(Allah şöyle) buyurur: “Ancak pek az kaldınız; eğer gerçekten siz biliyor olsaydınız!”(1)
(1)“Ey dünyaperest (dünyaya tapan) insan! Çok geniş tasavvur ettiğin (zannettiğin) senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir. Fakat, o dar kabir gibi menzilin (odanın) duvarları şişeden olduğu için, birbiri içinde in‘ikâs edip (aksedip) göz görünceye kadar genişliyor. Kabir gibi dar iken, bir şehir kadar görünür. Çünki o dünyanın sağ duvarı olan geçmiş zaman ve sol duvarı olan gelecek zaman, ma‘dum (yok) ve gayr-ı mevcûd oldukları (mevcûd olmadıkları) hâlde, birbiri içinde in‘ikâs edip gāyet kısa ve dar olan hâzır(şimdiki) zamânın kanatlarını açarlar. Hakīkat hayâle karışır, ma‘dum bir dünyayı mevcud zannedersin. (...) Senin zamânın ve ömrün, berkten (şimşekten) daha çabuk geçer; hayâtın, çaydan daha sür‘atli akar.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 143-144)