close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 110. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme inne rabbeke lilleżîne hâcerû min ba’di mâ futinû śümme câhedû vesaberû inne rabbeke min ba’dihâ leġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra şüphe yok ki Rabbin, mihnetlere uğradıktan sonra yurtlarından göçenleri ve sabredenleri yarlıgar; zorla dine aykırı söz söyledikten sonra da Rabbin, şüphe yok ki onların suçlarını örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir). Şüphesiz Senin Rabbin, bundan sonra da gerçekten Bağışlayandır, Esirgeyendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra şüphe yok ki, Rabbin işkenceye uğradıktan sonra, yurtlarından göçenlerin, sonra Allah yolunda üstün çabalar gösterip, her türlü güçlüklere göğüs gerenlerin yanındadır. Rabbin çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir de, temel hak ve hürriyetlerinin engellenerek, baskı, zulüm ve işkenceye mâruz kalmalarının ardından, memleketlerinden, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edip, Allah yolunda hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad edenlerin, cihadın sıkıntılarına, güçlüklerine, şer'î sorumluluklara katlananların yanında senin Rabbin vardır. Senin Rabbin bu feragat ve fedakârlıktan sonra, onları koruma kalkanına alır, onlara karşı çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin sonra cihad eden ve sabredenlerin (yanındadır). Bundan sonra Rabbin elbette bağışlayandır, rahmet edendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir). Şüphesiz senin Rabbin, bundan sonra da gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra muhakkak ki Rabbin, eziyyet edildikten sonra Mekke'den hicret edenlerin, arkasından da savaşanların ve sabredenlerin yardımcısıdır. Bundan sonra, şüphe yok ki Rabbin Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(İşte bu kâfirlerden sonra, onlara mukabil) şüphesiz senin Rabbin, dini bir fitneye maruz bırakıldıktan sonra hicret eden, sonra cihad eden ve sabredenler ile beraberdir. Ve şüphesiz, fitneye düşürülmekten sonra da senin Rabbin, Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret edip ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısıdır. Bütün bunlardan sonra Rabbin elbette çok affedicidir; merhamet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Evet senin Tanrın da sıkıntı çekerek göçmen olan kimseleri, sonra savaşanları, sabır dahi edenleri, çektikleri şeyden sonra, hem bağışlar, hem yarlıgar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret eden, sonra (Allah yolunda) cihada devam eden ve (böylelikle) güçlüklere göğüs gerenlerin yardımcısıdır. Hiç kuşkusuz Rabbin, bundan sonra da (iman edecekler için) çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.
Ayetin son cümlesindeki “min ba’diha/bundan sonra” ifadesi, hem bu ayet nazil olduktan sonra İslam’ı kabul ederek mü’minlerin safında yer alan erdemli insanlar için hem de kıyamete kadar gelecek olan mü’minler için kullanılmıştır. Yani inananlar, inandıklarını hayata geçirerek Kur’ânî bir hayat yaşadığı müddetçe Allah’ın her zaman onlar için hem bağışlayıcı hem de rahmet edici olacağı ifade edilmektedir.   
Cemil Said
swap_vert close
Ma’mâfih Allâh felâkete dûçâr oldukdan sonra memleketini terk idüb Allâh yolunda mücâhede iden ehl-i sabra karşu gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbin, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah uğrunda savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Öte yandan, bilesin ki rabbin, eziyetlerle sınandıktan sonra yurtlarından göçenlerin, ardından çabalarını sürdürüp sabır gösterenlerin yardımcısıdır; artık bu yapılanlardan sonra rabbin elbette çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra şüphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret edip, ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısıdır. Bütün bunlardan sonra Rabbin elbette çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra Rabbin, baskıya uğradıktan sonra göç eden, cihad eden ve direnenler için, evet senin Rabbin, kuşkusuz onlar için Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra şüphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret eden, sonra cihad eden ve sabreden kimselerin yardımcısıdır. Bunlardan sonra Rabbin elbette çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra şüphesiz ki rabbın o mihnete mübtelâ olmalarının arkasından hicret eyleyen, sonra mücahade ve sabreden kimseler hakkında şüphesizdir ki rabbın bunun arkasından elbette gafurdur rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve ayrıca (şunu da bil ki), hiç şüphesiz Rabbin, (müşrikler tarafından, baskı, zulüm ve) işkencelere uğratılmalarının ardından hicret edenlerin, sonra cihat edenlerin ve sabredenlerin yardımcısıdır. Hiç şüphesiz ki Rabbin, bundan sonra (yaşadıkları bu acı imtihânların ardından) onları (n geçmişte yaptıkları hatalarını) bağışlayacak ve (onlara) merhametiyle muamele edecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra, Rabb'in, zulme uğrayıp hicret etme zorunda kalan, ardından da cihat edip, sabredenlerin¹ yanındadır. Rabb'in, onlara karşı Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Direnen, yılmayan, kararlılıkla yoluna devam eden.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bundan) sonra (şunu bil ki) senin Rabbin işkencelere uğratıldıklarından sonra (yurdlarından) hicret edenlerin, (bundan) sonra da (durmayıb) savaşanların, göğüs gerenlerin lehinedir şübhesiz. Hakıykat, senin Rabbin bunların ardından da cidden çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir. (Bu) kat'îdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra şübhesiz Rabbin, eziyet edilmelerinin (ve küfre zorlanmalarının) ardından hicret edenler, sonra cihâd edenler ve sabredenler hakkında, bütün bunlardan sonra muhakkak ki Rabbin, elbette (bu güzel hâllerine binâen onlar için) Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra şüphesiz Rabbin, fitneye (mihnet ve işkenceye, zulme ve baskıya) maruz kaldıktan sonra, yurtlarından göç etmiş olanların ve ardından Allah yolunda (üstün) çabalar gösterip, her türlü güçlüklere göğüs germiş bulunanların yanındadır. Hiç şüphesiz Rabbin, bundan sonra da (iman edecekler için) gerçekten bağışlayandır, merhamet edendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra senin Rabbinin, başlarına gelen belalardan (fitne) sonra, oraları terk edip hicret edenleri, mücadele edenleri (savaşanlar) ve başlarına gelenlere sabredenleri, elbette ki Rabbin bağışlayan ve onlara merhametli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra gerçekten senin çalabın türlü üzüntüler çektikten sonra göçenler, ondan sonra da Allah uğrunda savaşıp katlananlar iledir. Gerçekten senin çalabın bundan sonra kesin olarak yarlıgayıcıdır; esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bundan sonra bil ki Rabbin, mihnete tutulup hicret, sonra cihat edip katlananları yarlıgar, bağışlar. Rabbin bu mihnetten sonra onları yarlıgar, bağışlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra, muhakkak ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihat edip sabreden/ göğüs geren kimselerin yanındadır. Elbette Rabbin bunlardan da öte [ba’dihâ] Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir). Hiç şüphesiz senin Rabbin, bütün bunlardan sonra gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve ayrıca şunu da bil ki, senin Rabb’in, gerek uğradıkları baskı ve işkenceler, gerekse dünya malına aşırı tutkuları yüzünden dinlerini terk ederek fitneye kapıldıktan sonra yeniden kendisini toparlayan, bu hâle düşmelerine sebep olan ülkeyi, ortamı veya arkadaş çevresini terk edip, Müslümanca yaşayabilecekleri bir yere hicret eden, ardından da, zulüm ve haksızlıkların yeryüzünden kaldırılması için Allah yolunda cihâda katılan ve bu uğurda karşılaşacağı zorluklara göğüs gererek sabreden o tövbekâr müminlere karşı, evet, yaşadıkları bunca acı tecrübelere, düştükleri nâhoş durumlara rağmen, elbette senin Rabb’in, onlara karşı bağışlayıcı, merhametli davranacaktır. Hem bu dünyada, hem de mahşer gününde:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yine senin rabbin, fitneye / işkenceye maruz kaldıklarının ardından hicret etmiş, sonra cihad etmiş ve sabretmiş olanlar için, evet senin rabbin, bunun ardından da elbette rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Öte yandan senin Rabb'in, hicret edenlerin yanında olacaktır: yani içinde bulundukları kargaşa ortamından kaçıp, mücadelesine devam eden ve sıkıntılara göğüs gerenlerin. Rabb’in ise, hep olduğu gibi bundan sonra da yine engin hoşgörülü, yine sevgi doludur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbin eziyet edildikten sonra hicret edip, ardından da azimle kararlılıkla Allah yolunda mücadele verenlerin yardımcısıdır. Bütün bunlardan sonra; inananları yaptıkları hatalar yüzünden Rabbin ortada bırakmaz. Onlara karşı çok bağışlayandır. Onları koruması altına alır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret edip ardından da sabrederek [cihad] edenlerin (fedakârlık yapanların yardımcısıdır). Bun(lar)dan sonra Rabbin elbette çok bağışlayandır, çok merhametlidir. [*]
Benzer mesaj: Nahl 16:119.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra kesinlikle Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından da cihad edip sabredenlerin, yanındadır. Şüphesiz Rabbin, tüm bu (olup bitenler)den sonra da (onlar hakkında) gerçekten affedicidir, merhametlidir.¹
1 106. âyetten sonra, “Elif, Lâm, Mîm. İnsanlar, sadece, “inandık” diyerek hiç imtihan edilmeden, bırakılacaklarını mı sandılar?” (Ankebut: 1,2) âyeti, ondan sonra da bu âyet, Ammar (r.a) ve Medîne’ye hicret edip sıkıntılara göğüs geren arkadaşları hakkında nâzil olmuştur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yine bil ki, Rabbin, kötülüğün ayartısını ¹³⁶ gördükten sonra onun hüküm sürdüğü bölgeyi terk edenlerin ve o günden bu yana [Allah yolunda] üstün çabalar gösterip güçlüklere göğüs gerenlerin yanındadır; işte böyle bir dönüşümden sonra çok acıyıp-esirgeyen gerçek bağışlayıcı elbette senin Rabbindir!
136 Yukarıda fiil formu içinde (futinû) geçen ve bizim “kötülüğün ayartısı” ifadesiyle çevirdiğimiz fitne kavramıyla ilgili bir açıklama için bkz. 8. sure, 25. not. Ellezîne hâcerû ifadesi ve onun manevî anlamı hk. bkz. 2. sure, 203. not ve 4. sure, 124. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öte yandan Rabbin, baskı ve zulme uğradıktan sonra yurtlarından göç eden, sonra da Allah yolunda bütün gayretini sarf eden ve her türlü sıkıntıya direnip sabreden kimseleri gözetecektir. Zira senin Rabbin bundan sonra onlara bağışlama ve merhametiyle muamele edecektir. 2/218, 3/195, 4/97-100, 9/20, 16/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonra yine unutma ki Rabbin, ağır işkence altında (kendilerine dayatılanı kabul ederek) fitneye düşürülmelerinin[²²⁰²] ardından hicret edenleri, (Allah yolunda) tüm çabasını harcayan ve direnenleri gözetecektir; evet, çünkü senin Rabbin, o (ağır acının) ardından[²²⁰³] elbette tarifsiz bağışıyla, eşsiz rahmetiyle muamele edecektir.
[2202] Parantez içi açıklamamız, futinû fiilinin bu bağlamda taşıdığı anlamın açılımıdır. [2203] Açıklamanın gerekçesi, min-ba‘dihâdaki zamirin “işkenceyi” göstermesi yüzündendir. Buradaki hicret için bkz: Âyet 41, not 46. Said b. Cübeyr bu âyetle ‘Ankebût 2-3. âyetler arasında kopmaz bir ilişki kurmuştur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) muhakkak ki Rabbin; eziyete uğradıktan sonra yurtlarından göç eden, sonra da (Allah yolunda) savaşan ve sabreden kullarını mükafatlandıracaktır. Şüphe yok ki Rabbin (böyle kullarına karşı) çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır! (Onların kusurlarını affeder ve rahmetine erdirir)
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra Rabbin, fitneye uğratıldıktan sonra hicret edenleri, sonrasında da cihat edenleri ve sabredenleri muhhakkak ki Rabbin bütün bunlardan sonra merhametiyle onları affedendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra muhakkak ki, fitneye uğratıldıklarından sonra hicret edenleri, sonra da cihadda bulunanları ve sabredenleri Rabbin (mükâfaatlandıracaktır). Şüphe yok ki, senin Rabbin onun ardından da elbette yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bundan sonra şunu bil ki: Şüphesiz ki senin Rabbin, mihnet ve işkenceye, zulme ve baskıya uğradıktan sonra mücahede edip sabreden, ardından da hicret edenlerle beraberdir. Evet Rabbin, onların bütün bu güzel hareketlerine karşılık elbette onları bağışlayıp ihsanda bulunacaktır. Çünkü O gafurdur, rahîmdir.
Burada öncelikle Habeşistana hicret eden müminlere işaret edilmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra Rabbin, şunların şu işkenceye uğratıldıktan sonra göç eden, sonra savaşan ve sabredenlerin yanındadır. Elbette (bütün) bun(lar)dan sonra Rabbin bağışlayan, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonnra 'azâbı çekdikden sonra hicret ve sonra cihâd idüb âlâm ve meşâkka sabır idenlere rabbin, evvel işledikleri günâhı 'afv ider rahîmdir. [¹]
[1] Bu âyet-i kerîme küffâr tarafından icbâr ile irtidâd itdirildikden ve hicretden men' olundukdan sonra bir çâresini bulub hicret iden kimseler hakkında nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Senin Rabbin var ya işte senin Rabbin, çektirilen sıkıntılardan sonra hicret eden sonra da mücadele (cihad)[*] eden ve sabırlı olanları çok bağışlar ve onlara ikram eder.
[*] Bkz Bakara 2/218 ve dipnotu  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra,Rabbin, eziyete uğradıktan sonra hicret eden, mücadele veren ve sabreden kimseleri, Rabbin, ondan sonra da bağışlar ve merhamet eder.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şunu da bil ki, Rabbin, eziyete uğradıktan sonra hicret eden ve sonra da sabredip cihad eden kimseler için, hiç kuşkusuz, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kuşkusuz, Rabbin; işkenceye uğratıldıktan sonra hicret eden, ardından da cihat edip sabreden kişiler yanındadır. Bütün bunlardan sonra senin Rabbin elbette cömertçe affedecek, cömertçe merhamet edecektir!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan, bayıķ çalabuñ, anlara kim ayrıldılar yirlerinden, andan: śoñra kim 'aźāb eylenildiler, bunları incitdüginden śoñra gitdiler; andan, çalışdılar, daħı ķatlandılar. bayıķ çalabun, andan śoñra, yarlıġayıcıdur, raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra senüñ Çalabuñ, ol kişiler ki hicret itdiler ‘aẕāb olduḳdanṣoñra, andan ġazālıḳ eylediler ve ṣabr itdiler, taḥḳīḳ senüñ Çalabuñ andanṣoñra günāhlar baġışlayıcıdur, raḥmet eyleyicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Fitnəyə mə’ruz qaldıqdan sonra hicrət edənləri, daha sonra cihad edib (bu yolda hər cür əzab-əziyyətə) səbr edənləri isə (bütün) bunlardan sonra Rəbbin, şübhəsiz ki, bağışlayandır, (onlara) rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then lo! thy Lord for those who become fugitives after they had been persecuted, and then fought and were steadfast lo! thy Lord afterward is (for them) indeed Forgiving, Merciful
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But verily thy Lord,- to those who leave their homes after trials and persecutions,-(2147) and who thereafter strive and fight for the faith and patiently persevere,- Thy Lord, after all this is oft-forgiving, Most Merciful.
2147 I take this verse to refer to such men as were originally with the Pagans but afterwards joined Islam, suffered hardships and exile, and fought and struggled in the Cause, with patience and constancy. Their past would be blotted out and forgiven. Men like Khalid ibn al walld were numbered with the foremost heroes of Islam. In that case this verse would be a Madinah verse, though the Surah as a whole is Makkan. Perhaps it would be better to read, with some Commentators, fatanu in the active voice rather than futinu in the passive voice, and translate "after inflicting trials and persecutions (on Muslims)-" Notice the parallelism in construction between this verse and verse 119 below.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
son- ra
اِنَّ
şüp- hesiz
رَبَّكَ
Rabbin
لِلَّذ۪ينَ
o kimseler için ki
هَاجَرُوا
hicret ettiler
مِنْ بَعْدِ
ardından
مَا
o şeyin
فُتِنُوا
eziyete uğradılar
ثُمَّ
sonra
جَاهَدُوا
cihad ettiler
وَصَبَرُٓواۙ
ve sabrettiler
اِنَّ
muhak- kak
رَبَّكَ
Rabbin
مِنْ بَعْدِهَا
bunlardan sonra
لَغَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ۟
Rahîm'dir
Buna karşılık şüphesiz Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret edip ardından da sabrederek (mallarıyla ve canlarıyla) cihad edenlerin yanındadır. Muhakkak ki senin Rabbin (bütün) bunlardan sonra (o mü'minler için) Ğafûr (ve) Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هَاجَرَ
Fiil-III
ه ج ر
Hicret etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَتَنَ
Fiil-I
ف ت ن
Kötülük yaptı, şaşırttı, imtihan etti, aldattı, fitneye düşürdü, belaya uğrattı, yaktı, işkence etti
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
جَاهَدَ
Fiil-III
ج ه د
Cihad etti, mücadele etti, zorladı
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli