close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kad efleha-lmu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de kurtulmuşlardır, muratlarına ermişlerdir inananlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kesinlikle ve elbette felaha (gerçek kurtuluşa ve mutluluğa) ermiştir (ve erecektir, samimi) mü’minler (ki, onlar şu özellikleri taşıyan kimselerdir):
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kesin olan şudur ki, inananlar mutlaka kurtuluşa ereceklerdir.
Sûre mü’minlerin imanlarının gereği olan emirleri yerine getirmeleri durumunda hak kazanacak-ları cennet güzelliklerinden müjdelerle başlar ve devamla insanlığın yaratılışı, yeryüzü ve gökyüzü nimetlerini sergilerken ilâhî davete çağrı yapılır. Daha sonra önceki rasûllerin kavimleri ve akıbetleri hakkında tekrar hatırlatmalar yapılarak hem Allah Rasûlünü teselli eder, hem de bakın bu da aynı Allah’ın indirdiği diğer se-mâvî dinler gibi bir din ama siz yine karşı çıkıyorsunuz mesajı verilir.Rasûllerin kıssaları anlatıldıktan sonra şu temel bir ilke olarak ortaya konur. Bazı kişilerin dünya-da güçlü, zengin ve refah içinde olmaları o kişilerin Allah’ın sevdiği kişiler olduğu anlamına gelmediği gibi bazılarının da yoksul ve güçsüz olmaları ve başlarına felaketlerin gelmesi o kişilerin Allah’ın sevmediği kişiler olduğu anlamına gelmediği de anlatılarak gerçek ölçünün iman ve küfür olduğu bildirilmiş olur.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şuurlu ve kâmil mü'minler, ebedî nimetlerle mutluluğa ermişlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Mü'minler muhakkak kurtuluşa ermişlerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Mü'minler gerçekten felah bulmuştur;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak müminler zafer bulmuştur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz, müminler kurtulmuşlardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Müminler kesinlikle kurtuluşa ermiştir.[350]
[350] Müminûn sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIII, 175.  
Besim Atalay
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hakiki mü'minler, gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.
Cemil Said
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Müminler saadete ermişlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Müminler kesinlikle kurtuluşa ermiştir;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir;
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar başarıya ulaşmışlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakikat felâh buldu o mü'minler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mü’minler kesinlikle felâha (kurtuluşa) ermiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Mü'minler muhakkak felah bulmuşdur (korkduklarından emîn, umduklarına nail olmuşlardır).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mü'minûn (o mü'minler) muhakkak kurtuluşa ermiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İnananlar (gerçekten iman edip gereğini yerine getiren erkek ve kadınlar) elbette kurtulmuş (olacak)lardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnananlar kurtulmuşlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten, inananlar onmuşlardır,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler muhakkak umduklarına ermişlerdir.
[1] Mekke'de nâzil olmuş, 119 veya 118 âyettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun ki mü’minler (gerçekten) kurtulmuştur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir.
(Mekke’de nazil olmuştur ve 118 ayettir. Özellikle ilk ayetlerinde kurtuluşa eren müminlerin ibadetlerinden, ahlâki yaşayışlarından ve nail olacakları uhrevî nimetlerden bahsedildiği için sure “el-Mü’minûn” adını almıştır. Nitekim Abdullah b. Abbas’tan rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.a), bu ayetlerin inişinden sonra, “Bana on ayet indi ki durumu bunlara uyan kimse mutlaka cennete gidecektir” buyurmuş ve bu surenin ilk on ayetini okumuştur.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Müjdeler olsun: İnananlar, dünyada da âhirette de kesinlikle kurtuluşa ermişlerdir!
Mekke döneminin sonlarında indirilmiştir. Adını, müminlerde bulunması gereken özelliklerin anlatıldığı ilk ayetlerden almıştır. 118 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kesinlikle felaha (kurtuluşa) erdi MÜ’MİNLER!
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnananlar kurtulmuştur:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Öldükten sonra yapılacak mahkeme sonucunda gerçekten kurtuluşa ulaşanlar; Allah’a, ahirete, hesap gününe inanıp, dünya hayatını Allah’ın yasalarına göre yaşayanlar olacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Müminler elbette kurtulmuş (olacak)tır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Mü’minler gerçekten umdukları hayra¹ ulaşmıştır.²
1 Felah: Arzu edilen şeye ulaşmak veya sonsuz hayır, İflah; sonsuz hayra, cennete ulaşmak (yani bizim ta’birimizle felâh bulmak ma’nâsına da gelir) demektir. 2 Ömer (r.a)’den: “Bir gün Rasûlüllah’a vahiy indi, bir saat bekledik, açılınca kıbleye dönüp ellerini kaldırdı, dua etti, sonra da: ‘Bana on âyet indirildi; bunları yerine getiren cennete girecektir.’ dedi ve Mü’minûn sûresinin ilk on âyetini okudu.” (Tirmizî, Neseî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
KESİN OLAN ŞUDUR Kİ, inananlar kurtuluşa erişeceklerdir:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Müminler, gerçekten kurtuluşa ermiştir. 5/119, 7/8, 57/12, 64/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU,[²⁸⁸⁷] gereği gibi inananlar[²⁸⁸⁸] gerçek kurtuluşa erecekler:[²⁸⁸⁹]
[2887] Mazi fiilin başında gelen kad, ya bir beklentiye cevap ya da haksız bir ithamı red içindir. [2888] el-Mu’minûndaki belirlilik, anlama “gereği gibi” ifadesiyle yansıtılmıştır. [2889] Lafzen: “kurtuluşa ermişlerdir”. Kur’an’da örneğine çokça rastlanan dil kuralına göre gerçekleşmesi kesin olan bir olay hakkında, muhatabın inancını pekiştirmek için, geçmiş zaman kipi kullanılır. Sûrenin ilk âyeti “inananlar kurtuluşa erecekler” derken, sondan bir önceki 117. âyeti “inkârda ısrar edenler asla kurtuluşa eremeyecekler” der.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Müminler muhakkak kurtuluşa ermiştir.. (Öyle müminler ki)
Osman Fırat
swap_vert close
O mü’minler, kurtuluşa erdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki, mü'minler felâha ermişlerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Muhakkak ki müminler, mutluluk ve başarıya erdiler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Felaha ulaştı o mü'minler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Muhakkak felâh buldılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Müminler(İnanıp güvenenler)umduklarına kavuşacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Müminler, kurtuluşa ermiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç kuşku yok, kurtulmuştur müminler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ ķurtıldı mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ dünyā ve āḫiret ḫayrına yitişdi mü’minler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, mö’minlər nicat tapmışlar! (Cənnətə nail olmaqla mətləblərinə çatıb əbədi səadətə qovuşmuşlar!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Successful indeed are the believers
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The believers must (eventually) win through,-(2865)
2865 Aflaha: win through, prosper, succeed, achieve their aims or obtain salvation from sorrow and all evil. This verse connects on with verses 10 and 11 below. The success or victory may come in this world, but is certain and lasting in the world to come.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَدْ
muhak- kak
اَفْلَحَ
felaha ermiştir
الْمُؤْمِنُونَۙ
mü'minler
Muhakkak ki mü'minler, felaha (kurtuluş ve saadete) ermiştir.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَفْلَحَ
Fiil-IV
ف ل ح
Felaha erdi, iflah oldu, kurtuluşa erdi, felah buldu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan