close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâle-lleżî âmene yâ kavmi-ttebi’ûni ehdikum sebîle-rraşâd(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve inanan da ey kavmim dedi, bana uyun da size doğru yolu göstereyim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O (gizlice) iman eden (adam) dedi ki: "Ey kavmim, siz bana tâbi olun ki, ben sizi (aklıselim ve) sırât-ı müstakim (Sebil’er-Reşad) yoluna iletip-ulaştırayım."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İman eden o adam şöyle devam etti: “Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğruluk ve dürüstlük yoluna yönelteyim.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O iman eden yiğit adam: “Ey kavmim, siz bana uyun, nasihatimi dinleyin! Sizi doğru, huzurlu ve aydınlık yola, İslâmî hayata kavuşturacağım.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
İman eden kişi dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun sizi doğru yola ileteyim.
Ali Bulaç
swap_vert close
İman eden (adam) dedi ki: 'Ey Kavmim, siz bana tabi olun, ben sizi doğru yola iletip-yönelteyim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İman etmiş olan (adam şöyle) dedi: “- Ey kavmim! Siz bana uyun; size doğru yolu göstereceğim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve o inanan kişi dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun, ben size doğru yolu göstereyim.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O mümin kişi, “Ey kavmim! Siz bana uyunuz, sizi doğru yola götüreceğim” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanmış bulunan kimse dedi ki: «Ey ulusum! Bana uyun, doğru yola sizleri ileteyim
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Firavunun kavminden) İman etmiş olan (kimse) dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim!”
Cemil Said
swap_vert close
Mısırlıların meyânındaki o mü’min: "Ey kavmim! Benim nasîhatlerimi dinleyiniz ben sizi tarîk-i müstakîme sevk ideceğim."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O inanan kimse dedi ki: "Ey milletim! Bana uyun, sizi doğru yola eriştireyim."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O inanan kimse dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mümin kişi sözlerine şöyle devam etti: “Ey kavmim! Bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O iman eden kimse: Ey kavmim! dedi, siz bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanan adam dedi ki, "Ey halkım, beni izleyin ki size doğru yolu göstereyim."
28-39 Bu onbir ayetin zamanımızda ilginç bir tecellisi var.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O iman etmiş olan kimse dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun ki size doğru yolu göstereyim."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O iyman eden zat ise: ey kavmım, dedi: Gelin ardımca size reşad yolunu göstereyim
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Firavun ailesinden olup da) îmân ehli olan o kimse dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İman etmiş olan kimse: “Ey halkım! Bana uyun ki sizi reşadın¹ yoluna ileteyim.”
1- Doğru yolda olan, olgun, akıllı olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İman eden o (zât): «Ey kavmim, dedi, siz bana uyun, size doğru yolu göstereceğim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Îmân etmiş olan (adam) dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun; size doğru yola rehberlik edeyim!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine o inanmış olan (adam) dedi ki: “Ey halkım! Beni izleyin (dediklerimi iyice dinleyin) ki, sizi doğru yola yönelteyim. *
(*) Firavun’un ailesinden olan bu yiğit kişi, yöneticiler ve/veya kalabalıklar farklı düşünüyor ve öyle istiyorlar diye hakikati söylemekten geri durmamak gerektiğini bir tebliğ ahlakı olarak öğretmektedir. Mümin yiğit kişi kavmine hitap etmiş ve Firavun’un Mü’min 40: 29. ayette kullandığı kavramı kullanarak asıl doğru yolu kendisinin göstermekte olduğunu belirtmiştir. Ayette geçen [ehdi] fiiline “hidayete erdirmek” değil de “göstermek, rehberlik etmek” anlamı verilmelidir. Çünkü [hidayet] fiili kullar için kullanıldığında bu anlamda değerlendirilmelidir. Hidayeti isteyen insan olsa da hidayet eden ve onu yaratan Yüce Allah’tır. Bu zatın davetinde “kendisine tâbi olmak”tan söz etmesi, ilkelerini ve prensiplerini savunduğu Hz. Musa’nın yoluna tâbi olmak şeklinde anlaşılmalıdır. (M. Okuyan Meali 38. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İman eden “Ey Kavmim! Bana uyup tabi olun ki size olgun, doğru bir yolu göstereyim.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yine o inanan kimse dedi: "Ey ulusum! Gelin, siz bana uyun! Ben sizi doğru yola iletirim.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O mü/min olan adam tekrar cevap verdi: «— Ey kavmim! Bana tâbi olun ki sizi doğru yola götüreyim»;
İsmail Yakıt
swap_vert close
O inanan kişi şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tabi olunuz ki ben de size doğru yolu [reşâd] göstereyim.”
Kadri Çelik
swap_vert close
İman eden (adam) dedi ki: “Ey Kavmim! Siz bana tabi olun, ben sizi doğru yola iletip yönelteyim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnanan adam sözlerine devam ederek, “Ey halkım!” dedi, “Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de inanmış kimse dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun / tâbi’ olun; sizi Rüşd’ün / Doğruluğun yoluna ileteyim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnançlı Fıravun soylusu: " Sevgili milletim! beni izlerseniz, sizi doğru yola götürebilirim " dedi ve ekledi:
Mehmet Çoban
swap_vert close
İman eden kimse; “Ey kavmim! Siz bana uyun! Sizi doğru yola götüreceğim!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman eden kişi şöyle demişti: [*] “Ey kavmim! Siz bana uyun ki ben de size doğru yolu göstereyim. [*]
Firavun’un ailesinden olan bu yiğit kişi, yöneticiler ve/veya kalabalıklar farklı düşünüyor ve öyle istiyorlar diye hakikati söylemekten geri durmamak gerektiğini bir tebliğ ahlakı olarak öğretmektedir Mümin yiğit kişi kavmine hitap etmiş ve Firavun’un Mü’min 40:29. ayette kullandığı kavramı kullanarak asıl doğru yolu kendisinin göstermekte olduğunu belirtmiştir. Ayette geçen [ehdi] fiiline “hidayete erdirmek” değil de “göstermek, rehberlik etmek” anlamı verilmelidir. Çünkü [hidayet] fiili kullar için kullanıldığında bu anlamda değerlendirilmelidir. hidayeti isteyen insan olsa da hidayet eden ve onu yaratan Yüce Allah’tır. Bu zatın davetinde “kendisine tâbi olmak”tan söz etmesi, ilkelerini ve prensiplerini savunduğu Hz. Musa’nın yoluna tâbi olmak şeklinde anlaşılmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Îman eden adam: “Ey kavmim! Siz bana uyun,¹ ben de sizi en doğru yola ulaştırayım.”
1 Yani benim de inandığım, Hz. Mûsa’nın getirdiği şu hak dine uyun.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İmana ermiş olan adam [şöyle] devam etti: “Ey kavmim! Bana uyun: (uyun ki) sizi doğruluk ve dürüstlük yoluna yönelteyim!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnanan o kişi şöyle dedi: Ey halkım, bana uyun ki, ben de size doğru yolu göstereyim. 4/174-175, 8/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken iman eden o kimse, “Ey kavmim!” dedi, “Bana uyun ki ben sizi akl-ı selim yoluna yönelteyim!
Orhan Kuntman
swap_vert close
O mümin kul ise (kavmini uyarmaya devam etti ve) "Ey kavmim, bana tabi olun ki sizi, doğru yola ileteyim."
Osman Fırat
swap_vert close
O iman eden kimse dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmân eden zât ise dedi ki: «Ey kavmim! Bana tâbi olunuz, sizi doğru yola götüreyim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
İman eden zat şöyle devam etti: “Ey benim halkım, gelin bana uyun ki size doğru yolu göstereyim. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnanan (adam) dedi ki: "Ey kavmim, bana uyun, sizi doğru yola götüreyim."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Îmân iden: "Ey Kavmim! Bana tâbi' olunuz ki sizi doğrı yola götüreyim."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Mümin olan o kimse dedi ki "Ey halkım! Bana uyun, size doğru yolu göstereyim.
Şaban Piriş
swap_vert close
İnanmış kişi şöyle dedi:-Ey halkım, bana uyun, size doğru yolu göstereyim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman eden zat, “Ey kavmim,” dedi. “Bana uyun ki size doğru yolu göstereyim.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O iman eden kişi dedi ki: "Ey toplumum! Bana uyun, sizi doğru yola götüreyim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti ol kim įmān getürdi “iy ķavmum! uyuñ baña yol gösterem size ķurtılmaķ yolını.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdi ol mü’min kişi: İy ḳavmüm, baña uyuñuz. Size göstereyim‘aẕābdan ḳurtulmaḳ yolını.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O mö’min adam dedi: “Ey qövmüm! Mənim ardımca gəlin, sizi doğru yola çıxardım!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he who believed said: O my people! Follow, me. I will show you the way of right conduct.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The man who believed said further: "O my people! Follow me: I will lead you to the Path of Right.(4411)
4411 Note the contrast between the earnest beseeching tone of the Believer here and the hectoring tone of Pharaoh in using similar words in 40:29 above.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
الَّـذ۪ٓي
o kimse ki
اٰمَنَ
iman etti
يَا
ey
قَوْمِ
kav- mim
اتَّبِعُونِ
bana tabi olun
اَهْدِكُمْ
sizi hidâyet edeyim
سَب۪يلَ
yoluna
الرَّشَادِۚ
rüşd
İman etmiş olan (adam) dedi ki: "Ey kavmim! Siz bana tabi olun, (ben de) sizi (manevi olarak kemale ereceğiniz) rüşd yoluna hidâyet edeyim."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
رَشَاد
İsim
ر ش د
Rüşd