close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muzzemmil Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kumi-lleyle illâ kalîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Geceleyin kalk namaza ama gecenin az bir kısmında.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O nedenle) Birazı hariç (olmak üzere), geceleri kalkıver.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gece biraz ilerleyince namaz için kalk.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Geceleri kalk, geceleri ibadetle ihya et, geceleri az uyu.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/79; 32/16; 76/26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Az bir kısmı dışında geceleyin (ibadete) kalk.
Ali Bulaç
swap_vert close
Az bir kısmı hariç olmak üzere, geceleyin kalk:
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Namaz kılmak ve ibadet etmek için) gece kalk; ancak birazı müstesna.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çok azı hariç, geceleyin kalk (namaz kıl:)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
2,3,4,5,6,7,8. Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur'ân'ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O'na ver![689]
[689] Kur’ân’ın ne zaman ve nasıl okunacağı hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 94-99.  
Besim Atalay
swap_vert close
Gece kalk, az yat ancak!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk.
Cemil Said
swap_vert close
2,3,4. Gice kalk, gicenin yarısını veyâ daha az veyâ daha fazlasını ’ibâdet ile imrâr it, Kur’ân tilâvet iyle,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3,4. Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
2,3. Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
2-4. Geceleyin -birazı dışında- namaza kalk! Gecenin yarısında bu vakti biraz öne veya biraz ileri de alabilirsin. Kur’an’ı tane tane, hakkını vererek oku.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
2, 3, 4. Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt, ya da çoğalt ve Kur'an'ı tane tane oku.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bazı geceler hariç, geceleyin kalk.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gecenin birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk (namaz kıl).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kalk gice, meğer biraz
Emrah Demiryent
swap_vert close
2-3-4. Gece biraz ilerleyip yarıya gelince, bundan biraz önce veya biraz sonra (namaza) kalk. Ve Kur’ân’ı (tertîl üzere) ağır ağır, oku.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gecenin birazında kalk!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
gece (nin) birazından gayrı (saatlerinde) kalk,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir kısmı hâriç, geceleyin (namaz için) kalk!(1)
(1)“Gece vakti ise, hem kışı, hem kabri, hem âlem-i berzahı (kabir âlemini) ifhâm ile (bildirmekle), rûh-ı beşer (insan rûhu) rahmet-i Rahmân’a (Allah’ın rahmetine) ne derece muhtâç olduğunu insana hatırlatır. Ve gecede teheccüd (gece namazı) ise, kabir gecesinde ve berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir, îkāz eder ve bütün bu inkılâbât (inkılâblar) içinde Cenâb-ı Mün‘im-i Hakīkī’nin (hakīkī ni‘met verici olan Allah’ın) nihâyetsiz ni‘metlerini ihtâr ile (hatırlatmakla) ne derece hamd ü senâya (övülmeye)müstehak olduğunu i‘lân eder.” (Sözler, 9. Söz, 27-28)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
2,3,4. Geceleyin (ibadet etmek ve Rabbini anmak için göreve) kalk, yalnız gecenin birazından değil. Tam gece yarısı veya (durumuna göre) bu miktarı biraz eksilt (üçte bir yap) veya buna (yarısına) biraz daha ekle (üçte ikiye yakın yap). Kur’an’ı da (sana indirilmekte olan Kur’an ayetlerini de okuyup/tebliğ edip/satır satır bir mushaf içinde) düzgünce bir düzene koy. *
(*) Eğer, Kur’an Hz. peygamberin sözü olsaydı, yani kendiliğinden uydursaydı, geceleyin herkesin tatlı bir uykuya daldığı hâlde kendisi için böyle çok meşakkatli olan gece ibadetini farz yapar mıydı? Neden kendini böyle zor bir durumda bıraksın? Demek ki, Kur’an Allah’ın, bütün insanlığa göndermiş olduğu mesaj ve buyrukları içeren bir kitaptır. Bu ayetlerdeki emir ise sadece tebliğ yapmakla görevlendirilen elçiyedir, inananlara değil. ‘’Ayrıca “tertîl” kelimesi ise, hem “bir şeyin parçalarını, bütünü meydana getirecek şekilde bir araya toparlayıp uygun bir düzen vermek” hem de “o bütüne iç tutarlılık sağlamak” anlamına gelmektedir… Yirmi üç yıllık bir zaman sürecine yayılan mesajın her bakımdan tutarlı bir bütün oluşturması, onun Allah tarafından vahyedilmiş olduğunun açık kanıtıdır. Kur’an’ın parça parça gönderilmesi ise ilahî hikmeti yansıtır. Kur’an, pratik hayattan kopuk olarak hızlı ve masa başında değil, aksine doğrudan doğruya yaşanan hayatın içinde ona yön vermesi için tertîl ile yaşanmalıdır… Ayrıca Fuad denen idrak merkezinin veriyi/bilgiyi tertîl ile hayatın içinde, sebep-sonuç ilişkisini kurarak alması aslında insanoğlunun en ideal öğrenme şeklidir. Bu, Kur’an’ın neden parça parça hayatın içine indirildiğini açıklamaktadır… (Kurandan Hayata) ’’Rattelnâhu tertîlen’’ (Furkan-25/32) şeklindeki özlü ifade ise, “[bir şeyin] parçalarını, bütünü meydana getirecek şekilde bir araya getirip, onlara uygun bir düzen vermek” ve bir de “bütüne iç tutarlılık sağlamak” gibi paralel anlamlar ihtiva etmektedir. Hz. Peygamber’in yaşadığı, hareket ve olaylarla dolu 23 yıllık bir hayata yayılan mesajın her türlü çelişkiden uzak ve her bakımdan tutarlı oluşu onun Allah tarafından vahyedilmiş olduğunu açıkça ortaya koyduğuna göre, bunu düşünen her müminin imanını güçlendiren bir keyfiyet olması gerekir; Kur’an’ın kendisine göre de, onun zaman içinde tedrîcen vahyedilmesinin sebebi bu keyfiyette aranmalıdır…(M. Esed Meali-32. Ayet Açıklaması) Sosyal alanda“ ترتيل’’tertîl” ise“konuşma esnasında sözün, yazarken ise kelimelerin, paragraf veya pasajların birbiri ardınca, tek tek, yavaş yavaş, ağır ağır, tane tane dizilmesi, birbirine karıştırılmaması” demektir. Buna göre Kur’an’ın tertîli, indiği şekilde tertibinin korunması, bir necmin bir başka necme karıştırılmaması” anlamına gelmektedir. Furkan-32. ayetinde de Rabbimiz Kur’an’ı tertîllediğini, yani her şeyi yerli yerinde, birbirine karıştırmadan, bir düzen içinde indirdiğini beyan etmektedir. İlk gelen vahiylerde de [Müzzemmil/4], Kur’an’ın tertîllenmesi, yani necmlerin gayet düzenli tutulması, birbirine karıştırılmaması emredilmiştir… Peki, Kur’an’da geçen ‘’ترتيل ‘’tertîl” ifadesi, “Kıratte tertîl”e indirgenebilir mi? Bu sorunun cevabı, hem aklen; mantıksal olarak hem de naklen; Kur’an’a göre “Hayır”dır. Yani bu kesinlikle mümkün değildir. Nedenine gelince: Kişi ne okuyorsa ne yazıyorsa ne söylüyorsa zaten harfleri, kelimeleri cümleleri birbirine karıştırmadan okuması, yazması ve söylemesi gerekir. Bu ihtimam kelamın levazımındandır; olmazsa olmazıdır. Bu sıradan bir yazışma ve söyleşide bile gerekli bir kural iken Kur’an’da ihmali, tembihlenmesi düşünülmez bile… Rasülüllah konuştuğunu, anlattığını birbirine karıştıran birisi olsa, toplumun alay ve istihzasına muhatap olacağından zaten vahiy ile muhatap kılınmazdı… (TERTÎL - Hakkı Yılmaz) Yani Rettil: Düzenlemek, ayarlamak, yoluna koymak, hazırlamak, düzeltmek, halletmek; planlamak, kararlaştırmak, sıralamak, sıraya koymak, aranje etmek gibi anlamlara gelir… İşte bu kadar açık bir şekilde Hz. Peygamber hayatta iken ve bizzat onun gözetim ve denetiminde ayet ve sûrelerin düzenlenmesi durumu varken, rivayet kültürünün uydurma ve zayıf kaynaklarına güvenip, Kur’an’ın elçinin vefatından sonra kitap hâline getirildiğini söylemek çok yanlış olacaktır. Allah’ın açık emri varken, Hz. Peygamber’in bu düzenleme emrini haşa yerine getirmeyip başka birilerinin bu işi tamamladığını söylemek açıkça büyük bir yanılgıdır. Kur’an ise tecvîdi değil tertîli emretmiştir. Özetle, her ne kadar müfessirler, 4. ayetteki (ورتل)’’ve rettil’ ifadesine’‘Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.’’şeklinde anlam vermişlerse de, bunun lügat/sözlük anlamı bu şekilde değildir. Zira bunun anlamı: Farklı sebebeplerle, farklı zamanlarda nazil olan âyetlerin bir araya getirilmesi, düzenli ve uyumlu bir şekilde sıralanması ve bir mushafta satır satır yazılıp yerleştirilmesidir. Çünkü Kur’an’da okumak emri hep (اقرأ - أتلو) ‘’ikrâ ve utlü’’ şeklinde gelmektedir. Burda ise (رتل)’’ rettil’’ ifadesi gelmiştir. Bununla Kur’an’dan vahyedilen ayetlerin, Allah’ın vahyine uygun belirli bir düzen ve uyum içinde bir sıraya göre bir mushafta yazılıp yerleştirilmesi emredilmiştir. (الله اعلم) Bkz: ... وفيه أن الله نص علي تنزيله مفرقا لحكمة واضحة , ثم رتله ترتيلا, أي جعله في ايات متناسقة مترابطة, فقد أوحي الي رسوله في أن يؤالف فيما بين الايات التي كانت تتنزل لاسباب مختلفة وفي أوقات متعددة, وأن يرتبها ترتيبا توقيفيا, فأمر في أن توضع هذه الاية في موضع كذا, وهذه الاية في موضع كذا. وقد طالب الله تعالي بقرأة القران علي هذه الحالة (ورتل القران ترتيلا – المزمل -4) وما ذلك الا تطلبا لمراعاة اكتمال الايات في نصوص متكاملة. والرتل في التطبيق اللغوي هو مجموعة الكلم المتناسقة المتكاملة التي تتوحد في موضع معين, وذلك هو النص وهذا خلاف ما وجدناه في معظم كتب التفاسير . وقد كشف هذ البحث عن حقيقة قرانية, وهي أن الارتيب التوقيفي الذي يجمع الايات وان اختلفت اسباب نزولها وتفاوة أزمنتها ووقائعها يفاجئ الملتقي في ظاهرة قرانية مهمة, وهي أن الايات تأتلف في نصوص متكاملة, والنص منها ذو موضوع معين ويأتلف بالطريقة نفسها مع نص اخر في الموضع نفسه, أومما يقع في دائرته ... وهذا التصور لترتيب المكون القراني يستند الي الاعتقاد بترتيب سوره واياته ترتيبا توقيفيا من الله تعالي (تلميذ سيبويه الدكتور محمد كاظم البكاء) والترتيل هنا هو أخذ الآيات المتعلقة بالموضوع الواحد وترتيلها بعضها وراء بعض. والرتل في اللسان العربي هو الصف على نسق معين. ولا يقصد بالترتيل التلاوة ولا التنغيم، كما ذكرواهذا هو الأصل في الوضع اللغوي ، معنى الترتيل هو : الترتيب والتنسيق (الترتيل في القرأن - كشف المستور في الإسلام) إذا كان ذلك كذلك اتضح أن معنى (ورتل القرآن ترتيلا) هو رتب أو نظم الموضوعات الواحدة الواردة في آيات مختلفة من القرآن، في نسق واحد كي يسهل فهمه (ورتل القرآن ترتيلا "ر ت ل" رتل الشيء نسقه ونظمه) أي : رتبناه ترتيبا محكما . دون أن نقصر ذلك على معنى التجويد وتحسين التلاوة - فالحكمة من نزول القرآن مفرقا , ومن ترتيبه على غير ترتيب النزول هي التثبيت ي المرحلة الأولى : ارتبط نزول القرآن حسب الوقائع والأحداث وحاجات الناس , بما يحقق التثبيت الملائم والمناسب لتلك المرحلة .: المصدر (الترتيل : يعني الترتيب وليس تجويد التلاوة حصرا )والترتيل : جعل الشئ مرتلا ، أى : منسقا منظما ، ومنه قولهم : ثغر مرتل ، أى : منظم الأسنان ، لم يشذ بعضها عن بعض (الوسيط لطنطاوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gecenin az bir kısmı dışında, kalk.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gece kalk, yalnız gecenin birazında değil.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gece kalk, namaz kıl. Uyku için gecenin birazında kalkma,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gecenin birazında kalk!
Kadri Çelik
swap_vert close
Az bir kısmı hariç olmak üzere, geceleyin kalk.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir kısmı hariç, geceleyin kalk! Herkesin derin uykuda olduğu gece vakitlerinde yatağını terk ederek kalk ve namaz kılarak, Kur’an okuyarak, ayetler üzerinde tefekkür ederek Rabb’ini an!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Geceleyin kalk; birazı hariç!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Geceleri biraz kalk:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gecenin birazında uyu! Gecenin çoğu kısmında ayakta ol, uyanık kal! Rabbini düşün! Rabbine dua et! Gündüzleri seni meşgul eden hiç bir şey aklını çelmesin. Gecenin sessiz sakinliğinde duygularını, aklını tamamen Rabbine yönelt! Gündüzün sorunlarından arın! Geceye gecenin gizemli havasına dön! Gördüğün derin karanlıkları, karanlıklar içinden parlayan sayısız varlıkları düşünerek Rabbinin yüceliğini tefekkür et! Gündüz boş görünen gökyüzünün gece olunca Rabbinin yarattıklarıyla nasıl doldurulduğunu görerek, Rabbinin yaratıcılığını kavra! Düşünmeyi sessiz sakin yap! Seni meşgul eden dünyevi şeylerden ayrıl ve onlardan kendini uzak tut! Ayetlerde açıkladığımız gerçekler ışığında bütün dikkatini topla!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Birazı (bazı saatleri) hariç, gece [*] kalk!
Kur’an’daki gece, güneşin batışından güneşin doğuşuna kadarki zaman dilimini kapsar.  
Mehmet Türk
swap_vert close
2,3,4. Gece biraz ilerleyip yarıya gelince; bundan biraz önce veya biraz sonra (namaza) kalk.¹ Ve Kur’an’ı da en güzel bir şekilde oku.²
1 Bu âyet; (نِصْفٌ) kelimesi (لَيْلٌ) kelimesinden bedel, kabul edilerek (Kurtubî) tercüme edilmiştir. Yani burada kastedilen; “gecenin üçte biri, yarısı veya üçte ikisinde namaza kalk!” demektir. Ayrıca buradan Efendimizin rûhi bir eğitime tabi tutulduğu da anlaşılmaktadır.2 Tertîl: Bir şeyi güzelce dizmek, tertiplemek ve sözü kusursuzca açıklamak demektir. Kıraatte tertîl; Kur’an’ı, acele etmeden, harfleri ve harekeleri açık bir şekilde, mana ve hikmetini düşünerek okumaktır. (Kurtubî) Kıraatten maksat ise; Kur’an’ı anlamak, düşünmek, içerisindekileri öğrenmek ve onu yaşamaktır. Tertil; Kur’an’ı tecvid kurallarına göre en güzel şekilde okumak anlamına da gelir. Ancak tecvitle Kur’an okumayı, sadece “ayın çatlatmaktan ve musikiye dönüştürmekten” ibaret hale getirmek ise, Kur’an’ın cahilce okunması demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gece biraz ilerleyince [namaz için] kalk;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gecenin az bir kısmı hariç uyanık ol! 17/79, 73/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kalk gecenin ilerleyen bir vaktinde![⁵³⁷⁵]
[5375] Kıyâmu’l-leyl, sadece “gece kalkışı”nı değil, “gecenin ayağa kalkışını” da ifade eder. Herkes uyurken, mü’min uyanmakla kalmayıp geceyi dahi uyandırır. İçerisinde namaz geçmiyorsa da, İnsan 26’nın delâletiyle kıyâmu’l-leyl namazı da kapsar. Ancak esas olan Kur’an’ı sindirerek okumaktır. Namaz ise Kur’an’ın içine konduğu kap mesabesindedir. Eğer daha sonra nâzil olmadıysa ‘Alak 9-10, Allah Rasûlü’nün bu sırada gündüz vakti de namaz kıldığına delâlet eder. Rivayetlerde Ukaz tarafında bir hurmalıkta namaz kıldığı nakledilir. Kıyamu’l-leyl, Allah Rasûlü için bir emirdir. Fakat bu emrin tüm mü’minleri kapsamadığı 20. âyetteki “mü’minlerden bir kısmı” ibaresinden açıkça anlaşılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Geceleyin kalk, (ibadete, namaza devam et) birazı hariç! (O kısmında uyur, istirahat edebilirsin)
Osman Fırat
swap_vert close
Geceleyin kalk, birazı hariç;
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Geceleyin kalk, birazı müstesna.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Geceleyin kalk da, az bir kısmı hariç geceyi ibadetle geçir. [32, 16; 17, 79; 76, 26]
Bu âyet, gecenin büyük bir kısmını ibadetle geçirmeyi emretmektedir. Gelen 3. âyet, normal olarak gece müddetinin yarısını esas almak gerektiğini ifade etmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Geceleyin kalk (namaz kıl); yalnız gecenin birazında (uyu).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Giceyi, ancak azı müstesnâ olarak 'ibâdetde kâim ol
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Az bir kısmı dışında gece kalk!
Şaban Piriş
swap_vert close
Gece kalk, ancak birazı dışında.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gecenin az bir kısmından sonra kalk.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Geceleyin kalk! Kısa bir süre hariç,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
1-2. iy ŧon içine bürünmiş! dur gice ya'nį namāza illā az.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṭur gice‐y‐ile, illā az.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Gecəni – az bir hissəsi istisna olmaqla – qalxıb namaz qıl!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Keep vigil the night long, save a little
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Stand (to prayer) by night, but not all night,-(5755)
5755 The Prophet was prone to austerities in the cave of Hira ', both before and after he received his mission, spending days and nights in prayer and contemplation. See C. 29. Midnight and after-midnight prayers have technically received the name of Tahajjud. See also verse 20 below; also 17:79. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُمِ
kalk
الَّيْلَ
gece-leyin
اِلَّا
an-cak
قَل۪يلاًۙ
birazı
(Nebîliğin ve resullüğün gereği olan vahyi almaya hazırlanmak için) Birazı hariç, geceleyin kalk!
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az