close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne hum ‘ani-llaġvi mu’ridûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle kişilerdir onlar ki boş şeylerden yüz çevirirler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Öyle mü’minler ki) Onlar lağviyattan (boş sözlerden ve nahoş işlerden, ömür ve gönül çürütücü ekran seyirlerinden) yüz çevirenler (hayırlı ve ihtiyaç karşılayıcı eylemlere yönelenler)dir. (Bütün okullarda, devlet kurumlarında, özel girişim ortamlarında, televizyon ve internet yayınlarında; yararsız, ayarsız ve hayâsız program ve davranışlardan vazgeçerek, her türlü gereksiz ve erdemsiz tavırlara, beyin ve vakit israfına muarız olup=itiraz edip bunlara muhalefete ve mücadeleye girişen, böylece verimli bir üretim sürecini ve sistemini gerçekleştirenlerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, boş ve anlamsız söz ve işlerden yüz çevirirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mü'minler, bâtıldan, yalandan, taahhüde sadakatsizlikten, boş ve faydasız şeylerden yüz çevirip ilgilenmeyenler, engelleme tedbirleri alanlar, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmayanlardır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 25/72.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar ki, boş sözden ve faydasız işten yüz çevirirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki, boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Boş şeylerden yüz çevirirler.
Besim Atalay
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, boş ve anlamsız şeylerden uzak dururlar. 
Bkz. 25/72  
Cemil Said
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Anlamsız, yararsız söz ve davranışlardan uzak dururlar;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler;
Edip Yüksel
swap_vert close
Boş sözlerden yüz çevirirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki bîyhude işe, boş lâfa bakmazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar ki, boş şeylerden (Allah’ın razı olmadığı her türlü söz ve davranıştan) yüz çevirirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Öyle mü'minler) ki onlar boş (lâkırdılardan) ve fâidesiz şeylerden yüz çeviricidirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve o kimseler ki, onlar boş şeylerden (boş söz ve işlerden) yüz çeviricidirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar (o inanan erkek ve kadınlar) ki, boş şeylerden (her türlü anlamsız ve faydasız söz ve işlerden) yüz çevirmektedirler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O inananlar ki boş sözlerden yüz çevirirler,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
2, 6. O mü/minler ki namazlarında huşu/da bulunurlar [²]. Beyhude şeyden yüz çevirirler, zekâtlarını da verirler. Utanacak yerlerini de haramdan saklarlar. Meğer ki zevceleriyle cariyelerine karşı olsun. Çünkü bunlar ile kınanmazlar.
[2] Gözlerini sağa, sola çevirmezler, garaz, i'vaz mülâhaza etmezler. Yalnız hakka dönerler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar boş sözlerden yüz çevirirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, tümüyle boş şeylerden yüz çevirenlerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, boş ve yararsız her şeyden yüz çevirirler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Boş Şeyler’den yüz çevirenler!
Mehmet Çakır
swap_vert close
içi boş laflara aldırış etmeyenler,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Faydasız işlerden, boş sözlerden yüz çevirirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar boş (şeyler)den yüz çevirenlerdir.
Mehmet Türk
swap_vert close
2,3,4. O (mü’minler) namazlarında huşu¹ sahibidirler ve boş söz (ve yararsız şeyler)den yüz çevirirler, zekât² (görevlerini) yerine getirirler.
1 Huşû: Korkmak, boyun eğmek ve iltifatı terk etmek anlamlarına gelir. Terim olarak huşû: Allah’ın azameti karşısında kişinin kendi küçüklüğünü göstererek, Onun emirlerine boyun eğip korku, sevgi ve saygı hissi duyması, tevazu göstermesi demektir. Burada bahsedilen “namazdaki huşû” ise; secde yerine bakıp sağa sola, şuna buna iltifat etmemektir. Huşû’un aslı, namazın şartlarından olan niyetin tam yapılmasıyla, görüntüsü ise namazın adap ve tadil-i erkân ile alâkadardır. Rasulullah (s.a.v.) ve ashabı namazda gözlerini semaya kaldırırlardı, bu âyetin nüzulü üzerine önlerine eğdiler ve namazlarını biraz daha uzattılar. Aişe (r.a.)’nin annesi Ümm-i Rûman: “namazımda sallanıyordum, Ebû Bekir bu durumu gördü, beni azarladı ve Rasulullah’ın: ‘her hangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sakin olsun. Yahudiler gibi sallanmasın. Zira namazda sakin olmak namazın tamamındandır.’ buyurdu” dedi. (Buharî, Müslim) 2 Buradaki zekât’tan, temizlik de anlaşılabilir. O zaman bu âyet, “(nefsî, bedenî ve malî) temizliklerini yerine getirirler.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar ki, boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki, boş şeylerden ve işlerden uzak dururlar. 6/68, 25/63, 28/55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onlar ki, boş ve karalayıcı sözlerden yüz çevirirler;[²⁸⁹¹]
[2891] Hem düşmanlarından gelen, hem de kendilerinden sâdır olan boş ve karalayıcı/yaralayıcı sözlerden... Lağv, amacı gerçekleştirmede herhangi bir işlev üstlenmeyen söz, tavır, eylem ve her şey. Kelime daha sonra Fussılet 26’da geçtiği anlamıyla “çirkin ve karalayıcı söz” anlamını almıştır (Müfredât ve Mekâyîs). Mukâtil âyeti “Müşriklerin boş ve karalayıcı sözlerine aldırmazlar” şeklinde anlamıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Boş yararsız şeylerden yüzlerini çevirirler. (Her zaman toplum için hayırlı, sâlih amellerde bulunurlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o mü'minler ki onlar, her lüzumsuz şeyden yüz çevirirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar boş şeylerden uzak dururlar. [25, 72]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Abes ve beyhûde iş ve kelâmdan yüz çevirirler,
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Boş sözlerden de kaçınırlar,
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, boş sözlerden ve işlerden yüz çevirenlerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.(1)
(1) Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, onun Müslümanlığının güzelliğindendir.” (Tirmizî, Zühd: 11.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Boş ve lüzumsuz sözden yüz çevirmişlerdir onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim anlar herzeden bāŧıldan yüz döndüricilerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlar ki herze sözlerden yüz ḳaytarurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, lağlağıdan (lüzumsuz şeylərdən, qadağan olunmuş əməllərdən) üz döndərərlər;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And who shun vain conversation,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Who avoid vain talk;
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
o kimseler ki
هُمْ
onlar
عَنِ اللَّغْوِ
boş şeylerden
مُعْرِضُونَۙ
yüz çevirenlerdir
Onlar ki (kulluklarına fayda vermeyen) boş (ve yararsız) şeylerden yüz çevirirler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
لَغْو
İsim
ل غ و
boş söz, boş şeyler
مُعْرِضُون
Etken fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirenler