close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 75. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev rahimnâhum vekeşefnâ mâ bihim min durrin leleccû fî tuġyânihim ya’mehûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrar edip giderler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şayet Biz, onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı(n sebeplerini kaldırıp) gidersek (bile, yine dönüp eski)  taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdüreceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer biz onlara merhamet edip de, üzerlerine çöken sıkıntıyı kaldırıversek, yine de azgınlıklarında inat edip, bocalayıp dururlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer onlara acıyıp da, içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, onları ekonomik darboğazdan kurtarsaydık kesinlikle azgınlıklarında bocalayarak direnirlerdi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/28-29; 8/23.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer biz onlara acır ve üzerlerindeki sıkıntıyı giderirsek muhakkak yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı giderirsek (de), taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer biz, onlara (Mekke halkına) merhamet edip sıkıntılarını (uğradıkları kıtlığı) açıversek, mutlaka körükörüne giderek, yine azgınlıklarında inad edip dururlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer biz, onlara acıyıp da onlardaki zararı giderseydik, azgınlıkları içinde bocalamaya devam edeceklerdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz onlara acısak ve içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, yine de iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onlara acıyıp da, darlıkların kaldırırsak şaşkın şaşkın azgınlıkta yüzerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, saplandıkları inkâr bataklığında azgınlıklarına büsbütün devam edeceklerdi.
Bkz. 6/28-29, 8/23  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara merhamet idüb de başlarına gelen fenâlığı def’ ide idik ânlar yine köri körine tuğyânlarına devâm iderler idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek bile, azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara merhamet edip de içine düştükleri sıkıntıyı gidersek yine de büyüklük taslayarak körü körüne taşkınlıklarını sürdürürler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine acıyıp başlarına gelen perişanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eğer biz onlara acıyıb da baskılarını açıversek mutlaka tuğyanlarında ınad eder hiç bir şey görmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer biz, onlara (Mekke halkına), merhamet edip sıkıntılarını (uğradıkları kıtlığı) giderseydik, muhakkak onlar yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer biz onlara acıyıb da kendilerindeki zararı giderecek olursak yine serseriyâne azgınlıklarında muhakkak devam ve inâd edeceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem (biz) onlara merhamet edip kendilerindeki sıkıntıyı giderseydik, yine de gerçekten azgınlıkları içinde bocalayıp duracaklardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer onlara (ahiret gününe inanmayanlara) merhamet edip, kendilerindeki sıkıntıyı kaldırmış olsaydık, onlar (yine de) gerçekten azgınlıkları içinde bocalayıp duracaklardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz onlara merhamet etseydik ve onlara isabet eden zararları kaldırsaydık, isyanları içerisinde ısrar edip bocalayıp dururlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer biz acıyıp da onların sıkıntılarını giderecek olsak bile onlar yine de taşkınlıkları içinde körükörüne bocalayıp duracaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara merhamet edip onlardaki kıtlık gibi sıkıntıyı kaldırsak onlar şaşkın bir halde azgınlıklarında inat eder dururlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şayet Biz onlara merhamet edip, başlarındaki sıkıntıyı kaldırsaydık bile onlar azgınlıkları içinde bocalamada yine de inat eder dururlardı.¹⁰
10 Kaynaklara göre bu ayet, bazı müşriklerin Hz. Peygamber’e gelerek, başlarına gelen kıtlık ve kuraklıktan kurtulmaları için dua etmesini istemeleri üzerine inmiştir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, yine de tuğyanları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürürler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ne zaman onlara acıyıp başlarındaki sıkıntıyı kaldıracak olsak, derhal önceki azgınlıklarına dalıp giderler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara merhamet etseydik ve onları sıkıntıdan kurtarsaydık, elbette azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer biz, onlara acıyıp da içinde bulundukları kötü durumu kendilerine gösterseydik, yine de körü körüne azgınlıklarına devam ederlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlere merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik; yine de azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara merhamet edip içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, elbette azgınlıkları içerisinde bocalayarak direnirlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Biz, o (kâfirlere) merhamet edip, (dünyada) içerisinde bulundukları sıkıntılarını giderseydik onlar (yine) azgınlıklarında kalmaya (ısrarla) devam ederlerdi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlara merhamet edip [bu dünyada] başlarına gelebilecek ⁴⁵ darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.
45 Zımnen, “her insanın başına gelmesi kaçınılmazdır”: insan hayatının darlık ve sıkıntıdan âzâde olamayacağını işaret eden dolaylı bir ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer onlara merhamet edip, başlarına gelen sıkıntıyı kaldırmış olsaydık onlar yine de körleşerek azgınlık bataklığında debelenmeye devam ederlerdi. 8/23, 41/49...51, 43/46...56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkâr bataklığında debelenmekte ısrar ederler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer biz onlara merhamet edip de başlarına çöken sıkıntıyı (açlık ve kıtlığı) giderecek olsak, (şükretmezler de) azgınlıklarına devam ederler. (Onlar azap uyarıları ile de yola gelmezler; nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer onlara merhamet etsen ve kendilerindeki zararı açıversen, elbetteki yine azgınlıklarında devam edip tereddütte bulunacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer Biz onlara merhamet edip, uğradıkları belayı giderseydik, yine onlar azgınlıklarında devam edip giderlerdi. [8, 23; 6, 28-29]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onlara merhamet iderek belâlarını def' ve izâle ider isen tuğyânlarında körikörüne 'inad iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sıkıntılarını gidermek suretiyle onlara bir ikramda bulunsaydık yine de azgınlıkları içinde inatla bocalayacaklardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer onlara acıyıp, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine onlar azgınlıklarında inat ederdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onlara acıyıp da başlarına gelen sıkıntıyı kaldıracak olsak, onlar yine içinde bocaladıkları azgınlıklarında inat ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger raḥmet eyleseyidük anlara daħı giderseyidük anı kim anlardadur ziyān ya'nį mekke ķızlıġı becid olalardı ḥaddan geçürmeklıķlerinde ya'nį kāfirliķlerinde müteḥayyir olurlardı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve eger anlara raḥmet eylese‐y‐dük ve özleri üstinde olan ziyānları giderse‐y‐dük, becid olurlardı azġunluḳları içinde ḥayrān olup.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Biz onlara rəhm edib düşdükləri müsibətdən qurtarsaq, onlar şaşqın vəziyyətdə yenə də azğınlıqlarında davam edərlər. (Məkkəyə yeddi il ərzində aclıq, qıtlıq üz vermişdi. Məkkə müşrikləri Peyğəmbərin yanına gedib bu bəladan qurtarmaları üçün Allaha dua etməyi xahiş etmişdilər. Peyğəmbərin duasından sonra Məkkədə bolluq olmuş, camaatın güzəranı tamamilə yaxşılaşmışdı. Bunun müqabilində Peyğəmbərə iman gətirmək əvəzinə, müşriklər ona verdikləri əzab-əziyyəti daha da gücləndirmişdilər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Though We had mercy on them and relieved them of the harm afflicting them, they still would wander blindly on in their contumacy.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If We had mercy on them and removed the distress(2921) which is on them, they would obstinately persist in their transgression, wandering in distraction to and fro.
2921 The reference is to a very severe famine felt in Makkah, which was attributed by the Unbelievers to the presence of the Prophet among them and his preaching against their gods. As this is a Makkan Surah, the famine referred to must be that described by Ibn Kathir as having occurred in the 8th year of the Mission , say about four years before the Hijrah. There was also a post-Hijrah famine, which is referred to by Bukhan, but that was a later event.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
رَحِمْنَاهُمْ
onlara rahmet etseydik
وَكَشَفْنَا
ve açsaydık
مَا بِهِمْ
kendilerinde olanı
مِنْ ضُرٍّ
sıkıntıdan
لَلَجُّوا
elbette inat ederlerdi
ف۪ي طُغْيَانِهِمْ
azgınlıkları içinde
يَعْمَهُونَ
bocalayanlar olarak
Eğer Biz, onlara rahmet edip içinde bulundukları sıkıntıyı (onlardan) giderseydik, yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
كَشَفَ
Fiil-I
ك ش ف
Keşfetti, açtı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ضُرّ
İsim
ض ر ر
Zarar, sıkıntı
لَجَّ
Fiil-I
ل ج ج
İnat etti, direnip durdu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
طُغْيَان
İsim fiil
ط غ ي
Azgınlık
عَمَهَ – عَمِهَ
Fiil-I
ع م ه
Bocalayıp durur, bocalar