close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 102. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul nezzelehu rûhu-lkudusi min rabbike bilhakki liyuśebbite-lleżîne âmenû vehuden vebuşrâ lilmuslimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Onu, inananların inançlarını sağlamlaştırmak için Müslümanlara hidayet ve müjde olarak RuhülKudüs, Rabbinden hak ve gerçek olarak indirmiştir.
2. sûrenin 87. âyetinin izahına bakınız.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "İman edenleri (Hakk’ta sebatlı kılıp) sağlamlaştırmak, Müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, Onu (Kur’an’ı) Hakk olarak Rabbinden Ruhu’l-Kudüs (Hz. Cebrail) indirmiştir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: O Kur'ân'ı, inananların imanını sağlamlaştırmak için ve müslümanlara hidayet ve müjde olarak, Rûhu'lKudüs=Cebrail Rabbinden apaçık bir gerçeklik ve sarsılmayan bir doğru olarak indirmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onu, Kur'ân'ı, kâinattaki tabiî, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî düzeni içeren, ihya eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran kutsal kitapları getiren elçi Cebrail, iman edenleri cesaretlendirmek, güçlü hale getirmek, devlet kurdurmak, sebat ettirmek, İslâm'ı yaşayan müslümanlara yol göstermek ve müjde vermek için, Rablerinin katından, gerekçeli, hikmete dayalı olarak, toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmek üzere bölüm bölüm indirdi” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Onu iman edenleri kararlı kılmak üzere ve Müslümanlar için bir yol gösterici ve müjde olarak Ruhu'l-Kudüs Rabbinin katından hak gereğince indirmiştir."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı) hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara şöyle de: “- Cebraîl, Kur'an'ı, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: O Kur’anı, Ruh-ul Kudüs senin Rabbinden hak ile sağlam bir şekilde indirdi. Ki iman edenleri takviye etsin, Müslümanlara hidayet ve müjde olsun.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Kur'ân'ı Kutsal Rûh/Cebrâil, Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek için ve Müslümanlara rehber ve müjde olarak gerçekle indirmiştir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «İslâmları doğru yola ileterek, müjdelemek, inanlıyı sağlam kılmak üzere, Tanrın katından hak çalarak onu kutsal ruh indirdi»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Muhammed!) de ki: “Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), O Kur'an'ı inananların imanlarını sağlamlaştırmak, Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Rabbinden hak olarak indirmiştir.”
Cemil Said
swap_vert close
Kur’ân’ın îmân idenleri takviye ve tarîk-i hidâyete sevk itmek ve müslimlere beşâret virmek içün rabbin tarafından inzâl idilmiş oldığını ânlara söyle.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Kuran'ı; Ruhul Kudüs (Cebrail) Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek, Müslümanlara doğruluk rehberi ve müjde olmak üzere gerçekle indirmiştir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Muhammed! De ki: “Ruhu’l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur’an’ı Rabbinden hak olarak indirdi.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İman edenlere sebat kazandırsın, müslümanlara rehber ve müjde olsun diye rabbin tarafından bir gerçek olmak üzere Kur’an’ı Ruhulkudüs’ün indirdiğini söyle.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Onu, Mukaddes Rûh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanları doğru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katından hak olarak indirdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "İnananları sağlamlaştırsın, müslümanlara bir yol gösterici ve müjde olsun diye Kutsal Ruh onu Rabbinden gerçekle indirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara de ki: "Kur'ân'ı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Söyle onlara: onu Rabbından hikmeti hakkile Ruhulkudüs indirdi ki iyman edenleri tesbit etmek ve müslimanlara bir hidayet, bir bişaret olmak için
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) De ki: “Rûhu’l-Kudüs (Cebrâîl), îmân edenlere (inançlarında) sebat vermek, (Allah’ın hükmüne boyun eğen) müslümanlara bir rehber ve onlara müjde olmak üzere onu (Kur’ân’ı), Rabbin tarafından hak olarak getirmiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “İman edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslümanlara kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile o Rûhu'l-Kudus¹ çokça² indi.
1- Ruhu'l-Kudus: “Ruh” ve “Kudus” sözcüklerinden bir araya gelmiş, belirtili isim tamlamasıdır. “Kudusun Ruhu” demektir. Sıfat tamlaması olarak, “Kutsal Ruh” diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus” tamlaması, “Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; Kur'an'da, sözcük anlamı olan, “can”, “vücuda hayat veren cevher” anlamında değil, “insanı ve toplumları yaşamlarında diri, sağlıklı kılan vahiy” anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadeleri, “Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler” demektir.” Ruhu'l Kudus ifadelerinin geçtiği ayetler: Bakara, 87, 253; Maide, 110; Haşr, 23. 2- “Nezzele” fiili Tef'il babından olup, bazen fiilin kendisi çokluk ve fazlalığı ifade eder.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Onu (Kur'ânı) — îman edenlere tam bir sebat vermek, müslümanlara bir hidâyet ve bir müjde olmak için — Rabbinden hak olarak Ruuh-ul kuds indirmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Îmân edenlere sebât vermek için ve Müslümanlara bir hidâyet ve bir müjde olmak üzere onu (o Kur'ân'ı), Rûhü'l-Kudüs (Cebrâîl) Rabbin tarafından hak ile indirdi.”(3)
(3)“Kur’ân, bu dünyada öyle nûrânî (nûrlu) ve saâdetli ve hakīkatli bir sûrette bir tebdîl-i hayât-ı ictimâiye ile (cem‘iyet hayâtını değiştirmekle) berâber, insanların hem nefislerinde, hem kalblerinde, hem ruhlarında, hem akıllarında, hem hayât-ı şahsiyelerinde (kendi hayatlarında), hem hayât-ı ictimâiyelerinde, hem hayât-ı siyâsiyelerinde öyle bir inkılâb (değişiklik) yapmış ve idâme etmiş (devâm ettirmiş) ve idâre etmiş ki, on dört asır müddetinde, her dakīkada, altı bin altı yüz altmış altı âyetleri, kemâl-i ihtiramla (tam bir hürmetle), hiç olmazsa yüz milyondan ziyâde insanların dilleriyle okunuyor ve insanları terbiye ve nefislerini tezkiye (arındırıyor) ve kalblerini tasfiye ediyor (temizliyor). Ruhlara inkişaf ve terakkī (ma‘nevî gelişme ve yükselme) ve akıllara istikāmet ve nûr ve hayâta hayat ve saâdet veriyor.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 124)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm! Vahyin muhatabına) de ki, "Rabbinden gerçek olarak (hiçbir değişikliğe uğratmadan), inanmış olanların imanlarını güçlendirmek, (tüm insanlara) doğru yolu göstermek ve teslim olanları da (Müslümanları) müjdelemek için, onu (Kur’an’ı) Ruh-ul Kudüs (Cebrail bölüm bölüm) indirmektedir. *
(*) Not: (وهدي) yani Kur’an ‘’hem hidayet olmak isteyen bütün insanlara yol göstericidir (وَبُشْرَى لِلْمُسْلِمِينَ)’’ hem de aynı zamanda Müslüman olmuş olanlara da bir müjde kaynağıdır. Bu durum Kur’an’ın genel mesajından anlaşılmaktadır. Mesela: Burada (هدي)’’hüden’’ diyor, (yani yol göstericidir), diğer ayetlerde ise (هدي للناس)’’ hüden linnası’’ yani ‘’bütün insanlara’’ yol göstericidir. Demek ki ‘’hüden linnası’’ şeklinde gelen ayetler, yalnız ‘’hüden’’ şeklinde gelen ayetlerin tafsilidir/ açıklamasıdır. (وَهُدًى) لمن يهتدي به إلى طريق الحق {قل} لمن واجهك بذلك منهم: {نزله} أي القرآن بحسب التدريج لأجل اتباع المصالح لإحاطة علم المتكلم به (نظم الدرر في تناسب الآيات والسور) 102- او لانّ خطاب من ربّك ليس لمحمّدٍ (ص) بل لكلّ من يتأتّى منه الخطاب، (تفسير بيان السعادة في مقامات العبادة) قل لهم مبينا منزلة معجزتك - أيها النبى -: إن القرآن قد نزل علىّ من ربى مع جبريل الروح الطاهر، مقترنا بالحق، مشتملا عليه، ليثبت به قلوب المؤمنين، وليكون هاديا للناس إلى الصواب ومبشرا بالنعيم لكل المسلمين.( المنتخب في تفسير القرآن الكريم - أيسر التفاسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara deki “İnananların imanlarını güçlendirmek, doğru yolu göstermek ve teslim olanları müjdelemek için, Rabbinden gerçek doğruların olduğu Kur’an’ı sana Ruh-ul Kudüs indirmiştir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Kur’an’ı Cebrail sana çalabından gerektiği gibi getirdi. İnananları pekleştirmek, bütün Allah’a bağınanlara da doğru yolu gösterici, hem de müjde olmak için.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki onu ruhulkudüs, mü/minlerin imanlarını sabit kılmak, Müslümanlara aynı hidayet ve müjde-i saadet olmak üzere Rabbin tarafından hak ve hikmet ile indirmiştir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Ruhu’l-Kuds/Cebrail, inananların inançlarını sağlamlaştırmak, Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere onu/Kur’an’ı Rabbinden hak ile indirdi.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ruh'ul Kudüs, iman edenleri sağlamlaştırmak ve Müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu (Kur'an'ı) Rabbinden hak olarak indirdi.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara de ki: “Bu Kur’anı, bir zamanlar Mûsâ’ya Tevrat’ı, İsa’ya İncil’i getirmiş olan Kutsal Ruh Cebrail, inananların kalbini pekiştirmek ve Allah’ın emirlerine boyun eğenler için bir kılavuz, bir müjde olmak üzere, Rabb’inin katından apaçık hak bir kitap olarak indirmiştir.”Şeytanın dostları, Kur’an hakkında zihinleri bulandırmak için propagandaya devam edecekler:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Müslümanlar için bir müjde ve hidayet olmak üzere, inanmış kimseleri tesbit etmek / sağlamlaştırmak için onu senin rabbinden rûh ül-Kudüs Hakk ile indirdi”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlara de ki: " Onu Rabb'inden getiren Cibril'dir. Hem bir denge kurmak, hem de inananları sağlama almak, Müslümanlara öncülük edip manevî güç vermek için. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: “Allah ayetlerini kutsanmış bir emirle gönderdi. Allah’ın emri mukaddestir. İnsanların emrine benzemez. Allah ayetlerini iman edenlere sebat vermek, Müslümanları doğru yola iletmek ve onlara müjde vermek için hak olarak gönderdi.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Kutsal Ruh (Cebrail) onu (Kur’an’ı) iman edenlere güç vermek için, müslümanlara rehber ve müjde olarak Rabbinin katından bir amaç ile indirmiştir.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Kâfirlere): “O (Kur’an)’ı Rabbinden mutlak doğru olmak üzere, inananları(n îmanını) pekiştirmek, Müslümanlara hak yolu göstermek ve (cenneti) müjdelemek için Rûh’ül Kudüs,¹ (olan Cebrâil) indirdi.” de.
1 Rûh’ül Kudüs: Hiç bir şaibesi olmayan, pâk, mukaddes, tertemiz rûh, bereket rûhu yahut kutsal rûh demektir ki, bu da Cebrâil’dir. Bk. (Bakara: 87, 253, Mâide: 110)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onun, apaçık bir gerçeklik ve sarsılmayan bir doğruluk keyfiyeti içinde, imana erişenleri(n durumunu) güçlendirmek ve Allah’a yürekten bağlanıp boyun eğenlere bir doğru yol bilgisi, bir müjde olmak üzre Rabbinden safha safha Kutsal İlham ¹²⁸ yoluyla indirildiğini söyle.
128 Rûhu’l-kudüs terimini, bundan başka geçtiği üç ayrı ayette olduğu gibi (2:87 ve 253; 5:110), burada da “kutsal ilham” sözcükleriyle (ki, bizce bunun Kur’ânî eş anlamlısı “ilahî vahiy”dir. bkz. 2. sure, 71. not) aktardık. Bununla birlikte, tam sözcük karşılığı olan “kutsal ruh” tabirinin Allah’ın mesajını peygamberlere ulaştıran melek olarak anlaşılması da mümkündür. (Bkz. ayrıca, bu surenin 2. ayeti ve ilgili 2. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Kutsal ruh onu Rabbinden, sana hem imanınızı pekiştirsin hem de Müslümanlara doğru yol haritası ve müjde olsun diye gerçek bir amaç için indirmiştir.” 8/2-3, 9/21, 10/2, 19/97, 33/47, 36/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Onu Kutsal Ruh,[²¹⁹³] mutlak hakikate bir atıf olsun ve hem imanda sebat edenleri desteklesin, hem de Allah’a teslim olan kimseler için bir yol haritası ve bir müjde olsun diye, Rabbin katındaki ana kaynaktan indirmektedir!”
[2193] Kutsal Ruh ile ilgili bkz: 2:87, not 148.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, onlara) De ki: "Kur'an'ı; Ruhu'l-Kudüs (Cebrail a.s), müminlerin imanını pekiştirmek, müslümanlara da hidayet ve müjde olmak üzere Rabbin katından hak ile indirmiştir.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "İnananları sağlamlaştırmak ve müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu, Ruhu’lKudüs (Cebrail) Rabbinden gerçek (bilgi) olarak indirdi. " De ki: ’’ O’nu (ayetleri) hak ile rabbinden Ruhu’l_Kudüs indirdi.’’ İman edenlere hak bir doğrultu ve Müslümanlara da müjde olarak indirdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Onu Rabbin tarafından hak olarak Rûhu'l Kudüs indirmiştir ki, imân edenleri sabit kılsın ve müslümanlar için bir hidâyet ve beşaret olsun.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Söyle onlara: “İman edenlere tam bir sebat vermek ve Allah'a teslimiyet gösterecek Müslümanlara bir hidâyet ve müjde olmak üzere Kur'ân'ı, Rabbin tarafından gerçek olarak getiren, Ruhu'l-kudüstür.
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "İnananları sağlamlaştırmak ve müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu, Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) Rabbinden gerçek (bilgi) olarak indirdi."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Îmân idenleri sâbit kılmak ve müslümânlara rehber-i hidâyet ve beşâret olmak içün Kur'ân'ı rabbinizden hak olarak Rûhu'l Kudüs indirdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Onu, bir gerçek olarak Rabbinden Kutsal Ruh[*] indirdi ki inanıp güvenenleri sağlamlaştırsın, doğru yolu göstersin ve İslam’a girenlere bir müjde olsun.
[*] Vahiy meleği Cebrail (a.s.)  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: “O'nu Ruhul Kudüs (Cebrail), müminlerin imanının pekişmesi, müslümanlara doğru yolu göstermek ve müjde vermek için Rabbinin katından indirmiştir.”
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Onu, iman edenlere sebat vermek, hakka teslim olanlara da hidayet ve müjde olmak üzere, Rabbinden hak ile Ruhu'l-Kudüs(25) indiriyor.
(25) Cebrail. (2:87’ye de bakınız.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "İman edenleri güçlendirip kökleştirmek için ve Müslümanlara bir müjde ve kılavuz olarak, Ruhul-kudüs onu, senin Rabbinden indirdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “indürdi anı cebreyil, çalabundan, ḥaķk-ıla; tā ŝabit eyleye āyete inanmaġa, anları kim įmān getürdiler; daħı ŧoġru yol göstermek daħı muştılamaķ içün, müsülmānlara.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: İndürdi bu Ḳur’ānı Cebrā’īle Tañrı Ta‘ālāḳatından ḥaḳḳ‐ıla, berkitmeg‐içün īmān getürenleri İslām üstine. Daḫıhidāyetdür, daḫı beşāretdür Müselmānlara.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) De: “Ruhülqüds (Cəbrail) onu (Qur’anı) sənin Rəbbindən iman gətirənlərə səbat vermək, müsəlmanları isə doğru yola yönəltmək və (onlara Cənnətlə) müjdə vermək üçün haqq olaraq nazil etmişdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: The holy Spirit hath revealed it from thy Lord with truth, that it may confirm (the faith of) those who believe, and as guidance and good tidings for those who have surrendered (to Allah).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say, the Holy Spirit(2141) has brought the revelation from thy Lord in Truth, in order to strengthen those who believe,(2142) and as a Guide and Glad Tidings to Muslims.
2141 The title of the Angel Gabriel, through whom the revelation came down. 2142 The People of the Book, if they had true faith, were themselves strengthened in their faith and cleared of their doubts and difficulties by the revelations brought by Al Mustafa: and all whether People of the Book or not-who came within the fold of Islam, found the Qur'an a Guide and a Gospel, i.e., a substitute for the Mosaic Law and for the Christian Gospel, which had both been corrupted.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
نَزَّلَهُ
onu indirdi
رُوحُ الْقُدُسِ
Rûhu'l-Kudüs
مِنْ رَبِّكَ
Rabbinden
بِالْحَقِّ
hak ile
لِيُثَبِّتَ
sebat ver- mesi için
الَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَهُدًى
ve bir hidâyet
وَبُشْرٰى
ve bir müjde için
لِلْمُسْلِم۪ينَ
Müslümanlara
(Resulüm!) De ki: "Onu, Rûhu'l-Kudüs (olan Cebrail), iman edenlere sebat vermek, Müslümanları hidâyete erdirmek ve onlara müjde vermek için Rabbin katından hak olarak indirdi."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
رُوح
İsim
ر و ح
Rûh
قُدُس
İsim
ق د س
Kudüs
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
ثَبَّتَ
Fiil-II
ث ب ت
Sabit kıldı, pekiştirdi, sağlamlaştırdı, sebat verdi, sebatkâr kıldı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
هُدَى
İsim
ه د ي
Hidâyet, yol gösterici, hidâyete erme, hidâyet rehberi, hidâyetçi
بُشْرَى
İsim
ب ش ر
Müjde
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren