close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 76. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad eḣażnâhum bil’ażâbi femâ-stekânû lirabbihim vemâ yetedarra’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki biz onları azaplandırmıştık da gene Rablerine baş eğmemişlerdi ve yalvarmamışlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun Biz onları (küfür ve kötülükten dönsünler diye kaç kere) azapla yakalayıverdik; fakat yine de Rablerine boyun eğmediler-eğmeyeceklerdir ve yalvarıp yakarıp (yola gelmemişlerdir, gelmeyeceklerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz onları azap ile yakalayıverdik de, buna rağmen yine de Rablerine boyun eğmemiş, yalvarıp yakarmamışlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, biz onları azâba duçar ettik de, yine Rablerine boyun eğmediler, yalvarıp yakarmadılar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/43.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz onları azapla yakaladık ancak onlar yine de Rabblerine boyun eğmediler ve (hâlâ O'na) yalvarmıyorlar.
76.Nesai ve Hakim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre (Kureyş halkı büyük bir kıtlıkla imtihan olundu. Bunun üzerine) Ebu Süfyân, Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Ey Muhammed! Allah için ve akrabayla olan bağların hürmetine (yardımcı olmanı) istiyorum. Doğrusu alhez (kıtlık zamanlarında yenen, kan ve kıl karışımından yapılan bir yiyecek) yemek zorunda kaldık" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Buna benzer bir başka rivayette de Mekke müşriklerinin kıtlık yüzünden büyük sıkıntılara düşmeleri üzerine bu ayeti kerimenin indirildiği bildirilmektedir. Ancak ayeti kerimede de işaret edildiği üzere müşrikler bu şekilde şiddetli bir kıtlık ve açlıkla imtihan olunmalarına rağmen Allah`a karşı tazarru göstermemiş ve iman etmeye yanaşmamışlardır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, onları azabla (da) yakaladık, fakat yine de Rablerine boyun eğmediler ve yakarıp-yalvarmadılar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu biz onları azaba (açlık ve kıtlığa) tuttuk da, yine Rablerine karşı boyun eğmediler. Onlar yalvarmıyorlar, (imana gelmiyorlar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz onları azap ile yakaladık. Fakat onlar, sahipleri olan Allah’a boyun eğmediler ve hala da (O’na) yalvarmıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler ve niyazda bulunmadılar.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onlara Bedir gibi bir belâ vermiştik; yine böyle iken, Tanrıya yalvarıp yakarmadılar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve (bağışlanmak için) yalvarıp yakarmadılar.
Bkz. 6/43  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara bir derece ’azâb itdik [1] Rablerine karşu tazarrû’ ve niyâzda bulunmadılar.
[1] Bedir vak’asında  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, Biz onları azabla yakalamıştık, yine de Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O’na yalvarıp yakarmadılar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun biz onları ağır sıkıntılara soktuk da yine rablerine boyun eğmediler, hâlâ da O’na yakarmıyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler, tazarru ve niyazda da bulunmuyorlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları cezaya çarptırmamıza rağmen Rab'lerine boyun eğmediler, yalvarmadılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler, tazarru' ve niyazda da bulunmadılar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Filhakika biz, onları azâba tuttuk da yine rablarına karşı uslanmadılar ve yalvarmıyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz onları (evvelce çeşitli) azaplar ile yakalamıştık. Fakat (onlar) yine de (inatlarından) Rablerine boyun eğmediler ve yalvarıp yakarmadılar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun, onları azap ile yakaladık¹. Ancak Rabbleri için uslanmadılar ve tezarruda² bulunmadılar.
1- Daha önce verdiğimiz sıkıntılarla. 2- Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, acziyetini ifade ederek istekte bulunmak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz onları (evvelce de açlık) azâb (ı) ile yakaladık da yine Rablerine baş eğmediler. Onlar yalvarıb yakarmazlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, onları (Bedir'de) azâb ile yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve (O'na) yalvarmıyorlar(dı).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve gerçekten biz onları (daha önce de) azap ile (sıkıntıya düşürmek ile) yakalamıştık da, yine de (ders alıp) Rablerine boyun eğmemiş, yalvarıp yakarmamışlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onları azapla yakaladık, ancak yinede Rablerine (kul) olmak istemeyip, yalvarıp boyun eğmediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz onları azaba uğrattık da onlar yine de çalaplarına baş eğmediler. Onlar yalvarıp yakarmazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz, onları Bedir bozgunluğu gibi bir azaba giriftar etmiştik de onlar yine Rablerine baş eğmemişler, yalvarıp yakarmamışlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun/nitekim Biz onları azapla yakalamıştık. Yine de Rablerine boyun eğmediler ve O’na yalvarmadılar bile.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz onları (önce hafif bir) azapla yakalayıverdik, fakat yine de Rablerine boyun eğmediler ve yalvarıp yakarmadılar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa Biz onları, zaman zaman kıtlık, hastalık, savaş gibi azaplarla sarsıp cezalandırmıştık, fakat onlar yine de Rablerine boyun eğmeye yanaşmamış,hattâ azâbın kaldırılması için O’na el açıp yalvarmaya bile tenezzül etmemişlerdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun onları Azap ile yakaladık; rabb’lerine boyun eğmediler. Yalvarıp yakarmıyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz zaman zaman insanlara acılar tattırdık, ama yine de Rablerine boyun eğmediler, yalvarıp yakarmadılar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Onları azapla kıskıvrak yakaladık! Buna rağmen Rabbine boyun eğip yasalarına uymadılar. Yalvarıp yakaracakları zaman Rabbine yalvarıp yakarmadılar. Yakalandıkları azabı akıllarınca başka şeylere yorumladılar. Hâlbuki başlarına gelen felaketler onlar için uyarıydı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz onları azapla yakalamıştık da Rablerine yine boyun eğmemişler, yalvarıp yakarmamışlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun, (hatta) onlara azap bile etseydik, yine de Rablerine boyun eğmez ve yalvarmazlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve gerçek şu ki, Biz onları azapla da sınadık, ⁴⁶ ama onlar yine de Rablerine boyun eğmediler; (bundan sonra da bağışlanma için) yalvarıp yakaracak değiller;
46 Lafzen, “onları azapla yakaladık”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nitekim biz onları daha öncede cezalandırmıştık ama onlar Rabblerine boyun eğmemiş ve yalvarıp yakarmamışlardı. 6/42- 43, 7/94- 95
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu Biz onları azab ile kuşatmıştık da, yine de Rablerine boyun eğmemişlerdi. Nitekim bundan böyle de acziyetlerini itiraf edecek değiller.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki Biz onlara, -daha önce; (açlık kıtlık gibi) bir belayı musallat ettik. Fakat yine de Rablerine sığınmadılar, yalvarıp yakarmadılar.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz onları azâb ile yakaladık, ama yine Rabblerine boyun eğmediler, O’na yalvarmadılar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, Biz onları azap ile yakaladık, onlar yine Rableri için tevazuda bulunmadılar ve yalvarışta bulunmadılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz onları çeşitli azaplara da uğrattık. Buna rağmen yine de Rab'lerine boyun eğip O'na yalvarıp yakarmadılar. [6, 43]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz onları azab ile yakaladık, ama yine Rabblerine boyun eğmediler, O'na yalvarmıyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz onları (Bedir güni) 'azâb ile ahz iyledik. Onlar rablerine ilticâ ile tazarru' ve niyâzda olmadılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hepsini çeşit çeşit azaba uğrattık ama Rablerine karşı yumuşamadılar, yalvarıp yakarmadılar da.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gerçekten biz onları azaba tuttuk da yine Rab'lerine karşı uslanmadılar. Yalvarıp yakarmazlar da.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nitekim Bizim onları azapla yakaladığımız da oldu; fakat onlar Rablerine boyun eğmediler. Yine de yalvarıp yakarmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, biz onları azapla yakaladık. Ama yine de Rablerine boyun eğmediler. Sığınıp yakarmıyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ duttuķ anları 'aźāb-ıla ya'nį açlıġ-ıla miskinlik getürmediler çalabılarına daħı zārılıķ eylemezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ anları alduḳ ‘aẕāb‐ıla. Pes miskinlik eylemediler Tañrı Ta‘ālāya,zārılıḳ daḫı ḳılmadılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz həqiqətən, onları əzabla yaxaladıq, lakin onlar yenə öz Rəbbinə itaət etmədilər, (Ona) yalvarıb-yaxarmadılar (iman gətirmədilər ki, gətirmədilər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Already have We grasped them with punishment, but they humble not themselves unto their Lord, nor do they pray,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We inflicted Punishment(2922) on them, but they humbled not themselves to their Lord, nor do they submissively entreat (Him)!-
2922 Some Commentators understand the battle of Badr to be meant here: if so, this particular verse would be of the Madinah period. But it is better to understand it as referring to the same "distress" as in the preceding verse, or to punishments in general, which obstinate sinners refuse to take as warnings given to them to mend their ways and turn in repentance to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve and- olsun
اَخَذْنَاهُمْ
onları yakaladık
بِالْعَذَابِ
azap ile
فَمَا اسْتَكَانُوا
yine boyun eğmediler
لِرَبِّهِمْ
Rabb- lerine
وَمَا يَتَضَرَّعُونَ
ve yalvarıp yakarmıyorlar
Andolsun Biz onları azap ile (sıkıntıya düşürerek kıskıvrak) yakaladık da yine Rabblerine boyun eğmediler ve (O'na) yalvarıp yakarmadılar.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَكَان
Fiil-X
ك ي ن
Boyun eğdi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
تَضَرَّعَ
Fiil-V
ض ر ع
Yalvarıp yakardı