(Sana) “Bu yetki Allah'a aittir” diyecekler. De ki; “O halde nasıl oluyor da yanıltılıyorsunuz?”
Yukarıdaki ayetlerden anlaşıldığına göre, inkârcı ya da müşrik diye adlandırılan kesim Allah’ı inkâr etmiyor. O’na ve O’nun yaratıcılığına, kudretine, büyüklüğüne inanıyor ama Peygambere ve ona gönderilen vahye iman etmiyor. Demek sadece “Lâ ilâhe illellâh” (Allah’tan başka ilah yoktur) demek Müslüman olmak için yetmiyor. Kelime-i tevhidin içinde şirkten tamamen arındıktan sonra, ahirete iman, Hz. Peygamber’i kabul ve ona indirilen Kitab’ı tasdik olmalıdır. Başka bir deyişle, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıran, Kur’an mesajını kısmen veya tamamen devre dışı bırakarak onun hayata müdahalesine karşı çıkan ve Hz. Peygamber’i dışlayan ya da görmezlikten gelen bir zihniyet, İslâm inanç ve tasavvuruyla asla bağdaşamaz. Kur’an inanç temelli mesajların ve evrensel ahlâkî değerlerin bulunduğu bir hayat kitabıdır, hayata geçirilenler Kur’an’ın tasvibinden geçmelidir. Hz. Peygamber bir modeldir, hayat rehberidir, ahlak örneğidir, yaşananlar ana hatlarıyla Hz. Peygamberin hayatıyla örtüşmelidir. O nasıl Kur’an ahlakıyla yani Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmışsa ona tabi olan Müslümanlar da öylece Kur’an ahlakıyla ahlaklanmalıdır. Hayatında Kur’an ahlakı olmayanların Müslüman olduğunu söylemeleri İslam adına bir şey ifade etmez ve sadece dil ile söylenen bir iddiadan ibaret kalır.