Fakat zorlu azabımızı gördükleri zaman (korkudan dolayı o ye’s hâlindeki) inanmaları, kendilerine hiçbir fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur (adaletli sistemi, âdeti ve uygulamasıdır). İşte orada (hakikati reddeden o zalim ve azgın) inkârcılar hüsrana uğradılar. *
(*) Çünkü ilkin, bu gecikmiş inanç artık vuku bulmuş olan bir realiteyi değiştiremeyecektir; ikinci olarak, serbest bir seçimin ürünü olmaması ve daha çok, değiştirilemez bir felaketin şoku tarafından dayatılmış olması sebebiyle onların manevî gelişmesine bir katkıda bulunmayacaktır. “Allah’ın yolu yöntemi” (sünnetullâh), Yaratıcı’nın koyduğu/oluşturduğu tabii kanunların tümünü ifade eden bir Kur’ânî terimdir: bu örnekte, gerçek bir iç aydınlanmadan doğmadıkça inancın manevî bir değer taşımayacağı şeklindeki kuralı gösterir. (M. Esed Meal Açıklaması) İşte inkâr ettikleri azabı gördüklerinde, yani ölüm anında veya Son Saat’te ya da mahşerde dile getirilecek olan iman ve tövbenin kabul edilmeyeceği çeşitli ayetlerde dile getirilmektedir.