Ancak (erkek olsun kadın olsun) eşlerine ya da sözleşmelerinin sahip bulunduklarına (hasta, sakat, özürlü vb. gibi durumlarından dolayı bakım veya tedavileriyle ilgilenen kimselere) karşı (durumları) hariçtir. Şüphesiz (bakım, tedavi veya muayene için ihtiyaç duyulan yerleri bunlara göstermekten dolayı) onlar (o erkek ve kadınlar) kınanmazlar.*
(*) Müfessirlerin çoğu, “ma meleket eymânühüm” ifadesinin kadın kölelerle ilgili olduğunu ve “ev/yahut”takısının da meşru seçeneklerden birine işaret için kullanıldığını ileri sürmüştür. Bu geleneksel yorum, kadın kölelerle/ cariyelerle evlilik dışı cinsel ilişkinin meşruiyetini öngördüğü sürece doğru ve kabul edilebilir gözükmemektedir. Çünkü böyle bir öngörü ya da ön kabul, Kur’an’ın diğer sûrelerindeki âyetlerle çelişmektedir. Üstelik sözü geçen yoruma karşı yapılabilecek tek itiraz da bu değildir. Çünkü Kur’an, “müminler” terimiyle hem erkek hem de kadın müminleri kastetmekte, “ezvâc/eşler” terimi de hem erkek hem de kadın eşlere işaret etmektedir. Bunun içindir ki “mâ meleket eymânühüm” ifadesinin “onların kadın köleleri” anlamına yorulması için ortada hiçbir dilsel karine de bulunmamaktadır. Öte yandan bu ifadeyle erkek ve kadın kölelerin birlikte kastedilmiş olması da söz konusu değildir… Zira bu tâbir henüz savaş ve esir kadın ele geçirmenin söz konusu bile olmadığı Mekke dönemi âyetlerinde geçmeye başlamıştır. Hz. Muhammed’in vefat ettiğinde hiçbir kölesinin bulunmayışı, Beni Müstalik Gazvesi’nde esir kadınları cariye yapmak yerine, içlerinden kendi arzusuyla müslüman olup kendisiyle evlenmek isteyen biri ile evlenmesi ve bu yolla tüm esirlerin sahabe tarafından serbest bırakılması, İslâm’ın harem kurup içini cariyelerle doldurmak için müsait bir din olmadığını göstermektedir. Maalesef bozuk cahiliye Arap kültürü din olarak lanse edilmiş ve erkek egemen bakış tarafından benimsenip zina, din kılıfı ile meşrulaştırılmıştır… Yani Kur’an’da geçen ‘’ما ملكت ايمانهم ‘’ma meleket eymanuhum’’ ifadesinin ‘’cariye, köle veya esirlerle’’hiçbir alakası yoktur. Zaten bu sûre Mekke döneminde inmiştir, peki Mekke döneminde sayıları az, güçsüz ve ezilmekte olan mü’minlerin ellerinde esirler mi vardı? Demek ki ((ما ملكت ايمانهم ‘’ma meleket eymanuhum’’cariye ve köleleri ifade etmediği gibi, esirleri de ifade etmez. O zaman bu ifadeyle yerine göre kişinin kendi nikahi altındaki eşi kast edilebileceği gibi (Mesela: İlgili ayetle cinsel ilişkiye vurgu yapılıyorsa, kişinin eşi anlaşılır…) himayesinde, bakım, hizmet veya sorumluluğunda bulunan ya da hasta olduğundan dolayı tedavisini yapan kimseler de kast edilebilir. Zira Arapçada köle ifadesi ’’عبد’’abd,’’ cariye ifadesinin tekili de ’’أمة ’’çoğulu da ’’اماء (imâ’), esir için de (اسير) ‘’esir’’ diye geçiyor. Hâlbuki burada böyle ifadeler yoktur. Burada (ما ملكت ايمانهم) ‘’ma meleket eymanuhum’’ bulunuyor. Bu ifadeyle; ‘’Bir sözleşme gereği hasta, sakat, özürlü vb. durumdakilerin hzimetini ve bakımını yapan hastabakıcılar’’ anlaşılır. İşte gerek bunların bakımı ve gerekse tedavilerinin yapılabilmesi için gerek duyulduğunda kendilerine mahrem yerlerinin gösterilmesinde bir sakınca yoktur. Mesela: Dr. hastayı muayene ederken veya hastabakıcı görevini yerine getirirken, hastanın kendilerine görülmesi gereken mahrem yerlerini açmak günah ve sakıncalı değildir… İşte hem burada hem de Mearic-30. ayette bu duruma vurgu yapılmaktadır. (الله اعلم عند التأمل في مدلولات (ما ملكت أيمانكم) في قوله تعالى: (وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ. ... لآيات ملك اليمين، فقد يكون معنى (أو ما ملكت أيمانهم)، من يقومون على تمريضهم، وخدمتهم، ورعايتهم في حال مرضهم، ممّا يتطلّب كشف عوراتهم لهم.. فهذا المعنى الذي يستقيم مع سياق الآيات، والذي يشمل المؤمنين (ذكورًا وإناثًا) الموعودين بالجنة -- وقوله تعالى : والذين هم لفروجهم حافظون يجوز أن يكون المراد عاما في الرجال والنساء ؛ لأن المذكر والمؤنث إذا اجتمعا غلب المذكر كقوله : قد أفلح المؤمنون الذين هم في صلاتهم خاشعون قد أريد به الرجال والنساء (أحكام القرآن للجصاص)) والآية الكريمة أعلاه تبين بوضوح حفظ الفروج إلا على الأزواج أو الطفل المُتبني وقد يكون رضيعا. وهكذا يبين الله جل جلاله في جميع الآيات - ا ن الآية المشكلة عند الكل فى الموضوع "إلا على أزواجهم أو ما ملكت أيمانهم "وهذه الآية تفسيرها هى أن ملك اليمين تفسير للزوجات فهن فى طاعة الزوج باعتباره هو مالك القوامة عليها - فالفرج لا يعني بالضرورة العضو الجنسي٠ فالفرج عند المرأة يضم كذلك الأرجل ...ثم طالبنا بنكاح الفتيات (من ملك اليمين) بإذن أهليهم فكيف يكون هؤلاء سبايا حرب ورغم ذلك أهلهم لم يقتلوا بالحرب ويؤخذ أذنهم ثم ندفع لهم ثمن ذلك بالمعروف؟؟؟؟؟ (تأملات في مدلولات بعض الآيات القرآنية)