close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 90. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Bel eteynâhum bilhakki ve-innehum lekâżibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayır, biz onlara gerçeği getirdik ve şüphe yok ki onlar, yalan söylemedeler elbette.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Doğrusu şu ki, Biz onlara Hakkı (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı) getirdik, ancak onlar gerçekten yalancı (ve sorumluluktan kaçıcı) kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz onlara, gerçek olan Kur'ân'ı getirdik, ama onlar devamlı olarak yalanlıyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğrusu biz onlara gerekçeli, hikmete dayalı toplumlarında hakça düzen gerçekleştirmeye esas olacak hak bir kitap getirdik. Onlar kesinlikle, hâlâ yalanlarına yalan katmaya devam ediyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır, biz onlara hakkı getirdik. Ancak onlar yalancıdırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu biz, onlara, hakkı (tevhîdi) getirdik. Şüphesiz onlar, (Allah çocuk edindi, melekler kızlarıdır sözlerinde) yalancıdırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Evet, Biz onlara hak ve doğruyu getirdik. Fakat onlar devamlı olarak yalanlıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Doğrusu biz onlara hakkı getirdik; onlar ise yalancılardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onlara hakla getirdik, onlar yalancılardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Aslında biz onlara gerçeği sunduk, fakat onlar hala yalan söylüyorlar.
Cemil Said
swap_vert close
Biz ânlara hakkı bildirdik lâkin ânlar yalancıdırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hayır; Biz onlara gerçeği getirdik ama, onlar yalancıdırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu biz onlara hakkı bildirdik, onlar ise kesinlikle yalancıdırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise hakikaten yalancılardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine gerçeği getirmemize rağmen onlar yalanlamaktadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu biz onlara hakkı getirdik; onlar ise cidden yalancıdırlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Doğrusu biz onlara hakkı getirdik ve şüphesiz onlar yalancılar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Doğrusu biz, onlara, hakkı bildirdik. Onlarsa (Allah’a noksan sıfatlar isnat ederek, ısrarla) yalan söylüyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Oysa onlara Hakkı sunuyoruz. Onlar ise kesinlikle yalanlamaktadırlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hayır, biz onlara hakıykatı getirdik. Onlarsa muhakkak yalancıdırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hayır! (Biz) onlara hakkı getirdik; fakat şübhesiz ki onlar, gerçekten yalancıdırlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu, Biz onlara (elçimiz vasıtasıyla) hakkı (doğruyu ve gerçeği) getirdik (ulaştırdık, gerçeği açıkladık); onlar ise şüphe yok ki, (iddialarında) elbette yalancıdırlar. *
(*) … Yani, Allah’a inandıklarını söyledikleri halde, ölümden sonraki hayat fikrini redderek kendi kendilerini aldatıyorlar. Oysa bu dünyada pek çok zalim ve haksız insan bolluk ve genişlik içinde yaşarken dürüst ve inanmış pek çok insanın acı ve sıkıntı içinde olduğu gözönünde tutulursa, ölümden sonra hayat fikri ilahî adalet kavramının ayrılmaz bir parçasıdır. Öte yandan, ölümden sonra diriliş fikrini inkâr etmek, Allah’ın sınırsız gücünden ve dolayısıyla, gerçek anlamıyla O’nun Tek Tanrı oluşundan şüphe etmek demektir ki bu şüphe en tipik ifadesini tanrısal güçlerin çok başlılığını öngören mistik ve çok tanrıcı inançlarda ifadesini bulmaktadır; bu çarpık inanç biçimlerine bundan sonraki ayetle temas edilmektedir. (M. Esed Meali 90. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz onlara hakkı (Kur’an’ı) vermiştik, elbette onlar yalancıdırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yok, Biz onlara doğruyu getirdik. Besbelli ki onlar yalancı kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hayır, biz onlara doğru söz getirdik, şüphesiz ki onlar yalancı kimselerdir,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilakis Biz onlara gerçeği/hakkı getirdik. Onlar ise kesinlikle yalancıdırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancılardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte Biz, onlara apaçık gerçeği bildirdik fakat onlar, yine de Allah hakkında pervasızca yalan söylüyorlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yine de onlara Hakk’ı getirdik. Onlar, elbette yalancılardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Aslında biz onlara hep doğruyu söyledik. Asıl yalancı kendileri:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayır! İnkârcılar ne derse desin gerçeği getirdik! Onlar inkârlarıyla sadece yalancı olduklarını kanıtlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; şüphesiz ki onlar yalancıdır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Aslında Biz, onlara mutlak doğruyu getirdik. Fakat onlar, gerçekten yalan söylüyorlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hayır, Biz onlara hakkı ulaştırdık; buna rağmen onlar yine de yalanı tercih ediyorlar! ⁵¹
51 Lafzen, “onlar gerçekten yalancıdırlar” -yani, Allah’a inandıklarını söyledikleri halde, ölümden sonraki hayat fikrini redderek kendi kendilerini aldatıyorlar. Oysa, bu dünyada pek çok zalim ve haksız insan bolluk ve genişlik içinde yaşarken dürüst ve inanmış pek çok insanın acı ve sıkıntı içinde olduğu gözönünde tutulursa, ölümden sonra hayat fikri ilahî adalet kavramının ayrılmaz bir parçasıdır. Öte yandan, ölümden sonra diriliş fikrini inkar etmek, Allah’ın sınırsız gücünden ve dolayısıyla, gerçek anlamıyla O’nun Tek Tanrı oluşundan şüphe etmek demektir ki bu şüphe en tipik ifadesini tanrısal güçlerin çok başlılığını öngören mistik ve çok tanrıcı inançlarda ifadesini bulmaktadır; bu çarpık inanç biçimlerine bundan sonraki ayetle temas edilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Aslında biz onlara hakkı/Kuran’ı getirdik, fakat onlar yalan söylemeye devam ediyorlar. 16/104- 105, 67/6...12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yoo! Aksine Biz onlara saf gerçeği sunmuştuk, ama onlar ısrarla yalana sarıldılar.[²⁹⁴⁷]
[2947] Lafzen: “..yalancıdırlar”. Kûfe dil okulunun “ism-i fâil süren fiildir” görüşüne istinaden.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hayır Biz onlara gerçeği, (Allah'tan başka ilah olmadığına ait deliller) getirdik; onlar ise, yalancıdırlar! (Çünkü onların başka ilah olduğuna dair hiçbir delilleri yoktur)
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır... Biz onlara hakkı getirdik. Onlar ise şüphe yok ki, elbette yalancılardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hayır, Biz onlara gerçeği getirdik; fakat buna rağmen onlar yalanı tercih ediyorlar. İşte gerçek:
Süleyman Ateş
swap_vert close
Doğrusu biz, onlara hakkı getirdik, (bizim söylediklerimiz gerçektir), onlarsa yalancıdırlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz onlara hak ile geldik. (Bizim va'dimiz ve da'vetimiz doğrıdır.) Onlar ise yalancıdırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yok; biz onlara o gerçeği(ve gerçekleri gösterecek içerikte) getirdik ama onlar kesinlikle yalancıdırlar.
[*] Çeviri bütünlüğü açsından ve inne-hum le kâzibûne geçen her ayete tek tip çeviri Diğer Ayetler: Enam 6/28, Saffat 37/152,Müminun 23/90  
Şaban Piriş
swap_vert close
Doğrusu onlara gerçeği getirdik, fakat onlar yalancıdırlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onlara hakkı getirdik. Onlar ise yalancıdırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hayır, hayır! Biz onlara hakkı getirdik ama onlar tam anlamıyla yalancıdırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki geldük anlara ḥaķķ-ıla; daħı bayıķ anlar yalancılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki gönderdük özlerine ḥaḳḳı ki tevḥīddür ve anlar yalancılardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr, Biz onları haqqı (haqq yol olan islam dinini) gətirdik. Onlar isə, şübhəsiz ki, yalançıdırlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but We have brought them the Truth, and lo! they are liars.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We have sent them the Truth: but they indeed practise falsehood!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلْ
bila- kis
اَتَيْنَاهُمْ
onlara getirdik
بِالْحَقِّ
hakkı
وَاِنَّهُمْ
fakat onlar
لَكَاذِبُونَ
kesinlikle yalancılardır
Bilakis, Biz onlara hakkı getirdik; fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَاذِب
Etken fiil
ك ذ ب
Yalancı, yalan söyleyen