(Ve devamla): “Yemin olsun eğer siz sizin gibi bir insana itaat ederseniz, kesinlikle aldanırsınız.”¹
1 İnsanın insana itaatini kayıtsız şartsız inkâr eden bu söz, esasen anarşistliktir. İyi veya kötü, bir insanın başkanlığında toplanmayan bir toplum yoktur. İnsanın insana itaati ancak, Allah’ın koyduğu kurallar çerçevesinde olur. Müslümanlar da Peygamberlerine ve kendilerinden olan emir sahiplerine, Rableri olan Allah’ın koyduğu kanunlar çerçevesinde itaat ederler. Zîrâ itaat, ortaya konulan kanunlar çerçevesinde olur. Kanun koymak demek ise rablik iddiâ etmek demektir. Allah’ın dışında peydahlanan bu rablere bilerek ve isteyerek itaat ise, İslâm’a göre küfür veya şirktir. İşte bu kâfirler, Peygamberlere değil, bir kısım insanlara itaati emrederlerken ya onları bilerek ve isteyerek onların arkasına geçip insanları köleleştirmek için ilâhlaştırmaktadırlar ya da çok aptalca bir iş yaptıklarının hâlâ farkına varmamaktadırlar. Çünkü bir insanın tıpkı kendisi gibi yaratılmış bir insanda kutsallık görmesi, onu ululaması, rableştirmesi eğer bir çıkar uğruna değilse, hakikaten bu iş aptallık sınırlarını bile aşan bir iştir.