close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Munâfikûn Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ kîle lehum te’âlev yestaġfir lekum rasûlu(A)llâhi levvev ruûsehum ve raeytehum yesuddûne vehum mustekbirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onlara, gelin de Allah'ın Peygamberi size yarlıganma dilesin denirse başlarını sallarlar alay ederek ve görürsün ki ululuk satarak dönüp gitmedeler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara (münafıklara): "Gelin (bu nifak ve tefrikadan vazgeçip tevbe edin) Allah’ın Resulü de sizin için mağfiret dilesin. (Kendinize, çevrenize ve geleceğinize yazık etmeyin)" denildiği zaman, başlarını döndürüp (uzaklaşmaktadırlar) ve görürsün ki kibirlenerek yüz çevirip (gururlu bir tavır takınmaktadırlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara “Gelin de, Allah'ın peygamberi sizin için bağışlanma dilesin!” denilince, başlarını çevirirler ve sen onların büyük bir kibirle nasıl çekip gittiklerini görürsün.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Gelin, Allah'ın Rasulü işlediğiniz günahlardan dolayı sizin için bağışlanma, koruma kalkanına alınma dilesin.” denildiği zaman, başlarını çevirirler. Büyüklük taslayarak çekip gittiklerini görürsün.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara: "Gelin, Allah'ın Peygamberi sizin için bağışlanma dilesin" dendiğinde başlarını çevirirler ve onların büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
5.İbnu Cerir`in Katade`den rivayet ettiğine göre Abdullah bin Ubey`e Resulullah (a.s.)`a gitsen de senin için bağışlanma dilese dendi. O ise başını çevirdi. Bu ayeti kerime de onunla ilgili olarak indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara: 'Gelin Allah'ın Resûlü sizin için mağfiret (bağışlanma) dilesin,' denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O münafıklara: “-Gelin, Allah'ın Rasûlü sizin için mağfiret dileyiversin.” denildiği zaman, başlarını bükerler ve görürsün ki, kibir taslayarak, (tevbeye ve özür dilemeye yanaşmıyarak) yüz çevirirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara: “Gelin, Allah’ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin” denildiği zaman, başlarını çevirirler ve onların büyüklük taslayarak dönüp gittiklerini görürsün.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara, “Geliniz, Allah'ın Peygamberi sizin affınızı dilesin” dendiğinde, sinirlenerek başlarını salladıklarını, yüz çevirip kibirlendiklerini görürsün.
Besim Atalay
swap_vert close
«Geliniz, Allahın peygamberi, sizin için bağışlanmak istesin!» denilse de onlara, başlarını çevirirler, görürsün ki, yüzlerini dönerler, hem dahi kasalırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O münafıklara: “Gelin (iman edin ve özür dileyin de), Allah'ın Resul'ü sizin için (Allah'tan) af dilesin” denildiği zaman, sen onların başlarını döndürdüklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
Cemil Said
swap_vert close
Kendilerine: "Geliniz, Rasûlullah size Allâh’dan mağfiret taleb idecek" dinildiği zamân yüz çevirirler ve kibir iderler uzaklaşırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara: "Gelin de Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin" dendiği zaman, başlarını çevirirler; büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O münafıklara, “Gelin, Allah’ın Resûlü sizin için bağışlama dilesin” denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara “Gelin, Allah’ın resulü sizin için bağışlama dilesin” dendiğinde başlarını çevirirler ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlara: Gelin, Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların, büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara, "Gelin de ALLAH'ın elçisi sizin için bağışlanma dilesin," denildiğinde, başlarını çevirirler; büyüklük taslayarak saptıklarını görürsün.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara: "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için mağfiret dilesin." denildiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlara gelin Resulullah sizin için istiğfar ediversin denildiği zaman da başlarını bükerler ve görürsünki kibir taslıyarak yan çizer giderler
Emrah Demiryent
swap_vert close
5-6. Onlara (munâfıklara), “Gelin, (kalben îmân edin ve günahlarınıza tövbe edin de) Allah’ın Resûlü sizin için (Allah’tan) bağışlanma dilesin” denildiği zaman, sen onların (inatla) başlarını çevirdiklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. (Resûlüm! O munâfıklar, kalben îmân edip, günahlarına tövbe ederek senin yanına gelmedikleri müddetçe) onlar hakkında bağışlanma dilesen de dilemesen de onlar için birdir. (Kalben îmân etmedikleri için) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah, fâsıklar (kâfirler) topluluğunu (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe) doğru yola iletmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve onlara, “Gelin, Allah'ın Resûl'ü sizin için bağışlanma dilesin.” dendiği zaman; tersleyerek, büyüklük taslayıp, çekip gittiklerini görürsün.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara «Gelin, Allahın peygamberi sizin için istiğfar ediversin» denildiği zaman başlarını çevirdiler. Gördün ki onlar (özür dilemeyi bile) kibirlerine yediremeyerek haalâ yüz döndürüyorlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem onlara (o münâfıklara): “Gelin! Allah'ın Resûlü sizin için mağfiret dilesin!” denildiği zaman, başlarını çevirirler. Ve (sen) onları görürsün ki, kendileri büyüklük taslayan kimseler olarak yüz çeviriyorlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlara (o münafıklara): “Gelin (gerçekten iman edin de), Allah’ın Resulü sizin için (Allah’tan) af dilesin” denildiği zaman, sen onların başlarını döndürdüklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. *
(*) Not: Hz. Peygamberin onlar için istiğfarda bulunması, onlara şefaat etmesi anlamındadır. Yani şefaat bu dünyada oluyor, ahirette değil. Ahiret ise, sadece dünyada yapılan o istiğfarın/şefaatin fayda verip vermeyeceği yerdir. Yani (الشفاعة في الدنيا وحصادها في الاخرة)‘’şefaat dünyadadır, hasadı/ürünü elde etmek/ise ahirettedir. Demek ki geleneksel iddianın aksine ahirette şefaat yoktur. Ahirette ki şefaat, yardım anlamında olup o da sadece Allah’ın yardımıdır. Çünkü o gün hiçbir kimse başkasına yardım edemez ve ona bir yarar sağlayamaz. Zaten her peygamber dünyada iken ümmetlerinin bağışlanmasını yüce Allah’tan dilemişler, yani şefaatte bulunmuşlar. Artık gerisi yüce Allah’a kalmıştır. İşte bunun gibi dünyada iken birbirlerine dua eden müminler, birbirlerine şefaat ediyorlar. Yüce Allah’ın iznine bağlanan şefaat ise dünyadaki istiğfar ve dualardır. Bu istiğfarın/şefaatin/ izni ise sadece muvahhid kimseler içindir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara “Gelin Allah’ın elçisi sizin için Allah’dan bağışlanma dilesin” denildiğinde, başlarını sallayarak, kibirli bir şekilde uzaklaştıklarını görürsün.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara: "Gelin de Allah’ın elçisi sizin için yarlıganma dilesin" denilince başlarını çeviriverirler. Görüyorsun, onlar büyüklük taslıyarak yüz çevirmişlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara «— Geliniz de Allah/ın peygamberi sizin için yarlıganmak dilesin» denilse başlarını çevirirler. Onları, büyüklük taslayarak yüz çevirmiş görürsün.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara, “Geliniz, Allah’ın elçisi sizin için bağışlanma dilesin” denildiği zaman, başlarını sallarlar. Sen onların büyüklük taslayarak çekip gittiklerini görürsün.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara, “Gelin Allah'ın resulü sizin için mağfiret (bağışlanma) dilesin” denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara, “Gelin fırsat varken tövbe edin de, Allah’ın Elçisi sizin için bağışlanma dilesin ve kurtulun bu lânetten!” denildiğinde, bunu gururlarına yediremez, hemen başlarını çevirip uzaklaşırlar; böylece, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara: -“Gelin! Allah’ın rasûlü sizin için bağışlanma dilesin!”. denildiği zaman başlarını çevirdiler. Onları gördün; onlar büyüklenmiş halde yan çizerek uzaklaşıyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kendilerine: " Hadi gelin de Allah resulü sizin için Tanrıdan af dilesin " denince, gözlerini kaçırırlar. Derken bir bakmışsın havalanıp gitmişler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O münafıklara, "Gelin hatalarınızdan vazgeçin! Tövbe ederek Allah’tan af dileyin ki; Allah’ın Resulü de sizin için bağışlanma dilesin!" denildiği zaman başlarını çevirirler. Onların kibirleriyle burunlarını havaya kaldırıp uzaklaştıklarını görürsün!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara “Gelin, Allah’ın Elçisi sizin için bağışlanma dilesin.” dendiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların kibirlenerek uzaklaştıklarını görürsün.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Bir de onlara: “Gelin, Allah’ın Elçisi sizin affedilmeniz için (Allah’a) duâ etsin.” denilince onlar, (kibirlenerek) başlarını çevirirler ve sen de onların, büyüklük taslayarak¹ çekip gittiklerini görürsün.
1 Müstekbirler için Bk. (A’raf: 75)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü onlara: “Gelin, Allah’ın Elçisi bağışlanmanız için [Allah’a] dua edecek!” dendiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların sahte bir kibirle nasıl çekip gittiklerini görürsün.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara, “Gelin Allah’ın elçisi sizin için Allah’tan bağışlanma dilesin” denildiğinde başlarını çevirerek küstahça kibirlenip arkalarını dönüp gittiklerini görürsün. 3/166...168
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onlara: “Gelin, Rasulullah size mağfiret dilesin!” denildiğinde, başlarını çevirirler;[⁵¹¹⁸] ve sen onların küstahça bir kibir içinde çekip gittiklerini görürsün.[⁵¹¹⁹]
[5118] Allah Rasûlü’nün misyonunun bir parçası da mü’minler için dua etmesiydi (3:159; 9:103; 2:151). Zımnen: Kendileri tevbe etmedikçe senin onlar için tevbe etmenin bir yararı yok (9:80). [5119] İbn Ubey’in yalancılığı âyetle ortaya çıkınca, “Rasulullah’a git, kendin için istiğfar talebinde bulun!” derler. Çaresiz bir baş hareketiyle, “iman etmemi istediniz ettim; zekât vermemi söylediniz verdim; geriye Muhammed’e secde etmekten başka ne kaldı?” demişti (Taberî). Bu tarihten sonra çok yaşamayıp maskelerin sıyrılacağı yere gitti.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Hainlikleri meydana çıkıp da) Onlara; "Gelin, Allah'ın peygamberi sizin için bağışlanma dilesin" diye nasihat edilse bile onların başlarını çevirip büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlara: "Gelin, Allâh’ın Elçisi sizin için mağfiret dilesin" dendiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. ?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara: «Geliniz, sizin için Allah'ın peygamberi istiğfarda bulunsun,» denildiği zaman başlarını çevirmiş olurlar ve onları görürsün ki, onlar böbürlenir kimseler olarak irâz ederler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlara: “Gelin, Resulullahın huzuruna varın, sizin için dua etsin, Allah'tan size af dilesin! ” denildiğinde, (açıktan bir şey söyleyemediklerinden), kibirlerinden ötürü başlarını sağa sola büker, içten içe homurdanırlar ve onların kibirli bir şekilde yan çizdiklerini görürsün.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara: "Gelin, Allah'ın Elçisi sizin için mağfiret dilesin" dendiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara: "Gelin, Rasûlullah sizin içün istiğfâr itsün" denilürse başlarını çevirirler. Görirsin ki böbürlenerek geçerler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Gelin, Allah’ın elçisi bağışlanmanız için dua etsin” dense başlarını çevirirler. Bakarsın ki kibirli bir halde geri çekiliyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara:-Allah'ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin, denildiği zaman başlarını çevirip, büyüklenerek yüz çevirdiklerini görürsün.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara “Gelin, Allah'ın Resulü sizin için Allah'tan af dilesin” dendiği zaman başlarını çevirirler; sen onların kasılarak uzaklaştıklarını görürsün.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara, "Hadi gelin, Allah resulü sizin için af dilesin!" dendiğinde kafalarını öteye çevirirler. Ve sen onların böbürlenmiş bir halde dönüp gittiklerini görürsün.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan eyidildi anlara “gelüñ yarlıġamaķ dilesüñ sizüñ içün Tañrı yalavacı” döndürdiler egdiler başlarını. daħı gördüñ anları döndürürler yā dönerler daħı anlar kibr eyleyicilerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan anlara eyidilse ki gelüñ, istiġfār eylesün size Tañrı resūli, başla‐rın ṣaldılar ve anları göresin yüz ḳaytarup tekebbürlik iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara: “Gəlin Allahın Peyğəmbəri (Rəbbinizdən) sizin bağışlanmağınızı diləsin!”–deyildiyi zaman (istehza ilə) başlarını bulayar və sən (Ya Rəsulum!) onların təkəbbürlə üz çevirdiklərini görərsən.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when it is said unto them: Come! The messenger of Allah will ask forgiveness for you! they avert their faces and thou seest them turning away, disdainful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And when it is said to them, "Come, the Messenger of Allah will pray for your(5472) forgiveness", they turn aside their heads, and thou wouldst see them turning away their faces in arrogance.
5472 Even hypocrisy like other sins can be forgiven by repentance and amendment, provided there is a will and earnest desire to turn from evil and seek the Grace of Allah. In this case there was none.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
ق۪يلَ
denildi
لَهُمْ
onlara
تَعَالَوْا
gelin
يَسْتَغْفِرْ
mağfiret dilesin
لَكُمْ
sizin için
رَسُولُ
resulü
اللّٰهِ
Allah'ın
لَـوَّوْا
çevirmiş- lerdir
رُؤُ۫سَهُمْ
başlarını
وَرَاَيْتَهُمْ
ve onları gör- müşsündür
يَصُدُّونَ
yüz çeviri- yorlar
وَهُمْ
kendileri iken
مُسْتَكْبِرُونَ
kibirlenenler
Onlara, "gelin, Allah'ın resulü sizin için (Allah'tan bir bağışlama ve) mağfiret dilesin" denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların, kibirlen(ip büyüklük taslay)arak (haktan) yüz çevirdiklerini görürsün.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
تَعَالَ
Fiil-IV
ع ل و
Gel, gelin
اِسْتَغْفَرَ
Fiil-X
غ ف ر
Mağfiret diledi, istiğfar etti
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَوَّى
Fiil-II
ل و ي
Çevirdi
رَاْس
İsim
ر ا س
Baş
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
صَدَّ
Fiil-I
ص د د
Alıkoydu, yüz çevirdi, men etti, şamata etti
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُسْتَكْبِر
Etken fiil-X
ك ب ر
Kibirlenen, kibirli kimse