Onlar (bir de): “Eğer Medîne’ye dönersek, üstün olan (bizler,) zayıf olan (Müslümanları) oradan elbette sürüp çıkaracaktır.” diyorlar. Şunu iyi bilsinler ki; asıl üstünlük¹ Allah’a, Onun Elçisi’ne ve Müslümanlara aittir, fakat münâfıklar, bunu bilmiyorlar.
1 İzzet: İnsanın kendi nefsinin hakikatini tanıması ve onu basit şeyler için hakarete düşürmeyip kıymetli tutmasıdır. Kibir ise; insanın kendisini bilmemesi ve kendisini bulunduğu seviyenin üzerinde görmesidir. İzzetin zıddı zillet, kibrin zıddı tevazu’dur. Hz. Hasan’a (r.a) birisi: “Ey Hasan! İnsanlar sende biraz kibir var zannediyorlar” deyince, Hz. Hasan: “o kibir değil, izzettir” demiş, bu ayeti okumuştur. Görülüyor ki bu âyette mü’minler, yani nifak eserinden uzak olan hâlis mü’minler izzet şerefiyle mümtaz kılınmışlardır. Çünkü hâlis mü’min fanî şeylere zebun olmaz, Allah’tan başkasına secde etmez. Bundan dolayı salihlerden bir kadın pejmürde bir halde idi ve şöyle demişti: “Sen İslâm üzere değil misin? İşte o, o izzettir ki beraberinde zillet yoktur ve o servettir ki beraberinde fakirlik yoktur.” (Elmalılı) Konu ile ilgili olarak Bk. (Nisa: 139, Yunus: 65, Fatır: 10)