close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 100. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Le’allî a’melu sâlihan fîmâ terakt(u)(c) kellâ(c) innehâ kelimetun huve kâ-iluhâ(s) vemin verâ-ihim berzeḣun ilâ yevmi yub’aśûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Belki iyi işler işlerim ve zayi ettiğim ömrü telafi ederim. Hayır, boş bir söz, onun söylediği söz. Onların önlerinde, diriltilip mezarlarından çıkarılacakları günedek bir berzah var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ki, geride bıraktığım (dünya)da (terk edip yapmadığım) salih amellerde bulunayım." Asla ve hayır! Çünkü gerçekten bu sadece (samimiyetsiz) bir sözdür ki, bunu da kendisi (ancak dara düşünce) söylemektedir. Onların önlerinde, (yeniden) diriltilip kaldırılacakları güne kadar (geri dönmekten alıkoyan) bir engel (berzah) vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ki, terkettiğim dünyada belki de yararlı bir iş yaparım…” Hayır, bu onun söylediği boş ve anlamsız bir sözden ibarettir. Çünkü dünyayı terketmiş olanların ardında, yeniden diriltilecekleri güne kadar aşılması imkansız bir engel vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Boşa vakit geçirdiğim dünyada Allah'ın birliğini kabul ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçireyim, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayayım, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olayım, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyeyim.” der. Hayır, onun söylediği bu söz, boş laftan ibarettir. Onların, yeniden diriltilecekleri güne kadar, geriye, hayata dönmelerini engelleyen bir Berzah âlemi vardır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/27, 63; 7/53; 10/11; 14/44; 32/12; 40/11; 42/44.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Olur ki terkettiğim (dünya)da iyi işler işlerim." Hayır. Bu sadece onun söylediği bir sözdür. Önlerinde diriltilecekleri güne kadar (duracak) bir engel vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım.' Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Tâ ki, ben terk ettiğim imanı yerine getirib salih bir amelde bulunayım.” Hayır (artık dünyaya dönülmez), müşriklerden her birinin söylediği bu sözler, söyleyene ait faydasız bir lâfdır. Önlerinde ise bir mezar vardır; diriltilecekleri güne kadar oradadırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Belki, ayrıldığım dünyada yararlı işler yaparım” der. Hayır! (O gelemeyecektir.) Bu, yalnızca söylediği bir sözdür. Ve arkalarında dirilecekleri güne kadar (dünyaya gelmemek için) bir engel vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Tâ ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş yapayım.” Hayır! Onun söylediği bu söz, boş laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar süren bir engel vardır.[359]
[359] Berzah kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIII, 295-296.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bıraktığım yolda onat işler göreyim»; Hayır! Hayır! Bu onun söylemiş olduğu bir söz, dirilecek güne değin onların altlarında bir uçurum var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Gönderin ki,) arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım.” Hayır, hayır! Bu onun söylediği anlamsız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde, (kıyamette) tekrar diriltilecekleri güne kadar (geri gelmelerine mâni olacak) bir berzah vardır.
Ölüm vakti gelen kişi tam ruhunu teslim ederken gideceği yeri görecektir. İyi işler yapmış erdemli kişilere ruhları teslim alınırken melekler şu müjdeyi verir: “‘Selam üzerinize olsun, yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak Cennete giriniz.’ derler.” (Nahl, 16/32) Fakat zulmederek ve kötülük yaparak ölenler için ise şöyle söylenir: “Meleklerin, inkârcıların/nankörlerin/vefasızların/zalimlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vurarak (onlara): ‘Yakıp kavuran azabı tadın bakalım! (dediğini) bir görseydin!’” (Enfal, 8/50) Demek iyi kimseler ölüm anıdan cennetle müjdelenecek, inkârcı kötü kimseler de cehennemdeki yerlerinden haberdar olacaktır.İki şey arasında bulunan engel, geçit, mesafe anlamlarına gelen “berzah” terimi burada, ölüm ile başlayıp, yeniden dirilmeye kadar geçen süreyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bu ayet aynı zamanda reenkarnasyon, yani ruhun tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin inancını da reddetmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
99, 100. Di ki: "Kâfir ölüm geldiği vakit "Yâ rabbî beni dünyâya ’avdet itdir. İhmâl iylediğim a’mâl-i sâlihayı icrâ ideyim" dir. Alacağı cevâb "Aslâ" kelimesinden ’ibâretdir ve tekrâr dirilecekleri güne kadar girilerinde bir sed hâsıl olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
99,100. Onlardan birine ölüm gelince: "Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim" der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
99,100. Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
99-100. Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, “Rabbim! Beni geri gönder de, geride bıraktığım dünyada iyi işler yapayım” der. Hayır! Onun söylediği bu söz boş laftan ibarettir. Önlerinde, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım.» Hayır! Bu onun ağzından çıkan (boş) bir laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.  
 Sözlükte «engel» anlamına gelen «berzah», ölüm ile başlayıp, yeniden dirilmeye kadar geçen süreyi ifade eden dinî bir terimdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ki terketmiş bulunduğum şeylerde erdemli işler yapayım." Hayır. Bu onun söylediği bir laftan ibarettir. Diriliş gününe kadar onların ardında bir engel vardır.
Bu ayet reenkarnasyon, yani tekrar bedenlenme inancını ve ruhların dünyaya dönüşlerini reddetmektedir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Belki ben o baktığımda salih bir amel işlerim, hayır hayır! O bir kelimedir ki onu o söyler, ötelerinden ise bir berzah vardır, tâ ba's olunacakları güne kadar
Emrah Demiryent
swap_vert close
99-100. Nihâyet, onlardan (kâfirlerden) birisine ölüm geldiği zaman, (yalvarıp) der ki: “Rabbim, beni (dünya hayatına) geri gönder. (Ki) geride bıraktığım dünyada, (îmân sahibi olayım ve) iyi işler yapayım” Hayır! Bu (yalvarış ve temenni) onun ağzından çıkan boş ve anlamsız bir sözden başka bir şey değildir! Onların, önlerinde (yeniden) diriltilecekleri güne kadar, (dünya hayatına dönmelerini engelleyen) bir berzâh (âlemi) vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece ihmal ettiğim salih¹ işleri yaparım. Hayır! Kuşkusuz onun söylediği kesinlikle boş bir sözden ibarettir. Onların tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında² bir berzah³ vardır.
1- Samimi ve erdemli olmak, iyi ve yararlı işleri yapmak. 2- Dünyaya dönüşlerini imkânsız kılan. 3- Engel, perde.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Tâki ben zaayi' etdiğim (ömrüm) mukaabilinde iyi amel (ve hareket) de bulunayım». Hayır, onun söylediği bu söz (hakıykatde) boş lâfdan ibâretdir, önlerinde ise diriltilib kaldırılacakları güne kadar (kalmalarına mâni) bir engel vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
99,100. Nihâyet onlardan (o müşriklerden) birine ölüm geldiği zaman: “Rabbim! Beni geri gönder! Umulur ki ben, terk ettiğim (dünya)da sâlih bir amel işlerim” der. Hayır! Doğrusu o sâdece (boş) bir lâftır, onu söyleyen kendisidir. Artık onların önlerinde, tekrar diriltilecekleri güne kadar (hiçbir şekilde dünyaya dönemeyecekleri) bir perde (olan kabir hayâtı) vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
"Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım."Hayır! Bu onun söylediği anlamsız bir sözdür. Oysa (dünyadan ayrılanların) arkalarında, yeniden diriltilecekleri güne kadar geri dönmelerine imkân vermeyen bir berzah (engel) vardır.*
(*) Not: Bu ayetten de kesin anlaşılmaktadır ki, ölen bir kimse, bir daha dünya hayatına geri dönemez. Artık onu bekleyen tek hayat vardır; o da âhiret hayatıdır. Ayrıca İki şey arasında bulunan engel, geçit, mesafe anlamlarına gelen “berzah” terimi burada, ölüm ile başlayıp, yeniden dirilmeye kadar geçen süreyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bu ayet aynı zamanda reenkarnasyon, yani tekrar bedenlenme inancını ve ruhların tekrar dünyaya dönüşlerini reddetmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Daha önce terk ettiğim, yapılması gereken doğru işleri yapayım” der. Hayır, bu söyledikleri onun sözlerinden başka bir şey değil. Bu geri dönme istekleri ile onların arasında yeniden dirilme gününe kadar bir engel vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Orada işlemediğim iyilikleri işlemiş olayım." Yok, öyle değil. Onun söylediği boş bir sözdür. Onların önlerinde yeniden dirilecekleri güne kadar bir engel vardır, geri dönemezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
99, 100. Nihayet onların birine ölüm gelince, Yâ Rab! «— Beni dünyâya döndür, olabilir ki bu defa zâyi ettiğim ömür mukabelesinde [³] iyi amel işlerim.» der. Yok, yok bu, onun söylediği bir sözdür [⁴]. Onların önlerinde tekrar dirilecekleri güne kadar bir engel vardır ki dünyaya dönemezler.
[3] Veya terkettiğim imana mukabil iman ederim veya bıraktığım malla iyi iş işlerim.[4] Faydasız sözdür, hasretle söylenmiş sözdür.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Terk ettiğim orada/dünyada belki iyi ve yararlı [sâlih] işler yaparım.” Asla! [kellâ], Bu kendisine ait boş bir lâftır/sözdür [kelime]. Onların arkasında yeniden diriltilecekleri güne kadar (dönmelerine mani) bir engel [berzah] vardır.¹⁵
15 Berzah, geri dönüşü imkânsız kılan engeldir. Ayrı bir âlem değildir. Dolayısıyla bu engel bize, reenkarnasyon/tenâsüh vb kelimelerle ifade edilen “ruh göçü” veya “ruhun kalıp değiştirmesi” gibi olayların söz konusu olmadığını anlatıyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Böylece belki geride bıraktığım dünyada salih amellerde bulunurum.” Asla, gerçekten bu yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir berzah vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ki, bugüne kadar hep ihmalkârlık ettiğim ve “Nasıl olsa yarın yaparım!” diye ertelediğim konularda, Senin emrine uygun olarak iyilikler yapayım da hatâlarımı telâfî edeyim!” Hayır, öyle şey olmaz! Bu beklenti, onun ağzından çıkan boş ve anlamsız bir sözden başka bir şey değildir! Çünkü ona zaten yeterince süre verilmişti. O hâlde, insanlar bir daha asla dünyaya geri dönemeyecekler. Çünkü, onlarla hayat arasında, yeniden diriltilecekleri Güne kadar dünyaya dönmelerine izin vermeyen bir engel vardır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Belki ben, terk edip ayrıldığım orada salih amel işlerim (iyi iş yaparım)”. Hayır, hayır! O, ancak onun söyleyeceği bir sözdür. Onların ötesinden, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah / engel / aralık vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Kalan ömrümde iyi işler yapayım. " diyecek. Ne yazık bu söz, söylendiği ile kalır. Çünkü önlerinde, diriltilecekleri güne kadar devam edecek uzun bir kabir hayatı vardır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi işler yapayım!” der. Hayır! Bu onun ağzından çıkan boş laftan ibarettir. Onlar dünyada yaşarken diriltilecekleri günü gizleyen bir engel vardı. Onlar tekrar dünyaya döndürülse aynı engel yine olacak. Biz o engeli bir imtihan olarak koyduk. Şimdi onlar tekrar dünyaya döndürülseler; diriltilecekleri günü bileceklerini mi sanıyorlar? İsterse yüzlerce, binlerce kere dünyaya gidip gelsinler; dünyada önyargılarıyla gerçekleri görmek istemeyenler yine göremez. Onların gözlerinden hesap günü engeli kaldırırız. Onların dünyaya tekrar döndürülsek diye dilekte bulunmaları boşunadır. Hayır! Asla böyle bir şey olmayacaktır. İnsanların dünya yaşamında tek hakları vardır. Ölen insan tekrar dünyaya gönderilmez. Artık hesap gelip çatmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Belki terk ettiğim (dünya)da iyi iş(ler) yaparım!” [*] Hayır! Söylediği bu söz, (boş) laftan ibarettir. Onların arkasında diriltilecekleri güne kadar bir engel vardır. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:167; En‘âm 6:27; A‘râf 7:53; Secde 32:12; Fâtır 35:37; Zümer 39:58 Burada geçen [berzah] kelimesi, ölüm sonrası bir âlemin adı değil, dünyaya geri dönmeyi imkânsız kılan “ölüm engeli” demektir. Bu ayet reenkarnasyonun olmadığının delillerindendir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“(daha önce) ihmâl ettiğim konularda iyi işler işleyeyim.”¹ (der.) Hayır; bu söylediği, sadece kendi lafıdır.² Yeniden dirilecekleri güne kadar onların arkalarında (geri dönülmez) bir engel³ vardır.
1 Âyetin bu bölümü “o boşa geçirdiğim dünyada iyi işler yapayım.” şeklinde de tercüme edilebilir.2 Yani tamamen yalandır.3 Berzah: İki şey arasında bulunan ayırıcı çizgi, perde, set, engel demektir. Coğrafyada; iki deniz arasında bulunan kara parçasına denir. Burada ise; Dünya hayatı ile âhiret hayatı arasına Allah tarafından konulan, bir engel veya süre anlamınadır. Dinî terim olarak ise; ölümle başlayıp yeniden diriltilmeye (ba‘s) kadar sürecek olan ara dönem, dünya ile âhiret arasındaki âlem ve kabir hayatı karşılığında kullanılmıştır. Bu ve buna benzer berzah tanımları, kelamcılar ve mutasavvıfların ve kerametleri kendilerinden ve müritlerinden menkul zevatın uydurmalarından başka bir şey değildir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
de [daha önce] gözardı ettiğim konularda ⁶¹ dürüst ve erdemli işler göreyim!” Yoo, onun söylediği, şüphesiz, yalnızca [boş ve anlamsız] bir sözden ibarettir; çünkü [bir kere dünyayı terk etmiş bulunanların] ardında, yeniden diriltilecekleri Gün’e kadar [aşılması imkansız] bir [ölüm] engeli bulunmaktadır!
61 Lafzen, “bıraktığım, terk ettiğim konuda” (fî-mâ); bununla hem ihmal edilen iyi işler, hem de irtikab edilen kötülükler kasdediliyor olmalı.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Belki de terk ettiğim iyi ve güzel işler yaparım”. “Hayır, o sadece söyleyenin bir kelimesidir. Artık onların gerisinde yeniden diriliş gününe kadar aşamayacakları bir engel vardır. 2/12, 35/37, 39/58
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
belki ben, daha önce yapmadıklarımın yerine doğru dürüst işler yaparım!” Kesinlikle hayır! Çünkü onun dile getirdiği, sadece muhatabı etkilemek için sarf edilmiş bir laftır;[²⁹⁵⁵] nitekim böylelerinin arkalarında, dirilecekleri güne kadar (aşamayacakları) bir engel vardır![²⁹⁵⁶]
[2955] K-v-l kökü, tüm versiyonlarıyla birlikte “etkisizlik, çabukluk ve/veya kalıcı olmayana” delâlet ederken, k-l-m kökü tüm versiyonlarıyla birlikte “kalıcı etkiye” delâlet eder. Kelimetunu çevirimiz bu etimolojiye dayanmaktadır (Bkz: 10:65, not 86). [2956] Âyetteki berzah/engel, ölüm olsa gerektir (Bkz: Râzî). Zira ölen hiç kimse, dünya hayatına geri dönemez. Artık onu bekleyen tek hayat vardır; o da âhiret hayatıdır. Bu âyetteki berzah kelimesinden yola çıkılarak, gayba imanın konusu olan âhirete ilişkin bir yığın spekülatif yorum üretilmiş ve adına da “Berzah Âlemi” denmiştir. Bu başlık altında üretilen spekülatif bilginin, bir tek berzah kelimesinden yola çıkarak nasıl olup da bu kadar çoğaltılabildiğine, insan hayret etmekten kendini alamıyor. Hele bir de bu spekülasyonları yapanların gidip görüp gelmiş de, ayağının tozuyla gördüklerini anlatıyor halleri, gayb ve şehadet gibi iki ayaktan oluşan Kur’an bilgi sisteminin (59:22) gayb ayağıyla içten içe sorunlu olup olmadıkları sorusunu akla getiriyor. Zira gayb bir mü’min için imanın konusudur. Bir iman umdesi, spekülatif beşeri bilgiyle gaybın konusu olmaktan çıkarak şehadetin konusu haline gelmez. Kur’an’ın “gaybı taşlamak” dediği olumsuz alışkanlığın cazip ve şehevi bir yanı olmalı. Bu âyet ruhların yeniden bedenlendiği iddiasına dayanan tüm reenkarnasyon teorilerini kesin bir dille reddetmektedir. Bunun yanında, günahkârların ruhlarının iyilerin ruhlarından farklı olarak kıyamete kadar tutuklu kalacağına dair bir imâ da bulunmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Ki terk ettiğim dünyada sâlih ameller işleyeyim (mümin kullarından olayım)" diye yalvarır. Hayır. Onun bu yalvarması (asla kabul olunmayacak) boş bir temenniden ibarettir. (Çünkü) Onların önlerinde; diriltip kaldırılacakları güne kadar bir engel vardır! (Kabirlerinde kıyamete dek kalacaklardır, geriye dünyaya dönmek ise asla mümkün değildir.)
Osman Fırat
swap_vert close
Umulur ki terk ettiğim dünyâdaki salih amelleri işleyeyim. Hayır, bu onun söylediği bir sözdür. Önlerinde tâ diriltilecekleri güne kadar (dönüşüne) bir engel vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Belki ben terkettiğim şey hususunda bir sâlih amel işlerim.» Hayır. Bu bir lâkırdıdır ki bunu söyleyen odur ve onların önlerinde ba's olunacakları güne kadar bir hâil vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
99, 100. Âhireti inkâr edenlerden birine ölüm gelip çatınca, işte o zaman: “Ya Rabbî! ” der, “ne olur beni dünyaya geri gönderin, ta ki zayi ettiğim ömrümü telafi edip iyi işler yapayım. ”Hayır, hayır! Bu onun söylediği mânasız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde, artık, diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır. [32, 12; 6, 27 63, 10-11; 14, 44; 7, 53; 42, 44; 40, 11]
Öleceği sırada, her biri cehennemdeki yerini ve iman etmiş olması halinde gireceği cenneti görünce o zaman bu temennide bulunacaktır. Berzah: Kabir hayatı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki terk ettiğim dünyada yararlı bir iş yapayım. Hayır, bu onun söylediği bir sözdür. Önlerinde ta diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
Berzah: İki şey arasında bulunan engel, geçit, mesâfe anlamlarına gelir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Orada terk iylediğim şeylerle a'mâl-i sâliha işleyeyim" dir. Bu mümkün değildir. Bunun söylediği söz beyhûde bir sözdür. Onların arkalarında, ba's olunacakları güne kadar bir berzah (kabir) vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Terk ettiğim dünyada belki iyi bir iş yaparım”. “Hayır asla; o onun söyleyeceği sözdür. Önlerinde yeniden dirilecekleri güne kadar bir engel vardır.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Belki ben, terkettiğim doğru işleri yaparım. Asla, o sadece söyleyenin bir sözüdür. Onların arkalarında yeniden diriltilecekeri güne kadar bir engel vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Tâ ki bıraktığım yerde güzel bir iş yapayım.” Asla! Bu söylediği boş bir sözden ibarettir. Zaten arkalarında, yeniden diriltilecekleri güne kadar geri dönmelerine imkân vermeyen bir engel vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Döndürün ki, o arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım." Hayır, bir kelime ki bu, o söyler onu. Ötelerinde, dirilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
99-100. tā ķaçan kim gele birine anlaruñ ya'nį kāfirlerüñ ölüm eyide iy çalabum döndürüñ beni. ola kim işleyem eyü işi, ķoduġumda żāyi' eyledügümde” degül eyle bayıķ ol söz ol eyidicisidür anuñ. daħı anlaruñ ileyinde araya girici vardur ya'nį ölümden ḥaşra degin vaķt ol güne degin kim ķoparılalar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ola kim ben ‘amel‐i ṣāliḥ işleyem, ben żāyi‘ eyledügüm ‘ömrde, diye. Eyledegüldür, ol bir kelime, ol anı söyler. Daḫı anlaruñ ileyinde ḥicāb vardur olgüne degin kim girü dirileler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bəlkə, (indiyə qədər) zay etdiyim ömrüm müqabilində yaxşı bir iş görüm! (Yaxud, bu günə qədər tərk etdiyim imana qayıdıb saleh bir əməl edim!) Xeyr, bu onun dediyi boş (faydasız) bir sözdür. Onların önündə dirilib (haqq-hesab üçün Allahın hüzurunda) duracaqları günə (qiyamət gününə) qədər maneə (öldükdən sonra qiyamətədək qalacaqları bərzəx aləmi) vardır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That I may do right in that which I have left behind! But nay! It is but a word that he speaketh; and behind them is a barrier until the day when they are raised.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"In order that I may work righteousness in the things(2938) I neglected." - "By no means! It is but a word he says."-(2939) Before them is a Partition(2940) till the Day they are raised up.
2938 The unrighteous will ask for another chance. But it will be too late then. The time for repentance will then have passed. 2939 Their request will mean nothing. It will be treated merely as an empty word of excuse. They had plenty of chances in this life. Not only did they reject them, but they did not even believe in Allah or ask for His assistance. 2940 Barzakh: a partition, a bar or barrier; the place or state in which people will be after death and before Judgement. Cf. 25:53 and 55:20. Behind them is the barrier of death, and in front of them is the Barzakh, partition, a quiescent state until the judgement comes.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَعَلّ۪ٓي
belki ben
اَعْمَلُ
işlerim
صَالِحاً
sâlih bir amel
ف۪يمَا
o şey- de ki
تَرَكْتُ
terk ettim
كَلَّاۜ
hayır
اِنَّهَا
doğru- su o
كَلِمَةٌ
bir sözdür
هُوَ
o
قَٓائِلُهَاۜ
onu söy- leyendir
وَمِنْ وَرَٓائِهِمْ
ve arkalarında vardır
بَرْزَخٌ
bir berzah
اِلٰى يَوْمِ
o güne kadar
يُبْعَثُونَ
diriltilecekler
"Belki orada terk ettiğim (âyetlerine ve resullerine iman eder) sâlih ameller işlerim." Hayır! Bu sadece onun söylediği (boş) bir sözdür ve (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında (onları geriye dönmekten alıkoyan) bir berzah (olan kabir âlemi) vardır.
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
تَرَكَ
Fiil-I
ت ر ك
Bıraktı, terk etti
كَلَّا
Ünlem
كَلَّا
Hayır
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَلِمَة
İsim
ك ل م
Kelime, söz
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
قَٓائِل
Etken fiil
ق و ل
Söz sahibi, konuşan, söyleyen
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
بَرْزَخ
Özel isim
بَرْزَخ
Berzah (kabir âlemi)
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
بَعَثَ
Fiil-I
ب ع ث
Diriltti, gönderdi, ulaştırdı, kaldırdı