close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 113. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû lebiśnâ yevmen ev ba’da yevmin fes-eli-l’âddîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir gün derler, yahut da bir günün bir kısmı kadar, artık, sayanlara sor.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar ise: "(Herhalde) Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık (tam bilmiyoruz), sayanlara sor" diyeceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar da, orada bir gün kaldık yahut bir günden daha az, bunu zamanı sayanlara, bilenlere sor diye cevap verecekler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Bir gün veya günün bir kısmı kadar. İşte hesap bilenlere sor.” derler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Bir gün veya bir günün birazı kadar kaldık. Sayanlara sor" derler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar derler ki: “- Bir gün, yahud bir günden az kaldık. İşte (hesab tutan meleklere) sayanlara sor.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Bir veya yarım gün kaldık. Sen bu işi hesap yapanlara sor” derler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte, sayanlara sor!” derler.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar derler ki: «Birkaç gün kaldık, sayanlara sor»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlar:) “Bir gün, ya da günün bir kısmı kadar kaldık, tam olarak hesap tutan (melek)lere sor (bizim gün sayacak halimiz kalmadı)!” diyecekler.
Bkz. 20/103, 30/55, 79/46Azap görecek olan insanlarla Allah arasında geçecek olan bu temsili diyalog, Kur’an’ın başka yerlerinde de görülmektedir. Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. Yani O’nun varlığı belli bir zamanla sınırlı olmadığı gibi belli bir mekâna da bağlı değildir. Zira zaman ve mekân yaratılmıştır, Allah ise her şeyi yaratandır. (En’am 6/102) Dolayısıyla O yaratılmışlara has özelliklerden beridir. Başka bir ifadeyle Allah, ezelde de ebedde de sonsuza dek bütün zamanların ötesinde bir varlıktır. Çünkü Allah varken ne zaman vardı ne de mekân. Bu itibarla Allah için yön, zaman, mekân mevzubahis değildir. Allah’ın yarattığı varlıklar zamana bağlı oldukları için Kur’an’da verilen örnekler zaman kavramıyla ifade edilmiştir. Burada zaman konusundaki diyalogla verilmek istenen mesaj, ahirete kıyasla dünya hayatının kısalığıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
"Bir gün kaldık ve yâhud günün bir kısmı kadar kaldık, hesâb idenlere sorınız" cevâbını virecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Bir gün veya daha az bir süre kaldık, sayanlara sor" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, “Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor” derler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Bir gün veya günün bir bölümü kadar kaldık; işte, saymakla görevli olanlara sor” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte sayanlara sor» derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Sayanlara sor," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte bilenlere sor." derler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir gün veya bir günün birazı, sayanlara sor derler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar: “(Herhâlde) bir gün ya da bir günden daha az kaldık, (tam bilmiyoruz,) sayanlara (meleklere) sor” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Hesabını tutanlara sor!” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler (diyecekler): «Bir gün, yahud bir günün bir kısmı (müddetle) kaldık. Sayanlara sor şimdi».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar:) “Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık; artık o sayanlara (hesab tutan o meleklere) sor!” derler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar da, “Bir gün veya günün sadece bir kısmında kaldık! (Ama tam da kestiremiyoruz) Artık bunun hesabını o sayanlara (hesap tutan ve insanların amellerini yazan o meleklere) sor!’ derler.*
(*) Âhirette Allah ile kulları arasında geçeceği bildirilen bu diyalog, zamanın göreceliğine işaret eden temsilî bir anlatımdır. Dünyadaki zaman kavramı dünyanın şartlarına bağlı bir algılama, zihnimizin oluşturduğu bir tasavvurdur. Burada, bu fâni âlem bitip de ebedî âleme geçince zaman tasavvurunun da değişeceği anlatılmaktadır. (Kur’an Yolu Tefsiri) Aşağıdaki bazı tefsirlerde de geçtiği gibi bazılar burada (الْعَادِّينَ) ifadesinden maksat, insanların amellerin sayıp yazan meleklerdir. واختلف أهل التأويل في المعني بالعادين ، فقال بعضهم : هم الملائكة الذين يحفظون أعمال بني آدم ، ويحصون عليهم ساعاتهم (فاسأل العادين ) الملائكة الذين يحفظون أعمال بني آدم ويحصونها عليهم ((تفسير الطبري ))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlarda “Bir gün veya bir günden daha az kaldık, sayanlara sor” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Diyecekler: "Ya bir gün, ya daha az. Sayıcı meleklere sor."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar «— Bir gün veya daha az bir vakit kalmıştık. Sayanlara sor [³]» derler.
[3] Yani kıyamet gününün dehşetinden hatırımızda sayı kalmadı, kendilerinde sayı kudreti kalanlara sor.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, “Bir tam gün veya daha az kaldık. Onu sayanlara/ hesap tutanlara sor!” derler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Derler ki: “Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, (eğer hata ediyorsak) sayanlara sor.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar da, “Olsa olsa bir gün, hattâ bir günden de az. Fakat emîn değiliz, bunu hesaplayabilecek olanlara sor yâ Rab, çünkü bizim aklımız başımızdan gitmiş durumda!” diye cevap verecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Sayanlar’a sor!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Bir gün ya da daha az kaldık. Sayı uzmanlarına sor. " diye karşılık verecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkârcılar; "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor!" derler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar da “(Muhtemelen) bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık; işte sayanlara sor!” cevabını vereceklerdir. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:45; Tâhâ 20:103; Rûm 30:55; Ahkâf 46:35; Nâzi‘ât 79:46.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlar da): “Bir gün veya daha az bir süre kaldık, onu sayan (meleklere) sor.” dediler.¹
1 Son bölüm, “onu, sayısını bilenlere sor (biz unuttuk) dediler.” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Orada bir gün kaldık, yahut bir günden daha az; bunu [zamanı] saymasını bilenlere sor...” ⁶⁶ diye cevap verecekler.
66 Allah’la azaptaki ruhlar arasında geçen bu temsîlî diyalog (Kur’an’da başka yerlerde de olduğu gibi) insan tarafından algılanan zamanın yanıltıcı ve izafî karakterini ve yalnızca Allah’ın tasarurufundaki mutlak ve nihaî -belki zamansız- gerçekliğe kıyasla dünya hayatının geçiciliğini dile getirmektedir. Kıyamet Günü, insanın yeryüzünde sahip olduğu zaman kavramının yok olup gitmesi, “bunu zamanı saymasını bilenlere sor” cevabındaki çaresizlikte ifadesini bulmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Diyecekler ki: – Bir gün ya da daha az, istersen saymayı bilenlere sor. 23/114
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar cevap verecekler:[²⁹⁶⁴] “Bir gün ya da bir günden daha az;[²⁹⁶⁵] istersen bunu sayı bilenlere[²⁹⁶⁶] sor!”
[2964] Lafzen: “cevap verdiler..” [2965] Allah’sız ve vahiysiz bir ömrün bir gün veya bir gece kadar bereketsiz, Allah’lı ve vahiyli bir gecenin bir ömre bedel olduğunu ifade eden Kadr sûresine ve ilgili notlarına bkz. Nâzi’ât sûresinin 46. âyetinde bu hakikat şöyle dile gelir: “(Kâfirler) bu hakikati bizzat gördükleri gün, onlara sanki (bu dünyada) bir akşam veya bir kuşluktan fazla kalmamışlar gibi gelecek.” Yine Ahkâf sûresinin 36. âyetinde şöyle buyurulur: “Onlar vaad edilen o günü görünce, kendilerini, gündüzün tek bir saati dışında sanki dünyada hiç yaşamamış (sayacaklar).” [2966] el-‘Âddîni, el-‘âdîn okuyanlara göre “bunu zalim öncülere sor”, el-‘âdiyyîn şeklinde okuyanlara göre “uzun yaşayanlara sor (onlar bile tasdik edecekler)” anlamına gelir (Râzî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar: "Bir gün veya daha az süre kaldık. Onu, sayanlara (beşeriyetin ömürlerini, amellerini sayan meleklere) sor" derler.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar, "Bir gün, ya da bir günün bir kısmı kadar kaldık. (O’na) hele hesap tutanlara bir sor" derler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Diyeceklerdir ki: «Ya bir gün veya bir günün birazı kadar kaldık.» İmdi sayanlara sor.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar: “Bir gün veya daha da az. Ne bilelim, isterseniz bunu tam tamına aklında tutanlara sor! Zira bizim aklımız başımızdan gitmiş durumda. ” diye cevap verirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Herhalde) Bir gün, yahut günün bir kısmı kadar kaldık; sayanlara sor, dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Dehşetlerinden dünyâda kaldıkları günleri unudub) Bir gün yâhud günün bir kısmı kaldık. onı hesâb meleklerinden son" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ya bir gün, ya da günün bir kısmı kadar kaldık; onu sayanlara sorabilirsin” diyeceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık, sayanlara sor dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ya bir gün, ya da günün bir bölümü kadar,” derler. “Onun hesabını tutanlara sor.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Derler: "Bir gün yahut günün bir kısmı kadar; sayanlara sor."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler: “dölendük bir gün, yā bir günüñ bir nicesin; pes śorun śayıcılara ya'nį firiştelere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyideler ki: Bir gün durduḳ, yā buçuḳ gün durduḳ. Pes ṣor ṣayanlara, diye‐ler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “Bir gün, bir gündən də az, hər halda, sayanlardan (insanların əməllərini sayan mələklərdən) soruş!” – deyə cavab verəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They will say: We tarried but a day or part of a day. Ask of those who keep count!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They will say: "We stayed a day or part of a day:(2949) but ask those who keep account."
2949 The question and answer about Time imply two things. (1) The attention of the ungodly is drawn to the extremely short time of the life in this world, compared to the eternity which they face: they are made to see this, and to realise how mistaken they were in their comparative valuation of things spiritual and things material. (2) Time, as we know it now, will have faded away and appear as almost nothing. It is just a matter relative to this life of temporary probation. Cf. the experience of the Companions of the Cave: 18:19.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
لَبِثْنَا
kaldık
يَوْماً
bir gün
اَوْ
ve- ya
بَعْضَ
bir kısmı
يَوْمٍ
günün
فَسْـَٔلِ
artık sor
الْعَٓادّ۪ينَ
sayanlara
(Onlar da) "Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. (Eğer hata ediyorsak) Artık sayanlara (bu hesabı tutan meleklere) sor!" derler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَبِثَ
Fiil-I
ل ب ث
Kaldı, gecikti, durakladı
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَٓادِّين
Etken fiil
ع د د
Sayanlar