close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 115. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Efehasibtum ennemâ ḣaleknâkum ‘abeśen veennekum ileynâ lâ turce’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yoksa sizi ancak boşu boşuna yarattık gerçekten de dönüp tapımıza gelmeyeceksiniz mi sanıyordunuz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Cenab-ı Hakk buyuracak:) "Bizim sizi (abes cinsinden gereksiz ve hedefsiz) boş bir amaç uğruna halk edip (dünyaya gönderdiğimizi) ve gerçekten Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi zannetmiştiniz?"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sizi boşuna ve amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Sizi kesinkes boş yere yarattığımızı mı, sizin, huzurumuza getirilip hesaba çekilmeyeceğinizi mi sandınız?
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
Ali Bulaç
swap_vert close
'Sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülmiyeceğinizi mi zannettiniz?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa siz, Bizim sizi başıboş olarak yarattığımızı ve Bize bir daha dönmeyeceğinizi mi sandınız?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?”
Besim Atalay
swap_vert close
Sanıyor musunuz ki: «Ben sizleri boş yere mi yarattım? Bize döndürülürsüz!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?”
Demek insan keyfine göre yaşayacak, istediğini yapacak, iyi bir makama gelecek, şöhret olacak, yan gelip yatacak, istediği gibi gezip tozacak, evlenip çoluk çocuk sahibi olacak, lüks eşyalarla donatılmış villalarda saraylarda ikamet edecek, son model arabalara binecek, nefsinin arzuları istikametinde servet edinecek ve bu servet üzerinde istediği gibi tasarruf edecek; saygısı, sevgisi, sorumluluğu, gayesi, ilkesi, vazifesi olmayan boşuna yaratılmış bir varlık değildir. O dünyadaki diğer canlılar arasında vazifesi olan ve sorumluluk taşıyan yegâne varlıktır. İnsanın en önemli vazifesi; Yaratıcısına iman etmek, O’nu tanımak, O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak, imanın gereklerini yerine getirmek, dünyadaki zorluklarla kemale ererek erdemli bir hayat ortaya koymak ve ebedi saadete ermektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Sizi ’abes olarak mı yaratdık, huzûrumuza bir daha çıkmayacağınızı mı zan idiyor idiniz?" buyuracak.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
114,115. Allah' "Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sizi sırf boş yere yarattığımızı ve sizin artık huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
 Âyetten de anlaşılacağı üzere, dünyadaki bütün canlılar içinde vazife ve sorumluluk taşıyan yegâne varlık insandır. Esasen insan hayatını anlamlı kılan, ona değer katan temel özellik, insanın bir vazife ve sorumluluk varlığı oluşudur. Bu sebeple, vazifelerini ihmal eden ve sorumsuz bir hayat yaşayan insanlar, gerçek anlamda insanlık değerini yitirmiş olurlar. Bu dünyada bir kısım insanlar, insanlığının gereği olan vazifeleri ihmal etmiş ve bunların sorumluluğundan kurtulmuş olabilirler. Ancak, bu âyet açıkça gösteriyor ki, ilâhî sorumluluktan kurtulmak ve Allah’ın huzurunda hesap vermekten kaçmak hiç kimse için mümkün değildir. Bunun aksini düşünmek, ahlâk nizamını ve bu nizamın temeli olan mutlak adaleti inkâr etmek sonucuna götürür.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Sizi boş yere yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi sandınız?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya zannettiniz mi ki biz, sizi sırf bir abes yarattık? ve siz, bize irca' edilmiyeceksiniz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sizi boş yere yarattığımızı ve (hesap vermek üzere) bize (manevi huzurumuza) döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Yoksa sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ya sizi ancak boş yere yaratdığımızı ve sizin hakıykaten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten siz bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”(2)
(2)“Hatıra gelmesin ki, bu küçücük insanın ne ehemmiyeti var ki bu azîm (büyük) dünya onun muhâsebe-i a‘mâli (amellerinin hesâba çekilmesi) için kapansın. Başka bir dâire açılsın. Çünki bu küçücük insan, câmiiyet-i fıtrat (yaratılışında çok kābiliyetler bulunması) i‘tibâriyle şu mevcûdât içinde bir ustabaşı ve bir dellâl-ı saltanat-ı İlâhiye (Allah’ın saltanatının i‘lâncısı) ve bir ubûdiyet-i külliye (yüce bir kulluğun)mazharı olduğundan büyük ehemmiyeti vardır.” (Zülfikār, 10. Söz, 15)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ve devamla): ‘’Bizim, sizi eğlence olsun diye boşuna yarattığımızı ve hayatınızın hesabını vermek üzere (ahirette) bize döndürülmeyeceğinizi mi sanmıştınız?’’ *
(*) Demek insan keyfine göre yaşayacak, istediğini yapacak, iyi bir makama gelecek, şöhret olacak, yan gelip yatacak, istediği gibi gezip tozacak, evlenip çoluk çocuk sahibi olacak, lüks eşyalarla donatılmış villalarda saraylarda ikamet edecek, son model arabalara binecek, nefsinin arzuları istikametinde servet edinecek ve bu servet üzerinde istediği gibi tasarruf edecek; saygısı, sevgisi, sorumluluğu, gayesi, ilkesi, vazifesi olmayan boşuna yaratılmış bir varlık değildir. O diğer canlılar arasında vazifesi olan ve sorumluluk taşıyan yegâne varlıktır. İnsanın en önemli vazifesi; Yaratıcısına iman etmek, O’nu tanımak, O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak, imanın gereklerini yerine getirmek, dünyadaki zorluklarla kemale ererek erdemli bir hayat ortaya koymak ve ebedi saadete ermektir. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) أفحسبتم أيها الخلق أنما خلقناكم عبثا ؛ أي: سدى وباطلا، تأكلون وتشربون وتمرحون، وتتمتعون بلذات الدنيا، ونترككم لا نأمركم ولا ننهاكم ؟ (تفسير السعدي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bizim sizi boşa yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi zannediyordunuz?” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sizler boş yere yaratıldığınızı, ne de olsa Bize döndürülemiyeceğinizi sanıyordunuz, değil mi?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, sizi abes olarak yarattık, bizim tarafımıza da dönmeyeceksiniz mi sandınız?
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Şimdi siz, Bizim sizi boşuna yarattığımızı ve Bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sanıyordunuz?”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Bundan başka bir şey mi bekliyordunuz? Yoksa sizi hiçbir hikmet ve amaç gözetmeden, boş ve anlamsız bir oyun ve eğlence olsun diye yarattığımızı ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere, günün birinde huzurumuza çıkarılmayacağınızı mı sanıyordunuz?” Hayır, Allah boş ve anlamsız bir iş yapmaz:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi hesap ettiniz, öyle mi?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizi boşuna yarattığımızı sanmıştınız. Önümüze getirilip hesap vermeyeceğinizi sanmıştınız. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Sizi boşuna yarattığımızı, hesap için huzuruma gelmeyeceğinizi mi sandınız? Toprakta yok olup gideceğiz mi sandınız? Hâlbuki toprakta yok olduğunuzu sandığınız nice bitkileri bahar aylarında dirilterek yeryüzüne çıkarıyorduk! Hiç anlamadınız mı? Bu konudaki açıklamalarımızı hiç dinlemediniz mi? Yeryüzündeki olaylardan hiç ders çıkarmadınız mı? Gözlerinizin önünde yaratılışı döndürüp durduk! Hiç aklınızı kullanmadınız mı? Size okunan ayetlerimde bu gerçekler açıklanırken kulaklarınızı mı tıkadınız?"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve şüphesiz ki huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” [*]
Benzer mesaj: Kıyâmet 75:36. Yüce Allah mahşerde cehennem azabına atacağı inkârcılara hitap edeceğini ve yaratılışın anlam ve amaçtan yoksun olmadığını hatırlatacağını haber vermektedir. Buna göre “insanların abes olsun diye yaratılıp mahşerde Yüce Allah’a sunulmayacakları” inanışı eleştirilmekte ve reddedilmektedir. Yaratılışın anlamsız ve amaçsız olmadığıyla ilgili benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:191; En‘âm 6:73; Yûnus 10:5; İbrâhîm 14:19; Hicr 15:85; Nahl 16:3; Enbiyâ 21:16; ‘Ankebût 29:44; Rûm 30:8; Sâd 38:27; Zümer 39:5; Duhân 44:38-39; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Teğâbun 64:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve sizin gerçekten Bize döndürülmeyeceğinizi mi sanmıştınız?” (dedi.)
Muhammed Esed
swap_vert close
Sizi boş ve anlamsız bir oyun için yarattığımızı ve Bize dönmek zorunda olmadığınızı mı sanıyordunuz?” ⁶⁷
67 Lafzen, “Bize döndürülmeyeceğinizi mi ...” yani, yargı için.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi bizim sizi boş ve anlamsız yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? 51/56, 75/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yoksa sizi boş yere ve anlamsız bir oyun için yarattığımızı mı sanıyorsunuz? Dahası, (hesap vermek için) Bize döndürülmeyeceksiniz, öyle mi?
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sizi boşuna yarattığımızı, Bize hiç döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" buyurulur.
Osman Fırat
swap_vert close
"Yoksa sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ya siz zannettiniz mi ki, Biz sizi ancak bir abes yere yarattık ve hakikaten siz Bize döndürülmeyeceksiniz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Bizim sizi boşuna yarattığımızı, Bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız? ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bizim sizi boş yere, bir oyun ve eğlence olarak yarattığımızı ve sizin bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz sizi 'abes ve beyhûde olarak mı halk itdik zan itdiniz? Ve sizin bize rücû' itmeyeceğinizi mi zan idiyorsunuz?" buyurılır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ne zannetmiştiniz, sizi boşuna mı yaratmıştık; huzurumuza gelmeyecek miydiniz?”
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yoksa sizi boş yere yarattığımızı ve bir daha huzurumuza dönmeyeceğinizi mi sandınız?”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“iy, śanduñuz mı siz kim yarattuķ sizi bāŧıl daħı bayıķ siz bizdin yaña dönilmeyesiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Siz ṣanduñuz mı ki biz sizi yoḳ yire bāṭıl yaratduḳ, daḫı siz bizümḥażretümüze dönmeyesiz ṣanursız?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yoxsa sizi əbəs yerə yaratdığımızı və (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün) hüzurumuza qaytarılmayacağınızı güman edirdiniz?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Deemed ye then that We had created you for naught, and that ye would not be returned unto Us?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Did ye then think that We had created you in jest, and that ye would not be brought back to Us (for account)?"(2950)
2950 Allah's Creation is not without a high serious purpose. It is not vain, or for mere play or sport. As far as man is concerned, the highest issues for him hang on his behaviour in this life. "Life is real, life is earnest, And the grave is not its goal", as Longfellow truly says. We must therefore earnestly search out Allah's Truth, encouraged by the fact that Allah's Truth is also, out of His unbounded mercy, searching us out and trying to reach us.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَفَحَسِبْتُمْ
yoksa sandınız mı
اَنَّمَا
ancak
خَلَقْنَاكُمْ
sizi yarattık
عَبَثاً
boşuna
وَاَنَّكُمْ
ve gerçek- ten siz
اِلَيْنَا
bize
لَا تُرْجَعُونَ
döndürülmeye- ceksiniz
"Siz, Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve Bize asla döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
حَسِبَ
Fiil-I
ح س ب
Sandı, zannetti
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
عَبَثٌ
İsim
ع ب ث
Boş, boşuna
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü