close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veenzelnâ mine-ssemâ-i mâen bikaderin feeskennâhu fî-l-ard(i)(s) ve-innâ ‘alâ żehâbin bihi lekâdirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve gökten, ihtiyaç miktarınca yağmur yağdırdık da yağmur suyunu yerde kararlaştırdık, topladık ve bizim, hiç şüphe yok ki onu gidermeye de gücümüz yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz (her yıl) gökten belli bir miktarda su indiririz ve onu yeryüzünde (belli bölgelerde) yerleştiririz; şüphesiz Biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve biz gökten belirlediğimiz bir ölçüye göre su indiriyor ve o suyu yeryüzünde durduruyoruz. Şüphesiz biz onu kurutup giderme gücüne de sahibiz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gökten bir hesap, bir plan dâhilinde, ölçülü, düzenli bir şekilde biz su indirdik. Onu arza, toprağa biz yerleştirdik. Bizim onu gidermeye, yok etmeye de elbet gücümüz yeter.
Ahmet Varol
swap_vert close
Gökten belli ölçüyle su indirip onu yere yerleştirdik. Şüphesiz biz onu giderme gücüne de sahibiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gökten de bir ölçü dairesinde bir yağmur indirdik de, onu yerde iskân ettik (ırmak, göl, kuyu ve menba haline getirdik). Şüphe yok ki biz, o suyu yok etmeye de kadiriz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve gökten belli bir miktar ile bir su indirdik. Onu yerde durdurduk. Ve şüphesiz onu gidermeye gücümüz yeter.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yeryüzünde durdurduk. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.
Besim Atalay
swap_vert close
Gökten ölçü ile suyu indirdik, yeryüzünde durdurduk, gücümüz yetişir onu gidermeye de
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göl, yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.
Cemil Said
swap_vert close
Biz gökden lâzım mikdârda su yağdırıyoruz. Arzın üzerinde bırakıyoruz, ânı istediğimiz zamân gâib idebilüriz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gökten suyu ölçülü indirdik de, onu yerde durdurduk. Şüphesiz onu gidermeye de kadiriz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gökten uygun ölçüde su indirir, onu arzda tutarız. Kuşkusuz bizim onu gidermeye de gücümüz yeter.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu arzda durdurduk. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.  
 Yağmurun arzda durması canlılar için büyük bir nimettir. Şayet arz, yağmur suyunu tutmayıp olduğu gibi dibe indirir veya bu sular sel halinde büsbütün akıp giderse, canlılar yağmurun hayatî faydalarından mahrum kaldığı gibi, -erozyon hadisesinde görüldüğü üzere- yağmur bazen zararlı bile olabilir. «Yağmur suyunun arzda durması»ndan, suyun yer altında birikmesi de kasdedilmiş olabilir ki, bu da canlılar için Allah’ın bir lütfudur. Çünkü yeraltı suları, gerek tabiî olarak kaynamak, gerekse insan emeği ile yüzeye çıkarılmak suretiyle faydalı hale gelir. Âyette de ifade buyurulduğu gibi Allah Teâlâ, canlılar için bu kadar yararlı olan yağmuru gidermeye, yani yağdırmamaya veya, yağdırsa bile faydasız kılmaya kadirdir. Bu ise, gerek insan, gerekse diğer canlılar için en büyük kayıptır. Nitekim uzayda şimdiye kadar bilinenler içinde yağmur hadisesinin cereyan ettiği tek gezegen, dünyamızdır. Bir an dünyamızda bir yağmur nimetinin ortadan kaldırıldığını düşünürsek -ki, âyette de belirtildiği gibi Yüce Allah buna kadirdir- o zaman dünyanın bütün değerini ve anlamını yitirdiğini anlarız. Çünkü dünyaya değer ve anlam kazandıran şey, hayattır. Su ise aşağıdaki âyetlerden de anlaşılacağı üzere hayatın kaynağıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gökten belli bir oranda su indirdik ve onu toprakta depoladık. Kuşkusuz onu gidermeye de gücümüz yeter.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yerde durgunlaştırdık. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Semadan bir kader ile bir su indirdik de onu yerde iskân eyledik, halbuki biz onu giderivermeğe de şübhesiz kadiriz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz, gökten (takdir ettiğimiz) belli bir ölçüde (bulutlar vasıtasıyla) su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göllerde, nehirlerde ve yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gökten kararınca su indirdik. Ve onu yeryüzünde yerleştirdik.¹ Kuşkusuz Biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz.
1- Denizler, göller, nehirler…  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gökden de yetecek kadar su indirdik de onu yerde iskân etdik. Hiç şübhesiz ki biz onu gidermiye de kaadiriz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Gökten belli bir mikdar ile su indirdik, sonra onu yerde durdurduk. Şübhesiz ki biz, onu gidermeye de elbette gücü yetenleriz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz, (arzın üstünde ve altında biriken) suyu gökten (buluttan) bir ölçüye (yasaya) göre indirip onu yeryüzünde tutmaktayız (ırmak, göl, kuyu ve menba hâline getiririz). Ve şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.*
(*) Not: 12-14 ayetlerdeki mazi fiil kiplerinin başka bir dile şimdiki zaman kipinde aktarılması nasıl yerinde ise, 18-19. ayetlerde de geçen geçmiş zaman kipleri olan ‘’enzelna- feeskenna- feenşe’na’’ gibi mazi fiil kiplerinin de başka bir dile şimdiki zaman kipinde aktarılması uygun olacaktır. (الله اعلم) ‘’Ayrıca ayette de ifade buyurulduğu gibi Allah Teâlâ, canlılar için bu kadar yararlı olan yağmuru gidermeye, yani yağdırmamaya veya yağdırsa bile faydasız kılmaya kadirdir. Bu ise, gerek insan, gerekse diğer canlılar için en büyük kayıptır. Nitekim uzayda şimdiye kadar bilinenler içinde yağmur hadisesinin cereyan ettiği tek gezegen, dünyamızdır. Bir an dünyadan bir yağmur nimetinin ortadan kaldırıldığını düşünürsek -ki, âyette de belirtildiği gibi Allah buna kadirdir- o zaman dünyanın bütün değerini ve anlamını yitirdiğini anlarız. Zira dünyaya değer ve anlam kazandıran şey, hayattır. Su ise âyetlerden de anlaşılacağı üzere hayatın kaynağıdır’’ (Diy. Vakfı Meali 18. Ayet Açıklaması) Ayrıca burada yer altı su kaynakları, yağan yağmurların, eriyen karların yer altında oluşturduğu rezervler kastediliyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz gökten bir ölçü ile su indirdik. Sonra o suyu yeryüzünde yerleştirdik. Biz o suyu, yeryüzünden alıp yok etmeye her zaman gücümüz yeter.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gökten yetecek kadar su indirdik de yer yüzüne yerleştirdik. İşte bizim gücümüz o suyu gidermiye de yeticidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gökten yetecek kadar yağmur yağdırdık. Onu yerde [¹] sakin kıldık, bizim yerden suyu gidermeye de gücümüz yeter.
[1] Göllerde, sarnıçlarda, yeraltında.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz gökten belli bir ölçüye göre su indiriyoruz ve onun yerde kalmasını/eğleşmesini sağlıyoruz.⁵ Muhakkak ki onu gidermeye de gücümüz yeter.
5 Yer altı su kaynakları, yağan yağmurların, eriyen karların yer altında oluşturduğu rezervler kastediliyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde durdurduk; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ayrıca, takdir ettiğimiz bir ölçüye göre gökten yağmur yağdırdık ve onun, yeryüzündeki göl, akarsu, yeraltı suları gibi doğal depolarda birikmesini sağladık. Ve hiç kuşkusuz Biz, bütün su kaynaklarını kurutup giderme gücüne de sahibiz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gök’ten ölçülü (miktarınca) su indirdik. Onu Yeryüzü’nde iskân ettik. Biz, onu gidermeye elbette güç yetirmekteyiz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gökten suyu ölçülü indirdik. Onu yeraltına yerleştirdik. İstersek alıp götürebiliriz de.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gökyüzünden ölçülerle su indirdik! Suyu göller, denizler, ırmaklar, çaylar halinde yararlanmanız için yeryüzünde tuttuk. İstersek suyun tamamını yok ederiz. Bunu yapmamızı hiç kimse engelleyemez. Gördüğünüz sular, oksijen ve hidrojen haline gelebilir. Oksijen ve hidrojenin birleşmesini engelleyip içtiğiniz suyu oluşturmazsak ne yapabilirsiniz?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gökten bir ölçüyle su indirip onu yerde durdurmaktayız. Şüphesiz ki onu gidermeye de gücümüz yeter.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, gökten suyu belirli bir ölçüye¹ göre indirdik ve onun yerde durmasını sağladık.² Şüphesiz Biz, onu giderme gücüne de sahibiz.
1 Suyun ölçülü olması, iki şekilde anlaşılabilir: 1- Su, oksijen ve hidrojenden oluştuğuna göre, oluşumu yapay olmayıp, bir yaratıcının eseridir. 2- Yağmurun yağması, sadece buharların buluta, bulutun suya dönüşümüyle oluyor zannedilmemelidir. Zîrâ bütün şartlar oluştuğu halde her zaman yağmur yağmamaktadır. Yani bunların tamamı Allah’ın koyduğu ölçüye göre olmaktadır.2 Onu yeryüzünde ırmaklarda, göllerde, kaynaklarda, kuyularda, havuzlarda, mahzenlerde toprak içlerinde, kar ve buz halinde dağların tepelerinde sizin ondan her halükarda istifade etmeniz için muhafaza ettik.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Biz suyu gökten [belirlediğimiz] bir ölçüye göre indiriyor, sonra da onu yeryüzünde tutuyoruz; ama, hiç şüphesiz, bu [nimeti] geri almaya da kâdiriz!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu çerçevede gökten suyu belli bir kadere/ölçüye göre indirir de onu toprağa emdiririz. İyi bilin ki onu giderip toprağı kupkuru yapmaya da elbette gücümüz yeter. 43/11, 27/60, 13/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve gökten suyu bir yasaya bağlı olarak Biz indirmekteyiz; ve yeryüzünde onu tutmaktayız; şu da var ki Biz, onu gidermeye elbette kâdiriz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar Rabbinizin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz?) Gökten, belli bir miktarda su indirdik ve onu yerde durdurduk. (Düşünün!.. Şayet; yere inen suyu sizin ulaşamadığınız derinliklere çekmeyi dileseydik ne yapardınız?) Kuşkusuz, dilersek o suyu gidermeye de gücümüz yeter.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik ve onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de kadiriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve gökten kâfi miktar su indirdik, sonra onu yerde yerleştirdik. Şüphe yok ki, Biz onu gidermek üzerine de elbette kâdiriz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz gökten belirlediğimiz bir ölçüye göre su indirir ve onu yerde dinlendiririz. Ama dilersek onu yerden gidermeye de kadiriz.
Âyette geçen “eskennâhu” yağmur sularının durgunlaştırılmasını ve yerde dinlendirilmesini ifade eder. Yağmur suları toprak tarafından yavaş yavaş emilerek dibe iner. Eğer böyle olmayıp birden inseydi veya sel halinde akıp gitseydi hem büyük zararlara sebep olur, hem de canlılar, yağmurun hayat veren faydalarından mahrum kalırlardı. Diğer taraftan Zümer, 21 âyetinin beyan buyurduğu üzere Allah, gökten indirdiği yağmur sularını yerde süzdürüp menbalara yerleştirmekte, oralarda dinlendirmekte, sonra o depolardan yeryüzüne çıkartıp canlıların istifadesine vermektedir. Dikkat etmeli ki yağmur, bütün kâinat içinde, milyonlarca yıldız arasında yalnız dünyada mevcuttur. Bu su olmasaydı, hayat düşünülemezdi. Bu büyük nimet elbette tesadüfî değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gökten belli ölçü ve miktarda su indirip onu yerde durdurduk. Biz onu (indirmeğe kadir olduğumuz gibi) gidermeğe de kadiriz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz, gökden suyı lüzûmı kadar indirüb onı arzda iskân ve iddihâr iyledik. Tahkîk biz o suyı mahv ve izâleye kâdiriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gökten belli ölçüde su indirdik ve yerin içine yerleştirdik. O suyu yürütmenin ölçüsünü de koyduk.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gökten belli bir ölçüye göre su indirdik. Onu yeryüzünde tuttuk. Onu gidermeye de elbette gücümüz yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz gökten bir ölçü ile su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik. Onu gidermeye de Bizim gücümüz elbette yeter.(11)
(11) Dünyadaki tatlı suyun neredeyse tamamı denecek kadar büyük kısmı yeraltında depolanmıştır. Böyle bir saklama işlemi olmasaydı, gökten yağmur yağması, dibi delik bir kovayı doldurmaya çalışmaktan çok farklı birşey olmaz; yeryüzünde hayat bugünkü zenginliğine hiçbir zaman kavuşamazdı. Diğer yandan, sızma ve birikme sırasında topladığı minerallerle ayrı bir zenginlik teşkil eden şifalı sular da yeraltı suları arasındadır. Suyun gökten indirilmiş olmasında, Dünyanın ilk yaratılış aşamalarına işaret de bulunabilir ki, geçmiş zaman kipinin kullanılmış olması böyle bir yoruma imkân vermektedir. Nitekim Dünya üzerindeki su miktarı, uzun çağlar boyunca pek çok kuyrukluyıldızın gezegenimize çarparak depolarındaki suyu buraya boşaltmış olduğunu öne süren teorilerle açıklanmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gökten bir kaderle/belli ölçüde bir su indirdik de onu yeryüzünde durdurduk. Elbette ki biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı indürdük gökden śu endāze-y-ile pes dölendürdük anı yirde. daħı bayıķ biz gidermege anı ķādirlerüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz indürdük gökden ṣuları endāz‐ıla. Pes yirlendürdük anı yirlerdemenfa‘at‐ıçun. Daḫı biz anı gidermege ḳādir‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz göydən lazımi qədər yağmur endirdik və onu yerdə (dənizdə, çayda, göllərdə və quyularda) saxladıq. Biz, sözsüz ki, onu aparmağa da (yox etməyə də) qadirik!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We send down from the sky water in measure, and We give it lodging in the earth, and lo! We are able to withdraw It.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We send down water from the sky according to(2878) (due) measure, and We cause it to soak in the soil; and We certainly are able to drain it off (with ease).
2878 Normally the rain comes well distributed; it soaks into the soil; the moisture is retained for a long time in all high grounds; it soaks and penetrates through many layers of soil and forms the architecture of physical geography; the retentive powers of higher soil enable rivers to flow perennially even where, as in India, the rainfall is seasonal and confined to a few months in the year. Another form in which water comes down from the sky according to due measure is in snow and hail: these also have their place in the economy of air and soil. Were it not for snow and glaciers in the higher mountain regions, some of the rivers would fail in their abundant flow. As wonderful as the supply of water and moisture is its drainage. It returns to the sea and air in all sorts of ways, and the formation of mist and clouds repeats the cycle. Were it not for the drainage and the clearance of the waters, we should have floods and waterlogging, as happens when the normal processes of nature are temporarily obstructed. The same thing happens when the rain comes down in other than due measure. These abnormal conditions also have their value. But how grateful should man be for Allah's gifts in the ceaseless processes of nature on such an enormous scale!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنْزَلْنَا
ve indirdik
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
مَٓاءً
bir su
بِقَدَرٍ
belli bir ölçüde
فَاَسْكَنَّاهُ
sonra onu durdurduk
فِي الْاَرْضِۗق
yeryüzünde
وَاِنَّا
ve şüp- hesiz Biz
عَلٰى ذَهَابٍ
gidermeye
بِه۪
onu
لَقَادِرُونَۚ
elbet Kâdir'iz
Biz, gökten belli bir ölçüde su indirip (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Biz onu (indirmeye kâdir olduğumuz gibi) elbet gidermeye de Kâdir'iz.
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
قَدَر
İsim
ق د ر
Miktar, ölçü, takdir, kader
اَسْكَن
Fiil-IV
س ك ن
Yerleştirdi, durdurdu, oturttu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ذَهَاب
İsim fiil
ذ ه ب
Gitmek
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
قَادِر
Etken fiil
ق د ر
Kâdir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye gücü yeten demektir), takdir edici