close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muzzemmil Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe’asâ fir’avnu-rrasûle fe-eḣażnâhu aḣżen vebîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken Firavun, peygambere isyan etmişti de onu, pek şiddetli bir surette helak etmiştik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Fakat Firavun elçiye isyan etti, Biz de onu pek vahim bir tarzda (azapla) yakaladık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken Firavun peygambere isyan etti de onu yakalayıp şiddetli bir şekilde azaplandırdık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun Allah'ın Rasûlüne âsi oldu, karşı geldi. Firavun'u belini kıracak şekilde yakalayıp şiddetli cezalandırdık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şu var ki, Firavun peygambere karşı geldi biz de onu şiddetli bir yakalayışla yakaladık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Fakat Firavun elçiye isyan etti, Biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Öyle ki, Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu şiddetli bir azabla yakalayıverdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Firavun, o peygambere karşı isyan etti. Biz de sert ve şiddetli bir yakarışla onu yakalayıverdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun o peygambere karşı gelmişti de, biz onu feci bir şekilde yakalamıştık.
Besim Atalay
swap_vert close
Firavun peygambere başeğmedi, biz de sertçe yakaladık Firavun'u!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Firavun, gönderdiğimiz resule karşı geldi de kendisini sert bir azapla yakalayıverdik.
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn rasûle karşu ’isyân itdi. Biz de ânı müdhîş sûretde te’dîb itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama Firavun o peygambere karşı gelmişti de onu çok ağır bir şekilde tutup cezalandırmıştık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Firavun o peygambere karşı çıkmış, biz de onu ağır bir şekilde cezalandırmıştık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak Firavun, elçiye karşı geldi; biz de onu feci bir biçimde yakaladık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Firavun o elçiye isyan etmişti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ki Fir'avn o Resule ısyan etti de biz onu vehîm bir tutuşla tuttuk alıverdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Fakat) Firavun (ve aveneleri), gönderdiğimiz peygambere karşı geldi, bizde kendisini (ve avenelerini müstahak oldukları üzere) şiddetli bir şekilde cezalandırdık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Firavun Resûl'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fir'avn, o peygambere ısyânetdi de biz de onu ağır ve çetin bir tutuşla yakalayıverdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat Fir'avun o peygambere isyân etmişti de onu şiddetli bir yakalayışla tutuverdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Fakat Firavun (hakkı inkâr edip kendisini kurtuluşa davet eden) elçiye karşı gelmiş, biz de onu şiddetli bir azapla yakalamıştık. *
(*) Mesaj açıktır. Ey Firavun gibi başkasının emeği üzerinden semirenler, başkaları ezip sömüren ve köle edineneler, gelin elçiye uyun da sonunuz onun gibi olmasın! Sarsılan ve yıkılan yer ve dağ sahnesinin hemen arkasından sözün, sarsılmaz ve yıkılmaz zannedilen Firavun iktidarına getirilme maksadı her şeyin zamana bağlı bir süreçle elden gidecek bir emanet olduğu hakîkatidir. Kurân’da nüzûle göre ilk kez Firavun’dan burada bahsedilmektedir. Firavun, imkânlarını ve hayatını yıllara yayılan bir süreçte yavaş yavaş kaybetmiştir. Karun’u, Haman’ı ve halkın itibarını sihirbazlar fiyaskosu ile kaybeden iktidar, bir de zorlu kıtlık, tufan, haşere istilası gibi tabiî âfetlerle de ağır ağır erimiş ve Firavun köşeye sıkışmıştır. (Bkz. Araf:133) (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra Firavun elçiye isyan etti ve bizde onu yaptıklarının karşılığında kıskıvrak yakaladık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak firavun bu elçiye karşı gelmişti. Biz e onu çok kötü çarptık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Firavun, peygambere karşı geldi de onu ağır bir cezaya çarptık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ama Firavun elçiye karşı gelmiş ve Biz de onu kahredici bir yakalayışla yakalamıştık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Fakat Firavun peygambere isyan etti, biz de onu çok ağır bir tarzda (azapla) yakalayıverdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat Firavun, kendisini kurtuluşa dâvet eden Elçiye başkaldırdı; Biz de onu korkunç bir azapla kıskıvrak yakaladık ve bütün ordusuyla birlikte denize gömüp helâk ettik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Firavun Rasûl’e karşı çıktı. Onu çok vahîm bir şekilde yakaladık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Firavun elçiye karşı geldi, biz de ona sert vurduk.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Firavun ve toplumu gönderdiğimiz Resul’ü yalanlayınca onları en ağır şekilde cezalandırdık. Onların başına gelenleri hatırlayın! Hâlbuki onların güvendikleri sizin güvendiklerinizden daha çoktu. Ama onlara yararı olmadı. Onun için onların başlarına gelenlerden ders almalısınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Firavun, o Elçi’ye isyan etmişti. Biz de onu kahredici bir şekilde kıskıvrak yakalamıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Fakat o (Firavun) Peygambere isyan etti. Biz de onu, hemen fecî bir şekilde helâk ettik.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve Firavun elçiye isyan etti, bunun üzerine Biz de onu kahredici bir tutuşla kıskıvrak yakaladık.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Firavun da elçiye karşı gelmişti. Biz de onu ağır bir şekilde cezalandırmıştık. 43/46...52, 67/6...12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
fakat Firavun elçiye karşı geldi; bunun üzerine biz de onu fena halde enseledik.[⁵³⁹¹]
[5391] Vebîl: “Havası çarpan yer, çamaşır dövülen odun, zehirli gıda” (Mekâyîs). Bu bağlamda “fena, şiddetli, çarpıcı” mânasına gelir. Zımnen: Vahye Firavun gibi davranan, onun akıbetini paylaşmaya hazır olsun.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Firavun o peygambere karşı gelmiş, Biz de onu yakalamış, ağır bir şekilde cezalandırmıştık.
Osman Fırat
swap_vert close
Fir’avn, resule karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fir'avun ise o Resûle isyan etti, artık o Fir'avun'u bir şiddetli yakalamakla yakaladık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Firavun o Resule isyan etti. Biz de onu şiddetle cezaya çarptırdık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fir'avn, elçiye karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fir'avn rasûle itâ'at itmeyüb 'isyân itdiği cihetle onı şiddetli ahz ile ahz itdik. (Helâk iyledik.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Firavun o elçiye karşı koymuştu. Biz onu çok kötü yakalamıştık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun elçiye karşı geldi de onu çok kötü bir şekilde yakaladık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat Firavun peygambere karşı geldi; Biz de onu şiddetli bir azapla yakaladık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ama Firavun, resule isyan etti de biz onu korkunç bir tutuşla tutuverdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz viribidük sizdin yaña yalavaç ŧanuķ üzerüñüze nite kim viribidük fir'avn’a yalavacı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṭanuḳ sizüñ üstüñüze. Nite kim viribidük Fir‘avn[a] peyġamber. Pes ‘āṣīoldı Fir‘avn resūle. Pes anı muḥkem dutup helāk itdük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Fir’on o peyğəmbərə (Musaya) asi oldu və Biz də onu şiddətli əzabla yaxaladıq (həm özünün, həm də onunla birlikdə olanları suda boğduq).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But Pharaoh rebelled against the messenger, whereupon We sealed him with no gentle grip.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But Pharaoh disobeyed(5768) the messenger; so We seized him with a heavy Punishment.
5768 Pharaoh the earthly king faces Moses the Prophet of Allah. In earthly eyes it was Moses who disobeyed Pharaoh. In spiritual relations, it was Pharaoh who disobeyed Moses. Pharaoh represented an ancient and mighty kingdom, with a long history behind it, and a pride in its learning and science, art, organisation, and power. Moses led a depressed people, hewers of wood and drawers of water. But the might of Allah was behind him. What became of the wisdom, power, and armies of Pharaoh? They were rent asunder when the day came, and the terror and surprise must have been the same as if the heavens had been rent asunder, and children's hair had turned grey! But formidable revolutions turn children greyhaired in another way. Nations that were as children became wise before they in their turn decayed, and from similar disobedience to the laws of Allah. For Allah's law must stand and be fulfilled when all else is swept away.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَعَصٰى
fakat isyan etti
فِرْعَوْنُ
Firavun
الرَّسُولَ
o resule
فَاَخَذْنَاهُ
Biz de onu yakaladık
اَخْذاً
bir yakalayışla
وَب۪يلاً
ağır
Firavun o resule isyan etti, bunun üzerine Biz de onu ağır (ve kahredici) bir yakalayışla yakaladık.
عَصَا
Fiil-I
ع ص ي
İsyan etti, asi oldu, karşı geldi
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
اَخْذ
İsim fiil
ا خ ذ
Alması, yakalaması, yakalayışı
وَبِيل
Sıfat
و ب ل
Ağır