onlar ki, görkemli cennetlerin mirasçısı olacaklar,[²⁸⁹⁴] onlar orada ebedî kalacaklar.[²⁸⁹⁵]
[2894] Kökenini Kehf 107’nin notunda dile getirdiğimiz el-firdevs, “İçerisinde her türden ağaç, özellikle üzüm bağları bulunan görkemli bahçe” anlamına gelir. Kur’an’da iki yerde geçer (diğeri 18:107). Fîhâdaki dişil zamir eril bir kelime olan firdevsi (ç. ferâdîs) gösterdiğine göre, bu kelime “cennet” yerine kullanılmaktadır. Çevirimiz buna dayanır. Sahih hadislerdeki kullanımdan, firdevsin cennetin en görkemli yeri/tepesi olduğu sonucu çıkmaktadır (Taberî). Bunun esas alınması durumunda, çeviri “cennetlerin en görkemli yerinin vârisi..” şeklinde olacaktır.
[2895] Sûrenin ilk pasajıyla Me’âric 22-35 arasındaki benzerlik dikkat çekicidir.