close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ raev be/senâ kâlû âmennâ bi(A)llâhi vahdehu ve kefernâ bimâ kunnâ bihi muşrikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken azabını görünce de Allah'ın birliğine inandık dediler ve şirk koştuğumuz şeyleri inkar ettik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ama ne var ki) Bizim dayanılmaz azabımızı gördükleri zaman: "Bir olan Allah’a iman ettik ve O’na şirk koştuğumuz şeyleri de inkâr ettik" diyeceklerdir (lâkin iş işten geçmiştir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara şiddetli azabımız geldiğinde, Allah'ın birliğine inandık dediler ve şirk koştuğumuz şeyleri inkâr ettik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hışmımızı, azâbımızın şiddetini gördükleri zaman: “Allah'a iman ettik. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O'na ortak koştuğumuz şeyleri, terkettik, inkâr ettik” derler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Zorlu azabımızı gördükleri zaman: "Yalnız Allah'a iman ettik ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dayanılmaz-azabımızı gördükleri zaman, dediler ki: 'Bir olan Allah'a iman ettik ve O'na şirk koştuğumuz şeyleri de inkar ettik.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O vakit, azabımızın şiddetini gördüklerinde şöyle dediler: “- Allah'ın birliğine iman ettik ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şiddetli azabımızı gördüklerinde: “Biz yalnızca Allah’a inanıyoruz. O’na ortak koştuklarımızı inkâr ediyoruz.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Azabımızı gördüklerinde, “Tek olan Allah'a inandık. Ortak koştuklarımızı inkâr ettik” demişlerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim cezamızı gördüklerinde: «inanıp Allahın bir olduğuna, tanımayız eş koşmuş olduğumuz nesneyi» diyeceklerdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve kahredici cezamızı (apaçık) gördükleri zaman “Tek olan Allah'a iman ettik ve O'na ortak koştuğumuz şeylere olan inancımızı reddettik!” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin ’azâbımızın şiddetini his itdikleri vakit: "Biz yegâne Allâh’a îmân itdik artık âna koşdığımız şerîklere inanmıyoruz" diyu bağırmağa başladılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şiddetli azabımızı gördüklerinde: "Yalnız Allah'a inandık; O'na koştuğumuz eşleri inkar ettik" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Azabımızı gördükleri zaman, “Yalnız Allah’a inandık; O’na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkâr ettik” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dehşetli cezamızı gördüklerinde, “Allah’ın birliğine inandık, O’na ortak koştuğumuz şeyleri de şimdi reddetmekteyiz” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Artık o çetin azabımızı gördükleri zaman: Allah'a inandık ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik, derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nihayet cezamızı gördüklerinde, "Artık SADECE ALLAH'a inandık ve ortak koşmuş olduklarımızı inkar ettik," derler-
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O zaman hışmımızı gördüklerinde: "Allah'ın birliğine inandık ve O'na şirk koştuğumuz şeyleri inkâr ettik" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O vakıt hışmımızı gördüklerinde Allahın birliğine inandık ve ona şirk koştuğumuz şeylere küfrettik dediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, bizim azabımızı gördükleri zaman, “Biz, tek olan Allah’a (tevhid üzere) îmân ettik ve O’na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bizim cezamızı gördükleri zaman: “Allah'ın tekliğine iman ettik ve O'na şirk koştuklarımızı inkâr ettik.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık, vaktaki o çetin azabımızı gördüler. «Allaha, bir olarak inandık. Ona eş tutmakda olduğumuz şeyleri inkâr etdik» dediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O vakit azâbımızı gördüklerinde: “Allah'a tek olarak inandık ve kendisiyle (Allah'a)şirk koşan kimseler olduğumuz şeyleri inkâr ettik” derler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Hakikati inkâr eden o zalim ve azgın putperest topluluklar) zorlu azabımızı gördükleri zaman: (korkudan dolayı) ’Yalnız Allah’a iman ettik ve O’na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik’ dediler. *
(*) Yani, bu ayet bütün manevî/ahlakî ve insanı değerleri ısrarla reddetmelerinin sonucu olarak toplumlarının ve uygarlıklarının ilahî irade eseri bir felaket (catastrophic) ile çökmesini ifade eder.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Azabımızı gördüklerinde “Bir olan Allah’a iman ettik ve ona koştuğumuz ortakları da şimdi ret edip, inkâr ediyoruz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
azabı görünce de dediler: "Allah’ın bir tek olduğuna inandık. Ona eş koştuklarımızı da tanımaz olduk."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar azabımızın şiddetini görünce «— Bir tek Allah/a iman getirdik, şerik koştuğumuz putları tanımadık» dediler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Azabımızı/baskınımızı [be’senâ] gördükleri zaman da “Allah’ın birliğine inandık. O’na koştuğumuz ortakları da inkâr ettik” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar bizim dayanılmaz azabımızı gördükleri zaman derler ki: “Bir olan Allah'a iman ettik ve O'na şirk koşmakta olduğumuz şeyleri de inkâr ettik.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve zâlimler, ülkelerini tepeden tırnağa kuşatan azâbımızı karşılarındagörünce, “Şimdi bir tek Allah’a iman ediyor ve hayatımıza hükmetme yetkisi vererek O’na ortak koştuğumuz her şeyi reddediyoruz!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sıkıntı azabımızı gördüklerinde: “O’nu birleyerek Allah’a iman ettik; O’na şirk koşanlar / müşrikler olduğumuzu inkâr ettik” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gerçi bizim şamarımızı yiyince: " Artık Allah'a inandık, ona aracı ettiğimiz putları da inkar ediyoruz " dediler demesine de,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar şiddetli cezamızı gördükleri zaman: “Allah’a inandık! Allah’ın yasalarına uymayarak yasalarına uyduğumuz ilahları inkâr ettik!” derler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ağır azabımızı gördükleri zaman “Tek olan Allah’a inandık ve O’na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik.” derler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, Bizim azabımızı görünce: “(Artık) biz, tek olan Allah’a îman ettik ve ortak koştuğumuz şeyleri de inkâr ettik.” diyecekler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sonra, verdiğimiz cezayı ⁶⁶ [apaçık] görünce de: “Tek Allah’a artık inandık ve Allah’a ortak koştuğumuz şeylere inancımızı terk ettik!” ⁶⁷ dediler.
66 Yani, bütün manevî/ahlakî değerleri ısrarla reddetmelerinin sonucu olarak toplumlarının ve uygarlıklarının ilahî irade eseri bir felaket (catastrophic) ile çökmesini.67 Bu, onların geçmişte insanın sahip olduğunu farzettikleri “sınırsız imkanlar”a inançlarını ve insanın bir gün “tabiatın efendisi” olmayı başaracağı şeklindeki saplantılarını kapsar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat azabımızı görünce de: – Biz yalnızca bir tek olan Allah’a iman ediyor ve artık O’na şirk koştuğumuz ortakları da reddediyoruz dediler. 23/99...108
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve kahredici cezamızı gördükleri zaman “Tek olan Allah’a iman ettik ve O’na ortak koştuğumuz şeylere olan inancımızı reddettik!” dediler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Baskınımızı görünce (imana gelip) “Allah’ın tek olduğuna iman ettik, O'na ortak koştuğumuz şeyleri de inkar ettik" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ne zaman ki şiddetli azabımızı gördüler ve "Tek Allah’a iman ettik ve O’na ortak koştuğumuzı da inkâr ettik. " dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki, Bizim azabımızı gördüler, dediler ki: «Allah'a, O'nun birliğine imân ettik ve kendisiyle müşrikler olduğumuz şeyleri inkar eyledik.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar Bizim azabımızın şiddetini görür görmez “Allah'ın birliğine iman ettik, ona şerik saydığımız putları da red ve inkâr ettik” dediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ne zaman ki hışmımızı gördüler: "Tek Allah'a inandık ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkar ettik." dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve istihzâlarının cezâsı da kendilerine virildi. 'Azâbımızı gördüklerinde: "Allâh'a yalnız olarak îmân itdik. Şimdiye kadar O'na şirk iylediğimiz şeylere kâfir olduk" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şiddetli azabımızı görünce şöyle dediler: "Allah’ın birliğine inandık; O'na ortak saydıklarımızı tanımıyoruz."
Şaban Piriş
swap_vert close
Azabımızı görünce: Bir tek Allah'a inandık, ona şirk koştuklarımızı inkar ettik dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Azabımızı gördüklerinde, “Allah'a bir olarak inandık ve Ona ortak koştuğumuz şeyleri de reddettik” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hışmımızı gördüklerinde, "Allah'a, yalnızca O'na inandık, O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik." dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim gördiler 'aźābumuzı eyittiler “inanduķ Tañrı’ya yaluñuz iken; daħı kāfir olduķ aña kim olduġıdı anı ortaķ eyleyiciler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan ki bizüm ‘aẕābumuzı gördiler, eyitdiler: Biz inanduḳ TañrıTa‘ālāya yaluñuz. Kāfir olduḳ ol nesnelere ki biz aña şirk getürdük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar əzabımızı gördükdə dedilər: “Biz yalnız Allaha iman gətirdik, (Rəbbimizə) qoşduğumuz şərikləri (bütləri) isə inkar etdik!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then, when they saw Our doom, they said: We believe in Allah only and reject (all) that we used to associate (with Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But when they saw Our Punishment, they said: "We believe in Allah,- the one Allah - and we reject the partners we used to join with Him."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
ne za- man ki
رَاَوْا
gör- düler
بَاْسَنَا
azabımızı
قَالُٓوا
dediler
اٰمَنَّا
iman ettik
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَحْدَهُ
o tek olarak
وَكَفَرْنَا
ve inkâr ettik
بِمَا
o şey- leri ki
كُنَّا
idik
بِه۪
O'na
مُشْرِك۪ينَ
şirk koşanlar
(Onlar, o çetin) Azabımızı gördükleri zaman, "tek olan Allah'a iman ettik ve O'na şirk koştuğumuz şeyleri de inkâr ettik" dediler.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَحْد
İsim
و ح د
Tek olan, bir olan
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan