close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne hum lifurûcihim hâfizûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle kişilerdir onlar ki ırzlarını korurlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onlar ırzlarını (namuslarını ve iffetli durumlarını titizlikle koruyup) muhafaza edenlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlar ki, namus ve iffetlerini, haramdan ve şüpheli şeylerden korurlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mü'minler iffetlerini koruyanlar, bellerine sahip olanlardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar ırzlarını korurlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onlar ırzlarını (iffetlerini) koruyanlardır;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İffetlerini korurlar.
Besim Atalay
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
5-6-7. Onlar, iffetlerini korurlar. Yalnız eşleri ya da akitleri aracılığıyla sahip bulundukları bunun dışındadır. (Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı) ayıplanmaları sözkonusu olmaz. Ama kim de bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır. 
Cemil Said
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
5,6. Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Doğrusu bunlar yerilemezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İffetlerini korurlar;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve cinsel ilişkilerden sakınırlar;
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onlar ki ırzlarını korurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve onlar (harâma karşı) ırzlarını korurlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar, ırzlarını korurlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Öyle mü'minler) ki onlar ırzlarını koruyanlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve o kimseler ki, onlar ırzlarını koruyucudurlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar (o inanan erkek ve kadınlar) ki edep yerlerini (mahrem yerlerini) koruyan (örten) kimselerdir. (*)
[*] Burada cinsel ilişki kast edilemez çünkü o manadaki ayetler,”fuhuş çeşitlerinden uzak duranlar” şeklinde ifade edilir. Buradaki anlam, edep yerlerinin örtülmesinden başka bir şey değildir. ((الله اعلم فحفظ الفرج في الآية السابقة لا يعني الامتناع عن الزنا، بل يعني تغطيته عن الناظرين (حبل الله) هل هناك من قال من السابقين أن (حفظ الفرج) في هذا الموضع يعني (ستر البصر) و(الفرج) ؟؟؟؟ نعم...نعم... وقد خصصوا هذا الموضع بذلك.. ولكن المشكل فيمن لا يقرأ: ( العورة ( الحد الأدنى) ؟؟؟ وهل هناك من تحدث في هذا الموضع ورد في الطبري. يَقُولُ تَعَالَى ذِكْرُهُ لِنَبِيِّهِ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ‏:‏ ‏‏قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ‏‏ بِاللَّهِ وَبِكَ يَا مُحَمَّدُ ‏{‏يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ‏}‏ يَقُولُ‏:‏ يَكْفُوا مِنْ نَظَرِهِمْ إِلَى مَا يَشْتَهُونَ النَّظَرَ إِلَيْهِ، مِمَّا قَدْ نَهَاهُمُ اللَّهُ عَنِ النَّظَرِ إِلَيْهِ ‏{‏وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ‏}‏ أَنْ يَرَاهَا مَنْ لَا يَحِلُّ لَهُ رُؤْيَتُهَا، بِلِبْسِ مَا يَسْتُرُهَا عَنْ أَبْصَارِهِمْ ‏‏ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ‏‏ يَقُولُ‏:‏ فَإِنَّ غَضَّهَا مِنَ النَّظَرِ عَمَّا لَا يَحِلُّ النَّظَرُ إِلَيْهِ، وَحِفْظَ الْفَرْجِ عَنْ أَنْ يَظْهَرَ عَنْ لِأَبْصَارِ النَّاظِرِينَ؛ أَطْهَرُ لَهُمْ عِنْدَ اللَّهِ وَأَفْضَلُ عَنْ أَبِي الْعَالِيَةِ..... قَالَ‏:‏ كُلُّ فَرْجٍ ذُكِرَ حِفْظُهُ فِي الْقُرْآنِ فَهُوَ مِنَ الزِّنَا إِلَّا هَذِهِ... فَإِنَّهُ يَعْنِي السَّتْرَ‏...) يَقُولُ‏:‏ إِنَّ اللَّهَ ذُو خِبْرَةٍ بِمَا تَصْنَعُونَ أَيُّهَا النَّاسُ فِيمَا أَمَرَكُمْ بِهِ مِنْ غَضِّ أَبْصَارِكُمْ عَمَّا أَمَرَكُمْ بِالْغَضِّ عَنْهُ، وَحِفْظِ فُرُوجِكُمْ عَنْ إِظْهَارِهَا لِمَنْ نَهَاكُمْ عَنْ إِظْهَارِهَا إذا... الكلام والمعنى ذاته موجود.. ( حفظ الفرج) لا يعني ما قالوه الامتناع عن (الزنا والفاحشة) لأنهما محرمتان بخبر قطعي. (حفظ الفرج) هو ( ستر العورة (- (وَالّذينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ ) الفرج هو الفتحة ما بين الفخذين ، وكلّ فتحة مابين شيئين تسمّى فرجاً ، ومن ذلك {وَإِذَا السَّمَاء فُرِجَتْ } أي فُتِحَت ، والشاهد على ذلك قول كعب بن زُهير : يَظَلُّ حَصَى الْمَعْزاءِ بين فُروجِها إذا ما ارْتَمتْ شَرْواتهنّ القَوَائمُ والمعنى : لعوراتهم حافظون ، لأنّ العورة تكون مابين الفخذَين ، وهذه العبارة تجمع عورات الرجال والنساء (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل ) قوْله تَعَالَى {وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حافِظُونَ}[5-المؤمنون] يَجُوزُ أَنْ يَكُونَ الْمُرَادُ عَامًّا فِي الرِّجَالِ وَالنِّسَاء؛ِ لِأَنَّ الْمُذَكَّرَ وَالْمُؤَنَّثَ إذَا اجْتَمَعَا غلب المذكر كقوله {قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ االَّذِينَ هُمْ فِي صَلاتِهِمْ خاشِعُونَ} [1/2-المؤمنون] قد أريد به الرجال والنساء”(3).ونجد كلمة جامعة لمناع القطان، قال “ومتى اجتمع المذكر والمؤنث غلب التذكير. وأكثر خطاب الله تعالى في لقرآن بلفظ التذكير، والنساء يدخلن في جملته. وقد يأتي ذكرهن بلفظ مفرد تبيينًا وإيضاحًا. وهذا لا يمنع دخولهن في اللفظ ، العام الصالح لهن، كما جاء في قوله تعالى: {وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكَرٍ أَوْ أُنْثَى}[124-النساء]” قال النحاس عند قوله تعالى “{إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَناتِ الْغافِلاتِ الْمُؤْمِناتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذابٌ عَظِيمٌ}[23- النور]، من أحسن ما قيل في هذا أنه عام لجميع الناس القذَفة من ذكر وأنثى، والتقدير: الذين يرمون الأنفس المحصنات فدخل في هذا المذكّر والمؤنّث. وكذا: في الذين يرمون، إلّا أنه غلّب المذكّر على المؤنّث قد أريد به الرجال والنساء”(3ومن أعجب ما جاء اشتمال لفظ جمع الإناث للذكور، قال النحاس عند قوله تعالي (6). “{إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَناتِ الْغافِلاتِ الْمُؤْمِناتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذابٌ عَظِيمٌ}[23- النور]، من أحسن ما قيل في هذا أنه عام لجميع الناس القذَفة من ذكر وأنثى، والتقدير: الذين يرمون الأنفس المحصنات فدخل في هذا المذكّر والمؤنّث. وكذا: في الذين يرمون، إلّا أنه غلّب المذكّر على المؤنّث - {يا بني إسرائيل}[40-البقرة] " (هل يشمل (البنون) الذكور والإناث؟ – أ.د. إبراهيم الشمسان  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Zinadan uzak durarak iffetlerini korurlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O inananlar ki arı sili kalırlar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
2, 6. O mü/minler ki namazlarında huşu/da bulunurlar [²]. Beyhude şeyden yüz çevirirler, zekâtlarını da verirler. Utanacak yerlerini de haramdan saklarlar. Meğer ki zevceleriyle cariyelerine karşı olsun. Çünkü bunlar ile kınanmazlar.
[2] Gözlerini sağa, sola çevirmezler, garaz, i'vaz mülâhaza etmezler. Yalnız hakka dönerler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar edep yerlerini/iffetlerini [furûcihim] korurlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onlar ırzlarını koruyanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, —gerek kadın gerek erkek olsun— iffet ve namuslarını titizlikle korurlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Mahrem yerlerini koruyanlar!
Mehmet Çakır
swap_vert close
avret mahallerine sahip olanlar,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Irzlarını korurlar. İnsanların karılarından kızlarından uzak durur, onların mahremiyetlerine yaklaşmazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar namuslarını koruyanlardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
5,6. Ve o (mü’minler) eşleri veya cariyeleri¹ dışında mahrem yerlerini (herkesten) korurlar.² Onların (bu iki durumda da) ayıplanmaları söz konusu değildir.³
1 Yemin; sağ el demektir. Sağ ellerin sahip olduğu ise; meşru şekilde kazanılan köleler demektir. Burada konu kadınlar olduğu için kastedilen cariyelerdir. Cariyelerle evllilik şartları için Bk. (Nisâ: 3, 25, Ahzab: 50, Nur: 32)2 Bu âyet, “ve o (mü’minler) ırzlarını korurlar.” şeklinde de tercüme edilebilir.3 Aynı âyetler için Bk. (Mearic: 29-30)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar; ²
2 Lafzen, “mahrem yerlerini sakınırlar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki iffet ve namuslarını korurlar. 12/23- 24, 25/68, 70/29- 30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onlar ki, iffetlerini korurlar;
Orhan Kuntman
swap_vert close
5,6,7. İffetlerini korurlar!.. Eşleri ve cariyeleri hariç, kimseyle bir ilişki kurmazlar; ötesine gidenler (başkalarıyle ilişki kuranlar) ise, haddi aşan kimselerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o mü'minler ki, onlar elbette avret mahallerini muhafaza edenlerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
5, 6, 7. Onlar mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve cariyeleri ile ilişki kurarlar. Çünkü bunu yapanlar ayıplanamazlar. Ama bu sınırın ötesine geçmek peşinde olanlar, işte onlardır haddi aşanlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onlar ırzlarını korurlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ferclerini muhâfaza idicilerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir de edep yerlerini ve çevresini[1] koruyan kimselerdir[2].
[*] Burada cinsel ilişki kast edilemez çünkü o manadaki ayetler, "fuhuş çeşitlerinden uzak duranlar" şeklinde ifade edilir. Buradaki anlam, edep yerlerinin örtülmesinden başka bir şey değildir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, mahrem yerlerini koruyanlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar iffetlerini korurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Cinsiyet organlarını/ırzlarını koruyanlardır onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim anlar [181a] ferclerini śaķlayıcılardur
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlar kim ferclerini ṣaḳlarlar,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, ayıb yerlərini (zinadan) qoruyub saxlayarlar;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And who guard their modesty
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Who abstain from sex,(2867)
2867 The Muslim must guard himself against ever;' kind of sex abuse or sex perversion. The new psychology associated with the name of Freud traces many of our hidden motives to sex, and it is common knowledge that our refinement or degradation may be measured by the hidden workings of our sex instincts. But even the natural and lawful exercise of sex is restricted to the marriage bond, under which the rights of both parties are duly regulated and maintained.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
o kimseler ki
هُمْ
onlar
لِفُرُوجِهِمْ
iffetlerini
حَافِظُونَۙ
muhafaza edenlerdir
Onlar ki iffetlerini muhafaza ederler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فَرْج
İsim
ف ر ج
Irz, iffet, çatlak
حَافِظ
Etken fiil
ح ف ظ
Muhafaza eden, muhafaza edici, koruyucu, muhafız