَثَلاً
misal olarak
قَرْيَةً
bir memleketi
كَانَتْ
idi
اٰمِنَةً
güvenli
مُطْمَئِنَّةً
huzurlu
يَاْت۪يهَا
ona geli- yordu
رِزْقُهَا
rızkı
رَغَداً
bol bol
مِنْ كُلِّ
herbirinden
مَكَانٍ
mekanın
فَكَفَرَتْ
sonra nan- körlük etti
بِاَنْعُمِ
nimet- lerine
اللّٰهِ
Allah'ın
فَاَذَاقَهَا
ve onlara tattırdı
اللّٰهُ
Allah
لِبَاسَ
elbisesini
الْجُوعِ
açlık
وَالْخَوْفِ
ve korku
بِمَا
ötürü
كَانُوا
idiler
يَصْنَعُونَ
yapıyorlar
Allah (size, şöyle) bir memleketi misal verir; (bu memleket) güven ve huzur içinde idi, ona rızkı her yerden bol bol geliyordu. Sonra (oranın halkı) Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Allah da onlara yaptıklarından ötürü açlık ve korku elbisesini (giydirerek böyle bir azap) tattırdı.
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَامِنَة
Etken fiil
ا م ن
Güvenli
مُطْمَئِنَّة
Etken fiil-XII
ط م ن
Huzurlu, itminana ermiş
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
رَغَد
İsim
ر غ د
Bol bol
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
مَكَان
İsim
ك و ن
Yer, mekân, makam
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَذَاقَ
Fiil-IV
ذ و ق
Tattırdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لِبَاس
İsim
ل ب س
Elbise, örtü
جُوع
İsim
ج و ع
Açlık
خَوْف
İsim
خ و ف
Korku
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
صَنَعَ
Fiil-I
ص ن ع
Yaptı, yetiştirdi