close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne hum fî salâtihim ḣâşi’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle kişilerdir onlar ki namazlarını gönül alçaklığıyla kılarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar namazlarında (Hacclarında ve tüm dua ve niyazlarında) huşû (dikkat ve hürmet) halindedirler. (Mü’minler; Allah’a karşı ürken ve boyun büken bir saygı; derin bir edep, minnet ve mahcubiyet duygusu ve tevazu içindedirler. İbadetlerin, tebliğ görevlerinin ve cihad mesuliyetinin zahiri ve kalbi esaslarına dikkat ve riayet ederler. Zaten iman şuuruyla, kulluk borcuyla ve hesap korkusuyla devamlı huzur halindedirler. Çünkü namaz Allah’la "ahit"leşme ve "akit"leşmeyi tazelemektir; ayrıca namaz, "abid"leşmedir, yani kulluk görevidir ve Kur’an’ın tamamının sorumluluğunu üstlenme bilincidir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, namazlarını gönül alçaklığıyla ve duyarlılıkla kılarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mü'minler namazlarında tam bir samimiyetle Allah'a imanın, kulluk ve ibadetin şuuruna ererek saygılı davrananlar, hakkaniyete riayet duygularını yaşayanlardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar namazlarında hüşu üzeredirler.
2.İbnu Ebi Hatim`in İbnu Sirin`den mürsel olarak rivayet ettiğine göre sahabiler namazda gözlerini göğe doğru çeviriyorlardı. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Hakim`in Ebu Hureyre (r.a.)`den rivayet ettiğine göre de Resulullah (a.s.) namazda gözünü göğe doğru çeviriyordu. Bu ayeti kerime indirildi. Ondan sonra başını yere doğru eğmeye başladı. Bazı rivayetlerde de sahabilerin namazda gözlerini sağa sola çevirdikleri bunun üzerine bu ayeti kerimenin indirildiği ve artık huşu içinde önlerine bakmaya başladıkları bildirilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O müminler ki, namazlarında tevazu ve korku sahibidirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki, namazlarında sükûn ve huzur içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ki onlar namazlarını huşû içinde kılarlar.
Besim Atalay
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, namazlarında derin bir saygı, huşu ve alçakgönüllülük içindedirler.
Ayette “huşu” ile “salat” terimi birlikte zikredilince “salat” terimini “namaz” olarak almak daha doğru olur. Çünkü Allah’la ahitleşme ve akitleşme anlamına gelen namaz aynı zamanda bir alıp-verme ameliyesidir. Allah vermek için namaza çağırmış, kul da almak için namaza durmuş. Dolaysıyla bu alış-verişin ve huzurda kalmanın huşu, edep, hürmet ve minnet içinde geçmesi gerekir. Zira namaz, saygının, samimiyetin ve alçakgönüllüğün tavan yapması gereken yerdir.  
Cemil Said
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar namazda huşu içindedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ki onlar, namazlarında derin bir saygı hali yaşarlar;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;
Edip Yüksel
swap_vert close
Nitekim onlar namazlarında saygılıdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ki onlar namazlarında huşu'ludurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, salatlarında¹ huşu² içinde olan kimselerdir.
1- Allah'a yönelmde, destek olma ve yardımlaşmada. 2- Allah'a karşı içten saygı duyan, içtenlikli, canı gönülden Allah'a yönelen, alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlılık içinde olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Öyle mü'minler) ki onlar namazlarında huşuua riaayetkârdırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O kimseler (o mü'minlerdir) ki, onlar namazlarında huşû' (korku ve eziklik) içinde olanlardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (o inanan erkek ve kadınlar) ki, salâtlarında (Allah’a yönelmelerinde, namaz ve ibadetlerinde, destek olma ve yardımlaşmada, alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlılık içinde Allah’a karşı) derin bir saygı duyarlar.*
(*) Buradaki [salat] kelimesi “namaz” başta olmak üzere Allah’a yönelmeyi, bütün ibadetleri, destek ve yardımlaşmayı içermektedir  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar öyle kimseler ki, namazlarında Rablerine saygı içerisinde ibadet ederler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O inananlar ki namazda iken yalnız Allah’a yönelirler,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
2, 6. O mü/minler ki namazlarında huşu/da bulunurlar [²]. Beyhude şeyden yüz çevirirler, zekâtlarını da verirler. Utanacak yerlerini de haramdan saklarlar. Meğer ki zevceleriyle cariyelerine karşı olsun. Çünkü bunlar ile kınanmazlar.
[2] Gözlerini sağa, sola çevirmezler, garaz, i'vaz mülâhaza etmezler. Yalnız hakka dönerler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ki onlar namazlarında derin bir saygı içindedirler [hâşi’ûn].
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler. Rablerinin huzurunda saygıyla secdeye kapanır, tam bir teslimiyet ve tevazu ile O’na boyun eğerler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Namaz’larında (boyun eğerek) huşû’ duyanlar!
Mehmet Çakır
swap_vert close
özellikle, namazlarında titizlik gösterenler,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar her gün vakitli vakitsiz salat-ı ikame ederek; Rabbinin huzurunda dururlar. Allah’ın ayetlerini okuyarak, bilgilerini bilinçlerini artırırlar. Bilerek veya bilmeyerek yaptıkları hatalardan Allah’a tövbe ederek bir daha yapmamak üzere söz verirler. Allah’ın yasalarına teslim olurlar. Hayatlarını Allah’ın yasalarına göre yaşar insanların yasalarına uymazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, [salât]larında (ibadetlerinde) [huşu ]içinde (saygılı) olanlardır. [*]
Bu cümle bütün ibadetlerdeki boyun eğişi ve derin bilinci ifade eder. Buradaki [salat] kelimesi “namaz” başta olmak üzere bütün ibadetleri içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
2,3,4. O (mü’minler) namazlarında huşu¹ sahibidirler ve boş söz (ve yararsız şeyler)den yüz çevirirler, zekât² (görevlerini) yerine getirirler.
1 Huşû: Korkmak, boyun eğmek ve iltifatı terk etmek anlamlarına gelir. Terim olarak huşû: Allah’ın azameti karşısında kişinin kendi küçüklüğünü göstererek, Onun emirlerine boyun eğip korku, sevgi ve saygı hissi duyması, tevazu göstermesi demektir. Burada bahsedilen “namazdaki huşû” ise; secde yerine bakıp sağa sola, şuna buna iltifat etmemektir. Huşû’un aslı, namazın şartlarından olan niyetin tam yapılmasıyla, görüntüsü ise namazın adap ve tadil-i erkân ile alâkadardır. Rasulullah (s.a.v.) ve ashabı namazda gözlerini semaya kaldırırlardı, bu âyetin nüzulü üzerine önlerine eğdiler ve namazlarını biraz daha uzattılar. Aişe (r.a.)’nin annesi Ümm-i Rûman: “namazımda sallanıyordum, Ebû Bekir bu durumu gördü, beni azarladı ve Rasulullah’ın: ‘her hangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sakin olsun. Yahudiler gibi sallanmasın. Zira namazda sakin olmak namazın tamamındandır.’ buyurdu” dedi. (Buharî, Müslim) 2 Buradaki zekât’tan, temizlik de anlaşılabilir. O zaman bu âyet, “(nefsî, bedenî ve malî) temizliklerini yerine getirirler.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar ki, salâtlarında alçak gönüllü bir duyarlık içindedirler;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki, namazlarında huşu/derin bir saygı içinde olurlar. 2/45, 29/45, 20/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar ki, ibadetlerinde derin bir ürperti ve tevazu[²⁸⁹⁰] içinde olurlar;
[2890] Salât, ekâme yardımcı fiili olmaksızın kullanıldığı bu bağlamda, “ibâdet ve kulluk” vurgusuna sahiptir. (Bkz: 107:4, not 4. Ayrıca krş: 8:35 ve 87:15, ilgili notlar.) “Baş eğmek, boyun bükmek” mânasındaki huşû‘un hudû‘ ile farkı şudur: İlki ses ve bakışta, ikincisi bedende tezahür eder (Mekâyîs). Fakat buna itiraz eden İbn Dureyd, huşû‘u rukû‘ ile açıklamıştır (Cemhera). Esasen gönülden kopup gelen bir ürpertinin, insanın başını sonuna kadar Rabbine eğmesidir. Buradaki salât genel manâsıyla “ibadet”, özel manâsıyla “namaz”dır. Namazın başı kıyam, ortası rükû, sonu secdedir. Namazın bir rekâtının ana hattını oluşturan bu sürecin, kuru bir âyin olarak değil de, kalbî bir ürpertiye bağlı olarak doğal süreç içinde gelişmesine huşu‘ denir. Sözün özü huşu: Akleden kalbin namazına bedenin katılmasıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar namazlarında huşu içindedirler. (Namazlarını, Rablerinin huzurunda bulunduklarını düşünerek kılarlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O mü'minler ki, namazlarında havf (tevazu) sahipleridir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar namazlarında tam bir saygı ve tevazu içindedirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki onlar, namazlarında saygılıdırlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mü'minler ki namâzlarında huşû' iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar derin bir saygıyla namaza duran kimselerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar namazlarında derin bir saygı ve alçakgönüllülük içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Namazlarında/dualarında huşû sahipleridir onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim anlar namāzları içinde aşaġlıķ idicilerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar ki namāzlarında Tañrıdan ḳorḳup miskinlik iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, namazlarında (hər şeyi unudaraq ruhən və cismən yalnız Allaha) müt’i olub (Ona) boyun əyərlər! (Allahın qarşısında kiçilərlər!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who are humble in their prayers,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who humble themselves(2866) in their prayers;
2866 Humility in prayer as regards (1) their estimate of their own worth in Allah's presence, (2) as regards their estimate of their own powers or strength unless they are helped by Allah, and (3) as regards the petitions they offer to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
o kimseler
هُمْ
onlar
ف۪ي صَلَاتِهِمْ
salâtlarında
خَاشِعُونَۙ
saygı edenlerdir
Onlar ki salâtlarında (namaz ve ibadetlerinde derin bir) saygı içindedirler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
خَاشِع
Etken fiil
خ ش ع
Saygı duyan, boynu bükük, başı eğik