close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mutaffifîn Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne ecramû kânû mine-lleżîne âmenû yadhakûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki suç işliyenler, inananlara gülerler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Oysa dünyada iken) O suçlu günahkârlar (müşrik ve mücrim takımı), gerçekten iman edenlere (küçümseyerek) gülüp geçerlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bakın o günahlara batıp gidenler, fakir ve zayıf mü'minlere alay ederek gülerlerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğrusu, İslâm'a planlı cephe alan, müslümanlığı ve müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, iman edenlere alay yollu gülüyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu o suç işleyenler iman edenlere gülerlerdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Doğrusu, 'suç ve günah işleyenler,' kimi iman edenlere gülüp-geçerlerdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu o günahkar müşrikler, iman edenlere gülüyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O suçlular, inananları alaya alıp gülüyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Suçlular, dünyada inananlara gülerlerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Günahlılar, inanlıya gülerdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz, o günah işleyenler, iman edenlere (dünyada) gülüyorlardı.
Cemil Said
swap_vert close
Mücrimler mü’minlerin fukarâsı ile istihzâ iderlerdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Günahkârlar (dünyada) iman edenlere gülüp dururlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Suçlular, inananlara gülerlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu o suç işleyenler inananlara gülüyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Evet, o cürm işleyenler iyman edenlere gülüyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, o suç işleyenler (kâfirler, alay ederek) îmân edenlere gülüyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Suçlular, dünyada iman edenlere gülüyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, günâh işleyen (o kâfir) ler îman edenlerden kimine gülerlerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki o suç işleyen (kâfir)ler, bir kısım îmân edenlere (dünyada iken)gülerlerdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz suç işlemiş olanlar (dünyada iken) iman etmiş olanlarla alay edip, gülüyorlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Günah işleyenler dünyada iken iman edenlerle alay edip, gülüyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Suç işliyen kimseler inanan kimselere gülerlerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Günahkârlar yok mu, onlar mü/min olanlara gülerlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki günahkâr suçlular [mucrimûn], inananlara (dünyada) gülerlerdi.⁸
8 Krş. Bakara, 2/212  
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu suç işleyenler, kimi iman edenlere gülüp geçerlerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Günahkârlar, bir zamanlar müminleri küçümser, onların tertemiz, fakat mütevazı hallerine bakıp gülerlerdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Cürüm (suç / günah) işlemiş olanlar, inanmış kimselere gülüyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Vaktiyle inkarcılar, inananlarla alay ederlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz! Günahkârlar dünyada yaşarken iman edenlere gülüyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki suçlular (dünyada) iman edenlere gülerlerdi. [*]
Benzer mesajlar: Mü’minûn 23:110; Necm 53:61.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Doğrusu o günâhkârlar (dünyada iken) inananlara gülüyorlardı.¹
1 Ebû Cehl, Velîd b. Mugîre ve benzeri müşrikler; Ammar, Bilâl, Habbab, (r.a) gibi Müslümanlarla alay ediyorlar ve onların durumuna gülüyorlardı. Bu âyet bu olay üzerine indirilmiştir. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
BAKIN, kendilerini günaha kaptıranlar, imana erenlere gülerler: ¹¹
11 Kur’an’ın orijinal metninde 29-33. ayetler, sanki Hesap Günü görülecekler hatırlatılıyormuşçasına geçmiş zaman kipiyle ifade edilmişlerdir. Ancak, önceki ve sonraki pasajlar (yani, 18-28. ayetler ile 34-36. ayetler) gelecek zaman kipiyle formüle edildiklerinden dolayı, bu dünya hayatı ile ilgili 29-33. ayetlerin geniş zaman kipinde ifade edilmeleri daha uygundur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Evet günah bataklığına batmış olanlar bir zamanlar iman edenlere gülüyorlardı. 9/79, 11/38, 23/109-110
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
NE VAR Kİ günah bataklığına gömülmüş olanlar, bir zamanlar iman edenlere gülerlerdi;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçek şu ki, (bu cennet nimetlerine inanmayan ve) günaha dadanan kâfirler, (yoksul) müminlere -dünyadayken- gülerlerdi;
Osman Fırat
swap_vert close
Suç işleyenler, O iman edenlere gülmüşlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki günah işlemişlerdi, imân etmiş olanlara gülerlerdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Cürümlere, suçlara batanlar dünyada iken, müminlerle alay edip onlara gülerlerdi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Suç işleyenler, inananların üstüne gülerlerdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müşrikler (rüesâ-yı Kureyş) mü'minlere gülerlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Suça dalan o kimseler, bu müminlere gülerlerdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Suç/günah işlemiş olanlar, iman edenlere gülüyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dünyada, mücrimler iman edenlere gülerlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, suça batmış olanlar, iman sahiplerine gülerlerdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim yazuķ işlediler oldılar anlara kim įmān getürdiler gülerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki yaman kişilerdür. Mü’minleri dünyāda masḫaralıġa alurlardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, günahkarlar iman gətirmiş kimsələrə (dünyada) gülürdülər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! the guilty used to laugh at those who believed,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those in sin used to laugh at those who believed,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اَجْرَمُوا
suç işliyorlar
كَانُوا
idiler
مِنَ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
اٰمَنُوا
iman ediyorlar
يَضْحَكُونَۘ
gülerler
Şüphesiz ki (nefsinin hevâsına uyarak) suç işleyenler, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَجْرَم
Fiil-IV
ج ر م
Cürüm işledi, suç işledi
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ضَحِكَ
Fiil-I
ض ح ك
Güldü