close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad ḣaleknâ-l-insâne min sulâletin min tîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki biz insanı, balçık mayasından yarattık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi gerçek şu ki, biz insanı çamurdan süzülüp çıkarılmış bir özden yarattık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, biz insanı, organlarının özelliklerini taşıyan çamurdan süzülüp çıkarılmış, bir özden yarattık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/2; 30/22; 32/8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun biz insanı bir çamur süzmesinden yarattık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz insanı (Âdem'i) muhakkak ki çamurun özünden yarattık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz insanı çamurdan süzülmüş bir özden yarattık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki biz, insanı çamurun özünden yarattık.
Besim Atalay
swap_vert close
Balçığın durusundan yarattık biz insanı !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, biz, insan türünü süzme çamurdan yarattık.
Cemil Said
swap_vert close
İnsanı ince çamurdan halk itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçek şu ki biz insanı çamurdan alınmış bir özden yaratıyoruz;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz, insanı özel bir balçıktan yarattık
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
And olsun biz insanı, çamurdan, bir sülâleden (süzülüp çıkarılmış çamurdan) yarattık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şanım hakkı için biz insanı çamurdan, bir sülâleden yarattık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz (ilk) insanı (Âdem’i), çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki, insanı çamurun özünden yarattık.¹
1- Ant olsun insanı ilk yaratmada hülasadan/özden/süzülmüş/seçilmiş çamurdan yarattık.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun biz insanı çamurdan (süzülmüş) bir hulâsadan yaratdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şânım hakkı için, (biz) insanı, çamurdan (süzülmüş) bir hulâsadan yarattık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki, biz insanı (insan türünü) balçığın (nemli organik ve inorganik toprağın) özünden yaratırız. *
(*) İnsanın “balçıktan”, “topraktan” yahut yukarıdaki ayette geçtiği gibi,“balçığın özünden (sulâleh)” yaratıldığına dair çok sayıdaki Kur’an’i atıflar insan bedeninin toprakta yetişen ya da toprağın bileşiminde bulunan muhtelif organik ve inorganik unsurlardan teşekkül ettiğine, toprakta yetişen besinlerin özümlenmesi yoluyla bu unsurların sürekli olarak canlı ve üretken hücrelere dönüştüğüne (Râzî) işaret etmekte ve böylece insanın bedensel menşeinin ya da özünün basitliğini ve buna bağlı olarak da, ona akıl ve duygu donanımı bahşeden Allah’a karşı insanın ödemesi gereken şükran borcunu dile getirmektedirler. Not: 12-14. ayetlerde kullanılan geçmiş zaman kipi (mazî), bu yaratılış evrelerinin hepsinin Allah tarafından öngörülüp gerçekleştirildiğini ve bu sürecin insanın O’nun tarafından yeryüzüne çıkarıldığı günden bu yana hep tekrarlanıp durduğunu vurgulamak içindir; bu anlam örgüsü içinde söz konusu tekrar tekrar vukuun başka bir dile şimdiki zaman kipinde aktarılması yerinde olacaktır. (M. Esed 12. Ayet Açıklaması) Yani 12-14. ayetlerde geçen mazi sigaları, bu yaratılış başından kıyamete kadar devam ettiğinden, muzari (geniş zaman) anlamı taşımaktadırlar. Bu nedenle bu vb. ayetlerdeki mazi fiil kiplerinin, muzari gibi geniş zaman anlamını taşıdığından bu ve bunlara benzer fiil kiplerine bu şekilde meal vermeyi uygun bulduk. Çünkü yaratılış kıyamete kadar devam ediyor. Ayrıca İnsanın balçıktan yaratılmasının hem elementer hem embriyolojik hem de doğduktan sonraki biyolojik varlık süreçlerinin tamamını toprağa borçlu olduğunun bir ifadesidir. Çünkü başta genetik malzemenin yapıtaşlarını teşkil eden hidrojen, oksijen, karbon ve azot olmak üzere, insan bedeninde var olan elementlerin tümü, toprağın da özünü teşkil eden elementlerdir. İşte gerçek şu ki, her bir insan, yağmurlarla ekime hazır hale gelmiş toprakta bulunan ve onda yetişip, gıda olarak babaların ve annelerin vücuduna giren madenî, nebatî ve hayvanî unsurlardan yaratılıyor. Yani bu vb. ayetlerde buna vurgu yapılmaktadır. Ayrıca sonraki ayetlerden de anlaşılıyor ki, burada ki (الْإِنسَانَ)’’ el- insan’’, insan türüdür, yani bütün insanlardır. الله اعلم) Konuyla ilgili İbn Abbas ve Mücahid’in görüşleri aşağıdadır. والمراد بالإنسان يجوز أن يكون النوعَ الإنساني، وفسر به ابن عباس ومجاهد، فالتعريف للجنس. وضمير {جعلناه} عائد إلى الإنسان (التحرير والتنوير) وفيه وجه آخر، وهو أن الإنسان إنما يتولد من النطفة وهي إنما تتولد من فضل الهضم الرابع وذلك إنما يتولد من الأغذية، وهي إما حيوانية وإما نباتية، والحيوانية تنتهي إلى النباتية، والنبات إنما يتولد من صفو الأرض والماء فالإنسان بالحقيقة يكون متولداً من سلالة من طين، ثم إن تلك السلالة بعد أن تواردت على أطوار الخلقة وأدوار الفطرة صارت منياً، وهذا التأويل مطابق للفظ ولا يحتاج فيه إلى التكلفات.( مفاتيح الغيب - الرازي) ونحو هذا قوله عز وجل: {ألم تر أن الله أنزل من السماء ماء فتصبح الأرض مخضرة} ، فقد عدل عن لفظ الماضي {أنزل} إلى المستقبل {فتصبح الأرض مخضرة}، ولم يقل: (فأصبحت) عطفاً على {أنزل}؛ لإفادة بقاء أثر المطر زماناً بعد زمان، فإنزال الماء مضى وجوده، واخضرار الأرض باق لم يمض،)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz insanı toprağın özünden yarattık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz insanı balçık özünden yarattık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz insanı balçık durusundan yarattık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun ki biz insanı çamurdan gelen bir özden yarattık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçekten Biz insanı, balçıktan süzülmüşbir özden yarattık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun İnsan’ı çamur’dan sülâle’den (öz’den) yarattık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz insanı ilk önce çamur özünden yarattık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! İnsanı süzülmüş çamurdan yarattık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz insanı çamurdan (süzülen) bir özden yarattık.
Mehmet Türk
swap_vert close
12,13. Yemin olsun Biz insanı, çamurdan süzerek¹ yarattık. Sonra o (çamurdan süzüleni,) insan tohumu halinde sağlam bir karargâh (olan ana karnına) yerleştirdik.²
1 Sülâle: kelimesi “sell” mastarından alınmadır. Sell; bir şeyi bir şeyden yumuşakça ve kolaylıkla sıyırıp çıkarmak demektir. (Kılıcı kınından sıyırıp çekmek gibi…) Sülale, süzüntü, kuruntu, kırpıntı, süprüntü anlamlarına gelir. Evlat ve zürriyete de sülâle denilmesi bu mana ile alakalıdır. Yani sülâle aslın değil, ondan çıkarılan hulâsanın ismidir. İşte insan, (Âdem) yaratılış sıralamasında önce böyle çamurdan sıyrılıp çıkarılmış bir sülâleden yaratılmıştır. İbnu Abbas, İkrime, Katade ve Mukatil buradaki insanı ma’rife olması sebebiyle Âdem diye tefsir etmişlerdir. Allahu Teâlâ evvelâ çamurdan seçerek bir sülâle çıkarmış ve insanı (Âdem’i) önce o sülâleden yaratmış, ondan sonraki insanları da topraktan süzüp çıkarttığı gıdalardan meydana gelen nutfeden yaratmıştır. Yani Allahu Teâlâ, çamurdan insanın ilk halini, nebatat hulâsasından da sonraki insanları hiç yokken yaratmış ve böylece insan bunların sonu olmuştur. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
İMDİ, GERÇEK ŞU Kİ, Biz insanı balçığın özünden yaratıyoruz, ⁴
4 İnsanın “balçıktan”, “topraktan” yahut yukarıdaki ayette geçtiği gibi, “balçığın özünden (sulâleh)” yaratıldığına dair çok sayıdaki Kur’ânî atıflar insan bedeninin toprakta yetişen ya da toprağın bileşiminde bulunan muhtelif organik ve inorganik unsurlardan teşekkül ettiğine, toprakta yetişen besinlerin özümlenmesi yoluyla bu unsurların sürekli olarak canlı ve üretken hücrelere dönüştüğüne (Râzî) işaret etmekte ve böylece insanın bedensel menşeinin ya da özünün basitliğini ve buna bağlı olarak da, ona akıl ve duygu donanımı bahşeden Allah’a karşı insanın ödemesi gereken şükran borcunu dile getirmektedirler. 12-14. ayetlerde kullanılan geçmiş zaman kipi (mazî), bu yaratılış evrelerinin hepsinin Allah tarafından öngörülüp gerçekleştirildiğini ve bu sürecin insanın O’nun tarafından yeryüzüne çıkarıldığı günden bu yana hep tekrarlanıp durduğunu vurgulamak içindir; bu anlam örgüsü içinde sözkonusu tekrar tekrar vukuun başka bir dile şimdiki zaman kipinde aktarılması yerinde olacaktır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphe yok ki biz insanı balçıktan, süzme bir çamurdan yarattık. 3/59, 6/2, 15/26, 22/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU Biz insan türünü,[²⁸⁹⁶] bir nevi[²⁸⁹⁷] konsantre balçıktan yarattık;[²⁸⁹⁸]
[2896] el-İnsandaki belirlilikten dolayı türün tüm bireylerini kapsar. [2897] “Bir nevi”, sulâle ve tîndeki belirsizliğin anlama yansımasıdır (Krş: 15:26-27, not 22). [2898] İnsanın embriyolojik yaratılış sürecini işleyen bu âyetler, insan var oldukça sürecek yaratılış yasasına dikkat çekmektedir. “Yarattık” şeklindeki geçmiş zaman kipi, “yaratılış yasası takdir ettik” anlamını içerir. Taberî sulâleyi hulâsa ile karşılar. Kelimenin ait olduğu fu‘âle vezninin “bir şeyi mümkün olan en aza indirmeye” delâlet ettiği hatırlanacak olursa, bizim tercih ettiğimiz “konsantre” kelimesi bunun en uygun karşılığıdır. Aynı veznin bir fiilin son amacına delâlet etmesinden yola çıkarak da bu süzülme işleminin “hayat tohumu” elde etmek amacıyla yapıldığı sonucuna ulaşılmış olur. İnsanın balçıktan yaratılmasının hem elementer, hem embriyolojik hem de doğduktan sonraki biyolojik varlık süreçlerinin tamamını toprağa borçlu olduğunun bir ifadesidir (Ayrıca bkz: 15:26-27, not 21-22). Çamur, toprakla suyun bileşimini temsil eder. İnsanı besleyen tüm bitkisel ve hayvanî besinler toprak ve suyun bileşiminden elde edilmiş olur. Toprakta mevcut element ve minerallerin insanda da yaklaşık olarak bulunduğu gerçeği bunu doğrular. Bu âyet aynı zamanda, insanın ilk canlıdan son canlıya kadar yeryüzündeki serüveniyle, anne karnındaki spermadan doğuma kadarki serüveni arasında paralellik olduğunu da îmâ eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki biz insanı, çamurdan -süzme bir özden- (Topraktan yetişen bitkilerden, besin maddelerinden süzüle süzüle meydana gelen -ana babasının- döl hücrelerinden, -onların birleşmesi sonucu teşekkül eden- döllenmiş yumurtadan) yarattık.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz insanı, (süzülmüş) çamur özünden yarattık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve andolsun ki, insanı çamurdan (ibaret olan) bir hülâsadan yarattık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şu bir gerçektir ki Biz insanı süzme çamurdan yaratırız. [30, 20; 6, 2; 32, 8]
İnsanın süzme çamurdan, yani balçığın özünden yaratıldığını bildiren âyetler, insan bedeninin toprakta yetişen ya da toprağın bileşiminde bulunan çeşitli organik veya inorganik maddelerden oluştuğuna, toprakta yetişen besinlerin özümlenmesi yoluyla bu unsurların sürekli olarak canlı hücrelere dönüştüğüne işaret etmektedir. Böylesi bir vücuda bunca imkânları ve sistemleri lütfeden Allah’a şükretme gereğini hatırlatmaktadır. 12-14. âyetlerde geçen mazi sigaları, bu yaratılış başından kıyamete kadar devam ettiğinden, muzari (geniş zaman) anlamı taşımaktadırlar.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz insanı çamurdan bir süzmeden yarattık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz insânı çamurun hülâsasından halk itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnsanı çamurundan oluşan bir özden yarattık[*].
[*] İnsanın bütün gıdası çamurdan, yani su ile toprağın birleşmesinden oluşur. Dolayısıyla yumurta ve spermin kaynağı da çamurdur.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanı çamurun özünden yaratmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
And olsun, Biz insanı çamurun özünden yarattık.(6)
(6) Başta genetik malzemenin yapıtaşlarını teşkil eden hidrojen, oksijen, karbon ve azot olmak üzere, insan bedeninde var olan elementlerin tümü, toprağın da özünü teşkil eden elementlerdir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, biz insanı topraktan oluşan bir özden yarattık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ yarattuķ ādemiyi sudan kim balçıķdandur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz yaratduḳ ādem oġlını balçıḳuñ laṭīfinden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz, həqiqətən, insanı tərtəmiz (süzülmüş) palçıqdan yaratdıq. (Biz Adəmi torpaqdan, Adəm övladını isə süzülmüş xalis palçıqdan – nütfədən xəlq etdik).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Verily We created man from a product of wet earth;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Man We did create from a quintessence (of clay);(2872)
2872 In this beautiful passage, Allah's creative work, as far as man is concerned, is recapitulated, in order to show man's real position in this life, and the certainty of the future: to which he was referred for his reward in verses 10-11 above. For the various stages of creation, seen. 120 to 2:117. Here we are not concerned with the earliest stage, the creation of primeval matter out of nothing. It is also a process of creation when inorganic matter becomes living matter. Thus inorganic constituents of the earth are absorbed into living matter by way of food and living matter reproduces itself by means of sperm. This is deposited in the ovum and fertilises it and rests for a time in security in the mother's womb. The first change in the fertilised ovum is the conversion into a sort of clot of thickly congealed blood; the zygote cells grow by segmentation; then the mass gradually assumes shape in its growth as a foetus. From the lump develop bones and flesh and organs and a nervous system. So far man's growth is like that of an animal, but a further process takes place which makes the infant animal into the infant man. This is the breathing of Allah's spirit into him (15:29): that process need not be precisely at a given point of time. It may be a continuous process parallel to that of physical growth. The child is born: it grows; it decays and dies; but after death another chapter opens for the individual, and it is to remind us of this most momentous chapter that the previous stages are recapitulated.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol- sun ki
خَلَقْنَا
yarattık
الْاِنْسَانَ
insanı
مِنْ سُلَالَةٍ
(süzülmüş) bir özden
مِنْ ط۪ينٍۚ
çamurdan
Andolsun ki Biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سُلَالَة
İsim
س ل ل
(Süzülmüş) Bir öz
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
طِين
İsim
ط ي ن
Çamur