close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muzzemmil Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ erselnâ ileykum rasûlen şâhiden ‘aleykum kemâ erselnâ ilâ fir’avne rasûlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki biz, size tanık olmak üzere bir Peygamber gönderdik, nitekim Firavun'a da peygamber göndermiştik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz size (Kur’an’ı açıklayacak), üzerinize şahit olacak bir elçi gönderdik; Firavun’a da (benzeri) bir elçi gönderdiğimiz gibi (hiçbir kavmi uyarıcısız bırakmadık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey insanlar! Önceden Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi, size de yaptıklarınız hakkında üzerinize şahitlik edecek bir elçi gönderdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun'a, tebliğ görevi ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdiğimiz Rasulün içinde bulunduğu şartlara benzer şartlarda, size Kur'ân'ı bilen, tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek bir önder, tebliğine karşı takındığınız tavırlar sebebiyle aleyhinize şahitlik yapabilecek, özgürce sorumluluklarını yerine getirecek bir Rasul gönderdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu, Firavun'a peygamber gönderdiğimiz gibi size de üzerinize şahid olacak bir peygamber gönderdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz size, üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik; Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz, (Ey Mekke halkı) Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de (kıyamet günü) şahidlik edecek bir peygamber gönderdik; (iman edib etmediğinizi ifade edecektir).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerçekten Biz, sizin için şahit olan bir peygamberi size gönderdik. Nasıl ki Firavuna peygamber gönderdiysek..
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi size de, size şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Firavun'a, bir peygamber gönderdiğimiz gibi, sizlere de tanık olmak üzere, bir peygamber gönderdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey insanlar!) Gerçekten biz, Firavuna resul gönderdiğimiz gibi, size de örnek/model olacak bir resul gönderdik.
Cemil Said
swap_vert close
Hakkınızda şehâdet itmek üzere size bir peygamber gönderdik, nitekim Fir’avn’a da bir rasûl göndermişdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahidlik edecek bir peygamber gönderdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu Firavun’a bir elçi gönderdiğimiz gibi size de hakkınızda tanık olacak bir peygamber gönderdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nasıl Firavun'a bir elçi göndermiş idiysek doğrusu size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz, size hakkınızda tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu biz size tanıklık edecek bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Haberiniz olsun biz size bir Resul gönderdik, üzerinizde şâhid, netekim gönderdiğimiz gibi Fir'avne bir Resul
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey Mekke halkı!) Şüphesiz biz size (hesap gününde) hakkınızda şahitlik yapacak bir peygamber gönderdik. Nitekim Firavun’a (ve halkına) da peygamber göndermiştik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Size tanıklık edecek bir resûl gönderdik. Tıpkı Firavun'a da bir resûl gönderdiğimiz gibi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, bir Fir'avne bir' peygamber yolladığımız gibi size de (kıyamet günü) üzerinize şâhid olarak bir peygamber gönderdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki biz, Fir'avun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de (kıyâmet günü) üzerinize şâhid olmak üzere bir peygamber gönderdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey insanlar,) Doğrusu biz size, (mesajlarımızı tebliğ edip hakikati anlattığına dair) tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Firavun’a da (hakikati tebliğ eden) bir elçi göndermiştik. (*)
(*) Ayette sözü edilen şahitliğin dünyevî ve uhrevî olmak üzere iki boyutu vardır: Birincisi, Hz. Peygamber, önce kendi toplumu içinde, sonra bütün insanlığa gönderilmiş bir elçi olması hasebiyle (7/158) tüm insanlığın huzurunda, kişiliği, ahlakı, mesajı, hayatı ve mücadelesiyle Hakikat’in şahididir. Bir başka ifadeyle o, fiilen Hakikat’e tanıklık etmek üzere gönderilmiştir. On üç yıl boyunca Hak uğruna Mekke’de tüm eziyetlere katlandı, yurdundan sürüldü, hicret etti ve Medine’de manevî-ahlakî değerlere dayanan ölçülü, dengeli, ideal bir toplum kurdu, bir Selam (huzur ve barış) Yurdu meydana getirdi, bu ideal toplumu ve bu Selam Yurdu’nu savunmak için gerektiğinde (saldırganlara karşı) savaştı, on yıl boyunca insanlar arasında Hak ve adaletle hükmetti, eşit şekilde bölüştürdü. Öldüğünde ne kölesi ne de parası-pulu vardı; insanlığa kuşatıcı, diriltici, ölümsüz bir mesaj ve kâmil bir örneklik bıraktı, böylece şahitliğini yerine getirdi. İkincisi, o, ahirette de kendi kavmi ve Ümmet’i üzerinde Hakikat’in şahidi olacaktır: “Her ümmet içinde kendi nefislerinden üzerlerine bir şahid getireceğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz…” (16/89) “Ümmet” belli bir inanç, fikir veya amaç etrafından toplanan insan toplulukları için kullanıldığı gibi, aynı zamanda bütün bir insan nesli için de kullanılır. (Kur’an Dersleri (8) (Müzzemmil: 1-20) - Atilla Fikri Ergun) Elçinin şahitliği, onun mesajı mükellef olan kullara ulaştırması ve yaşayarak “en güzel örnek/üsve-i hasene” oluşudur. (Bkz. Hac 78, Bakara 143, Ahzab 45) Bazı araştırmacılar nebî kelimesi ile aynı kişiyi işaret etmesi bakımından resûl kelimesini eş anlamlı kabul edip nebîden ciddi bir farkının olmadığını söylemiştir. Fakat kelimelerin kullanıldığı yerlere ve bağlama bakarsak aralarında ciddi bir fark olduğu görülecektir. Resûl/elçi Kurân’da Allah’tan başkasının elçisi olarak da kullanılmıştır. (Bkz.Neml:38) Ancak Nebî, sadece Allah ile özel bir iletişimde olan, haberler alan insanlar için kullanılır. (Bkz. Ahzab:40) Zaten Nebî, seçilmiş kul ile Allah arasındaki iletişime; Resûl ise kul ile diğer kullar arasındaki iletişime bir göndermedir. Bağlamda elçinin risâleti iletme, sağlıklı ulaştırma görevi üzerinde durulduğundan resûl kullanılmıştır. Resûlün Türkçesi elçi, Nebînin Türkçesi ise peygamberdir. (Kurandan Hayata) Not: Buradaki hitap bütün insanlaradır. ( إنا أرسلنا إليكم ) أيها الناس( تفسير الطبري) والمراد بالشهادة هنا : الشهادة بتبليغ ما أراده الله من الناس ، وبذلك يكون وصف ( شاهدا ) موافقا لاستعمال الوصف باسم الفاعل في زمن الحال ، أي : هو شاهد عليكم الآن بمعاودة الدعوة والإبلاغ . (شاهدا عليكم) بالبلاغي(التحرير والتنوير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elbetteki biz Firavun’a gönderdiğimiz elçi gibi, size de şahitlik eden bir elçi gönderdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz sizin için tanıklık edecek bir tanık gönderdik. Nasıl ki Firavun’a da bir elçi göndermiştik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz size kıyamette şehadet edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim Firavun/a da bir peygamber göndermiştik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey insanlar!) Muhakkak ki Biz, Firavun’a bir elçi gönderdiğimiz gibi, sizin üzerinize de hakkınızda şahitlik edecek bir elçi gönderdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz biz Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de üzerinize şahit olacak bir peygamber gönderdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanlar! Doğrusu Biz size, hakîkati tüm açıklığıyla ortaya koyan ve Hesap Günü hakkınızda şâhitlik edecek olan Muhammed adında bir Elçi gönderdik; tıpkı bir zamanlar Firavun’a Mûsâ adında bir Elçi gönderdiğimiz gibi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Firavun’a bir rasûl gönderdiğimiz gibi size şahid olarak bir rasûl gönderdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, size karşı tanıklık edecek elçi gönderdik.. Firavuna da aynı şekilde elçi göndermiştik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey insanlar! Sizlere emirlerimizi ileten, yaptıklarınıza en güzel şahitliği yapacak olan bir elçi gönderdik. Elçi sizlere yarar sağlayacak öğütleri getirmişti. Sizler elçimizi ve size açıklanan gerçekleri yalanlayıp karşı çıkıyorsunuz. Unutmayın ki yaptıklarınızdan haberimiz var. Yaptıklarınızın bilgisi katımızda kayıt altına alınmıştır. Ayrıca elçilerimiz aleyhinize şahitlik edecektir. Sizler de elçilerimize şahit olacaksınız. O gün yalan üzerine şahitlik yoktur. O gün sadece gerçekler olacaktır. Kimse gerçeğinin dışına çıkıp gerçeğini yalanlayamayacaktır. Sizden önce yaşayan, sizlerden daha varlıklı, daha güçlü Firavun ve toplumuna da elçilerimiz gönderildi. Onlar da sizin uyarıldığınız gibi uyarıldı. Elçilerimiz onlara güzel öğütler verdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Firavun’a elçi gönderdiğimiz gibi size de hakkınızda şahitlik edecek bir elçi gönderdik.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey insanlar!) şüphesiz Biz, tıpkı Firavuna Peygamber gönderdiğimiz gibi, size de şâhitlik yapacak¹ bir Peygamber, gönderdik.
1 İnanırsanız îmanınıza, inkâr ederseniz inkârınıza... Ancak (عَلَى) harf-i cerrinden dolayı bu kısım; “aleyhinize şâhitlik yapacak” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BAKIN [ey insanlar!] Firavun’a bir elçi gönderdiğimiz gibi ⁹ size de karşınızda hakikate tanıklık yapacak bir elçi gönderdik:
9 Bu, önceki/geçmiş peygamberlere, insanoğlunun dinî tecrübesindeki tarihî devamlılığa ve dolayısıyla Kur’an’ın “yeni” bir itikad getirmeyip yalnızca insanın kendisi kadar eski bir dinî prensibin en son ve en kapsamlı ifadesini temsil ettiğine dair belki de ilk Kur’ânî atıftır: yani “Allah katında tek [hak] din, [insanın] O’na tam teslimiyetidir” (3:19) ve “kim Allah’a teslimiyetten başka bir din ararsa, bu ondan asla kabul edilmeyecektir” (3:85).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz, Firavun’a elçi gönderdiğimiz gibi size de aleyhinizde şahitlik edecek elçi gönderdik. 35/24, 39/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İMDİ bakın, tıpkı Firavun’a[⁵³⁸⁸] bir elçi[⁵³⁸⁹] gönderdiğimiz gibi, size de önünüzde hakikate şahitlik eden bir elçi gönderdik;[⁵³⁹⁰]
[5388] İniş sürecinde ilk geçtiği yer. Zımnen: Ey Müşrikler! Muhammed, Musa’nın izinden gidiyor; eğer ona karşı çıkarsanız, siz de Firavun’un izinden gitmiş olursunuz. [5389] Rasulen kelimesinin belirsiz gelmesi, inkârcıların inkârının Allah Rasûlü’nün şahsına değil makamına olduğunu gösterir. Nihaî tahlilde bu inkâr elçiyi seçen Allah’a yöneliktir. [5390] Hâkim Allah, sanık insan, mahkeme Din Günü. Peki şahit kim? İşte büyük muhakemenin son halkası da böylece tamamlanarak şahidin elçiler olduğu vurgulanmış olur: “Elbet Biz seni, bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik” (33:45; ayrıca 48:8)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Müşrikler) Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi size de (kıyâmet günü) hakkınızda şahitlik edecek bir Peygamber gönderdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Muhakkak ki biz size, üzerinize şahitlik edecek bir elçi gönderdik; Fir’avn’a da bir elçi gönderdiğimiz gibi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki Biz size aleyhinize şahit olarak bir peygamber gönderdik. Nasıl ki Fir'avun'a da bir resûl göndermiştik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bakın (ey Mekkeliler, ey bütün insanlar) Biz vaktiyle Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi size de hakkınızda şahitlik edecek bir elçi gönderdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey insanlar,) Doğrusu biz size, aleyhinize tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Fir'avn'a da bir elçi göndermiştik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey ehl-i Mekke! Biz size, Fir'avn'a bir rasûl gönderdiğimiz gibi yevm-i kıyâmetde sizin küfür ve şirkinize şâhid olmak üzere bir rasûl gönderdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Size şahitlik edecek[*] bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun’a da bir elçi göndermiştik.
[*] "Her toplumdan (ümmetten) bir şahit getirdiğimiz zaman onların hali nice olacaktır!? Seni de bunlara şahit getireceğiz. Ayetleri görmezlikte direnenler (kâfirler) ve elçiye baş kaldırmış bulunanlar, o gün toprağa karışıp kaybolmuş olmayı ne kadar çok isterler. Ama Allah'tan olup biten hiçbir şeyi gizleyemeyeceklerdir. " (Bkz. Nisa 4/41-42)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi size de şahitlik edecek bir elçi gönderdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tıpkı Firavun'a peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz size, üstünüze tanık olan bir resul gönderdik. Tıpkı Firavun'a bir resul gönderdiğimiz gibi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol gün kim deprene yir daħı ŧaġlar daħı oldı ŧaġlar dirilmiş ķum aķıdılmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz size viribidük bir peyġamber.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Biz - Fir’ona peyğəmbər göndərdiyimiz kimi – sizə də (qiyamət günü Allahın hüzurunda) şahidlik edəcək peyğəmbər göndərdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We have sent unto you a messenger as witness against you, even as We sent unto Pharaoh a messenger.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We have sent to you, (O men!) a messenger, to be a witness concerning you,(5767) even as We sent a messenger to Pharaoh.
5767 Our Prophet has to warn his age, i.e., the present age, reclaim it from sin, and be a witness for the righteous and against evil, as Moses did his office in his age. For Pharaoh, his arrogance, and his punishment, see 10:75-92.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
şüphe-siz Biz
اَرْسَلْنَٓا
gönderdik
اِلَيْكُمْ
size
رَسُولاً
bir resul
شَاهِداً
şahid olarak
عَلَيْكُمْ
üzerinize
كَمَٓا
o şey gibi ki
اَرْسَلْنَٓا
gönderdik
اِلٰى فِرْعَوْنَ
Firavun'a
رَسُولاًۜ
bir resul
(Ey insanlar!) Şüphesiz ki Biz, Firavun'a bir resul gönderdiğimiz gibi size de (kıyamet günü) hakkınızda şahidlik edecek bir resul gönderdik.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
شَاهِد
Etken fiil
ش ه د
Şahidlik eden, göz önünde
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi