misk kokusu saçarak akan. ⁸ Öyleyse, değerli şeylere ulaşmak için [can atanlar] bu [cennet içkisi]ni hedeflesinler:
8 Lafzen, “ki sonu (hitâmuhû) misk olacaktır”. Benim yukarıdaki ifadeyi çeviri şeklim, ona ikinci kuşak otoritelerden birçoğunun ve Ebû ‘Ubeyde b. Musennâ’nın verdiği anlamı (ki tümünü Râzî nakletmektedir) yansıtmaktadır. Öteki dünyanın “halis içki”si (rahîk) -ki, bu dünyadaki içkinin tersine Allah’ın “mührü”nü (yani, damgasını) taşıyacaktır, çünkü “onda ne çarpma/sersemletme vardır, ne de onunla sarhoş olurlar” (37:47)- cennetin başka bir sembolüdür ve insanın bu dünyada yaşadığı duygularla karşılaştırmak suretiyle, öteki dünyada dürüst ve erdemlileri bekleyen, insan tasavvurunun kavrayamayacağı bir biçimde yoğunlaşmış öte dünya zevklerine işaret etmektedir. Bazı büyük Müslüman sûfîler (mesela, Celâleddîn Rûmî) bu “halis içki”de Allah’ın rûhen (keyfiyetsiz -T.ç.n) görü(lü/nü)şüne (spiritual vision) bir atıf görürler: bence surenin devamının da teyid ettiği bir yorumdur bu.