close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 71. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İżi-l-aġlâlu fî a’nâkihim ve-sselâsilu yushabûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Boyunlarına demirden laleler ve zincirler takılıp sürüklendikleri zaman.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O vakit boyunlarında demir-halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde (cehenneme) sürükleneceklerdir;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Boyunlarına demir halkalar ve zincirler takılıp, cehenneme sürüklendikleri zaman,
Ahmet Tekin
swap_vert close
O zaman, boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürülürler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Boyunlarında demir-halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O vakit, boyunlarında (demirden) lâleler ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
71, 72. Demir halkaların ve zincirlerin boyunlarına geçirildiğini, sıcak suda yüzdürüleceklerini, sonra ateşte kavurtulacaklarını…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
71,72. Boyunlarında halkalar ve zincirlerle, kaynar suyun içine sürükleneceklerdir; sonra da ateşte yakılacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
70,71,72. Hem de peygamberlerle, göndermiş olduğumuz şeyleri yalanlayanlar, Boyunlarında halkalarla, zincirler olarak kaynar suya sürülende, anlayacaklardır, sonra da ateşte yakılacaklar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
71-72. Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Burada da ahiret ahvalini tasvir eden temsilî mahiyette inkârcıların anlayabileceği dilden ince bir Kur’anî tasvir söz konusudur.  
Cemil Said
swap_vert close
71,72. O vakit boyunlarında demir ve zincir halka oldığı halde cehenneme sürüklenecekler ve ateşin tu’mesi olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
71,72. Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
71,72. O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
71-72. O zaman boyunlarında halkalar ve zincirlerle şiddetli ateşe sürüklenirler; ardından da ateşte yakılırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
71, 72. Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde, sıcak suya sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Boyunlarında prangalar ve zincirlerle sürüklenecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O vakıt ki tomruklar boyunlarında ve zincirler sürüklenecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
71-72. Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde (cehennemdeki) kaynar suya sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
71,72. Boyunlarında lâleler, zincirler bulunduğu zaman ki onlar (bu vaz'iyyetde evvelâ) sıcak suyun içinde sürüklenecekler, sonra ateşde yakılacaklar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
71,72. O zaman ki, boyunlarında halkalar ve zincirler bulunur. (Onlar) kaynar suda sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
71 , 72. O zaman onlar (o hakkı inkâr edip, kitap ve elçileri yalanlamış olan zalim ve azgınlar), boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu hâlde çok sıcak bir suda sürüklenecekler, sonra da ateşin içine atılacaklar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Boyunlarında boyunduruklar ve ayakları zincirlerle bağlandıkları zaman (bilecekler).
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
gün boyunlarına kangallar takılmış, ayaklarına zincirler vurulmuş olarak atılacaklar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Boyunları toklara, ayakları zincirlere vuruldukları zaman uğrayacakları azabı anlayacaklar, onlar bu halde Cehenneme [³] sürüklenecekler.
[3] Veya kaynar suya.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Boyunlarında demir halkalar/bukağılar ve zincirler olduğu hâlde sürüklenirler
Kadri Çelik
swap_vert close
Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Boyunlarına kelepçeler ve ellerine-ayaklarına zincirler takılıp cehenneme doğru sürüklendikleri zaman!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Boyunlarında Demir Halkalar ve Zincirler! Yüzerler,
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün, boyunlarında tasmalar ve zincirlerle çekilecekler,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü onların boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde ateşe sürülecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
71,72. O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde [*] kaynar suya sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.
Ayette geçen [selâsil] kelimesi “zincirler” anlamına gelmektedir ve [silsileh] kelimesinin çoğuludur. Kur’an’da üç kez kullanılmakta ve uzunluğu 70 arşın olup cehennemliklere takılacak zincirler veya kelepçeler demektir. [Ağlâl] ellere takılan zinciri, [selâsil] ise daha çok ayaklara vurulanı ifade etmektedir. İbrâhîm 14:49 ve Furkân 25:13’te her iki anlamı içerecek şekilde [mukarranîne] (elleri boyunlarına kelepçelenmiş bir şekilde) kelimesiyle ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Sebe’ 34:33; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O gün) onlar, boyunlarına (ateşten) halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde (cehenneme) sürükleneceklerdir.
Muhammed Esed
swap_vert close
ki o Gün boyunlarında [kendi elleriyle yaptıkları] zincirleri ve halkaları ⁵² taşımak zorunda kalacaklar ve sürüklenecekler
52 “Zincirler” ve “halkalar” temsîlinin bir açıklaması için bkz. 13:5, not 13, 34:33’ün son cümlesi ile ilgili not 44, ve 36:8, not 6 ve 7.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
71-72. İşte o zaman, boyunlarında demir halkalar ve zincirler takılı olduğu halde kaynar suya sürüklenecekler ve ateşte yanacaklar. 14/49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte o zaman, kendi boyunlarına (geçirdikleri) tasmalar ve (ellerindeki) kelepçelerle sürüklenecekler;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Boyunlarında demir halkalar ve zincirlerle sürüklenirler.
Osman Fırat
swap_vert close
Boyunlarında bağlar ve zincirler olduğu halde sürüklenceklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O zaman ki, boyunlarında lâleler ve zincirler olarak şiddetle sürükleneceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
71, 72. Boyunlarında demir halkalar, ayaklarında zincirler olarak önce kaynar suya sürüklenecek, sonra da ateşte cayır cayır yakılacaklardır. [56, 41-44]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenceklerdir:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
71,72. Boyunlarında zincirler ve halkalar kaynar suda sürüdülürler, sonra cehennemde dürlü dürlü 'azâba konılurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hem de boyunlarında halkalar varken zincirlerle sürükleneceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
O zaman, boyunlarında boyunduruk ve zincirlerle sürülecekler...
Ümit Şimşek
swap_vert close
O zaman boyunlarında bukağılar ve zincirlerle sürüklenirler:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O zaman, boyunlarında bukağılar, zincirler, sürüklenecekler,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
71-72. ol vaķt kim bendler boyunlarında daħı zencįrler ŧartınılurlar issi śu içinde [253b] andan od içinde yandurınurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki zincīrler boyunlarında ola, bendler daḫı, çekilürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zaman ki, boyunlarında halqalar və zəncirlər olduğu halda sürüklənəcəklər
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When carcans are about their necks and chains. They are dragged
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When the yokes (shall be)(4448) round their necks, and the chains; they shall be dragged along-
4448 The rejection of Allah's Message, however brought, carries its own penalty. The yoke of spiritual slavery to Sin and Evil is fastened more and more firmly round the rejecter's neck, because there is no one to safeguard his freedom, and the chains of superstitions and the ugly consequences of evil restrict his freedom and the limited faculty of choice which was given by Allah to man. This process receives its climax at the Hour of Judgement.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذِ
o za- man ki
الْاَغْلَالُ
halkalar
ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ
boyunlarındadır
وَالسَّلَاسِلُۜ
ve zincirler
يُسْحَبُونَۙ
sürüklenecekler
(71-72) O zaman onların boyunlarında (demir) halkalar ve zincirler bulunur. (Onlar) Kaynar suda sürüklenecekler sonra da ateşte yakılacaklardır.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
غِلّ
İsim
غ ل ل
Kin, zincirler, halkalar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عُنُق
İsim
ع ن ق
Boyun
سِلْسِلَة
İsim
س ل س ل
Zincir
سَحَبَ
Fiil-I
س ح ب
Sürükledi