close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 37. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Esbâbe-ssemâvâti fe-ettali’a ilâ ilâhi mûsâ ve-innî le-ezunnuhu kâżibâ(en)(c) ve keżâlike zuyyine lifir’avne sû-u ‘amelihi ve sudde ‘ani-ssebîl(i)(c) vemâ keydu fir’avne illâ fî tebâb(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Göklerin kapılarına ve derken Musa'nın mabudunu anlamış olurum ve gerçekten de sanıyorum ki o, yalancı ve Firavun'a, kötü işi, böyle bezendi de böyle çıkarıldı yoldan ve Firavun'un düzeni, ancak ziyana uğradı, boşa çıktı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Göklerin (sebep ve yükseliş) yollarına ki, böylelikle (belki) Musa’nın İlahına muttali olup (O’nunla ilgili bilgi ve bulguya rastlarım.) Ama doğrusu ben, onun yalancı olduğunu sanmaktayım." İşte Firavun’a, kötü ameli (ve hilesi) böyle çekici kılındı ve (Hakk) yoldan geri bırakıldı. Firavun’un bu hileli düzeni, yıkım ve kayba uğramaktan başka işe yaramadı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Göklere ulaşmanın araçlarına ve belki bu yolla, Musa'nın tanrısına yükselip çıkarım. Zaten O'nun bir yalancı olduğuna kesinlikle eminim.” İşte böylece yaptığı kötülükler, Firavun'a güzel göründü ve bu nedenle doğru yoldan alıkondu. Firavun'un düzeni ve tuzağı tamamen boşa çıktı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Göklere götüren yollara, imkânlara ulaşabilirim de, Mûsâ'nın tanrısını görürüm, ne olduğunu anlarım. Doğrusu ben onu yalancı sanıyorum.” dedi. Böylece Firavun'a, bilinçli olarak yaptığı kötü işi süslenerek güzel gösterildi. Doğru yoldan alıkonuldu. Firavun'un iler-tutar yanı olmayan planı tamamen boşa çıktı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Göklerin yollarına. Böylece Musa'nın ilâhına çıkarım. Çünkü ben onu yalancı sanıyorum." İşte bu şekilde Firavun'a kötü işi süslü gösterildi ve yoldan alıkonuldu. Firavun'un tuzağı muhakkak boşa çıkacaktı.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Göklerin yollarına. Böylelikle Musa'nın ilahına çıkabilirim. Çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum.' İşte Firavun'a, kötü ameli böyle çekici kılındı ve yoldan alıkonuldu. Firavun'un hileli-düzeni, 'yıkım ve kayıpta' olmaktan başka (bir şey) olmadı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göklerin yollarına (ulaşırım) da Mûsa'nın İlâh'ına bakarım. Muhakkak ben, onu, yalancı sanıyorum.” İşte bu şekilde Firavun'a kötü ameli süslü gösterildi de, doğru yoldan çıkarıldı. Firavun'un hilesi ancak helâk olmağa mahkûmdur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
36, 37. Ve Firavun dedi ki: “Ey Haman! Bana bir kule yap. Belki sebeplere (imkânlara,) göklerin imkânlarına ulaşırım da Musa’nın ilahının yanına çıkarım. Ve gerçekten ben onu yalancılardan sanıyorum. İşte Firavunun yaptığı kötülükler, ona böylece güzel gösterildi. Ve (doğru) yoldan saptırıldı. Firavunun yaptığı tuzak, zarar ve helaketten başka bir işe yaramadı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Göklerin yollarını. Böylece Mûsâ'nın tanrısını görürüm! Ben, Mûsâ'nın kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum” dedi. İşte Firavun'a, yaptığı kötülük süslü gösterildi ve doğru yoldan alıkonuldu. Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.
Besim Atalay
swap_vert close
36,37. Firavun dedi ki: «Ey Hâman ! Bana bir köşk yap, ola ki, kolayca göklerin yolunu bularak, Musa'nın Tanrısına bakayım; sanırım O yalancıdır!» İşte böyle, Firavun'a kötü işi hoş göründü, doğru yoldan ayrıldı, Firavun'un tuzağı boşa çıkmıştır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
36-37. Firavun (alayla) dedi ki: “Ey Hâmân! Bana görkemli bir kule yap! Belki böylece (amacımı gerçekleştirecek) araçlara ulaşırım da Musa'nın ilahını görebilirim. Çünkü ben onun (elçilik davasında) yalancı olduğunu düşünüyorum. İşte böyle, yaptığı kötülükler Firavun'a güzel göründü ve bu nedenle (doğru) yoldan alıkondu. Firavun'un tuzağı hüsrandan başka bir şeye yaramadı.
Cemil Said
swap_vert close
36,37. Fir’avn; Hâmân’a "Bana bir saray inşâ it ki oralara (semâya) kadar çıkayım Mûsâ’nın Allâh’ının nezdine gideyim zîrâ bu âdem yalancıdır zan idiyorum" didi. Böylece Fir’avn’ın a’mâl-i kabîhası kendi nazarında güzel göründi. Doğrı yoldan ayrıldı lâkin Fir’avn’ın hîleleri boş idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
36,37. Firavun: "Ey Haman! Bana bir kule yap; belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın Tanrısını görürüm. Doğrusu ben, onu yalancı sanıyorum" dedi. Firavun'a, kötü işi böylece güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkondu. Firavun'un hilesi elbette boşa gidecekti.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
36,37. Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.” Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
36-37. Firavun, “Ey Hâmân!” dedi, “Bana yüksek bir kule inşa et; belki bazı yollara, göklerin yollarına ulaşırım da bu sayede Mûsâ’nın ilâhını görebilirim! Doğrusu onun bir yalancı olduğunu düşünüyorum.” İşte böylece, yaptığı çirkin iş Firavun’a güzel göründü ve doğru yolu bulması engellendi. Firavun’un tuzağı hüsrandan başka bir sonuç doğurmadı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
36, 37. Firavun: Ey Hâmân, bana yüksek bir kule yap; belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın Tanrısı'nı görürüm! Doğrusu ben onu, yalancı sanıyorum, dedi. Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Göklerin yollarına... Böylece Musa'nın tanrısına bir bakayım. Onun bir yalancı olduğuna inanıyorum." Firavun'un kötü tavrı kendisine böyle süslenmişti ve böylece yoldan çıkarıldı. Firavun'un planı elbette boşa çıkacaktı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Göklerin yollarına ulaşabilirim de, Musa'nın ilâhının ne olduğunu anlarım. Ben onu mutlaka yalancı sanıyorum." İşte böylece Firavun'a kötü ameli süslü gösterildi de yoldan çıkarıldı. Çünkü Firavun düzeni hep boşa çıkar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Semaların esbabına da Musânın tanrısına muttali' olurum ve her halde ben onu yalancı sanıyorum» İşte bu suretle Fir'avne kötü ameli süslendirildi de yoldan çıkarıldı, Fir'avn düzeni hep husrandadır
Emrah Demiryent
swap_vert close
36-37. Ve Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana (yüksek) bir kule yap, belki bu sebeple göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm. Çünkü ben onun (peygamberlik davasında) yalancı olduğunu düşünüyorum.” İşte böylece Firavun’un yaptığı kötülükler, kendisine (şeytan ve nefsi tarafından) güzel gösterildi ve (böylece yine şeytan ve nefsi tarafından hak) yoldan alıkonuldu. Firavun’un tuzağı (inatla hakkı inkâr edişi, kendisini ve halkını) felâket (e sürüklemek) ten başka hiçbir işe yaramadı!
Mûsâ [aleyhisselâm], Firavun ve adamlarına, Allah’tan başka hiçbir ilâhın olmadığını tebliğ etti, onlara Allah Teâlâ’nın hükümlerini bildirdi. Ancak hiçbir zaman Cenâb-ı Hakk’a mekân isnat etmedi, “Rabbim semâda” demedi. Firavun kendi sapık görüşü doğrultusunda, ahmakça hareket ederek, zaman ve mekândan münezzeh olan Allah Teâlâ’yı semâda zannetti de veziri Hâmân’a göklere çıkmak üzere kendisi için yüksek bir kule yaptırmasını emretti.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Göklerin sebeplerine. Böylece Mûsâ'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum.” dedi. Ve işte böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş iyi gösterildi ve doğru yoldan çıkarıldı. Firavunun planı, hüsrandan başka bir şeye yaramadı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
36,37. Fir'avn (şöyle) dedi: «Ey Hâmân, benim için yüksek bir kule yap. Olur ki ben o yollara, göklerin yollarına ulaşırım da Musânın Tanrısına yükselib çıkarım! Ben onu mutlak bir yalancı sanıyorum a». İşte bu suretle Fir'avnın kötü amel (ve hareket) i süslendirildi. O, yoldan sapdırıldı. Fir'avnın düzeni, başka değil ancak hüsranda idi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
36,37. Fir'avun: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap;(1) belki sebeblere, göklerin sebeblerine (yollarına) erişirim de, Mûsâ'nın İlâhına muttali' olurum (hakikaten var mıdır diye bakarım); doğrusu ben onu, gerçekten yalancı sanıyorum” dedi. Böylece Fir'avun'a, kötü ameli süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Zâten Fir'avun'un tuzağı ancak hüsrândadır.
(1)“Kur’ân’da çok tekrâr edilen kıssa-i Mûsâ Aleyhisselâm’ın cümleleri ve cüz’leridir (parçalarıdır) ki, her bir cümlesi, hattâ her bir cüz’ü, bir düstûr-ı küllînin (büyük bir kāidenin) ucu olarak gösterilmiş ve o düstûru ifâde ediyor. Meselâ: ياَ هاَماَنُ ابْنِ ل۪ي صَرْحاً Fir‘avun, vezîrine (Hâmân’a) emreder ki: ‘Bana yüksek bir kule yap, semâvâtın (gökyüzünün) hâlini rasad edip (gözleyip) bakacağım. Semânın gidişâtından, acabâ Mûsâ’nın (as) da‘vâ ettiği gibi semâda tasarruf eden (hükmeden) bir İlâh var mıdır?’ İşte صَرْحاً [bir kule] kelimesiyle ve şu cüz’î (küçük) hâdise ile, dağsız bir çölde olduğundan dağları arzulayan ve Hâlık’ı(yaratıcıyı) tanımadığından tabîatperest (tabîatçı) olup rubûbiyet (rab olmayı) da‘vâ eden ve âsâr-ı ceberrutlarını (kibirli eserlerini) göstermekle ibkā-yı nâm eden (nâm salan), şöhretperest olup dağ-misâl meşhur ehrâmları (piramitleri) binâ eden ve sihir ve tenâsühe kāil olup (öldükten sonra rûhun başka bir bedende tekrar dünyaya geleceğine inanıp) cenâzelerini mumya edip, dağ misillü (gibi) mezarlarda muhâfaza eden Mısır Fir‘avun’larının an‘anesinde (âdetlerinde) hükümfermâ (uygulanan) bir düstûr-ı acîbi (acâib birdüstûru) ifâde eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 32)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
36 , 37. Ve Firavun dedi ki: “Ey Haman! Bana (yüksek) bir kule inşa et. Belki sebeplere (imkânlara,) göklerin imkânlarına ulaşırım da Musa’nın ilahının yanına çıkarım. Ve gerçekten ben onu (Musa’yı) yalancılardan sanıyorum. İşte böylece yaptığı kötülükler, Firavun’a güzel göründü ve bu böylece (inkâr ve sapkınlığı terch etmesinden dolayı) doğru yoldan alıkondu. Oysa Firavun’un hileli düzeni, ’yıkım ve kayıpta’ olmaktan başka (bir şey) olmadı. *
(*) Firavun, bu sözleriyle Hz. Mûsa’yı hafife almak istiyordu. Bir de kendi saçmalıklarını ispat etmek için, güya bilimselliğe, yani deneye sığınmaya çalışıyor ve bunu sadece halkı aldatmak için bir hile, olmak üzere yapıyordu. Ayrıca “Çünkü ben, onun yalancı olduğu sanıyorum’’ diyerek de fikrini önceden ihsas ediyordu. Bk. (Kasas: 38)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Göğün derinliklerine ulaşır da, belki Musa’nın ilahını tanımış olurum. Ben Musa’nın bir yalancı olduğunu zannediyorum” dedi. Böylece Firavun’a yapmış olduğu kötü davranışlar süslü gösterildi. Doğru yoldan yüz çevirdi. Firavunun hilesi yalnızca boş bir hile idi,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Göklerin yollarını! Böylelikle Musa’nın tanrısına ulaşırım. Çünkü ne de olsa ben onu yalancı sanıyorum. "İşte böylece Firavun’un yaptığı kötü iş onun gözüne güzel gösterildi. Böylelikle o, doğru yoldan çıkarıldı. Firavun’un düzeni de ancak boşa çıktı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklere çıkılacak yollara varır [³], Musa/nın mâbudunu görürüm. Çünkü ben onu yalancı sanıyorum». İşte böylece Firavun/a kötü ameli hoş göründü. O, doğru yoldan çıkarıldı, Firavun/un mekr ve hilesi yok olmadan başka bir tesir yapmadı, Musa/ya bir şey olmadı.
[3] Galiba bir Rasathane bina edecek, ahval-i kevkebi tarassut edecek, bununla yer yüzünde Musa'nın nübüvvetine dair bir hâdise olup olmadığını öğrenecek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Göklerin yollarına. Böylece Musa’nın Rabbine ulaşırım.²⁰ Muhakkak ki ben onun yalan söylediğini zannediyorum.” Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı/planı boşa çıkmaktan başka bir şeye yaramadı.
20 Krş. Kasas, 28/38  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Göklerin sebeplerine (yollarına erişirim). Böylelikle de Musa'nın ilahına vakıf olurum. Çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum.” İşte Firavun'a, kötü ameli böyle süslü gösterildi ve de apaçık yoldan alıkonuldu. Firavun'un hileli düzeni hep hüsrandadır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ulaşayım ki, Mûsâ’nın tanrısını kendi gözlerimle göreyim! Böylece, yukarılarda böyle bir kimse bulunmadığını hepiniz de göreceksiniz; çünkü ben, bu adamın şan şöhret peşinde koşan yalancılardan biri olduğunu zannediyorum!”İşte böylece, yaptığı çirkin davranışlar zamanla Firavunun gözünde güzel görünmeye başladı ve ilâhî yasalar gereğince, bunun doğal sonucu olarak doğru yoldan iyice uzaklaştırıldı! Yaptığı kötülüklere gelince; Firavunun tuzağı, kendisini ve halkını felâkete sürüklemekten başka hiçbir işe yaramadı!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Gökler’in sebeplerine, Musa’nın ilahına muttali’ olurum / görürüm! Ben, elbette onu bir yalancı olarak biliyorum!”. Firavun’a kötü ameli böyle süslendi; Yol’dan saptırıldı. Firavun’un düzeneği ancak yok oluş (helak) içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
göklerin bir yerinde, Musa’nın Tanrı'sına rastlayabilirim. Her ne kadar onun yalancı olduğunu düşünsem de. " Aslında Fıravun hep kendini beğenmişin biri idi zaten bu yüzden şaşırmış, ince hesapları da hiç tutmamıştı...
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Belki göklerin yoluna erişirim! Musa’nın Tanrı’sını görürüm! Doğrusu ben O’nu yalancı sanıyorum!” dedi. Böylece Firavuna yaptığı kötü iş süslü gösterildi. O süslü gördüğü yolda saptıkça saptı. Ayetlerimize ve ayetlerimize inananlara karşı tuzak üstüne tuzak kurdu. Biz de Firavunun tuzaklarını boşa çıkardık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yani göklerin sebeplerine (yollarına ulaşırım). (Böylece belki) Musa’nın ilahına ulaşırım; şüphesiz ki ben onu (Musa’yı) yalancı sanıyorum!” demişti. [*] Böylece Firavun’a, yaptığı kötü iş süslü gösterilmiş ve yoldan saptırılmıştı. (Zaten) Firavun’un tuzağı elbette yıkımdadır (kayıptadır). [*]
Bu ayet Kasas 28:38 ile birlikte okunmalıdır.,Âyette geçen [tebâb] kelimesi Tebbet suresinde geçen [tebbe] fiili ve Hûd 11:101’de geçen [tetbîb] kelimesiyle aynı köktendir ve “helak olmak”, “kahrolmak”, “boşa çıkmak” gibi anlamlar içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
36,37. (Bunun üzerine) Firavun: “Ey Hâmân,¹ bana yüksek bir kule yap, yollara, göklerin yollarına ulaşırım da belki Mûsa’nın ilâhının ne olduğunu anlarım. Çünkü ben, onun yalancı olduğu kanaatindeyim”² dedi. Böylece Firavun’a yaptığı kötü işi, güzel göründü ve (bu yüzden) hak yoldan alıkonuldu. Firavun’un tuzağı hüsrandan başka (bir işe de) yaramadı.
1 Hâmân ile ilgili olarak Bk: (Şuara: 6 ve dipnotu.)2 Aslında Firavun, bu sözleriyle Hz. Mûsa’yı hafife almak istiyordu. Bir de kendi saçmalıklarını ispat etmek için, güya bilimselliğe, yani deneye sığınmaya çalışıyor ve bunu sadece halkı aldatmak için bir hile, olmak üzere yapıyordu. Ayrıca “Çünkü ben, onun yalancı olduğu kanaatindeyim.” diyerek de fikrini önceden ihsas ediyordu. Bk. (Kasas: 38)  
Muhammed Esed
swap_vert close
göklere yaklaşmanın araçlarına ve belki [bu yolla] Musa’nın tanrısını görebilirim: ²⁷ zaten o’nun bir yalancı olduğuna kesinlikle eminim!” İşte böyle, yaptığı kötülükler Firavun’a güzel göründü ve bu nedenle [doğru] yoldan alıkondu: Firavun’un tuzağı hüsrandan başka bir şeye yaramadı.
27 Bkz. sure 28, not 6 ve 37.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Göklere ulaşmanın yollarını. Gerçi ben onun kesinlikle bir yalancı olduğunu biliyorum ama belli mi olur belki de Musa’nın İlah’ına erişirim. İşte böylece yaptığı kötü işler Firavun’a cazip görünmüş ve onu doğru yoldan alıkoymuştu. Neticede Firavun’un kurmuş olduğu tuzak boşa çıkmış oldu. 47/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
gökleri aşacağım araçlara… Böylece Musa’nın ilâhına erişebilirim (!).[⁴¹⁹⁷] Hoş, ben onun bir yalancı olduğunu sanıyorum ya!” İşte kötü davranışı Firavun’a böylesine güzel göründü ve doğru[⁴¹⁹⁸] yoldan alıkonuldu:[⁴¹⁹⁹] neticede Firavun’un düzeni, çöküşü (hızlandırmaktan) başka hiçbir işe yaramadı.
[4197] Ünlem, Firavun’un alayına dikkat çekmek içindir. [4198] es-Sebîldeki belirlilik çeviriye “doğru” kelimesiyle yansımıştır. [4199] Ya da sadde okuyuşuna istinaden: “doğru yoldan döndü”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Göklerin yollarına ulaşırım da, Musa'nın ilahını görürüm, doğrusu ben onun, yalancı olduğunu sanıyorum" dedi. Böylece yapmayı tasarladığı kötü iş -şeytan tarafından- Firavuna güzel gösterildi de o doğru yoldan saptırıldı.
Osman Fırat
swap_vert close
Göklerin sebeblerine.. Musanın ilahı hakkında bilgileneyim. Muhakkak ki o (Musa) yalancıdır diye zannediyorum. Ve böylece Firavunun kötü işleri kendisine süslendirildi. Ve doğru yoldan saptırıldı Ve Firavunun tuzağı sonuçsuz kalmakan başka bir işe yaramadı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Göklerin yollarına (eğerim) de Mûsa'nın Allah'ına muttalî olurum ve şüphe yok ki, ben O'nu bir yalancı sanıyorum.» Ve işte Fir'avun için kötü ameli öylece süslendirilmiş oldu ve yoldan saptırıldı ve Fir'avun'un hilesi, başka değil, bir hüsrânda bulunmaktan ibaretti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
36-Firavun: “Haman! benim için bir kule inşa et, dedi, Umarım ki böylece yükselebillir, göklere yol bulur da Mûsâ'nın Tanrısına ulaşırım. Gerçi ben onun yalancı olduğunu zannediyorum ya, (neyse! )”İşte böylece, Firavun'un kötü gidişatı kendisine cazip göründü ve yoldan çıkarıldı. Sonuç itibariyle Firavunun hilesi ve düzeni de tamamen boşa çıktı [28, 38]
Firavun bir gözetleme kulesi yaptırarak teknik bir teşebbüste bulunmak ve bu şekilde Hz. Mûsâ’yı güya yalancı çıkarmak için bir şarlatanlık yapmak istiyordu. Bunda şu iki düşünceden biri vardı: Ya halka diyecekti ki, “İşte gökleri gözetledik, orada Mûsâ’nın dediği İlahı göremedik, olsaydı görünmesi gerekirdi” veya diyecekti ki: “Bakınız! Biz bu kadar malî imkânlarımızla göklere çıkmanın yolunu bulamadık, o halde Mûsâ nereden çıktı da bize onların Rabbi tarafından görevli olduğunu söylüyor?” Müteakip âyet, Firavun’un bu husustaki aptallığına ve kötü tutumuna işaret eder: Zira Allah’ın varlığını gökler, yer ve yerdeki bunca varlık gösterirken, gökte bir yıldız arar gibi O’nu aramak akıl kârı değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Yani) Göklerin yollarına (erişeyim) de çıkıp Musa'nın tanrısına bakayım. Çünkü ben Musa'yı, yalancı sanıyorum. Böylece yaptığı kötü iş, Fir'avn'a süslü gösterildi ve (o), yoldan çıkarıldı. Fir'avn'ın tuzağı, tamamen boşa çıktı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
36,37. Fir'avn: "Ey Hâmân! Benim içün bir kule binâ it ki göklerin yolundan bir yol bulub çıkayım ve Mûsâ'nın ilâhına mülâkî olayım. Ben onı yalancı zan idiyorum" didi. İşte böylece Fir'avn'a 'ameli tezyîn kılındı ve doğrı yoldan men' idildi. Fir'avn'ın hîlesi ancak dâimî ziyândır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göklerin yollarına ulaşır da Musa'nın ilahını (tanrısını) görürüm. Ben onun, gerçekten yalancı olduğunu düşünüyorum" dedi. Bu kötü tavrı, Firavun’a güzel göründü ve asıl yoldan engellendi. Firavun'un oyunu elbette boşa çıkacaktı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göklerin sebeplerine... ve Musa'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum. Firavuna kötü işleri işte böyle süslendi ve yoldan saptırıldı. Firavunun tuzağı hüsrandan başka bir şey değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Göklere giden yollara çıkayım da Musa'nın tanrısına ulaşayım. Çünkü onun yalancı olduğunu düşünüyorum.” Firavun'a yaptığı kötü iş böylece hoş gösterildi ve yoldan çıkarılmış oldu. Fakat Firavun'un tuzağı hüsrandan başka bir sonuç vermeyecekti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Göklerin sebeplerine ulaşırsam, Mûsa'nın tanrısına, da ulaşırım. Ben onun yalancı biri olduğunu düşünüyorum." Firavun'a, yaptığı işin kötülüğü bu şekilde süslü gösterildi de yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı hep kayıptadır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
36-37. daħı eyitti fir'avn “iy hāman! yap benüm içün köşk ola ki ben irem yollara yollarına göklerüñ pes baķam mūsā Tañrı’sındın yaña daħı bayıķ ben śanurvan anı yalancı.” daħı ancılayın bezenildi fir'avn’a yavuz işi daħı döndürinildi yoldan. daħı degül fir'avn yavuz śanduġı illā ziyān içinde.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gökler yollarına, didi. Ḥattā Mūsā tañrısını göre‐men, didi. Daḫı Mūsāyıyalancı ṣanur‐men, didi. Anuñ gibi bezendi Fir‘avn yaman ‘ameli. Daḫıazdurdı ḫalḳı doġru yoldan. Daḫı Fir‘avn mekri degüldür, illā ziyān içinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göylərin yollarına (yetişim) və Musanın Allahını görüm (Ona vaqif olum). Doğrusu, mən onu yalançı sayıram!” Fir’ona pis əməli beləcə yaxşı göstərildi. O, (haqq) yoldan çıxarıldı. Fir’onun hiyləsi ancaq boşa çıxdı. (Fir’on xeyli xərc çəkib uca bir bina tikdirdi. Musanı təkzib etmək üçün cürbəcür vasitələrə əl atdı, lakin bunların hamısı hədər getdi. O, Musaya heç bir şey edə bilmədi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The roads of the heavens, and may look upon the God of Moses, though verily I think him a liar. Thus was the evil that he did made fair seeming unto Pharaoh, and he was debarred from the (right) way. The plot of Pharaoh ended but in ruin.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"The ways and means of (reaching) the heavens, and that I may mount up to the Allah of Moses: But as far as I am concerned, I think (Moses) is a liar!" Thus was made alluring,(4409) in Pharaoh´s eyes, the evil of his deeds, and he was hindered from the Path; and the plot(4410) of Pharaoh led to nothing but perdition (for him).
4409 Pharaoh's speech shows how his own egotism and haughty arrogance brought him to this pass, that even the evil which he did seemed alluring in his own eyes! His heart was indeed sealed, and his arrogance prevented him from seeing the right path. (With the Kufi Qira'ah I read sudda in the passive voice). 4410 Pharaoh had plotted to slay Moses (40:26) and to kill the Children of Israel (40:25). The plot recoiled on his own head and on the head of his people who joined in the plot; for they were all drowned in the Red Sea .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَسْبَابَ
sebeplerine
السَّمٰوَاتِ
göklerin
فَاَطَّلِعَ
ve muttali olurum
اِلٰٓى اِلٰهِ
ilâhına
مُوسٰى
Mûsâ'nın
وَاِنّ۪ي
ve doğ- rusu ben
لَاَظُنُّهُ
elbette onu zannediyorum
كَاذِباًۜ
bir
yalancı
وَكَذٰلِكَ
ve böylece
زُيِّنَ
süslendi
لِفِرْعَوْنَ
Firavun'a
سُٓوءُ
kötü
عَمَلِه۪
ameli
وَصُدَّ
ve alıkondu
عَنِ السَّب۪يلِۜ
yoldan
وَمَا كَيْدُ
ve tuzağı değildi
فِرْعَوْنَ
Firavun'un
اِلَّا
an- cak
ف۪ي تَبَابٍ۟
bir hüsrandadır
"Göklerin sebeplerine (kapılarına varırım da) Mûsâ'nın ilâhına muttali ol(up onunla karşılaş)ırım! Doğrusu ben, onun bir yalancı olduğunu zannediyorum." Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve (o, hak) yoldan alıkondu. (Sonuçta) Firavun'un tuzağı (kendisine) hüsrandan başka bir şey getirmedi.
سَبَب
İsim
س ب ب
Bağ, sebep
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
طَلَعَ
Fiil-VIII
ط ل ع
Gördü, muttali oldu, vakıf oldu, baktı, tırmanıp çıktı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
كَاذِب
Etken fiil
ك ذ ب
Yalancı, yalan söyleyen
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
زَيَّنَ
Fiil-II
ز ي ن
Süsledi
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
صَدَّ
Fiil-I
ص د د
Alıkoydu, yüz çevirdi, men etti, şamata etti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَيْد
İsim
ك ي د
Hile yapmak, tuzak kurmak
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
تَبَاب
İsim
ت ب ب
Hüsran