close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle-lmeleu min kavmihi-lleżîne keferû vekeżżebû bilikâ-i al-âḣirati veetrafnâhum fî-lhayâti-ddunyâ mâ hâżâ illâ beşerun miślukum ye/kulu mimmâ te/kulûne minhu veyeşrabu mimmâ teşrabûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kavminin ileri gelenlerinden kafir olanlar ve ahirete ulaşmayı yalanlayanlar, onlara dünya yaşayışında nimetler verdiğimiz halde bu dediler, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil; yediğiniz şeylerden o da yemekte ve içtiğiniz şeylerden o da içmekte.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Fakat her peygamberin) Kendi kavminden inkâr edip ahirete kavuşmayı yalanlayan (kimseler) ve kendilerine dünya hayatında refah (imkân ve iktidar) verdiğimiz önde gelenler (zenginler ve yöneticiler) dediler ki: "Bu (elçi ve davetçi), sizin benzeriniz olan bir insandan başkası değildir, (baksanıza) kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir." (Bunları sizden farklı ve faziletli görüp itaat etmeniz gereksizdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yine Nuh'tan sonra gelen kuşaklardan, kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz, O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden ve ahiret hayatına kavuşmayı yalanlayanların ileri gelenleri dediler ki: “Bu da sizin gibi insandan başka biri değil ki, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar eden küfre saplananlar, âhirette, ebedî yurtta hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kodamanlar: “Bu sadece sizin gibi bir insan. Sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiğiniz şeylerden içiyor.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kavminden inkâr eden, ahiret buluşmasını yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında bolluk, refah vermiş olduğumuz ileri gelenler dediler ki: "Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendi kavminden, inkâr edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: 'Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Dünya hayatında kendilerine nimet (mal ve evlâd bolluğu) verdiğimiz halde, küfredip ahiretteki hesabla karşılaşmayı yalanlıyan ve o peygamberin kavminden ileri gelen bir topluluk şöyle dedi: “- Bu, ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor (bu bir peygamber olamaz).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Dünya hayatının nimetleri içinde boğulan, ahiret ile karşılaşmayı yalanlayan, kâfir olan (yüce değerleri inkâr eden) o toplumun ileri gelenleri dediler ki: “Bu elçi, ancak sizin gibi bir insandır; yediğinizden yer, içtiğinizden içer.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr eden ve âhiret buluşmasını yalanlayan kavminin ileri gelenleri ve kendilerine dünya hayatında nimet verdiklerimiz, şöyle dediler: “Bu da sizin gibi, insandan başka bir şey değildir. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ulusundan kâfir olup, ahrette kavuşmayı yalan sayan, dünya dirliğinde geçimi olan önegelenler dediler ki: «Bu da ancak sizin gibi bir kişi, siz ne yiyorsanız, bu da yemekte; ne içiyorsanız, bu dahi içer!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O Resulün kavminden, Allah'ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bolca nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.”
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin küfür iden akvâmın eşrâfı dünyâda emvâl ve in’âm ile tesrîr iylediğimiz bu akvâmın Allâh’ın huzûrına çıkacakları keyfiyetini yalan telâkkî iylediklerinden o akvâma "Bu âdem sizin gibi bir âdemdir ekl itdiğinizi o da ekl idiyor sizin içdiğinizi içiyor."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onun, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan milletinin ileri gelenleri ki Biz onlara bu dünya hayatında nimet vermiştik şöyle dediler: "Bu, yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen sizin gibi bir insandan başka birşey değildir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu elçinin kavminden olup da inkâra sapan, âhirete ulaşmayı yalan sayan, dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz hatırlı kişiler halka şöyle dediler: “Bu da olsa olsa sizin gibi sıradan bir insan. Sizin yediğinizden yemekte, içtiğinizden -içmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz varlıklı kişiler: «Bu, dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer.»
Edip Yüksel
swap_vert close
Dünya hayatında kendilerine alabildiğine nimetler bağışlamamıza rağmen, ahiret karşılaşmasını yalanlayıp inkar eden, halkının ileri gelenleri şöyle dediler: "Bu, yalnızca sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı yalanlayan ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kodaman güruh dedi ki: "Bu dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dünya hayatta kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip Âhıret likasını tekzib eyliyen kavminden o (mele') kodaman güruh ise şöyle dedi: «bu başka değil, ancak sizin gibi bir beşer, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kendi kavminden, (hakkı) inkâr edip, âhirete kavuşmayı (yeniden diriltilmeyi, cenneti, cehennemi) yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz ileri gelenler dediler ki: “Bu da sizin gibi, insandan başka bir şey değildir. (Baksanıza) sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz, gerçeği yalanlayarak nankörlük eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin meleleri¹: “Bu da sizin gibi bir beşerdir². Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.” dediler.
1- Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı. 2 – Yaradılışı itibariyle kendisine İlahi hiçbir özellik verilmemiş, sıradan bir insan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onun kavminden — kendilerine dünyâ hayâtında refah verdiğimiz halde küfr (-ü inkâr) eden, âhirete kavuşmayı yalan sayan — bir gurüh dedi ki: «Bu, sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Sizin yediklerinizden yiyor, içdiklerinizden içiyor».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onun kavminden, inkâr edip âhirete kavuşmayı yalanlayan ve dünya hayâtında kendilerine refah verdiğimiz ileri gelenleri ise şöyle dedi: “Bu sâdece sizin gibi bir insandır; yemekte olduğunuzdan yiyor; içmekte olduğunuzdan içiyor.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve kavminden inkâr edip, ahiret buluşmasını yalanlamış ve kendilerine dünya hayatında refah (bolluk) vermiş olduğumuz ileri gelenler dediler ki: ’Bu (Allah’ın elçisiyim diyen), sizin gibi bir beşerden başka bir şey değil (biz yeryüzünde nasıl yaşıyorsak, o da öyle yaşıyor, bizden hiçbir farkı yok). Sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O toplumun inkâr eden ve ahiret gününde dirileceklerini yalanlayan, dünyada kendilerine nimetler verip rahata erdirdiğimiz o şehrin önde gelenleri “Bu elçide sizin gibi bir insan, sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onun ulusundan olup da öbür dünyaya kavuşmayı yoğumsıyanlar, dünya yaşayışında genişliğe kavuşanlar da dediler: " Bu da ancak sizin gibi bir ademoğludur. Sizin yediklerinizi yiyor, içtiklerinizi içiyor.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
33, 34. Kavminden dünya diriliğinde refah verdiğimiz halde kâfir olup âhirete kavuşmayı yalan sayan ileri gelenleri avama dediler ki «— Bu, sizin gibi insandır, başka bir şey değildir. Yediklerinizden yer, içtiklerinizden içer. * Siz kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz artık her halde ziyankâr olacaksınız».
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kavminden, inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bu dünya hayatında kendilerine nimet ve refah verdiğimiz ileri gelenleri, “Bu; sizin yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir beşerden başka biri değil” (dediler.)
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendi kavminden, küfre sapıp da ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenleri dedi ki: “Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine, yine halkı içerisinden, âhiretteki o büyük buluşmayı yalanlayan ve imtihân amacıyla kendilerine bu dünyada geçici olarak bahşettiğimiz refah ve zenginlikle şımarıp azgınlaşan kâfirler, “Ey halkımız!” dediler, “Gördüğünüz gibi, Peygamber olduğunu iddia eden bu adam, sizin gibi yiyip içmeye muhtaç fânibir insandan başka bir şey değil. Allah elçi göndermek isteseydi, olağanüstü güçlere sahip bir melek gönderemez miydi?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dünya Hayatı’nda kendilerine refah (konfor) verdiğimiz, Âhiret’in buluşmasını yalanlamış ve inkâr etmiş, onun kavminden, Mele’ / İleri Gelen Takım dedi ki: “Bu, yiyeceklerinizden yiyen, içeceklerinizden içen, sizin gibi bir beşerden başkası değildir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ancak, dünya hayatında mal ve mevki sahibi yaptığımız ve ahiret hayatını inkar eden yönetici kesimi dediler ki: " Bu da sizin gibi sıradan bir adam. Nitekim, o da sizin yediklerinizden yiyor ve sizin içtiklerinizden içiyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edip yasalarımıza karşı çıkanlar şöyle dediler: "Resul denilen kişi sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onun halkından, kâfir olan, ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz yöneticiler “Bu ancak sizin gibi bir insandır. [*]Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor!” demişlerdi. [*]
İnkârcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:33, 36; Mü’minûn 23:24, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Sâd 38:8; Kamer 54:24-25; Teğâbun 64:6.,Benzer mesaj: Mü’minûn 23:24.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Peygambere;) kendi kavminden, kâfir olan, âhirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında nîmet verdiğimiz ileri gelen adamlar: “Bu, sizin yediklerinizden yiyen, içtiklerinizden içen, sizin gibi bir insandır.”¹ dediler.
1 Bu özellikler; zamanımız kâfirlerinin de en belirgin özelliklerindendir. Zamanımız kâfirleri de tıpkı dedeleri gibi Peygamberliği kabul etmemekle beraber Peygamberleri normal bir insan seviyesinde göstermek için, insanları yiyip içtiği şeylerle ve sosyal statüleriyle ölçerler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [yine] toplumun -[sırf] kendilerine dünya hayatında bolluk ve genişlik bahşettik diye, bununla kurumlanıp- ¹⁸ hakkı kabule yanaşmayan, ahiret gerçeğini yalanlayan seçkinler çevresi [her defasında]: “Bu [adam] yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir ölümlüden başka bir şey değil” dediler,
18 Taberî’nin kısa fakat özlü, etrafnâhum fi’l-hayâti’d-dunyâ ifadesi için yaptığı açıklama bu yöndedir. Terife fiilinin tam açıklaması için bkz. 11:116 hk. 147. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekleri örtbas eden kâfirler, ahiret buluşmasını hesaba katmayan ve dünya hayatının refahı ile şımarmış toplumun ileri gelenleri dediler ki “Bu sadece sizin gibi bir beşerdir, sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.” 14/10, 25/4...20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine, kavminin seçkinlerinden inkârda ısrar eden ve âhiret gerçeğiyle yüzleşeceğini yalanlayan kimseler -ki bunları Biz dünya hayatında refaha kavuşturmuştuk- şöyle demişlerdi: “Bu da sizin gibi ölümlü birinden başkası değil; sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.[²⁹¹⁶]
[2916] Refah içinde şımararak Allah’tan kopmuş kesimlerin insan peygambere itirazının nedeni bellidir: Kendi azgınlık ve sapkınlıklarına bakıp insan türünün tamamından ümit kesmek. Yani “herkesi kendi gibi bilmek” tabir edilen bir bakışla “insandan adam olmaz” demeye getirmek.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onu da yalanladılar) Kavminden; -dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz halde inkar eden ve ahireti yalan sayanların elebaşları; "O da sizin gibi bir insan!.. Sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor."
Osman Fırat
swap_vert close
Kavminden, kendilerine dünyâ hayâtında bol ni’met verdiğimiz o kâfir olanlar ve âhiret gününü yalanlayan müreffeh hayat yaşayan takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onun kavminden bir tâife ki, kâfir oldular ve ahirete kavuşmayı tekzîp ettiler ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz halde dediler ki: «Bu başka değil, ancak sizin gibi bir insan, sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
33, 34. Onun halkından kâfir olup âhiret buluşmasını yalan sayan ve kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz eşraf takımı: “Bu, ” dediler, “sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, baksanıza sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiklerinizden içiyor. Eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat edecek olursanız, büyük bir kayba ve hüsrana uğrarsınız. ”
Peygamberin beşer oluşuna ve onun diğer insanlarla eşit oluşuna delil olarak, diğer insanlar gibi yeme ve içmesini ileri sürdüler. Bunlar ise mutlak olarak her canlıda bulunan sıfatlardır: Demek ki, onlar insan için de mükemmelliği yeme, içmede ve hayvani lezzetlerde görüyorlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kavminden, kendilerine dünya hayatında bol ni'met verdiğimiz o inkar eden ve ahiret buluşmasını (hesap ve cezasını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kavminden küfür idüb âhireti tekzîb iden ve hayât-ı dünyâda müstağrak-ı ni'am iylediklerimizden bir cemâ'at: "Bu, sizin gibi bir beşerdir, yidiğinizden yir ve içdiğinizden içer."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Halkı içinden (yapılan uyarıları) görmezlik eden, dünya hayatında kendilerine geniş imkânlar verdiğimiz halde Ahiret buluşmasını yalan sayan önderler şöyle dediler: Bu adam sizin gibi bir insandan başka ne ki? O da sizin yediğinizden yiyor; içtiğinizden içiyor.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin ileri gelenleri şöyle dediler:-Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kavminin ileri gelenlerinden, dünya hayatında nimetler içinde yüzdürdüğümüz halde âhirete kavuşmayı yalanlayan kâfirler dediler ki: “Bu da sizin gibi bir beşerdir. Sizin yediğinizden yer, içtiğinizden içer.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Toplumunun, dünya hayatında servet ve refaha ulaştırdığımız halde inkâra sapıp âhiretteki buluşmayı yalanlayan kodaman takımı şöyle dedi: "Bu adam, sadece sizin gibi bir insan; yemekte olduğunuzdan yiyor, içmekte olduğunuzdan içiyor."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti cemā'at ķavmundan anlar kim kāfir oldılar daħı yalan duttılar āħireti görmegi daħı ġarra eyledük anlar ni'met-ile yaķın dirlik içinde “degül işbu illā ādemį sizcileyin. yir andan kim yirsiz andan daħı içer andan, kim içersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdi ḳavminüñ uluları, anlar ki kāfir oldılar ve yalanladılar āḫireti gör‐megi, ġarḳ eyledük anları ni‘metlerine dünyā dirliginüñ: Bu degüldür, illāki sizüñ gibi ādem oġlanı, didiler. Yir siz yidügüñüz nesneden ve içer siziçdügüñüz nesneden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Tayfasının kafir olan, axirətə qovuşacaqlarını (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün Allahın hüzurunda duracaqlarını) yalan hesab edən və dünyada ne’mət verdiyimiz ə’yan - əşrafı (tabeçiliyində olanlara) dedi: “Bu sizin kimi ancaq adi bir insandır; yediyinizdən yeyir, içdiyinizdən içir. (O nə cür peyğəmbər ola bilər?)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the chieftains of his folk, who disbelieved and denied the meeting of the Hereafter, and whom We had made soft in the life of the world, said: This is only a mortal like you, who eateth of that whereof ye eat and drinketh of that ye drink.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the chiefs of his people, who disbelieved and denied the Meeting in the Hereafter, and on whom We had bestowed the good things of this life, said: "He is no more than a man like yourselves: he eats of that of which ye eat, and drinks of what ye drink.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
الْمَلَاُ
ileri gelenler
مِنْ قَوْمِهِ
kavminden
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
وَكَذَّبُوا
ve yalan- ladılar
بِلِقَٓاءِ
kavuş- mayı
الْاٰخِرَةِ
âhirete
وَاَتْرَفْنَاهُمْ
ve kendilerine refah verdik
فِي الْحَيٰوةِ
hayatında
الدُّنْيَاۙ
dünya
مَا هٰذَٓا
bu değildir
اِلَّا
an- cak
بَشَرٌ
bir beşer
مِثْلُكُمْۙ
sizin gibi
يَاْكُلُ
yiyor
مِمَّا
o şeyden
تَاْكُلُونَ
yiyorsunuz
مِنْهُ
ondan
وَيَشْرَبُ
ve içiyor
مِمَّا
o şeyden
تَشْرَبُونَ
içiyorsunuz
Onun kavminden inkâr edip âhirete kavuşmayı yalanlayan ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz (varlık içinde sefahate dalmış olan) ileri gelenler ise şöyle dedi: "Bu, sadece sizin gibi bir beşerdir; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
لِقَٓاء
Fiilimsi-III
ل ق ي
Kavuşma, karşılaşma
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
اُتْرِفُ
Fiil-IV
ت ر ف
Sefahate daldı, refah verdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
بَشَر
İsim
ب ش ر
İnsan, beşer
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَرِبَ
Fiil-I
ش ر ب
İçti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَرِبَ
Fiil-I
ش ر ب
İçti