close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 50. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû eve lem teku te/tîkum rusulukum bilbeyyinât(i)(s) kâlû belâ(c) kâlû fed’û(k) vemâ du’âu-lkâfirîne illâ fî dalâl(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar da, peygamberleriniz, apaçık delillerle gelmedi miydi size diyecekler; onlar, evet diyecekler, bekçiler, öyleyse diyecekler, siz yalvarın ve kafirlerin duasıysa ancak boşa gider.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bekçiler ise:) "Size kendi resulleriniz açık belgelerle gelmemiş (ve bugünleri haber vermemişler) miydi?" diye (soracak,) onlar da: "Evet" diye (yanıtlayacaklardır. Bekçiler:) "Şu halde siz kendiniz (boşuna) dua edip yalvarın" diye (onları azarlayacaktır). Oysa kâfirlerin duası, asılsız bir çırpınıştır, boşuna bir yalvarıştır (ki hiçbir yarar sağlamayacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Cehennem bekçileri: “Elçilerimiz size apaçık delillerle gelmiş değiller miydi?” diye soracaklar. O ateştekiler: “Evet gelmişlerdi” diyecekler ve cehennemin bekçileri: “Madem öyle kendiniz yalvarın” diye cevap verecekler. Çünkü Allah'tan gelen gerçekleri inkâr edenlerin yalvarması, avunmadan başka bir anlam taşımaz, elbette boşunadır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bekçiler: “Size, peygamberleriniz, açık açık delillerle gelmediler mi?” derler. Onlar da: “Elbette deliller getirdiler” derler. Bekçiler: “O halde, kendiniz yalvarın” derler. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin yalvarması boşunadır, icabet edilmez.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar: "Elçileriniz size apaçık delillerle gelmiyorlar mıydı?" derler. "Evet (geliyorlardı)" derler. (Bunun üzerine) onlar: "Öyleyse siz dua edin" derler. Ancak inkârcıların duaları hep boşunadır.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Bekçiler:) 'Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?' dediler. Onlar: 'Evet' dediler. (Bekçiler:) 'Şu halde siz dua edin' dediler. Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Cehennem bekçileri ateşteki kâfirlere) şöyle derler: “- Size peygamberleriniz mucizelerle gelmedi miydi?” Onlar: “-Evet” derler. (Bekçiler, onlarla alay etmek kasdi ile şöyle) derler “- O halde kendiniz (Allah'a) yalvarın.” Kâfirlerin yalvarıb yakarması ise hep boşunadır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Cehennem bekçileri: “Peygamberler açık mucizeler ile size gelmediler mi?” derler. Onlar: “Evet, geldiler.” diye cevap verirler. Bekçiler: “Öyle ise siz kendiniz yalvarın.” derler. Fakat kâfirlerin yalvarması hep boşa gider.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bekçiler, “Peygamberleriniz size apaçık deliller getirmediler mi?” diyecekler. Onlar da, “Getirdiler” cevabını vereceklerdir. Bunun üzerine bekçiler de, “O halde kendiniz yalvarınız” diyecekler. Halbuki kâfirlerin yalvarması boşunadır.
Besim Atalay
swap_vert close
Derler ki: «Belgelerle size peygamberleriniz gelmemiş midir?»; «Evet!» derler, bekçiler de, diyeler ki: «Çağrınız boştur, kâfirlerin duaları sapıklıktadır!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Cehennem bekçileri) derler ki: “Size resulleriniz (hakikati ortaya koyan) apaçık belgeler/kanıtlar getirmemiş miydi?” Onlar, “Evet, getirmişti” derler. (Bekçiler:) “Öyleyse kendi kendinize yalvarmaya devam edin” derler. Şüphesiz inkârcıların yalvarışı boşunadır. 
Bkz. 67/8-9  
Cemil Said
swap_vert close
Muhâfızlar: "Size âşikâr hüccetler irâe iden rasûlleriniz yok mı idi?" cevâbını virecekler, ânlar "Evet var idi" diyecekler. Muhâfızlar "Öyle ise siz kendiniz du’â idiniz, kâfirlerin du’âsı ancak dalâletdir." cevâbını virecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bekçiler: "Size, belgelerle peygamberleriniz gelmiş miydi?" derler. Onlar da: "Evet, gelmişti" derler. Bekçiler: "O halde kendiniz yalvarın" derler. İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Cehennem bekçileri) derler ki: “Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?” Onlar, “Evet, getirmişti” derler. (Bekçiler), “Öyleyse kendiniz yalvarın” derler. Şüphesiz kâfirlerin duası boşunadır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Görevliler, “Peygamberleriniz size açık kanıtlar getirmemiş miydi?” diye sorarlar. “Evet, getirmişlerdi” cevabını verirler. O zaman görevliler, “Yalvarın durun şimdi; ama inkârcıların yalvarmaları boşunadır” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Bekçiler:) Size peygamberleriniz açık açık deliller getirmediler mi? derler. Onlar da: Getirdiler, cevabını verirler. (Bekçiler ise): O halde kendiniz yalvarın, derler. Halbuki kâfirlerin yalvarması boşunadır.  
 Bekçiler, «Kendiniz yalvarın derken» kâfirlere şefâat etmeyeceklerini ifade etmektedirler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar da derler ki, "Elçileriniz size apaçık delillerle gelmemiş miydi?" "Evet" derler. Bunun üzerine onlar, "Öyleyse kendiniz yalvarın. Ne var ki inkarcıların yalvarması sonuç vermez."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bekçiler de: "Size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar mıydı?" diye sorarlar. Onlar: "Evet" derler. Bekçiler: "Öyle ise kendiniz dua edin" derler. Kâfirlerin duası ise hep çıkmazdadır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya size, derler: beyyinelerle Resulleriniz geliyor değilmi idi ki? Evet, derler, öyle ise kendiniz duâ edin derler, kâfirlerin duâsı ise hep çıkmazdadır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Cehennem bekçileri ateşteki kâfirlere) şöyle derler: “Size peygamberleriniz açık mu‘cizeler getirmemiş miydi?” Onlar, “Evet, getirdiler” derler. (Melekler,) “Öyleyse (Allah’a) kendiniz yalvarın!” derler. Fakat kâfirlerin yalvarması boşunadır. (Onların yalvarmalarına icabet edilmez.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Görevliler: “Resûlleriniz, size kanıt içeren bilgilerle gelmediler mi?” derler. Onlar: “Evet, geldiler.” derler. Görevliler: “O halde kendiniz yalvarıp yakarın; gerçeği yalanlayan nankörlerin duası ancak boş ve anlamsızdır.” derler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bekçiler şöyle) söylediler (söylerler): «Size peygamberleriniz açık açık bürhanlar (mu'cizeler) getirmedi miydi»? (Öbürleri) «Evet (getirdi) dediler (derler). (Bekçiler de) «O halde (kendiniz) yalvarın!» dediler (derler). Halbuki kâfirlerin düâsı heder olmakdan başka (bir değeri haaiz) değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Cehennemin bekçileri:) “Size peygamberleriniz mu'cizeler getirmiyorlar mıydı?” derler. Onlar: “Evet (getiriyorlardı)!” derler. (Bunun üzerine bekçiler:) “Öyle ise (kendiniz)duâ edin!” derler. Hâlbuki kâfirlerin duâsı, ancak boşuna (yorulmak)tır.(1)
(1)Cehennem bekçilerinin kâfirlere: “(Kendiniz) duâ edin!” demelerinin sebebi, kâfirlerin onlara: “Ne olur! Bizim buradan çıkıp kurtulmamız için bir de siz yalvarsanız!” diye teklifte bulunmalarıdır. (Beyzâvî, c. 2, 343)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O melekler ise), “Size gönderilen resuller delillerle gelmediler mi?” diye sorarlar. Onlar da “Evet!” diye cevap verir. Melekler, “Madem öyle, biz değil, siz kendiniz yakarın!” derler. Oysa inkâr etmiş olanların duası (yalvarması), boşa gitmekten başka bir şey değildir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Cehennem görevlileri ateşin içindekilere “Sizin elçileriniz size açık deliller getirmediler mi?” derler. Onlar da “Evet getirdi” derler. Cehennem görevlileri de onlara “İstediğiniz kadar çağırın. Ancak doğruları inkâr edenlerin çağrıları boşu boşunadır” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar da diyecekler: "Size elçileriniz apaçık belgeler getirmediler mi?" Diyecekler: "Evet, getirdiler." "Öyleyse siz kendiniz yalvarın." Oysaki tanımazların yalvarması boşunadır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bekçiler şöyle diyecekler: «— Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmediler mi?» Onlar da «— Evet getirdiler» cevabını verecekler, bekçiler «— Öyle ise siz kendiniz niyaz edin» diyecekler, kâfirlerin niyazları beyhude olmadan başka bir şey değildir [¹].
[1] Kabul olunacak değildir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Bekçiler), “Size elçileriniz apaçık delillerle gelmemiş miydi?” derler. Onlar da “Bilakis gelmişlerdi” derler. (Bunun üzerine bekçiler de) “Öyleyse yalvarıp durun! Bugün kâfirlerin yalvarması artık boşunadır” diye cevap verirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Cehennem bekçileri,) “Size kendi peygamberleriniz apaçık belgelerle gelmemiş miydi?” derler. Onlar, “Evet” derler. (Cehennem bekçileri,) “O halde kendiniz yakarın, kâfirlerin yakarışı çıkmazda olmaktan (boşuna yalvarmaktan) başka bir şey değildir” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Melekler, “Elçileriniz size hakîkati açıkça ortaya koyan belgeler getirmemişler miydi?” diye soracaklar. Onlar ise, “Elbette getirmişlerdi fakat biz onları inkâr etmiştik!” diyecekler. Bunun üzerine melekler, “Madem öyle, o zaman Allah’a kendiniz yalvarın! Fakatşunu da bilin: Kâfirlerin duâsı, her zaman boşa gitmeye mahkûmdur!”Gelelim, bu kıssadan alınacak hisseye:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Yaaa! Rasûlleriniz size Beyyineler / Açık Belgeler getiriyor değiller miydi?” dediler. “Evet (geliyorlardı)” dediler. Dediler ki: -“Artık yalvarın! Kâfirler’in yalvarışı ancak boşunadır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Görevliler: " Yahu elçileriniz size belgeler getirmemiş miydi ? " Ateştekiler: " Getirdiler tabiki! " Görevliler: " O zaman kendiniz yalvarın. " İnkarcının yalvarması boşa gider.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Cehennem bekçileri; “Size Allah’ın elçileri açık deliller getirmediler mi?” der. Onlar da; “Getirdiler!” cevabını verir. Bekçiler; “O halde kendiniz yalvarın!” derler. Hâlbuki ateşle cezalandırılan kâfirlerin yalvarması boşunadır. Dünyadayken hatalarından vazgeçerek tövbe için Allah’a yalvarmaları gerekiyordu, yapmadılar. İnkârlarında devam ettiler. Bilmiyorlar mı? Allah hükmünü verdikten sonra verilen hüküm asla hüküm değişmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Cehennemin bekçileri) “Size elçileriniz apaçık deliller getirmediler mi?” diyecekler. Onlar da “Evet (getirdiler)!” cevabını verecekler. (Bekçiler ise) “(Öyleyse) kendiniz yalvarın! (Gerçi) kâfirlerin yalvarması sadece boşunadır.” diyeceklerdir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Cehennemin bekçileri): “Size Peygamberleriniz apaçık belgeler getirmediler mi?” deyince, Onlar: “Evet (getirdiler)” derler. (Bekçiler de): “Öyle ise siz kendiniz duâ edin” derler. Kâfirlerin duâsı (bile) sapkınlıktan başka (bir şey) değildir.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Cehennemin bekçileri]: “Elçileriniz size hakikatin bütün kanıtlarını getirmiş değiller miydi?” diye soracaklar. O [ateşdeki]ler, “Evet, öyleydi!” diyecekler. [Ve cehennemin bekçileri,] “Madem öyle yalvarıp durun!” diye cevap verecekler; ³⁴ çünkü inkar edenlerin yalvarması, avunmadan başka bir anlam taşımaz.
34 Klasik müfessirlere göre bu cevap, “cehennemin bekçileri”nin mahkum olan günahkarlar için aracılık yapmayı reddetmelerini ve onlara, sanki, “yapabiliyorsanız siz yalvarın” demelerini ifade etmektedir. Ama bana öyle geliyor ki, burada günahkarların önceki bâtıl tapınma nesnelerine ve düzmece değerlere adanmışlıklarına dolaylı olarak îmada bulunulmaktadır -bu durumda, cevabın anlamı, “Allah’a ortak koşmuş olduğunuz bu hayalî güçlere şimdi yalvarın ve size yardım edip edemeyeceklerini görün!” şeklinde olur. Bu dünya hayatında “hakikati inkar edenler”in yakarışlarında saklı bulunan avunmadan (dalâl) söz eden bir sonraki cümle de, bu yorumu desteklemektedir- çünkü, Hesap Günü, bütün bu avuntular sona erecektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Görevliler de: – Elçileriniz size, hakikatin apaçık belgeleri ile gelmedi mi? derler. – Onlar; – Evet, geldi. Derler. Bekçiler de: – O halde kendiniz yalvarıp yakarın. Fakat bugün gerçekleri örtbas eden kâfirlerin dua ile yalvarıp yakarması boşunadır. 3/131
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Bekçiler) şöyle cevap verecek: “Elçileriniz size hakikatin apaçık belgeleriyle gelmemiş miydi?” (Berikiler), “Elbette (gelmişti)” diyecekler. (Bekçiler) diyecek ki: “O halde yalvarmaya devam edin! Ama inkârı tabiat edinenlerin yalvarması aldanışı (artırmaktan) başka bir sonuç vermez.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bekçiler onlara: "Peygamberleriniz size açık deliller getirmedi miydi? (Sizleri bu azapla uyarmamış mıydı?) diye sorunca, onlar, "Evet, getirdi" derler. Bunun üzerine bekçiler de: "Öyle ise, Rabbinize siz kendiniz yalvarın" diye cevap verirler. Kâfirlerin yalvarması kuşkusuz boşunadır! (Çünkü cehennem tevbe değil, ceza yeridir)
Osman Fırat
swap_vert close
(Bekçiler) Dediler: " Size gelen resulleriniz apaçık anlatmadılar mı?" "Evet dediler. (Bekçiler:) "Öyle ise yalvarın ama nankörlerin yalvarması hep boşunadır. " dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Derler ki: «Size peygamberleriniz, açık açık mucizeler ile gelivermekte değil mi idiler?» Derler ki: «Evet...» (Bekçiler de) Derler ki: «O halde siz yalvarınız. Kâfirlerin duaları ise beyhûde yere olmaktan başka değildir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar: “Peygamberleriniz size açık açık delillerle gelmediler mi? ” deyince: “Evet! ” diye cevap verirler. Bu defa onlar: “O halde siz kendiniz yalvaracaksanız yalvarın (biz sizin durumunuzdaki kimseler için dua etmeyiz. )” derler. Kâfirlerin duaları ise neticesiz kalır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Bekçiler) Dediler: "Elçileriniz size açık kanıtlar getirmezler miydi?" "Evet (getirirlerdi) dediler. (Bekçiler:) "Öyle ise yalvar(ıp dur)un. Nankörlerin yalvarması hep çıkmazdadır." dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar da: "Size mu'cizât ile rasûlleriniz gelmemiş miydi?" diye sorarlar. Ehl-i nâr: "Evet gelmişdi" cevâbını virince onlar: "Siz kendiniz du'â idiniz" dirler. Kâfirlerin du'âsı ancak icâbet olunmaz dalâletdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar şöyle karşılık verirler: "Elçileriniz, o açık belgelerle(mucizelerle) gelmediler mi?" "Evet" derler. Bekçiler: "O halde Sahibinize kendiniz yalvarın" derler. O kafirlerin yalvarışları sonuçsuz kalır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar da:-Size, apaçık belgelerle peygamberleriniz gelmedi mi? derler.-Evet, derler. Bekçiler de:-O halde kendiniz dua edin. Ama kafirlerin duası boşunadır, derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Cehennem bekçileri derler ki: “Peygamberleriniz size apaçık deliller getirmedi mi?” Onlar “Evet” derler. Bekçiler ise “Öyleyse kendiniz dua edin,” derler. “Ama kâfirlerin duası boşunadır.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bekçiler derler ki: "Resulleriniz size açık-seçik mesajlar getirmezler miydi?" Derler ki: "Elbette getirirlerdi!" Bekçiler: "O halde yalvarın durun; inkârcıların yakarışları çıkmazda kalıp gitmiştir." diye cevap verirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “iy daħı gelmedi mi size yalavaçlaruñuz ḥüccetler-ile?” eyittiler “evet.” eyittiler pes oķıñ daħı degül kāfirler oķımaġı illā azġunlıķ içinde.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Zebānīler anlara eyideler ki: Size gelmedi mi peyġamberlerüñüz mu‘cizātlar‐ıla? Niçün inanmaduñuz? diyeler. Kāfirler: Evet, bize nebīler geldiler.Zebānīler eyideler: Siz du‘ā idüñüz. Daḫı kāfirler du‘āsı ol günde żāyi‘dür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Cəhənnəm gözətçiləri) deyəcəklər: “Məgər sizə öz peyğəmbərləriniz açıq-aşkar mö’cüzələr gətirməmişdilər?” Onlar: “Bəli (gətirmişdilər)!” – deyə cavab verəcəklər. (Cəhənnəm gözətçiləri onlara: ) “Elə isə özünüz dua edin!” – deyəcəklər. Kafirlərin duası isə boş şeydir (heç vaxt qəbul olunmaz).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They say: Came not your messengers unto you with clear proofs? They say: Yea, verily. They say: Then do ye pray, although the prayer of disbelievers is in vain.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They will say: "Did there not come to you your messengers with Clear Signs?" They will say, "Yes". They will reply, "Then(4423) pray (as ye like)! But the prayer of those without Faith is nothing but (futile wandering) in (mazes of) error!"
4423 The answer being in the affirmative, they will have to tell the dreadful truth: 'This is neither the time nor the place for prayer, for mercy! And in any case, Prayer without Faith is Delusion, and must miss its mark.' Cf. 13:14 .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُٓوا
dediler
اَوَلَمْ تَكُ
ve olmadı mı
تَاْت۪يكُمْ
size geliyor
رُسُلُكُمْ
resulleriniz
بِالْبَيِّنَاتِۜ
apaçık deliller ile
قَالُوا
dediler
بَلٰىۜ
evet
قَالُوا
dediler
فَادْعُواۚ
öyle ise yalvarın
وَمَا دُعٰٓـؤُا
hâlbuki duası değildir
الْكَافِر۪ينَ
kâfirlerin
اِلَّا
an- cak
ف۪ي
içinde
ضَلَالٍ۟
bir dalâlet
(Cehennemin bekçileri ise) "Size resulleriniz apaçık deliller (ve âyetler) getirmediler mi?" derler. Onlar da derler ki: "Evet (getirdiler)." (Bunun üzerine bekçiler) Şöyle derler: "Öyleyse kendiniz (dua edip) yalvarın." Hâlbuki kâfirlerin duası dalâletten başka bir şey değildir.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
بَلٰى
Edat
بَلٰى
Bilakis, tabi ki, evet, hayır (inandım)
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
دُعَٓاء
İsim
د ع و
Çağırma, dua, davet, istek
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme